Rusya-Ukrayna hattında enerji cephesi! Gri bölge savaşı başlıyor: İran’dan sonra Rusya’da ekonomik kıskaçta

Rusya-Ukrayna hattında enerji cephesi! Gri bölge savaşı başlıyor: İran’dan sonra Rusya’da ekonomik kıskaçta

Rusya-Ukrayna savaşında enerji ve lojistik hatlarındaki gerilim tırmanıyor. Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerindeki rafineri ve akaryakıt depolarını hedef alması Moskova üzerindeki ekonomik baskıyı artırırken, Rusya’nın enerji ve tedarik zincirlerinde yaşadığı sıkıntılar yeni bir krizin habercisi oluyor. A Haber’de konuşan Akademisyen Yeliz Albayrak ve Gazeteci Mete Sohtaoğlu, İran’ın ardından Rusya’nın da ekonomik bir kıskaca alınmaya çalışıldığına dikkat çekerken, önümüzdeki 6 ayın savaşın seyri açısından kritik olacağı değerlendirmesinde bulunuyor.

Rusya'nın Kiev'de tek bir bölgede 27 kişinin ölümüne yol açan şiddetli saldırıları öncesinde Putin'in, Ukrayna'nın stratejik altyapı ve ticari can damarlarını hedef almasına yönelik sert uyarıları gündemdeki yerini koruyor.

LOJİSTİK HATLARA AĞIR DARBE VE ENERJİ SAVAŞLARI

Ukrayna'nın son üç hafta içinde Rusya'nın dev e-ticaret depolarını ve rafinerilerini vurmasıyla birlikte Rusya'da ciddi bir enerji ve tedarik krizi baş gösterdi. Rusya'nın artık enerji ihraç edemeyip ithal eder duruma geldiği iddia edilirken, küresel sistemde Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve Rus rafinerilerinin hedef alınması arasındaki bağlantı, Rusya'nın bu krizden avantajlı çıkmasını engellemeye yönelik kapalı kapılar ardındaki bir strateji olarak değerlendiriliyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi'nin, Rus saldırıları sonucunda tarım depolarının %90'ının imha edildiği yönündeki açıklamaları ise gıda güvenliği riskini bir kez daha kanıtlıyor.

LONDRA'NIN ROLÜ VE KIŞKIRTMA İDDİALARI

Akademisyen Yeliz Albayrak, "Enerji kısmının işin üzerindeki baskıyı artırdığı bir döneme giriyoruz. Tedarik zincirleri ve lojistik hatların hedef alınmasıyla Rusya'nın direnç noktasını kırmak için vites yükseltildi. Özellikle İngiltere'nin bu meseledeki tutumu dikkat çekici. Boris Johnson'ın İstanbul'daki görüşmeleri nasıl etkilediğini ve Zelenski'ye destek vererek Rusya'nın pes etmek üzere olduğu argümanıyla barış ihtimalini söndürdüğünü hatırlayalım. İngiltere şimdi de Storm Shadow füzelerinin üretim iznini vererek, Rusya'nın derinliklerindeki lojistik hatları, enerji noktalarını ve askeri tesisleri doğrudan hedef alacak bir tahribat gücünü Ukrayna'ya sunuyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

RUSYA GERİ ADIM ATAR MI?

Mevcut gerilimin bir güç mücadelesine dönüştüğünü belirten Yeliz Albayrak, "İngiltere'nin 25 milyon sterlinlik yardım paketi ve teknoloji paylaşımı, savaşın sonuçlanmasından ziyade daha fazla yokuşa sürülmesine neden oluyor. Putin'in 'Ayıyı dansa kaldırırsanız, ne zaman biteceğine siz değil ayı karar verir' sözü, Rusya'nın geri adım atmayacağını gösteriyor. Putin, uzlaşma için ancak işgal ettiği toprakların kabul edilmesini şart koşuyor. Öte yandan İngiltere ile Rusya arasındaki tarihi güç mücadelesi Arktik'e kadar uzanıyor. Rus televizyonlarında İngiltere üslerinin vurulabileceğine dair simülasyonların yayınlanması, krizin bir NATO-Rusya sıcak çatışmasına, yani 5. maddenin devreye girmesine kadar evrilme ihtimalini masaya yatırıyor" sözleriyle durumu aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"RUSYA İLE İRAN SAVAŞI ARTIK BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ"

Gazeteci Mete Sohtaoğlu, "Rusya ile İran savaşı artık birbirinden ayrılamaz, adeta yapışık hale geldi. İran'ın Şahit dronlarını Ukrayna sahasında yoğun olarak kullanan bir Rusya görüyoruz. Ancak son aylarda Ukrayna'nın Rusya'nın 1400-1800 kilometre derinliklerindeki akaryakıt depolarını ve rafinerilerini vurması, Rusya'yı ekonomik olarak boğmaya başladı. Dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından olan Rusya, şu an kendi petrolünü Hindistan'da işletip geri almak zorunda kalıyor, hatta Türkiye'den dizel ve benzin satın alıyor. Bu durum içerideki oligark sermayesini ve halkı rahatsız ediyor; tıpkı Wagner ayaklanmasında gördüğümüz gibi bir iç huzursuzluk tetiklenmek isteniyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

PETRODOLAR SAVAŞI VE ABD'NİN KONUMU

Küresel enerji piyasasındaki değişimlere dikkat çeken Mete Sohtaoğlu, "Amerika Birleşik Devletleri şu an dünyanın en büyük petrol satıcısı haline gelerek petrodolar sistemini tahkim ediyor. Venezuela hamlesiyle de Çin'e karşı tek başına fiyat belirleyici olma yolunda ilerliyor. Rusya ise İran ile eş zamanlı olarak ekonomik bir çökertme projesiyle karşı karşıya. Rusya Federasyonu'nu oluşturan bölgelerin bütçeleri savaş için merkezden çekiliyor, bu da yerel düzeyde büyük tepkilere yol açıyor. Önümüzdeki 6 ay, Ukrayna savaşının en sert dönemine sahne olacak" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

GRİ BÖLGEDE TEST: NATO'NUN EN ZAYIF HALKASI

Rusya'nın NATO'ya karşı yürüttüğü stratejiyi değerlendiren Mete Sohtaoğlu, "Rusya, tankların girdiği gösterişli bir savaştan ziyade 'gri bölge' dediğimiz asimetrik yöntemlerle NATO'yu test ediyor. Baltık Denizi'nde veri kablolarının koparılması, İHA'ların Polonya sınırına düşmesi ve siber saldırılar bu testin bir parçası. Rusya, kimliğini üstlenmediği 'isimsiz' güçlerle müdahale ediyor. Burada asıl tehlike Estonya gibi ülkelerdir. Rusya, Estonya'nın Narva gibi bölgelerinde hiçbir askeri işaret taşımayan paramiliter güçlerle bir karışıklık çıkarırsa; 'Bunlar benim adamım değil' diyerek sorumluluğu üstlenmez. O zaman asıl soru şudur: NATO ülkeleri, Estonya'nın bir kasabası için Rusya ile topyekûn bir savaşı göze alır mı? İşte Rusya bu reaksiyonu ölçüyor" sözleriyle aktardı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin