Moskova NATO’yu mu hedef alacak? Avrupa’da Rusya korkusu büyüyor! Polonya ve Baltıklar alarmda
Orta Doğu’daki sıcak gelişmelerin gölgesinde kalsa da Rusya-Ukrayna Savaşı, karşılıklı ağır saldırılarla en kritik evresine girerken, Batı medyasında yer alan “Putin birkaç yıl içinde bir NATO ülkesine saldırabilir” iddiaları gündeme bomba gibi düştü. A Haber’de konuşan Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla; Rusya’nın askeri kapasitesini, Polonya’nın devasa silahlanma hamlesini, Kaliningrad meselesini ve Avrupa’nın yeniden inşa etmeye çalıştığı ortak savunma kimliğini değerlendirdi.
ABD, Avrupa ve Rusya arasındaki güç mücadelesi de yeni bir aşamaya taşınıyor. Amerikan basınında yer alan istihbarat iddiasına göre Putin'in birkaç yıl içerisinde bir NATO ülkesine saldırabileceği öne sürülürken, NATO'nun doğu kanadındaki ülkeler yeniden mercek altına alındı.
BATI'NIN "RUSYA TEHDİDİ" ALGISI VE AVRUPA ORDUSU
Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son durumu ve Amerikan Wall Street Journal gazetesinde yer alan "Putin, NATO'nun Doğu kanadına saldıracak" yönündeki istihbarat raporlarını değerlendiren programda, Rusya'nın öngörülemez bir güç olduğu vurgulandı. Kiev'e girilemez denilmesine rağmen hedefin doğrudan Kiev olarak seçildiğine dikkat çekilerek, Putin'in olası hedefinin hangi ülke olabileceği sorusu yöneltildi.
Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Bu durum, Rusya'nın bir tehdit olduğuna dair algının hem Avrupa'da hem de ABD'de köpürtülmesiyle ilgili. Aslında yeni bir şey değil. Avrupa ülkelerinin savunma kimliğinin, ortak savunma ve güvenlik politikasının yeniden inşa edilmesi süreci işliyor. 2000'li yılların başında 60 bin kişilik bir kolordu, 100 gemi ve 400 savaş uçağından oluşan bir güç kurma kararı almışlardı." sözleriyle Avrupa'nın savunma arayışına dikkat çekti.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
POLONYA'NIN 1939 KORKUSU VE KALININGRAD MESELESİ
Rusya'nın yayılmacı potansiyelini değerlendiren Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Rusya boş duran bir ülke değil, devasa topraklarını elinde tutmak isteyecektir ve kendisine yaklaşan tehditlere tepki verecektir. Örneğin Polonya şu anda acayip bir şekilde silahlanıyor. Eğer Rusya'ya karşı bir duvar örülecekse bu Polonya üzerinden olacak. Polonya, 1939 yılında Stalin ve Hitler'in bir araya gelerek ülkeyi yok ettikleri dönemi tekrar yaşamak istemiyor. Aynı şekilde Finlandiya da Rus tankları karşısında süvarilerinin yok olduğu o tarihi acıları tekrar yaşamaktan korkuyor." ifadelerini kullandı.
Bölgedeki jeopolitik kriz noktalarına da değinen Fazla, "Bir de Kaliningrad meselesi var. Kaliningrad o coğrafyada olduğu müddetçe Avrupa ülkeleri kendilerini rahat hissetmiyor. Kaliningrad'ın bir şekilde oradan eritilmesi gerektiğini düşünüyorlar; Baltık ülkelerine mi verilir, Almanya mı alır, Polonya mı bir kısmını alır, orası karışık." dedi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
RUSYA'NIN DEMOGRAFİK GERÇEKLİĞİ VE "ARKA BAHÇE" STRATEJİSİ
Rusya'nın güç kapasitesini tarihsel bir perspektifle ele alan Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Osmanlı'nın nüfusu 20 milyonken Çarlık Rusya'sının nüfusu 200 milyondu. O dönemde nüfus büyük bir güçtü. Şimdiki Rusya'ya baktığımızda 143 milyonluk, gittikçe azalan bir nüfus görüyoruz. Kendini saf Rus hissedenlerin sayısı belki 100 milyonu bile bulmaz. Böyle bir ülkenin bu kadar geniş coğrafyada parçalanmadan varlığını sürdürmesi bile başarıdır. Rusya için ilave toprak almaktan ziyade kendini koruması gereken bir süreç söz konusu." değerlendirmesinde bulundu.
Gürcistan ve Ukrayna gibi devletlerin bağımsızlık haklarına Rusya'nın müdahalesini yorumlayan Fazla, "Putin, 'Kafkaslar benim arka bahçem' diyor. Gürcistan'da olduğu gibi buraların kendi ittifak alanına girmesini istemiyor. Rusya, Avrupa için bir tehdit olarak görülüyor. Eğer Avrupa dışarıdan bir tehdit bulamazsa, içeride birbiriyle kavga edecek bir potansiyele sahip. Avrupa'nın tekrar güce kavuşabilmesi ve halkını savunma harcamalarına ikna edebilmesi için bu tehdit algısına ihtiyacı var." sözleriyle durumun siyasi boyutuna vurgu yaptı.




