Amerika İran’da köşeye mi sıkıştı? ABD’nin mühimmat stokları eridi: İsrail’in tek başına gücü yetmez!
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasında bir çıkış yolu aradığı ve kara harekâtına sıcak bakmadığı belirtilirken, bölgedeki askeri dengelerin kilitlendiği ifade ediliyor. A Haber’de konuşan uzman isimler, ABD’nin hassas güdümlü mühimmat stoklarındaki ciddi erimeye dikkat çekerek hava savunma sistemlerinin maliyet ve kapasite açısından büyük bir açmazla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Öte yandan, İsrail’in ABD desteği olmadan İran’a yönelik kapsamlı bir operasyonu tek başına gerçekleştirmesinin askeri açıdan mümkün olmadığı kaydedildi.
İran ile savaşta hava saldırılarını sürdüren ABD, sahada istediği sonucu almakta zorlanıyor. Trump yönetiminin bir yandan İran'ı anlaşmaya zorlamaya çalışırken diğer yandan da kara harekatının oluşturacağı ağır risklerden kaçındığı belirtiliyor. Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar ve Emekli Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, ABD-İran hattındaki askeri dengeyi A Haber'de değerlendirdi.
MÜŞTEREKLİK VE BİRLEŞİKLİK EKSİKLİĞİ
Trump yönetiminin İran'ı hava saldırılarıyla anlaşmaya zorlama çabalarını değerlendiren Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, bu planın askeri gerekliliklerden uzak olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bu plan müştereklik gerektiriyor. Bir de birleşiklik gerektiriyor. Müştereklikten kastettiğim; hem hava hem deniz hem kara unsurlarının birlikte kullanılmasıdır. Amerika'nın politikalarına ve hedeflerine baktığımız zaman, bu üç kuvvetin de müştereken kullanılması gerekiyor. İkincisi; birleşiklik, yani müttefiklik gerekiyor. Ancak ortada müttefik yok, bir tek İsrail var ve İsrail'in de bu konuda bir desteği yok. Dolayısıyla Amerika ve İsrail'in, İran'a havadan ya da denizden saldırılar düzenleyerek askeri bir sonuç elde edemeyeceğini bizler hep ifade ettik. Gelinen nokta tam da budur. Bunu artık Amerikan Genelkurmay Başkanı Dan Keane de söylüyor. Baştan beri bunu savunan komutanlar tasfiye edilmişti, ancak şimdi kalan generaller de bu gerçeği kamuoyuyla paylaşıyor."
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
MÜHİMMAT İKİLEMİ VE SAVAŞIN KİLİTLENMESİ
ABD'nin içinde bulunduğu mühimmat sıkıntısının stratejik hedefleri engellediğini aktaran Kemal Olçar, savaşın askeri açıdan kilitlendiğini belirtti.
Olçar, "Bu savaş askeri anlamda kilitlendi. Bu kilitlenme tarafların isteğinden değil, mecburiyetlerden kaynaklanıyor. Amerika için en büyük neden mühimmat problemidir. Trump şu anda bu mühimmat ikilemini yaşıyor ve savaştan çekilmekten ziyade bu kilitlenmeyi açmaya çalışıyor. İran ise bu durumu gördüğü için karşı atağa geçti; Ürdün ve Irak'taki Amerikan üslerine karşı darbe yaptı. İran'ın stokları iddia edildiği gibi düşmedi, Çin desteğiyle üretime devam ediyorlar. Amerika'nın uzun mesafeli, hassas güdümlü mühimmat stoklarındaki erime ise taktiksel erozyonlara sebep oluyor. Hava savunma sistemleri de çok kritik durumda; Patriot füzelerinin sayısı 1/3 oranına kadar azaldı." ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
MİLYON DOLARLIK FÜZELERE KARŞI UCUZ DRONE TAKTİĞİ
Maliyet-etkinlik analizine de değinen Olçar, kullanılan mühimmatlar arasındaki maliyet farkına dikkat çekti.
Olçar, "THAAD sistemi füzeleri 2,5-3 milyon dolar, Patriot füzeleri 2,6 milyon dolar ve 1.200 kilometre menzilli SM-3 füzeleri 26,5 milyon dolar civarında. Buna karşılık İran'ın kullandığı Şahit kamikaze dronların fiyatı ise 150-200 bin dolar. Amerika, milyon dolarlık füzelerle bu ucuz dronları vurmaya çalışıyor ancak balistik füzeleri şu an ne Patriotlar ne de THAAD'lar durdurabiliyor. Bu bir kilitlenmedir. Ayrıca ABD, Weinberger Doktrini olarak bilinen ve Colin Powell tarafından uygulanan 6 savaş kriterinin hiçbirini İran konusunda yerine getirmedi. Hayati çıkar, kaynak tahsisi, halk onayı ve askeri müdahalenin son çare olması gibi kuralların dışına çıktılar ve şimdi bu noktada çuvalladılar." açıklamasında bulundu.




