The War Horse'un ulaştığı ABD Savunma Bakanlığına ait yeni kayıtlar, İran savaşının ilk aşamasında Amerikan askerlerinin verdiği kayıpların boyutunu ortaya koydu. Belgelere göre 28 Şubat ile 8 Nisan arasında 400’den fazla yaralanma vakası kayıtlara geçti. Bunlardan en az 17’si hayati tehlike taşıyan vakalar olarak sınıflandırıldı.
The War Horse tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında elde edilen kayıtlar, savaşın başlamasından ABD ile İran'ın iki haftalık ateşkes üzerinde uzlaştığı nisan ayının ikinci haftasına kadar Amerikan askerlerinin yaşadığı yaralanmalara ilişkin bugüne kadarki en ayrıntılı verileri içeriyor.
Ateşkes döneminde ABD’nin bölgedeki askeri operasyonları devam etti ve bazı Amerikan askerleri yaralandı. Ancak çatışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da ateşkesin sona erdiğini açıklamasına kadar düşük yoğunlukta sürdü.
Savunma Bakanlığı kayıtlarında yaralanan askerlerin bağlı oldukları kuvvet, rütbeleri, yaralanma türleri ve yaralandıkları tarihler yer aldı.
Ancak Bakanlığın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında yapılan başvuruyu değerlendiren yetkilisine göre her kayıt ayrı bir yaralanma vakasını temsil ediyor. Bu nedenle aynı askerin birden fazla kez yaralanmış olması mümkün.
EN FAZLA KAYIP KARA KUVVETLERİNDE
Yaklaşık 400 yaralanma vakasının 270’ten fazlasını ABD Kara Kuvvetleri personeli oluşturdu. Yaralanan askerlerin yaklaşık üçte birinin yedek kuvvetlerde görev yaptığı belirtildi.
Kara Kuvvetlerindeki yaralanmaların büyük bölümünü erbaşlar oluşturdu. Kayıtlarda 57 çavuş ve 53 uzman çavuşun yaralandığı görüldü.

Yaralananlar arasında üst rütbeli askerler de bulunuyor. Toplam 64 Kara Kuvvetleri subayı yaralanırken bunların 20’sinin yüzbaşı, 13’ünün ise yarbay veya albay olduğu kaydedildi.
Missouri Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde askeri tarih profesörü olan John McManus, “Savaşlarımızın çoğuna baktığımızda çatışmaların ve can kayıplarının büyük bölümünü Kara Kuvvetlerinin üstlendiğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
McManus, modern savaşlarda yaralı asker sayısının hayatını kaybedenlerden fazla olmasının olağan olduğunu ancak İran savaşındaki oranın özellikle yüksek olduğuna dikkat çekti.
ABD Deniz Kuvvetlerinde 64 yaralanma vakası kaydedilirken bunların hiçbirinin ciddi olarak sınıflandırılmadığı belirtildi. Hava Kuvvetlerinde 51, Deniz Piyadelerinde ise 19 yaralanma vakası kayıtlara geçti.
Kara Kuvvetlerinden farklı olarak diğer kuvvetlerin kayıtlarında yaralanmaların türü veya nedeni belirtilmedi.
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri faaliyetlerinden sorumlu Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise The War Horse’un konuyla ilgili telefon ve e-posta yoluyla yaptığı çok sayıda yorum talebine yanıt vermedi.
ŞARAPNEL, KIRIKLAR VE DUMAN ZEHİRLENMESİ
The War Horse’un elde ettiği belgeler, bazıları daha önce kamuoyuna açıklanmayan İran saldırılarının ardından yaşananlara ilişkin yeni ayrıntıları da ortaya çıkardı.
Amerikan askerlerinde şarapnel yaraları, kemik kırıkları, dumandan etkilenme ve farklı türlerde yaralanmalar kaydedildi.
Ancak kayıtlar arasında bir yaralanma türü diğerlerinden çok daha fazla öne çıktı: kafa travması.
Verilere göre savaşın başlangıcından nisan ayının ilk günlerine kadar en az 170 Amerikan askeri kafa travması geçirdi.
Bunlardan biri, 1 Mart’ta Kuveyt’teki Şuaybe Limanı'nda bulunan bir operasyon merkezinde görev yapan ABD Kara Kuvvetleri albayıydı.
İran’a ait bir insansız hava aracının binaya çarptığı saldırıda altı Amerikan askeri hayatını kaybetti. Söz konusu saldırı, savaşın bugüne kadarki en ölümcül saldırısı olarak kayıtlara geçti.
Saldırı sırasında operasyon merkezindeki masasında bulunan albay, yaşananları, “Binanın içindeki herkes patlamanın şok dalgasına maruz kaldı” sözleriyle anlattı.
Birliğindeki askerlerin olası yaptırımlarla karşılaşmasını istemediği için kimliğinin açıklanmamasını talep eden albay, saldırı sırasında yaşananlarla ilgili dikkat çekici bir itirafta da bulundu:
“Taktik seviyedeki bütün kuralları ihlal ettik.”
Kayıtlara göre aynı gün Tuğgeneral Clint Barnes ve Tümgeneral Brad Hinson da kafa travması geçirdi.
Modern savaşlarda general rütbesindeki subayların yaralanmasına nadiren rastlanırken iki üst düzey komutan, saldırı sonrasında istihbarat uyarılarını dikkate almamak ve saldırı sırasında askerlerini terk etmekle eleştirilmişti.
3 MART’TA 29 YARALANMA VAKASI
Kuveyt’teki ölümcül saldırıdan yalnızca iki gün sonra, 3 Mart’ta 29 ayrı yaralanma vakası daha kayıtlara geçti.
O gün uluslararası medyanın büyük bölümü Dubai’deki ABD Konsolosluğunu hedef alan insansız hava aracı saldırılarına odaklanırken Pentagon kayıtlarında söz konusu 29 vaka “düşman saldırısı” olarak sınıflandırıldı.
Yaralılardan birinin durumunun ciddi olduğu belirtildi.
ABD ordusu, tıbbi müdahale gerektiren ve “72 saat içinde ölümün mümkün ancak muhtemel olmadığı” vakaları ciddi yaralanma olarak sınıflandırıyor.
Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı o gün çok sayıda askerin yaralandığına ilişkin herhangi bir basın açıklaması yayımlamadı.
Bunun yerine Komutanlık ertesi gün yaptığı açıklamada İran yönetiminin balistik füze kapasitesinin “büyük ölçüde yok edildiğini” savundu.
Buna rağmen takip eden haftalarda yaklaşık 200 yeni yaralanma vakası daha kaydedildi. Bunların arasında ağır vakaların da bulunduğu belirtildi.
PENTAGON'UN AÇIKLAMADIĞI 70 VAKA
Belgelerdeki en dikkat çekici tarihlerden biri ise 18 Mart oldu.
Kayıtlara göre yalnızca o gün toplam 70 yaralanma vakası meydana geldi. Ancak tek bir günde yaşanan bu yüksek sayı Pentagon tarafından kamuoyuna açıklanmadı.
Vakaların 20’den fazlası “düşman saldırısı” olarak sınıflandırılırken diğer yaralanmaların nasıl meydana geldiğine ilişkin verilerin kayıtlarda bulunmadığı belirtildi.
Söz konusu olaylar, İran siyasetinin en güçlü isimlerinden Ali Laricani’nin ABD-İsrail hava saldırısında öldürülmesinden yaklaşık 24 saat sonra meydana geldi.
Pentagon mevcut sisteminde savaşta yaşanan yaralanmalara ilişkin kamuoyuna yalnızca aylık istatistikler sunuyor.
The War Horse tarafından elde edilen belgelerde yer alan rütbe, yaralanma türü ve tarih gibi ayrıntılar ise Savunma Bakanlığının kamuya açık Savunma Kayıp Analiz Sistemi'nde bulunmuyor.
Bu nedenle yeni belgeler, savaşın Amerikan askerleri üzerindeki etkisine ilişkin bugüne kadar ortaya çıkan en ayrıntılı tabloyu oluşturuyor.
170'TEN FAZLA ASKERDE KAFA TRAVMASI
Kayıtlarda en fazla dikkat çeken konulardan biri kafa travmalarının yüksek sayısı oldu.
Savaşın ilk haftalarından nisan başına kadar en az 170 askerde kafa travması kaydedilmesi, bazı askeri sağlık uzmanlarında travmatik beyin hasarının Irak ve Afganistan savaşlarında olduğu gibi İran savaşının da en belirgin yaralanma türlerinden biri haline gelebileceği endişesine yol açtı.
Travmatik beyin hasarı, beyinde meydana gelen ve kişinin düşünme, hareket etme ve duygusal işlevlerini etkileyebilen hasar olarak tanımlanıyor.
Wisconsin Tıp Fakültesinde travmatik beyin hasarı üzerine çalışmalar yürüten nöropsikolog Michael McCrea, orduda görülen travmatik beyin hasarlarının çoğunun hafif düzeyde sınıflandırılabileceğini söyledi.
McCrea, “Bu, beyin görüntüleme çalışmalarında yapısal bir beyin hasarına dair bulgu olmadığı anlamına geliyor. Bu kişilerin çok büyük bölümü nispeten kısa süre içerisinde tamamen iyileşiyor” dedi.
Ancak uzmanlara göre “hafif” olarak sınıflandırılan travmalar bile uzun vadeli sonuçlara yol açabiliyor. Travmatik beyin hasarının etkileri bazı durumlarda haftalar hatta aylar sonra ortaya çıkabiliyor.
“KÜÇÜK SANDIĞIMIZ BİR OLAY ÇOK DAHA AĞIR SONUÇLANABİLİR”
ABD Kara Kuvvetlerinin eski sağlık komutanlarından emekli Korgeneral Eric Schoomaker, başlangıçta hafif görünen yaralanmaların zaman içerisinde çok daha ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Schoomaker, “Çoğu zaman nispeten küçük olduğunu düşündüğümüz bir olayın, tahmin ettiğimizden çok daha ağır sonuçlara yol açtığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Travmatik beyin hasarlarının ilerleyen dönemde bilişsel yetilerde, hafızada ve dengede bozulmaya neden olabileceğini belirten Schoomaker, baş ağrıları ile konuşma ve dil sorunlarının da ortaya çıkabileceğini söyledi.
Schoomaker, insan beyninin karmaşıklığına dikkat çekerek, “Kulaklarımızın arasında bulunan şey, bugüne kadar gördüğümüz veya üzerinde çalıştığımız en karmaşık bilgisayar” dedi.
İRAN SALDIRISINDA YARALANAN ALBAY AYLAR SONRA DA ETKİLERİNİ YAŞIYOR
Şuaybe Limanı’ndaki saldırıda yaralanan ABD'li albay da kafa travmasının uzun süreli etkilerini yaşayan askerlerden biri.
Albay, saldırının üzerinden aylar geçmesine rağmen sürekli baş ağrıları, görme sorunları ve başka belirtiler yaşadığını söyledi.
ABD’nin Tahran’a yönelik yeni saldırı dalgasıyla birlikte daha fazla Amerikan askerinin İran’ın karşı saldırılarına maruz kalma ihtimali ortaya çıkarken yaralı subay bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
Albay, temmuz ortasında yaptığı açıklamada, “İran savaşı yeniden başlıyor. Daha fazlası olacak” ifadelerini kullandı.
Savunma Bakanlığının kayıp veri tabanında temmuz sonuna gelindiğinde ise tablo daha da ağırlaştı.
Pentagon'un yeni oluşturduğu ve yalnızca “Denizaşırı Operasyonlar” başlığı altında sınıflandırdığı tabloya 200’den fazla yeni yaralanma vakası eklendi.
Aynı dönemde dört Amerikan askerinin daha hayatını kaybettiği kayıtlara geçti.