İran Hürmüz’den taviz mi verdi? A Haber'de çarpıcı analiz: "Her an bozulabilecek bir sistem oluşturuluyor"
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki mutlak hakimiyet iddialarından vazgeçerek Umman’ı sürece dahil etmesi, bölgede yeni bir stratejik dönemin kapısını araladı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya ve Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, bu hamlenin bir barış girişimi mi yoksa mühimmat stoklarını yenilemek için kazanılan bir zaman mı olduğunu A Haber’de masaya yatırdı. Hürmüz Boğazı üzerinden devam eden yetki tartışmasında İran’ın yeni hamlesiyle birlikte “Tahran taviz mi veriyor?” sorusunu tartışmaya açtı.
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki mutlak kontrol iddiasını yumuşatarak Umman'ın da içinde yer aldığı bir mekanizmaya kapı aralaması, "Tahran taviz mi verdi?" sorusunu gündeme taşıdı. Konuyu A Haber'de değerlendiren Doç. Dr. Furkan Kaya, İran'ın elindeki en büyük kozun savaşın ilk günlerinden itibaren Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi olduğunu hatırlattı.
"İRAN'IN EN BÜYÜK KOZU HÜRMÜZ BOĞAZIYDI"
Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeleri ve İran'ın Umman'ı sürece dahil ederek verdiği tavizleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, "İlk savaş başlarken İran'ın elindeki en büyük kartlardan birinin Hürmüz Boğazı'nı kapatma ihtimali olduğunu söylemiştik. Bu, İran'ın hukuki bir hakkı olmasa da bir koz olarak kullanıldı. Şimdi ise Donald Trump'ın 'kontrol bende' demesine karşılık İran'ın 'hayır bende' cevabı, tarafların orta yol bulma niyetini ortaya koydu. Umman'ın işin içinde olduğu bu süreç, boğazın güvenliği ve bir daha kapanmaması için nasıl tedbirler alınacağı noktasında büyük bir soruyu beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"ATEŞKES BARIŞ DEĞİL, YENİ SAVAŞIN KULUÇKA EVRESİ"
Yapılan anlaşmaların kalıcı bir barış getirmeyeceğine dair şüphelerini dile getiren Doç. Dr. Furkan Kaya, "Ben kitabın ortasından konuşayım; bu aslında savaşın devamı için yine bir bahane. Bunların hepsi kozmetik tedbirler. İran Devrim Muhafızları içerisinde bir tarafın bu savaşın devam etmesini istediğini biliyoruz. Her an ihlal edilebilecek ve yeniden savaş çıkarabilecek bir boğazlar sistemi oluşturulmaya çalışılıyor. Bir tarafın inisiyatifine bırakılamayacak kadar kritik bir süreçten geçiyoruz. Yarın bir gün 'bu gemide mühimmat var' diyerek burayı tekrar kapatıp dünyayı krize sürükleyebilirler. Hürmüz meselesi, savaşın mümkün olduğunca uzun yıllar devam edebilmesi için şu an tutunacakları tek dal" sözleriyle tehlikeye dikkat çekti.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
HAZAR BÖLGESİ: ABD'NİN YENİ CEPHE PLANI MI?
İran'ın kuzeyindeki Hazar bölgesinin stratejik durumuna ve ABD'nin bu bölgedeki emellerine değinen Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, "ABD'nin askeri doktrinine baktığımızda birkaç cepheden giriş yapmak zorunda olduklarını görüyoruz. Hazar şu an açık bir cephe değil ancak ABD uzun süredir Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan ve Kazakistan ile ilişkilerini bu yönde geliştiriyor. 2013'te Hazar'ın statüsüne ilişkin yapılan hukuki çerçevede kıyıdaş olmayan ülkelerin girişi yasaklanmış olsa da ABD'nin bu bölgeye el attığını düşünüyorum. Kuzey cephesi fikri hala canlı duruyor" ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"TAHRAN'A ULAŞMAK KUZEYDEN DAHA KOLAY"
Olası bir askeri harekatta Hazar bölgesinin önemini vurgulayan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Hazar'a büyük gemiler götüremeseniz de müzahir devletlerde inşa edilecek hafif botlarla İran tarafına çıkış yapmak mümkün. Havadan indirme yoluyla Tahran bölgesine ulaşmak, kuzeyi kullanarak çok daha kolaydır. Çünkü İran Devrim Muhafızları sıklet merkezini Hürmüz cephesine kaydırmış durumda. Kuzeyde oluşan bu boşluk, ABD tarafından istismar edilebilir. Bu bölgedeki sessizlik, gelecekteki büyük bir saldırının fragmanı olabilir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.



