AK Parti ile 25 yılda neler yapıldı? Kabine üyeleri A Haber'de: "Hiç kimseyi geride bırakmayan bir Türkiye inşa ettik"
AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü Ankara'da düzenlenen tarihi programla kutlanırken, kabine üyeleri A Haber ekranlarında çeyrek asırlık hizmet sürecini ve Türkiye'nin sosyal devlet anlayışında yaşanan dönüşümü değerlendiriyor.
AK Parti, kuruluşunun 25. yılını Ankara'da düzenlenen programla kutluyor. Çeyrek asırlık siyasi yolculuğun öne çıkan başlıklarının değerlendirildiği programda, önemli mesajlar ve açıklamalar gündeme geliyor.
A Haber, program alanındaki gelişmeleri canlı yayınlarla ekranlara taşırken kabine üyelerinden de peş peşe özel açıklamalar geliyor.
CANLI ANLATIM
"KOĞUŞLARDAN ŞEHİR HASTANELERİNE, DÜNYA LİGİNE ÇIKTIK"
AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümünde A Haber ekranlarına konuk olan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sisteminde yaşanan tarihi dönüşümü çarpıcı detaylarla anlattı.
Eski Türkiye’nin ilaç kuyruklarından, ambulans yokluğundan ve koğuş tipi hastanelerinden eser kalmadığını belirten Memişoğlu, bugün Türkiye’nin uçak ambulansları ve dev şehir hastaneleriyle dünya liginin en üst seviyesinde yer aldığını vurguladı.
ESKİ TÜRKİYE’NİN ÇİLELİ GÜNLERİ GERİDE KALDI
Çeyrek asırlık hizmet süresini yoğun bir tempoyla geçirdiklerini belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Esasında çeyrek yüzyıl diyoruz ama biz Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber bu 25 yılı 75 yıl gibi yaşadık. Çünkü 24 saat boyunca Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber çalışıyoruz. Türkiye, özellikle sağlık alanında çok büyük bir değişim ve gelişim süreci yaşadı. Dertlenen, dertlinin derdini çözmeye çalışan bir dava insanı olarak Cumhurbaşkanımız geldi ve bu parti, 25 senedir insanların derdiyle dertleniyor." ifadelerini kullandı.
Eski sistemdeki yetersizlikleri hatırlatan Memişoğlu, "Eskiden vatandaş kapılarda bekliyordu. Gençlerin çoğu bilmez; reçeteler alınmaz, SSK hastanesi başka, devlet hastanesi başka, özel hastaneler farklıydı. İlaçlar bile hastane içinde kuyruklarda saatlerce beklenerek alınırdı. Ambulanslara benzin bulamazdık, lastik bulamazdık." sözleriyle geçmişin acı tablosunu aktardı.
SAĞLIK ORDUSU 86 MİLYONUN EMRİNDE
Türkiye’nin sağlık alanında ulaştığı kapasiteyi rakamlarla ortaya koyan Bakan Memişoğlu, "Bugün baktığımız zaman uçak ambulansından helikopter ambulansına kadar her türlü imkâna sahibiz. Her bir vatandaş 2002 yılında sağlık hizmetlerine yılda iki kez ulaşabiliyordu. Bugün ise bu sayı 14’e ulaştı. Bugün sağlık sisteminde her gün 1,5 milyon insan hizmet alıyor. 1,5 milyon kişilik sağlık ordumuz, her gün 3 milyon kez insanımıza dokunuyor. Bu, Avrupa’nın da OECD’nin de çok üstünde." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin artık bir sağlık merkezi hâline geldiğini vurgulayan Memişoğlu, "Eskiden Türkiye’deki insanlar, hatta üst yönetimler dahi dünyanın başka ülkelerine sağlık hizmeti almak için giderdi. Bugün ise Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti sayesinde Türkiye’ye 3 milyonun üzerinde yabancı insan geliyor ve sağlık hizmeti alıyor." ifadelerini kullandı.
ŞEHİR HASTANELERİYLE KONFORLU HİZMET
Hastanelerdeki fiziksel imkânların koğuş sisteminden modern odalara dönüştüğünü belirten Kemal Memişoğlu, "Bugün Türkiye’de 271 bin yatak var ve bu yatakların 184 bini tek veya çift kişilik, tuvaletli odalardan oluşuyor. AK Parti iktidarından önce 6 ve 4 kişilik koğuşların bulunduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Biz şimdiye kadar 27 şehir hastanesi yaptık. 13’ünün inşaatı devam ediyor, 7 tane daha yapıyoruz." dedi.
Geçmişteki imkânsızlıkları "sağlık karneleri" üzerinden örneklendiren Memişoğlu, "Eskiden karnelerle insanlar geçerdi, filmler elden dolaşırdı. İnsanlar kendilerine hangi ameliyatın yapıldığını bile sorma hakkına sahip değildi. Ameliyat olurdun, iyileşirdin ve 'Güle güle.' denirdi. Hatta ameliyat olmak büyük bir şanstı çünkü yer bulunamazdı. İnsanlar hastanede muayene olmak için bile sıra bulamazdı." sözleriyle o dönemde yaşanan mağduriyetleri dile getirdi.
TÜRKİYE YÜZYILI’NDA KORUYUCU SAĞLIK VİZYONU
Sağlıkta yeni bir basamağa geçildiğini ve teknoloji alanında da söz sahibi olunacağını ifade eden Memişoğlu, "Biz AK Parti olarak hiçbir zaman yeterli görmüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, koruyan, geliştiren, üreten sağlık anlayışıyla bunun çok daha üst basamağına çıkacağız. Sadece sağlık hizmetinde değil, aynı zamanda sağlık teknolojisini ve sağlık bilgisini de üreteceğiz. Dünyanın en iyi ülkelerinden biri olmaya kesinlikle adayız." açıklamasını yaptı.
İnsanları hastalanmadan korumanın öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen Memişoğlu, "En büyük hedeflerimizden biri de artık sadece hastalıkla mücadele etmek değil, insanlarımızı hastalanmadan önce de koruyabilir hâle getirmek. Bu nedenle özellikle kanser taramalarını ve aile hekimliğini önemsiyoruz. Bugün 353 Sağlıklı Hayat Merkezimiz var." diyerek gelecek vizyonunu paylaştı.
Memişoğlu, sözlerini "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı hep beraber gerçekleştireceğiz." diyerek noktaladı.
"MEKTUPLARDAKİ O KARANLIK TÜRKİYE'Yİ TARİHE GÖMDÜK"
AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü Ankara’da büyük bir coşkuyla kutlanırken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında eğitimde kat edilen mesafeyi çarpıcı örneklerle gözler önüne serdi.
2001 YILININ ACI TABLOSU: "FARELERİN CİRİT ATMADIĞI OKUL HAYALİ"
25 yılda katedilen mesafeyi anlatabilmek için geçmişin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Evet. Şimdi tabii 25 yılda neler yapıldığını en somut şekilde gösterebilmek için 25 yıl önceki Türkiye ile ilgili konuşmak gerekiyor. Sayın Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde, 2001 yılında başlatılan 'Cumhuriyet'in 100. Yılına Mektuplar' projesi kapsamında yazılan mektuplar, 2023 yılında bizlere ulaştı. Bir öğretmenimiz mektubunda, 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim.' diyor. Bu, o dönem sınıfların 70-80 kişilik olduğu anlamına geliyor. Bugün ise derslik başına düşen öğrenci sayımız liselerde 16-17, ilkokullarda ise 22-24 bandına geriledi." ifadelerini kullandı.
Geçmişin zorlu şartlarına ilişkin sarsıcı örnekler vermeyi sürdüren Tekin, "Başka bir öğretmenimiz, 'İnşallah koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim.' derken bir diğeri, 'İnşallah çocuklar tuvalet ihtiyaçları için okul dışına çıkmak zorunda kalmazlar.' diyordu. Bugün yaptığımız 600 bine yakın yeni derslik ve okullarımızın tamamı bu standartların çok ötesinde, modern ve hijyenik koşullara sahip." sözleriyle durumu aktardı.
TEKNOLOJİDE ÇAĞ ATLAYAN TÜRKİYE: BİLGİSAYAR HAYALİNDEN AKILLI TAHTAYA
Eğitimdeki teknolojik dönüşümü rakamlarla ortaya koyan Bakan Tekin, "Bir başka öğretmenimiz 2001 yılında, 'Cumhuriyetimizin 100. yılında inşallah okulumuzda bir tane bilgisayar olur.' diye mektup yazmış. Murat Bey, şu anda 665 bin sınıfımızda internet erişimi altyapısı olan akıllı tahtalarımız var. Öğretmenimiz dünyanın herhangi bir ülkesindeki içeriğe internet üzerinden erişerek çocuklara izlettirebiliyor, Bakanlığımızın EBA platformu üzerinden her türlü içeriği öğrencilere sunabiliyor." dedi.
Derslik sayısındaki büyük artışa dikkat çeken Tekin, "2002 yılında 350 bin civarında olan derslik sayımızı, ekonomik ömrünü tamamlayanları yıkıp yeniden yaparak toplamda 750 bine ulaştırdık. Bu, AK Parti iktidarları döneminde 600 bin civarında yeni derslik yapıldığı anlamına geliyor." bilgisini paylaştı.
TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ: MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERLE GÜÇLENEN NESİL
Yeni dönemde en büyük hedeflerinin "milli bir kuşak" yetiştirmek olduğunu vurgulayan Yusuf Tekin, "Dünyada çocuklarımıza sosyal medya ve internet üzerinden bir 'dünya vatandaşlığı' sunuluyor. Bu kavram, bizim bizi biz yapan millî ve manevi değerlerimizin törpülendiği bir zemine sahip. Biz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocuklarımızın pedagojik olarak dünyadaki muadilleriyle aynı seviyeye erişmesini sağlarken bir taraftan da millî birliği ve beraberliği güçlendirecek adımlar atıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 Maarif Kongresi'nde ifade ettiği gibi, millî kültürü ve seciyesi güçlenmiş, birbirine kenetlenmiş bir millet yetiştirmeyi hedefliyoruz." şeklinde konuştu.
Hiçbir çocuğun kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği bir eğitim sistemi inşa ettiklerini belirten Tekin, "Önümüzdeki 25 yılda eğitim-öğretim sistemimize sokulan bütün ayrıştırıcı ve nifak tohumlarını ortadan kaldırarak böyle bir kuşak yetiştirmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
DİJİTAL BAĞIMLILIKLA TOPYEKÛN MÜCADELE
Yeni müfredatta dijital okuryazarlığa özel bir yer ayırdıklarını kaydeden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne 9 tane okuryazarlık türü koyduk. Bunlardan bir tanesi de dijital okuryazarlık. Çocuklarımızın sosyal medya ve dijital bağımlılığı ile mücadele edecek, bu alanları hangi ahlaki ve hukuki ilkelere göre kullanmaları gerektiğini öğretecek bir sistemi müfredata yerleştirdik." dedi.
Bu mücadelenin yalnızca Bakanlık eliyle yürütülemeyeceğine dikkat çeken Tekin, "Biz mücadele ederken bu alanın pazarını ve ticaretini yapan büyük yazılım sektöründeki kişiler bu sorumlulukla hareket etmezlerse attığımız adımların karşılığı sınırlı kalacaktır. Bu yüzden hukukçular, eğitimciler ve yazılım sektörüyle beraber dünyada topyekûn bir mücadele içerisinde olmak zorundayız." sözleriyle konuşmasını tamamladı.
"HİÇ KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAYAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETTİK"
AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü Ankara'da düzenlenen tarihi programla kutlanırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, A Haber ekranlarında sosyal devlet anlayışında yaşanan dönüşümü anlattı.
SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINDA DİJİTAL DEVRİM
AK Parti iktidarlarının eser ve hizmet siyasetinin sahadaki en somut yansımalarından birinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olduğunu vurgulayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "AK Parti denilince insanın aklına her zaman eser ve hizmet siyaseti geliyor. Hizmet siyasetinin doğrudan sahaya yansıdığı bakanlıklardan biri de biliyorsunuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı." ifadelerini kullandı.
Geçmişte sosyal yardım başvurularının haftalarca sürdüğünü, bugün ise sürecin dakikalarla ölçüldüğünü belirten Göktaş, "2002 yılında 4 kalem olan sosyal yardım alanını 58 kaleme çıkardık. 15-20 gün, hatta bir ay süren başvuru sürecini, bugün e-Devlet üzerinden 4 dakikaya kadar indirdik ve sosyal yardımları çok çeşitli alanlara geliştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten hiç kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla hareket ediyoruz." sözleriyle sosyal yardımlardaki hız ve çeşitliliği anlattı.
KADIN TEMSİLİYETİNDE TARİHİ REKOR VE ÖZGÜRLÜK
Kadın hakları ve temsiliyeti konusunda Türkiye'nin önemli bir dönüşüm yaşadığını dile getiren Göktaş, "Kadınlarla ilgili gerçekten bir politika geliştirildiği bir dönemdeyiz. Bir kere temsiliyette, kadın temsiliyetinde, Mecliste milletvekili oranı 2002 yılına kadar yüzde 4,4 iken bu oranı bugün yüzde 19,8'e, yine AK Parti hükümetleri döneminde çıkardık." dedi.
Başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla sağlanan eşitliğe dikkat çeken Bakan Göktaş, "Temsiliyet noktasında başörtüsü zulmüne resmen son veren bir dönemi AK Parti getirdi. Şu anda kadınlar, hak ve özgürlükler alanında tam anlamıyla eşit ve özgür olarak Türkiye'de yer alıyor." ifadelerini kullandı.
"YENİ NESİL SOSYAL YARDIMLAŞMA" 2027'DE BAŞLIYOR
Gelecek döneme ilişkin stratejik projeleri paylaşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli'mizi hayata geçiriyoruz. Sosyal yardımlar alanında 2.1 dediğimiz yeni nesil bir sosyal yardımlaşma sistemine geçiyoruz. Burada, ihtiyaç duyan her haneye yönelik, ihtiyacına binaen bir destek sistemini hayata geçiriyoruz. Bunu da inşallah 2027'nin ocak ayı itibarıyla tüm Türkiye'ye yaygınlaştırmayı planlıyoruz." müjdesini verdi.
Yaşlanan nüfus ve doğurganlık oranlarına yönelik aile dostu ekosistemi güçlendireceklerini belirten Göktaş, "Bütün politikalarımızın kalıcı hâle getirilmesi açısından sadece Türkiye içerisinde değil, dünyada uluslararası aile diplomasisi yürütüyoruz." sözleriyle vizyonlarını paylaştı.
ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERE VEFA: İSTİHDAM 10 KAT ARTTI
"Terörsüz Türkiye" sürecinde şehit yakınları ve gazilerin her zaman baş tacı olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, "Şehit yakınlarımız ve gazilerimize yönelik yürüttüğümüz politikalar var. Bakın, hem o istihdam alanında, 2002'de biz göreve geldiğimizde kamuda ataması gerçekleştirilen şehit yakını sayısı 5 bin iken bu sayı bugün 52 bin. Onlara ne kadar vefa duysak azdır, ne yapsak yetmez gerçekten." dedi.
Terörle mücadelede gazi sayılmayan malullere yönelik hakların da iyileştirildiğini belirten Göktaş, "Terörle mücadelede hiçbir şekilde bugüne kadar gazi sayılmayan, malul olmayan gazilerimize ilk defa bir gazilik hakkı verdik. Şeref aylığı bağladık. Yine 15 Temmuz kahramanlarına yönelik iyileştirmeler gerçekleştirdik. Onlar bu toplumun asli unsurudur. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hizmet götürmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullanarak devletin vefa borcunu her koşulda ödeyeceğini vurguladı.