İran savaşında ABD'nin kayıp bilançosu ortaya çıktı: Pentagon kayıtlarında 400'den fazla vaka, 170 askerde kafa travması

İran savaşında ABD'nin kayıp bilançosu ortaya çıktı: Pentagon kayıtlarında 400'den fazla vaka, 170 askerde kafa travması

ABD-İran savaşı, müzakere söylemlerinin gölgesinde devam ediyor. The War Horse'un Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında ABD Savunma Bakanlığından elde ettiği kayıtlara göre, savaşın ilk aşamasında 400'den fazla yaralanma vakası kayda geçti. En az 170 asker kafa travması yaşarken 17 vaka hayati tehlike taşıyan yaralanmalar olarak sınıflandırıldı. Belgeler, daha önce kamuoyuna ayrıntılı biçimde yansımayan bazı toplu yaralanma vakalarını da gün yüzüne çıkardı.

İran ile ABD arasındaki beş aydır devam eden savaşta diplomasi ve yeni saldırı tehdidi aynı anda masada. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin sürdüğünü savunarak Tahran'ın anlaşmaya varması için bunun "son şans" olduğunu söyledi. Trump, anlaşma sağlanmaması halinde İran'ın çok ağır bir saldırıyla karşı karşıya kalabileceği tehdidinde bulundu. Tahran ise Washington ile görüşmeler yürütüldüğü yönündeki açıklamaları reddetti. Reuters'a göre taraflardan gelen çelişkili mesajlar müzakerelerin durumuna ilişkin belirsizliği artırırken Hürmüz Boğazı'nda bir geminin vurulması bölgedeki gerilimin sürdüğünü gösterdi.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 4 AĞUSTOS 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

CENTCOM'DAN HÜRMÜZ AÇIKLAMASI: "BOĞAZ AÇIK, GEÇİŞLER SÜRÜYOR"

ABD ordusundan, Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma ilişkin yeni açıklama geldi. CENTCOM, Hürmüz Boğazı’ndaki güney rotasının tüm ticari gemilere açık kalmaya devam ettiğini duyurarak, "ABD güçleri, son 3 ay içinde İran'ın haksız saldırganlığına rağmen binden fazla geminin boğazdan başarılı bir şekilde geçiş yapmasına yardımcı olmuştur ve geçişler bugün de devam etmektedir" açıklamasında bulundu.

İRAN: UMMAN İLE HÜRMÜZ BOĞAZI MÜZAKERELERİ OLUMLU İLERLİYOR

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin yürütülen müzakereler hakkında İran basınına açıklamada bulundu. Bekayi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli deniz ulaşımının sağlanmasına yönelik İran ile Umman arasında yürütülen müzakerelerin sürdüğünü ve görüşmelerin olumlu bir atmosferde ilerlediğini açıkladı.

Söz konusu görüşmelerin Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan iki ülke arasında yürütüldüğüne dikkat çeken Bekayi; görüşmelerin, gemiler için güvenli gidiş ve dönüş rotalarının belirlenmesine odaklandığını söyledi.

Bekayi, söz konusu rotaların belirlenmesinde İran ve Umman'ın egemenlik hakları ile ulusal güvenlik hassasiyetlerinin gözetildiğini belirtti.

Görüşmelerin şu ana kadar hem teknik hem de siyasi düzeyde olumlu olduğunu ifade eden Bekayi, İran'ın Umman ile iş birliği içinde Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin gelecekte nasıl yönetileceğine ilişkin gerekli mekanizmaları oluşturmak için çalıştığını belirterek, nihai sonuçların ise görüşmeler tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

 

ABD: İRAN İLE HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASINDA İLERLEME KAYDETTİK

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde bazı ilerlemeler kaydedildi ama henüz kesin bir anlaşmaya varılmadı. Anlaşmanın çok kısa bir süre içinde tamamlanacağına dair umutluyuz." ifadelerine yer verdi.

 

 

KATAR: ABD-İRAN GERİLİMİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN ÇABALAR SÜRÜYOR

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, ABD-İran gerilimi, bölgedeki son gelişmeler ve Gazze'deki ateşkes müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ensari, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgede gerilimin durdurulması için taraflarla yürüttüğümüz diplomatik çabalar sürüyor. Önceliğimiz gerilimi bir an önce durdurmak, diplomasi masasına geri dönmek ve Hürmüz Boğazı'nın eskiden olduğu gibi sorunsuz şekilde serbest geçişlere yeniden açılması."

Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin henüz bir anlaşma bulunmadığını belirten Ensari, çözüm için yoğun diplomatik temasların sürdüğünü ve taraflar arasında anlaşma taslaklarının karşılıklı olarak paylaşıldığını aktardı.

Katar'ın arabulucu olarak İran ile ABD'yi yeniden müzakere masasına döndürmeyi hedeflediğini dile getiren Ensari, "Şu an için herhangi bir anlaşma yok. Öncelikli hedefimiz diplomatik sürece dönüşü sağlamak." dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki durumun daha önceki haline dönmesinin Katar'ın değişmeyen tutumu olduğunu belirten Ensari, boğazdaki deniz trafiğine ilişkin düzenlemelerin bölgedeki tüm ülkelerin katılımıyla yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

- "İsrail'in son ihlalleri Gazze anlaşmasını engellemeye yönelik ve herkes bunun farkında"

Gazze'deki ateşkes sürecine de değinen Ensari, arabulucu ülkeler Katar, Mısır ve Türkiye'nin ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının en kısa sürede uygulanması için çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

İsrail'in Gazze'deki son ihlallerinin "ateşkes anlaşmasının uygulanmasını engelleme" amaçlı olduğunu söyleyen Ensari, "İsrail'in yerine getirmesi gereken açık yükümlülükler bulunuyor ve uluslararası toplum anlaşmayı hangi tarafın engellediğini açık şekilde görüyor." dedi.

Hamas'ın anlaşma kapsamında kendisinden talep edilen yükümlülükleri yerine getirdiğini aktaran Ensari, uluslararası topluma "İsrail'in de yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Gazze Şeridi'nden çekilmesi için Tel Aviv'e baskı yapılması​​​​​​​" çağrısında bulundu.

Türkiye, Katar ve Mısır'ın arabulucu ülkeler olarak, Gazze Şeridi'nde devam eden, özellikle sağlık tesislerini ve tıbbi altyapıyı hedef alan, kadınlar, çocuklar dahil olmak üzere sivil kayıpların yaşanmasına sebebiyet veren ve uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olan İsrail ihlallerini bir kez daha şiddetle kınadığını belirten Ensari, bu ihlallerin gerilimin düşürülmesine yönelik süreci tehdit ettiği ve Gazze'de sivillerin yaşadığı mağduriyeti daha da ağırlaştırdığı uyarısında bulundu.

Ensari ayrıca, İsrail'in gerçekleştirdiği son askeri tırmanışın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'ye ilişkin planının uygulanma sürecini engellemeye yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.

HUSİLERDEN SUUDİ ARABİSTAN’A SALDIRI

 Yemen'deki Husiler, salı günü Suudi Arabistan'ın güneyindeki Necran Havalimanı'nda bulunan "hassas bir hedefe" insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini öne sürdü.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, saldırının hedefini isabetli şekilde vurduğunu iddia etti.

Seri, operasyonun Suudi Arabistan'a ait İHA'ların Yemen'in Sada ve Hacce vilayetleri üzerindeki hava sahasını ihlal ettiğini öne sürdükleri eylemlere yanıt olarak gerçekleştirildiğini belirtti.

Yemen hava sahasına yönelik gelecekte yaşanabilecek ihlallere ilişkin uyarıda bulunan Seri, "Yemen'in hava sahasına yönelik herhangi bir ihlal, karşılıksız ve cezasız kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan makamlarından Husilerin saldırı iddiasına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN, İSTİFA ETTİĞİ YÖNÜNDEKİ HABERLERİ YALANLADI

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hakkında ortaya atılan istifa ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve görevine devam edeceğini söyledi.

İran resmi haber ajansı IRNA, Pezeşkiyan'ın halka hitabının yer aldığı görüntünün bir kısmını yayınladı.

İstifa ettiği veya edeceği yönündeki iddialara tepki gösteren Pezeşkiyan, "İstifa etsem, bunu alenen açıklarım. İstifa etmeyeceğim, mücadele edeceğim." ifadelerini kullandı.

İran lideri Mücteba Hamaney ve Silahlı Kuvvetlerle anlaşmazlık yaşadığı yönündeki iddiaları da yalanlayan Pezeşkiyan, Silahlı Kuvvetlerle tam bir uyum içinde çalıştıklarını belirtti.

Pezeşkiyan, bir ihtilaf durumunda Silahlı Kuvvetlerin kendisinin değil, Hamaney'in yanında yer alacağının herkes tarafından bilindiğini söyledi.

Bazı çevrelerin İran lideri ile Cumhurbaşkanı arasında anlaşmazlık varmış gibi bir algı oluşturmaya çalıştığını dile getiren Pezeşkiyan, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

Pezeşkiyan'ın halka hitap videosunun dört bölüm halinde yayımlanması bekleniyor.

İran rejimi muhalifi bazı medya kuruluşlarında, Pezeşkiyan'ın daha önce birkaç kez Hamaney'e istifasını sunduğu yönünde iddialar yer almıştı.

DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI EKİNCİ, İRAN HEYETİNİ KABUL ETTİ

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Berris Ekinci, İran Dışişleri Bakan Asistanı ve Güney Asya Genel Müdürü Muhammed Rıza Behrami Takaneki'yi kabul etti.

Bakanlığın, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşıma göre, Ekinci, Takaneki ve heyetiyle görüştü.

İRAN CUMHURBAŞKANI: "TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ KORUYACAĞIZ ANCAK SAVAŞI GENİŞLETME ARZUSUNDA DEĞİLİZ"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile savaşın genişlemesini istemediklerini ancak İran'ın toprak bütünlüğünü ve ulusal çıkarlarını savunmak için tüm gücüyle hareket edeceğini söyledi.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, başkent Tahran'da düzenlenen Ulusal Aile Hekimliği Programı Töreni'nde konuşan Pezeşkiyan, ABD ile devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarına ilişkin olarak ​​​​​​​Pezeşkiyan, "Toprak bütünlüğümüzü tüm gücümüzle koruyacağız ancak savaşı genişletme veya savaşı sürdürme arzusunda değiliz." dedi.

Ülkedeki sağlık sisteminin geliştirilmesinin önemine de vurgu yapan Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:

"Kapsamlı bir sağlık sistemine sahip bir toplum, zararlara ve tehditlere karşı daha dirençli olacaktır ve sağlıkta adaletin sağlanması, ülkenin etkin yönetimi ve sürdürülebilir kalkınması için en önemli şartlardan biridir."

İRAN'DAN 'HÜRMÜZ BOĞAZI' AÇIKLAMASI

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhsin Rızai, "Hürmüz Boğazı'nda İran'ın güzergahı dışında hiçbir güzergahın açılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz" dedi.

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanı olan eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, katıldığı bir televizyon programında Hürmüz Boğazı ile ilgili açıklamada bulundu. Rızai, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın güzergahı dışında hiçbir güzergahın açılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini söyleyerek, "Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ablukasının devam etmesi Amerikan savaş gemilerini riske atacak. Gemiler boğazın güney güzergahına getirilirse doğrudan hedef alınacaklar" ifadelerini kullandı.

İRAN-ABD HATTINDA GÖRÜŞME BELİRSİZLİĞİ: A HABER PAKİSTAN'DA

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile görüşmelerin başladığını açıklamasına Tahran'dan yalanlama gelirken iki ülkeden gelen çelişkili mesajlar diplomasi trafiğine ilişkin belirsizliği artırdı. A Haber canlı yayınına İslamabad'dan bağlanan Fakhur Rahman, İran'ın ABD ile teknik görüşmelere dönülmesi için yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş fonların iade edilmesi ve ablukanın sona erdirilmesi gibi şartlar öne sürdüğünü aktardı. İran Dışişleri Bakanı'nın önümüzdeki günlerde Pakistan'ı ziyaret etmesinin beklendiği belirtildi.

TRUMP "GÖRÜŞÜYORUZ" DEDİ, İRAN YALANLADI

ABD ile İran arasında olası müzakerelere ilişkin Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar birbiriyle çelişmeye devam ediyor.

A Haber sunucusu Gökhan, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarının mevcut belirsizliği daha da artırdığına dikkat çekerek, "Donald Trump önceki gün sosyal medya hesabından İran'la görüşmelere başlanacağını, teknik görüşmeler yapılacağını açıkladı. İran ise 'Hayır, böyle bir görüşme yok' dedi. Akşam kameraların karşısına geçen Trump, 'İran'la görüşüyoruz, bu İran için son şanstır' dedi ve İranlı liderleri ikiyüzlü davranmakla suçladı. Ancak ortada bir belirsizlik var. Görüşme var mı, yok mu? Hürmüz açılacak mı, açılmayacak mı? Çok fazla soru var." ifadelerini kullandı.

DİPLOMASİ TRAFİĞİNİN MERKEZİNDE PAKİSTAN

Taraflardan gelen çelişkili açıklamaların ardından gözler arabuluculuk faaliyetlerinde öne çıkan Pakistan'a çevrildi.

A Haber İslamabad muhabiri Fakhur Rahman, Pakistan'ın yeniden Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerin merkezlerinden biri haline gelebileceğine işaret ederek, "Pakistan'ın başkenti İslamabad tekrar Orta Doğu'daki barış çabaları için bir merkez olacak gibi görünüyor. Son dönemde İran Dışişleri Bakanı, Pakistan makamlarıyla üç telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bunların ikisi Pakistan Genelkurmay Başkanı ile yapıldı. Dün akşam ise Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Muhammed İshak Dar ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi." sözleriyle aktardı.

İRAN'DAN ABD'YE MÜZAKERE İÇİN 3 ŞART

Tahran'ın olası teknik görüşmelere ilişkin yaklaşımının ayrıntılarını paylaşan Rahman, İran'ın Washington ile yeniden masaya oturmak için bazı şartlar ileri sürdüğünü bildirdi.

Rahman, "Aldığımız bilgilere göre İran'ın şu andaki tutumu şu şekilde: Hürmüz konusu artık İran ve Umman arasında gündemde yer alan bir konu. ABD eğer teknik görüşmelere tekrar dönmek istiyorsa İran ilk olarak yaptırımların kaldırılmasını, dondurulmuş fonların kendisine iade edilmesini ve İran'a yönelik ablukanın sona erdirilmesini istiyor. Tahran, öncelikle verimli bir müzakere ortamının oluşturulmasını şart koşuyor." ifadelerini kullandı.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI PAKİSTAN'A GİDİYOR

İran ile Pakistan arasındaki yoğun diplomasi trafiğinin önümüzdeki günlerde üst düzey bir ziyaretle devam etmesi bekleniyor.

Fakhur Rahman, İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistan'a davet edildiğini belirterek, "Önümüzdeki günlerde İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistan'a gelmesi bekleniyor. Şu anda ziyaret için kesinleşmiş bir tarih bulunmuyor ancak Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bu yönde olumlu bir gelişme yaşanması ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi." sözleriyle aktardı.

GÖZLER WASHINGTON-TAHRAN HATTINDA

ABD'nin görüşmelerin sürdüğü yönündeki açıklamalarına karşılık İran'ın bunu reddetmesi, diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Gökhan, "Bekleyip göreceğiz. Görüşme trafiği gerçekten nasıl olacak? Trump'ın dediği gibi mi olacak, yoksa İran'ın söylediği gibi mi? Bekleyip göreceğiz." ifadelerini kullandı.

UKMTO: UMMAN AÇIKLARINDA BİR KARGO GEMİSİ TANIMLANAMAYAN MÜHİMMATLA HEDEF ALINDI

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO), Umman açıklarında bir kargo gemisine saldırı düzenlendiğini bildirdi.

UKMTO'dan yapılan yazılı açıklamada, askeri yetkililerden alınan bilgilere dayandırılarak, Umman'ın el-Hasab kentinin 20 deniz mili kuzeydoğusunda bir olayın meydana geldiği belirtildi.

Açıklamada, bölgedeki bir kargo gemisinin, telsiz kanalı (VHF 16) üzerinden bildirimde bulunarak tanımlanamayan bir mühimmatla vurulduğunu rapor ettiği kaydedildi.

İlgili makamların olayla ilgili inceleme başlattığı vurgulanırken, bölgede seyir halinde olan gemilere tedbirli olmaları ve herhangi bir şüpheli durumu derhal UKMTO'ya bildirmeleri tavsiye edildi.

YENİ BELGELER ORTAYA ÇIKTI: İRAN SAVAŞINDA YÜZLERCE ABD ASKERİ YARALANDI

The War Horse'un ulaştığı ABD Savunma Bakanlığına ait yeni kayıtlar, İran savaşının ilk aşamasında Amerikan askerlerinin verdiği kayıpların boyutunu ortaya koydu. Belgelere göre 28 Şubat ile 8 Nisan arasında 400’den fazla yaralanma vakası kayıtlara geçti. Bunlardan en az 17’si hayati tehlike taşıyan vakalar olarak sınıflandırıldı.

The War Horse tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında elde edilen kayıtlar, savaşın başlamasından ABD ile İran'ın iki haftalık ateşkes üzerinde uzlaştığı nisan ayının ikinci haftasına kadar Amerikan askerlerinin yaşadığı yaralanmalara ilişkin bugüne kadarki en ayrıntılı verileri içeriyor.

Ateşkes döneminde ABD’nin bölgedeki askeri operasyonları devam etti ve bazı Amerikan askerleri yaralandı. Ancak çatışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da ateşkesin sona erdiğini açıklamasına kadar düşük yoğunlukta sürdü.

Savunma Bakanlığı kayıtlarında yaralanan askerlerin bağlı oldukları kuvvet, rütbeleri, yaralanma türleri ve yaralandıkları tarihler yer aldı.

Ancak Bakanlığın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında yapılan başvuruyu değerlendiren yetkilisine göre her kayıt ayrı bir yaralanma vakasını temsil ediyor. Bu nedenle aynı askerin birden fazla kez yaralanmış olması mümkün.

EN FAZLA KAYIP KARA KUVVETLERİNDE

Yaklaşık 400 yaralanma vakasının 270’ten fazlasını ABD Kara Kuvvetleri personeli oluşturdu. Yaralanan askerlerin yaklaşık üçte birinin yedek kuvvetlerde görev yaptığı belirtildi.

Kara Kuvvetlerindeki yaralanmaların büyük bölümünü erbaşlar oluşturdu. Kayıtlarda 57 çavuş ve 53 uzman çavuşun yaralandığı görüldü.

 

İran savaşında ABD'nin kayıp bilançosu ortaya çıktı: Pentagon kayıtlarında 400'den fazla vaka, 170 askerde kafa travması - 1

 

Yaralananlar arasında üst rütbeli askerler de bulunuyor. Toplam 64 Kara Kuvvetleri subayı yaralanırken bunların 20’sinin yüzbaşı, 13’ünün ise yarbay veya albay olduğu kaydedildi.

Missouri Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde askeri tarih profesörü olan John McManus, “Savaşlarımızın çoğuna baktığımızda çatışmaların ve can kayıplarının büyük bölümünü Kara Kuvvetlerinin üstlendiğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

McManus, modern savaşlarda yaralı asker sayısının hayatını kaybedenlerden fazla olmasının olağan olduğunu ancak İran savaşındaki oranın özellikle yüksek olduğuna dikkat çekti.

ABD Deniz Kuvvetlerinde 64 yaralanma vakası kaydedilirken bunların hiçbirinin ciddi olarak sınıflandırılmadığı belirtildi. Hava Kuvvetlerinde 51, Deniz Piyadelerinde ise 19 yaralanma vakası kayıtlara geçti.

Kara Kuvvetlerinden farklı olarak diğer kuvvetlerin kayıtlarında yaralanmaların türü veya nedeni belirtilmedi.

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri faaliyetlerinden sorumlu Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise The War Horse’un konuyla ilgili telefon ve e-posta yoluyla yaptığı çok sayıda yorum talebine yanıt vermedi.

ŞARAPNEL, KIRIKLAR VE DUMAN ZEHİRLENMESİ

The War Horse’un elde ettiği belgeler, bazıları daha önce kamuoyuna açıklanmayan İran saldırılarının ardından yaşananlara ilişkin yeni ayrıntıları da ortaya çıkardı.

Amerikan askerlerinde şarapnel yaraları, kemik kırıkları, dumandan etkilenme ve farklı türlerde yaralanmalar kaydedildi.

Ancak kayıtlar arasında bir yaralanma türü diğerlerinden çok daha fazla öne çıktı: kafa travması.

Verilere göre savaşın başlangıcından nisan ayının ilk günlerine kadar en az 170 Amerikan askeri kafa travması geçirdi.

Bunlardan biri, 1 Mart’ta Kuveyt’teki Şuaybe Limanı'nda bulunan bir operasyon merkezinde görev yapan ABD Kara Kuvvetleri albayıydı.

İran’a ait bir insansız hava aracının binaya çarptığı saldırıda altı Amerikan askeri hayatını kaybetti. Söz konusu saldırı, savaşın bugüne kadarki en ölümcül saldırısı olarak kayıtlara geçti.

Saldırı sırasında operasyon merkezindeki masasında bulunan albay, yaşananları, “Binanın içindeki herkes patlamanın şok dalgasına maruz kaldı” sözleriyle anlattı.

Birliğindeki askerlerin olası yaptırımlarla karşılaşmasını istemediği için kimliğinin açıklanmamasını talep eden albay, saldırı sırasında yaşananlarla ilgili dikkat çekici bir itirafta da bulundu:

“Taktik seviyedeki bütün kuralları ihlal ettik.”

Kayıtlara göre aynı gün Tuğgeneral Clint Barnes ve Tümgeneral Brad Hinson da kafa travması geçirdi.

Modern savaşlarda general rütbesindeki subayların yaralanmasına nadiren rastlanırken iki üst düzey komutan, saldırı sonrasında istihbarat uyarılarını dikkate almamak ve saldırı sırasında askerlerini terk etmekle eleştirilmişti.

3 MART’TA 29 YARALANMA VAKASI

Kuveyt’teki ölümcül saldırıdan yalnızca iki gün sonra, 3 Mart’ta 29 ayrı yaralanma vakası daha kayıtlara geçti.

O gün uluslararası medyanın büyük bölümü Dubai’deki ABD Konsolosluğunu hedef alan insansız hava aracı saldırılarına odaklanırken Pentagon kayıtlarında söz konusu 29 vaka “düşman saldırısı” olarak sınıflandırıldı.

Yaralılardan birinin durumunun ciddi olduğu belirtildi.

ABD ordusu, tıbbi müdahale gerektiren ve “72 saat içinde ölümün mümkün ancak muhtemel olmadığı” vakaları ciddi yaralanma olarak sınıflandırıyor.

Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı o gün çok sayıda askerin yaralandığına ilişkin herhangi bir basın açıklaması yayımlamadı.

Bunun yerine Komutanlık ertesi gün yaptığı açıklamada İran yönetiminin balistik füze kapasitesinin “büyük ölçüde yok edildiğini” savundu.

Buna rağmen takip eden haftalarda yaklaşık 200 yeni yaralanma vakası daha kaydedildi. Bunların arasında ağır vakaların da bulunduğu belirtildi.

PENTAGON'UN AÇIKLAMADIĞI 70 VAKA

Belgelerdeki en dikkat çekici tarihlerden biri ise 18 Mart oldu.

Kayıtlara göre yalnızca o gün toplam 70 yaralanma vakası meydana geldi. Ancak tek bir günde yaşanan bu yüksek sayı Pentagon tarafından kamuoyuna açıklanmadı.

Vakaların 20’den fazlası “düşman saldırısı” olarak sınıflandırılırken diğer yaralanmaların nasıl meydana geldiğine ilişkin verilerin kayıtlarda bulunmadığı belirtildi.

Söz konusu olaylar, İran siyasetinin en güçlü isimlerinden Ali Laricani’nin ABD-İsrail hava saldırısında öldürülmesinden yaklaşık 24 saat sonra meydana geldi.

Pentagon mevcut sisteminde savaşta yaşanan yaralanmalara ilişkin kamuoyuna yalnızca aylık istatistikler sunuyor.

The War Horse tarafından elde edilen belgelerde yer alan rütbe, yaralanma türü ve tarih gibi ayrıntılar ise Savunma Bakanlığının kamuya açık Savunma Kayıp Analiz Sistemi'nde bulunmuyor.

Bu nedenle yeni belgeler, savaşın Amerikan askerleri üzerindeki etkisine ilişkin bugüne kadar ortaya çıkan en ayrıntılı tabloyu oluşturuyor.

170'TEN FAZLA ASKERDE KAFA TRAVMASI

Kayıtlarda en fazla dikkat çeken konulardan biri kafa travmalarının yüksek sayısı oldu.

Savaşın ilk haftalarından nisan başına kadar en az 170 askerde kafa travması kaydedilmesi, bazı askeri sağlık uzmanlarında travmatik beyin hasarının Irak ve Afganistan savaşlarında olduğu gibi İran savaşının da en belirgin yaralanma türlerinden biri haline gelebileceği endişesine yol açtı.

Travmatik beyin hasarı, beyinde meydana gelen ve kişinin düşünme, hareket etme ve duygusal işlevlerini etkileyebilen hasar olarak tanımlanıyor.

Wisconsin Tıp Fakültesinde travmatik beyin hasarı üzerine çalışmalar yürüten nöropsikolog Michael McCrea, orduda görülen travmatik beyin hasarlarının çoğunun hafif düzeyde sınıflandırılabileceğini söyledi.

McCrea, “Bu, beyin görüntüleme çalışmalarında yapısal bir beyin hasarına dair bulgu olmadığı anlamına geliyor. Bu kişilerin çok büyük bölümü nispeten kısa süre içerisinde tamamen iyileşiyor” dedi.

Ancak uzmanlara göre “hafif” olarak sınıflandırılan travmalar bile uzun vadeli sonuçlara yol açabiliyor. Travmatik beyin hasarının etkileri bazı durumlarda haftalar hatta aylar sonra ortaya çıkabiliyor.

“KÜÇÜK SANDIĞIMIZ BİR OLAY ÇOK DAHA AĞIR SONUÇLANABİLİR”

ABD Kara Kuvvetlerinin eski sağlık komutanlarından emekli Korgeneral Eric Schoomaker, başlangıçta hafif görünen yaralanmaların zaman içerisinde çok daha ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Schoomaker, “Çoğu zaman nispeten küçük olduğunu düşündüğümüz bir olayın, tahmin ettiğimizden çok daha ağır sonuçlara yol açtığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Travmatik beyin hasarlarının ilerleyen dönemde bilişsel yetilerde, hafızada ve dengede bozulmaya neden olabileceğini belirten Schoomaker, baş ağrıları ile konuşma ve dil sorunlarının da ortaya çıkabileceğini söyledi.

Schoomaker, insan beyninin karmaşıklığına dikkat çekerek, “Kulaklarımızın arasında bulunan şey, bugüne kadar gördüğümüz veya üzerinde çalıştığımız en karmaşık bilgisayar” dedi.

İRAN SALDIRISINDA YARALANAN ALBAY AYLAR SONRA DA ETKİLERİNİ YAŞIYOR

Şuaybe Limanı’ndaki saldırıda yaralanan ABD'li albay da kafa travmasının uzun süreli etkilerini yaşayan askerlerden biri.

Albay, saldırının üzerinden aylar geçmesine rağmen sürekli baş ağrıları, görme sorunları ve başka belirtiler yaşadığını söyledi.

ABD’nin Tahran’a yönelik yeni saldırı dalgasıyla birlikte daha fazla Amerikan askerinin İran’ın karşı saldırılarına maruz kalma ihtimali ortaya çıkarken yaralı subay bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.

Albay, temmuz ortasında yaptığı açıklamada, “İran savaşı yeniden başlıyor. Daha fazlası olacak” ifadelerini kullandı.

Savunma Bakanlığının kayıp veri tabanında temmuz sonuna gelindiğinde ise tablo daha da ağırlaştı.

Pentagon'un yeni oluşturduğu ve yalnızca “Denizaşırı Operasyonlar” başlığı altında sınıflandırdığı tabloya 200’den fazla yeni yaralanma vakası eklendi.

Aynı dönemde dört Amerikan askerinin daha hayatını kaybettiği kayıtlara geçti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin