Teşhir ve müstehcenlik sınırsızlığına A Haber’de tepki: "Algoritmalar hepimizi zehirliyor"
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve küresel teknoloji şirketlerinin uyguladığı çifte standartlar Türkiye’nin gündemine oturdu. Dijital mecraların denetimsizliği, müstehcen içeriklerin algoritmalarla ön plana çıkarılması ve 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasaklarının uygulanabilirliği uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Özellikle Türkiye’de yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemelerin ardından, dev şirketlerin sorumluluklarını yerine getirip getirmeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin tartışmalar büyürken, Dijital İletişim Araştırmacısı Dr. Ali Murat Kırık, Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin yanı sıra dijital platformların denetimi konusunda da çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
ÇOCUKLARIN MERKEZDE OLDUĞU TEHLİKE: İNTERNET
Çocukların merkezinde olduğu internet ve sosyal medya kullanımının toplumda ciddi endişelere yol açtığı belirtilirken, uzmanlarla yapılan değerlendirmelerde internetin kontrol edilmesi güç yapısına ve çocukların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekildi. ABD'de Meta, TikTok ve Snapchat gibi platformlara yönelik çocukların korunması amacıyla çeşitli adımlar atılırken, Türkiye'deki uygulamaların nasıl şekilleneceği de tartışılıyor. Bu kapsamda, yalnızca 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya erişiminin yasaklanmasının sorunu çözmeye yeterli olup olmayacağı gündeme geliyor.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
TÜRKİYE'DE 15 YAŞ ALTI SOSYAL MEDYA KULLANIMI YASAKLANDI
Dijital İletişim Araştırmacısı Dr. Ali Murat Kırık, Türkiye'deki mevcut yasal duruma dikkat çekerek, "15 yaş altı sosyal medya kullanımının yasaklanması zaten bir yıldır Türkiye gündemindeydi ve 1 Mayıs itibarıyla Resmi Gazete'de yasalaşarak yürürlüğe girdi. 16-18 yaş arası çocukların ebeveyn denetimiyle bu platformlara dahil olması ve sosyal medya şirketlerinin gerekli düzenlemeleri yapması adına Meclis'te kabul edilen yasayla şirketlere 6 aylık bir zaman dilimi tanındı" ifadelerini kullandı.
SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİNDE MUHATAP SORUNU VE ÇİFTE STANDART
Yasal sürecin işlediğini ancak şirketlerin şeffaf olmadığını belirten Dr. Ali Murat Kırık, "Mayıs ayından bu yana 4 ay geçti, 2 ay kaldı. Bu adımların atılması, ebeveyn modunun aktif edilmesi ve anahtar kimlik doğrulama ile erişimin sağlanması Sayın Bakan Abdulkadir Uraloğlu'nun da üzerinde durduğu nirengi noktasıdır. Ancak bu şirketlerin Türkiye'de gerçek ofisleri yok, sanal ofisler ve göstermelik temsilcilerle süreci yönetiyorlar. Bir suç işlendiğinde IP bilgilerini alamıyorsunuz, muhatap bulamıyorsunuz. Amerika'nın çocukları çocuk da Türkiye'nin, Avustralya'nın çocukları çocuk değil mi? Burada açık bir çifte standart vardır" sözleriyle durumu aktardı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
DÜNYA GENELİNDEKİ KISITLAMALAR
Dünyadaki gelişmelere değinen Dr. Kırık, "Avustralya da 16 yaş altı yasağı getiren ülkelerden biri. Amerika'da ailelerin feryatları sonrası belirli uzlaşmalar sağlandı. Orada gece 00.00 ile 06.00 arasında erişim yasağı, 22.00 ile 07.00 arasında bildirimlerin azaltılması ve okul döneminde kısıtlamalar gibi adımlar atılacak. Biz dijital platformlara karşı değiliz ancak denetim ve kontrol istiyoruz. Bizdeki yasada tanınan sürenin bitimine az kaldı ancak bu şirketler çocukları korumak adına henüz somut bir adım atmış değiller" açıklamasında bulundu.
ALGORİTMALAR VE MÜSTEHCEN İÇERİK TEHLİKESİ
Dijital ortamdaki içeriklerin ticari kaygılarla şekillendiğini vurgulayan Dr. Ali Murat Kırık, "Geleneksel medya her saniye denetlenirken, dijitalde müstehcen içeriği ön plana çıkaran ve her şeyi kar üzerine kuran bir sistem var. Algoritmalar sadece çocukları değil hepimizi zehirliyor. Müstehcen içerik sunulduğunda etkileşim artıyor, bu da platformların işine geliyor. Kamuoyunda 'Fidan Hoca' gibi isimlerle tanınan kişilerin, dikkat çekmek ve gelir elde etmek adına içeriklerini tamamen müstehcenliğe yönelttiğini görüyoruz. Aynı şekilde Fatma Soydaş örneğinde olduğu gibi dini değerlerin aşağılanması ve kültürel yozlaşma ile karşı karşıyayız" dedi.





