AK Parti kritik eşikleri nasıl aştı? 25 yılda yaşanan sinsi planlar A Haber’de deşifre edildi

AK Parti kritik eşikleri nasıl aştı? 25 yılda yaşanan sinsi planlar A Haber’de deşifre edildi

AK Parti'nin kuruluşundan bugüne geçen 25 yıllık süreçte Türkiye'nin maruz kaldığı engellemeler, darbe girişimleri ve kirli kumpaslar A Haber'de mercek altına alındı. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ ve Gazeteci Gaffar Yakınca, 2007'den bu yana "İstikrarı Hedef Alan Girişimler" başlığı altında yaşanan tarihi kırılma noktalarını değerlendirirken, Türkiye'nin vesayetten arınarak milli iradeyi nasıl hakim kıldığını çarpıcı detaylarla ortaya koydu.

A Haber Türkiye siyasetinin son çeyrek asrına damga vuran kritik dönemeçleri yeniden gündeme taşıdı. AK Parti'nin 25 yıllık siyasi serüveni konuşulurken, 2007'den 15 Temmuz'a uzanan süreçte yaşanan siyasi krizler, darbe girişimleri ve operasyonlar mercek altına alındı.

2007: CUMHURİYET MİTİNGLERİ VE E-MUHTIRA İLE İLK TEZGÂH

Süreci 2007 yılındaki olaylarla değerlendirmeye başlayan Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "Bakın, ilk neyle başlamışız? Cumhuriyet mitingleri; ki iyi hatırladığım bir dönem. Bir anda bütün Türkiye'yi ayağa kaldıran, sanki ülkeye irtica geliyormuş, bambaşka bir ideoloji geliyormuş gibi 'Tehlikenin farkında mısınız?' başlıklarıyla provoke edilmeye çalışılan bir tablo ortaya çıktı. Yine aynı yıl e-muhtıra ve 367 krizi gibi hadiseler yaşadık" ifadelerini kullandı.

Bu süreçten 25 yıl geçmesine rağmen korku pompalanan olayların hiçbirinin gerçekleşmediğini vurgulayan Başbuğ, "Deyin ki 'Şuyu kaybettik, şu özgürlüğümüz gitti.' Tam tersi! Bugün ülkede bir çeyrek asır öncesine göre çok daha özgür, herkesin her şeyi yaptığı, kimliğini çekinmeden söylediği bir süreç yaşanıyor. Demek ki birileri geleceği görüp o zehri ülkeye akıtmaya başlamış" sözleriyle yaşananların planlı bir oyunun parçası olduğunu belirtti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

2008 KAPATMA DAVASI VE 7 ŞUBAT MİT KUMPASI

2008 yılında AK Parti'ye açılan kapatma davasına değinen Coşkun Başbuğ, "Bir hengame estirildi ve 'Durduramıyoruz, kapatarak işi daha başlamadan öldürür müyüz?' derdine düştüler" dedi. 7 Şubat 2012 MİT kumpasını tarihi bir kırılma olarak niteleyen Başbuğ, "Sayın Hakan Fidan üzerinden yürütülen o operasyon FETÖ kanallı, Sayın Erdoğan'a kadar ucu dayanacak bir kumpastı. Sayın Erdoğan'ın öngörüsüyle engellediği bu oyun, kuranların elinde patladı. Orada amaç, Erdoğan'ı sanki bir örgüt lideriymiş gibi derdest edip 'En büyük örgütü yakaladık' diyerek 15 Temmuz'a gerek kalmadan operasyonu bitirmekti. Allah'a şükür Erdoğan'ın ferasetiyle bu oyun yerle bir oldu" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

GEZİ KALKIŞMASI VE "AĞAÇ" BAHANESİYLE GELEN İSYAN GİRİŞİMİ

Gezi kalkışmasının ülkeye kurulan tuzağı görme noktasında en çıplak örnek olduğunu belirten Coşkun Başbuğ, "Ağaç, böcek, çiçek diye milyonları sokağa dökmeye çalıştılar. Bankalar yakıldı, polis araçları kundaklandı, iç savaşa götürecek bir ortamın altyapısı yapıldı. 'Derdiniz ne?' diye masaya oturulduğunda Alman istihbaratının ağzıyla 'Havalimanı durdurulsun, 3. köprüye son verilsin' denildi. Bu örnekler işin aslının ne olduğuna dair net bir okumaydı" sözlerini kaydetti.

Olayların 2011 Arap Baharı'nın bir devamı olarak Türkiye'ye sıçratılmak istendiğini söyleyen Başbuğ, siyasi kimliklerin, gazeteci ve sanatçı görünümlü şahısların bu olaylarda hep en önde saf tuttuğuna dikkat çekti.

17-25 ARALIK VE DIŞ OPERASYONLARA VERİLEN ASKERİ CEVAPLAR

17-25 Aralık yargısal darbe girişimini ibretlik bir olay olarak tanımlayan Coşkun Başbuğ, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en kritik hamlelerin Sayın Erdoğan'ın mimarlığında gerçekleştiğini vurguladı. Başbuğ, "Darbeden yeni çıkmış bir ordunun askerleriyle Fırat Kalkanı Harekâtı'nın yapılması, emperyalizme 'Dur' diyen ilk büyük çıkıştı. Esas silahlı icraat buydu. İkincisi ise Libya tezkeresiydi. Bu iki büyük çıkış bölgedeki bütün oyunları yerle bir etti" dedi. 2018'deki ekonomik darbe girişimine de değinen Başbuğ, "Bir gecede Londra üzerinden işletilen bir mekanizmayla sabah uyandığımızda dövizi kucağımızda bulduk" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

15 TEMMUZ: KURTULUŞ SAVAŞI KADAR KRİTİK BİR EŞİK

15 Temmuz darbe girişimini "kurulan en büyük oyunun son perdesi" olarak nitelendiren Coşkun Başbuğ, "Kurtuluş Savaşı kadar önemli bir dönemdi. Eğer altında kalsaydık şu an bambaşka bir Türkiye vardı. Milletin feraseti ve Erdoğan'ın kararlı duruşu olayı tersyüz etti. Buradan itibaren de şaha kalkan bir Türkiye gördük. Sayın Erdoğan'ın vizyonuyla 2023 hedefi geçildi, şimdi 2053 ve 2071 hedefleri var" sözleriyle Türkiye'nin gelecek vizyonunu çizdi.

MİT TIRLARI İHANETİ VE FETÖ'NÜN ULUSLARARASI KUMPASI

MİT tırları olayını "ihanetin en büyüğü" olarak tanımlayan Coşkun Başbuğ, "Bir devletin istihbari operasyonunu sanki Erdoğan DAEŞ'e destek veriyor gibi göstermek üzere FETÖ tarafından kurulan alçak bir kumpastı. Amaç konuyu uluslararası mecraya taşıyıp Erdoğan'ı itibarsızlaştırarak hapse atmaktı. Planları başarılı olsaydı, o gizli kardinal papazı Ankara'ya getirip 'İslam aleminin önderi' diye oturtacaklardı. O şahıs bu işin vitrinine konulan kullanışlı bir aktördü" değerlendirmesinde bulundu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

6-7 EKİM OLAYLARI VE VESAYETLE MÜCADELE

Programın ilerleyen bölümlerinde 2014 yılındaki 6-7 Ekim olaylarının da Türkiye'yi büyük bir dönemeç eşiğine getirdiği vurgulandı. Türkiye'deki istikrarı hedef alan tüm bu girişimlerin seçilmiş meşru iktidarı ve halk iradesini hedef aldığını belirten Gazeteci Gaffar Yakınca, "Türkiye'de bugüne kadar iktidarlar halk dışında bir odağa bağlı kalmak zorunda bırakılmıştı. Birileri onlara ayar vermiş, sopa göstermiştir. Sermaye grupları, basın, yargı ve sivil bürokrasi ile yabancı devletlerle ilişkili şebekeler iktidarlar üzerinde Demokles'in kılıcını sallandırmıştır" ifadelerini kullandı.

SİYASETİN SİVİLLEŞMESİ VE MİLLİ İRADENİN ZAFERİ

Tüm bu saldırıların temel sebebinin Erdoğan'ın vesayet odaklarına boyun eğmemesi olduğunu söyleyen Gaffar Yakınca, "Tayyip Erdoğan'dan bir şey istediler, vermedi. Tehdit ettiler, 'Sandıktan ben çıktım, iktidar bana ait' dedi. Yapılan tüm bu darbe mekanizmalarının sebebi budur. Asıl büyük başarı; yollar, köprüler, uçaklar değildir; asıl başarı Türkiye'nin yönetiminin sivilleştirilmesidir. İradenin halka devredilmesidir. Geldiğimiz yer; milletiyle kavga eden devlet değil, milletin hizmetinde olan ve milletin iradesine göre yönetilen bir devlettir" sözleriyle milli iradenin kazandığı zaferin altını çizdi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin