Yunan ordusunun "medusa" fiyaskosu! O anlar A Haber’de deşifre edildi: "Ayağını bastıkları an kevgire dönerler"

Yunan ordusunun "medusa" fiyaskosu! O anlar A Haber’de deşifre edildi: "Ayağını bastıkları an kevgire dönerler"

Yunanistan'ın gövde gösterisi yapmaya çalıştığı "Medusa 15" tatbikatında sergilenen skandal çıkarma görüntüleri ve Atina yönetiminin Ege adalarını uluslararası hukuka aykırı şekilde silahlandırma çabası A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Askerlerin botun altında kaldığı, denize döküldüğü ve çıkarma botunun geri kaçtığı fiyasko anları alay konusu olurken; konuyu değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "Kamuoyunun önüne 'en iyileri' diye servis edilen görüntüler bunlar. Bunlar nereye çıkarsa çıksın, çıkanların hepsi kevgire döner” dedi.

Medusa 15 tatbikatında çekilen görüntülerde, çıkarma yapan Yunan askerlerinin kıyıya ulaşmakta zorlandığı anlar dikkat çekti. Zodyak botların dalgaların etkisiyle geri sürüklendiği, bazı askerlerin denize düştüğü ve bir askerin botun altında kaldığı görüntüler kamuoyuna yansıdı. A Haber ekranlarında görüntüleri değerlendiren Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Yusuf Alabarda ile Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, Yunan ordusunun çıkarma kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tatbikatlardaki uygulamalarını karşılaştırarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

"BU DEVLETİN ÇIKARMA YAPACAK DURUMU YOK"

Yunanistan'ın gerçekleştirdiği Medusa 15 tatbikatında çıkarma yapan askerlerin denize düşmesi ve botun altında kalmasıyla ilgili görüntülerin ekrana gelmesi üzerine değerlendirmelerde bulunan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Yusuf Alabarda, "Çıkarma harekatında Zodyak botlardan bu tür görüntüler olabilir, dengesini kaybetmiş olabilir ama meseleyi başka bir yere getirmek lazım. Yunanistan'ın adalara çıkartmayı Türklerin yapacağı gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha çok çıkartma harekatını çalışır, adada müdafaayı da Yunanlar çalışır. Şimdi çıkartma harekatı yaptıklarına göre anlaşılan Söke'ye çıkma kararı almışlar. Yoksa tatbikat esnasında asker düşebilir. Nereye çıkmayı düşünüyorsunuz? Girit'e çıkmayı düşünsen, Girit zaten Yunan egemenliğinde. Dimyat'a pirince giderken eldeki bulgurdan olursunuz" ifadelerini kullandı.

Yunan ordusunun "medusa" fiyaskosu! O anlar A Haber’de deşifre edildi: "Ayağını bastıkları an kevgire dönerler" - 1

Yunanistan'ın mevcut demografik ve askeri yapısına dikkat çeken Alabarda, "Hamaset yaparak değil analiz yaparak konuşmak istiyorum. 9 milyon nüfusun 4-4,5 milyonu Mora Yarımadası'nda, 3 milyona yakını Atina'da yaşar; çoğunluğu da devlet memurudur. Bu devletin çıkarma yapacak bir durumu yok, yapması gereken elindekileri muhafaza edebilmesidir" dedi.

"12 MİL SAVAŞ SEBEBİDİR, MARMARA İLE AKDENİZ'İN İRTİBATI KOPAR"

Atina'nın kara sularını genişletme iddialarına ve Doğu Akdeniz tezlerine değinen Alabarda, "Sen eğer Türkiye'nin savaş sebebi saydığı 12 mile çıkartırsan, Türkiye'de Akdeniz ile Marmara Denizi'nin irtibatı kopuyor. Ben İstanbul ile Akdeniz'in irtibatı kopacaksa buna 'eyvallah' demem, savaşırım; çünkü bu her halükarda öleceğim demektir. 'Bu bizim uluslararası hakkımızdır' diyorlar. Uluslararası hakkın falan yok, Türkiye'nin taraf olmadığı bir Deniz Hukuku Sözleşmesi var. Yunanistan Meis için kendisinin yüzlerce ya da binlerce katı münhasır ekonomik bölge çiziyor. O mantıkla bakarsanız İngiltere'den ta Atlas Okyanusu'nu aşıp Falkland Adası'na kadar münhasır ekonomik bölge çıkarmanız gerekir" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Yunanistan Başbakanı'nın Meis ziyaretine de işaret eden Yusuf Alabarda, "Yunan Başbakanı Meis'e giderek gayri askeri statüyü ayaklar altına aldı. Meis, Midilli, Sisam gibi adaların egemenliği Paris ve Lozan anlaşmalarıyla Yunanistan'a verilmiştir, bunda soru işareti yok. Ancak burada ilk mermi senin namlundan çıkar da bu iş sıcak çatışmaya dönüşürse, o zaman savaş hukuku devreye girer ve statükoda değişiklik olur. 590 kilometre öteden gelip 9 milyonluk Yunan devleti 2 kilometre yanımdaki Meis'i müdafaa edebiliyorsa zaten hak etmiş demektir" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"STATÜYÜ İHLAL EDERLERSE SONUCUNA KATLANIRLAR"

Adaların gayri askeri statüsünün ihlal edilmesinin egemenlik tartışmasını doğurup doğurmayacağına yönelik soruya net bir yanıt veren Yusuf Alabarda, "Kesinlikle doğurur! Limni, Semadirek, Taşoz gibi Doğu Ege ve Boğazönü adaları ile 1947 Paris Barış Antlaşması'yla gayri askeri statüde olması imza altına alınmış adalar askerileştirilirse ve bu konu sıcak bir çatışmaya dönüşürse Zafer Şahin'in dediği olur: 'Tamam egemenlik senin hakkındı ama sen uluslararası anlaşmayı ihlal ettin, şimdi de sonucuna katlanacaksın' denir" ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın bu duruma müdahale edemeyeceğini belirten Alabarda, "Avrupa kendi derdine düşmüş durumda. Macron 'Uçak gemisi gönderiyorum' dedi ama o gemi kalkamadı bile. Biz hiçbir komşumuzun toprağında gözü olan bir ülke değiliz ama anlaşma hükümlerine riayet bekliyoruz" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Tarihsel süreci ve Kıbrıs Barış Harekatı'nı hatırlatan Alabarda, "Bu adaların silahlandırılmasını son 5 yılın problemi gibi gösterenler var. Oysa 1967'den başlayıp 1974 sonrasında 'Kıbrıs'a asker çıkardılar' diyerek Londra ve Zürih antlaşmalarını yok saymaya çalıştılar. 15 Temmuz 1974'te darbe yapan Nikos Sampson'u, Makarios'un kaçışını ve Enosis girişimini gizliyorlar. Garantörlük anlaşması, adanın üçüncü bir devlete bağlanması durumunda tek başına müdahale hakkı verir. Zamanında Fatin Rüştü Zorlu ve Danişment Paşa'nın dile getirdiği ve kaybedilen toprakların geri alınması anlamına gelen 'İstirdat harekatı yaparız' iradesi tarihi bir duruştur" açıklamasında bulundu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"AYAĞINI BASTIKLARI AN KEVGİRE DÖNERLER"

Yunan askerlerinin tatbikattaki acemi ve koordinasyonsuz görüntülerinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin profesyonel tatbikatlarıyla kıyaslanması üzerine söze giren Coşkun Başbuğ, "Nereye çıkarsa çıksın, çıkanların hepsi kevgire döner. Daha ayak bastığı an biterler" sözleriyle tepki gösterdi.

Görüntülerde askerlerin bota takılıp suya düşmesini ve botun karadan uzaklaşmasını değerlendiren Coşkun Başbuğ, "Miçotakis'in yerinde olsam hiç yapmazdım, en azından rezil olunmazdı; izlerken iliklerime kadar titredim. Kamuoyunun önüne 'en iyileri' diye servis edilen görüntüler bunlar. Biz Efes Tatbikatı'nda bunları çok yaptık. Bizim botlar kıyıya yanaştığında karaya adeta uçarak gelir, üstündeki yiğitler anında atlar ve arazide bir anda yok olurlar. Buradakiler ise koyun sürüsü gibi kümeleniyor. Kıyıda hız kesip 'Ne yapacağız?' diye düşünüyorlar, sonra gitmeye çalışıyorlar ama bot alıp başını gidiyor" ifadelerini kullandı.

Görüntülerdeki askerlerin acemi birliği olup olamayacağı yönündeki değerlendirmeye karşı çıkan Coşkun Başbuğ, "Bunlar kesinlikle acemi değil, en seçme birlikleri, ellerindeki en iyiler" diyerek Oruç Reis gemisinin Doğu Akdeniz'deki koruma kalkanını ve Türk donanmasının sahadaki ezici üstünlüğünü hatırlattı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin