Hürmüz'ün ardından Babülmendep kapatılırsa ne olur? Küresel ticaret tehlike altında
ABD-İran savaşı devam ederken, Yemen'deki Husiler'in Babülmendep Boğazı'nı abluka altına aldıklarını açıklaması Orta Doğu'daki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. A Haber'de Babülmendep Boğazı'nın kapatılması ihtimali masaya yatırılırken, Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, Hürmüz'ün ardından Babülmendep'in de devre dışı kalmasının başta Türkiye olmak üzere Avrupa'nın lojistik ve tedarik zincirini ciddi biçimde etkileyebileceği uyarısında bulundu.
ABD-İran savaşı sürerken, Yemen'deki Husiler'in Suudi Arabistan'a yönelik başlattığı saldırılar kapsamında Babülmendep Boğazı'nı abluka altına aldıklarını duyurması, bölgedeki tansiyonu daha da tırmandırdı. Orta Doğu'da çatışmaların genişleme riski artarken, Kızıldeniz'i Aden Körfezi üzerinden Hint Okyanusu'na bağlayan ve küresel ticaretin en kritik deniz geçişlerinden biri olan Babülmendep'teki bu gelişme, uluslararası deniz taşımacılığı açısından yeni endişeleri beraberinde getirdi.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğu süreçte Babülmendep Boğazı'nın da ulaşıma kapanması ihtimali, başta Türkiye olmak üzere Avrupa ülkelerinin lojistik hattını ciddi şekilde etkileyebilir. Uzmanlar, Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasının küresel ticaret, tedarik zinciri ve enerji sevkiyatı üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasıyla dünya ticaret hacminin ciddi düzeyde zarar göreceği belirtiliyor.
BABÜLMENDEP BOĞAZI NEDEN ÖNEMLİ?
-İran destekli Husiler'in kontrolünde olan Babülmendep Boğazı, küresel ticaret ve enerji arzı açısından dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
-Boğazdan günde yaklaşık 60 gemi, yılda ise yaklaşık 21 bin gemi geçiş yapıyor.
-Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si Babülmendep Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.
-Dünya enerji sevkiyatının yıllık yüzde 8 ila 10'u bu güzergahtan taşınıyor.
-Avrupa'ya ulaştırılan sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık yüzde 8'i Babülmendep Boğazı'nı kullanıyor.
-Boğazın kapanması halinde Asya-Avrupa arasındaki lojistik ve tedarik zincirinde ciddi aksaklıklar yaşanabileceği değerlendiriliyor.
-Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının aynı anda kapanması, küresel enerji arzı ve deniz ticareti üzerinde tarihi bir kriz oluşturabilir.
-Uzmanlara göre bu senaryoda Brent petrolün varil fiyatının 200 dolara kadar yükselmesi ihtimal dahilinde görülüyor.
A Haber'de Memleket Meselesi programında Hürmüz ve Babülmendep Boğazı'nın kapatılması durumunda dünya ticaretine olan etkileri masaya yatırılırken Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
HUSİLERİN İÇERİSİNDE TAHRAN ÇATLAĞI
Yemen'deki iç dinamikleri ve Husiler içindeki görüş ayrılıklarını değerlendiren Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, "Son dönemde özellikle Yemen'deki bu Husi hareketi içerisinde de bir ikiye bölünme var. Bir grup, Yemen içerisinde Zeydi kabilesi olarak silahlı bir güce sahip olduklarını ancak dünya devlerine karşı Babülmendep Boğazı'nı kapatıp vergi alacak kadar ileri gidilmemesi gerektiğini savunuyor. Bu pragmatist kanat, siyasi kazanımlarını Yemen toprakları içerisinde Başbakanlık veya Bakanlık gibi görevlerle temsil edilerek korumak istiyor. Fakat bir de Tahran penceresinden bakan bir grup var ki; bunlar kazanımların İran'ın dış politika vizyonuyla paralel şekilde, Babülmendep'in kontrolü üzerinden elde edilebileceğine inanıyor" sözleriyle örgüt içindeki stratejik ayrışmayı aktardı.
Mete Sohtaoğlu, Bbaülmendep Boğazı'nın kapatılması halinde başta Türkiye olmak üzere Avrupa ülkelerinin lojistik hattı ciddi düzeyde etkilenebileceğini vurguladı. (Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü)
ABD-İSRAİL VE SUUDİ ARABİSTAN'DAN KARA HAREKATI HAZIRLIĞI
Bölgedeki askeri hareketliliğin boyutlarını açıklayan Mete Sohtaoğlu, "Husilere karşı oluşturulan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan destekli Der'el-Vatan gibi güçler son 2 aydır seferberlik halinde. Bu güçler, mayına ve patlamaya dayanıklı 2024-2025 model yeni nesil zırhlı araçlar ve ağır silahlarla donatıldı. Ülkenin güneyinden başlayan bu hareketliliğin; Marib, Taiz ve son olarak Hudeyde bölgesini hedef alacak, aşiretler üzerinden adı konulmamış bir kara harekatına dönüşmesi muhtemel görünüyor. Bu harekatta Suudi Arabistan gibi, ABD hava gücünün desteği ve hatta İsrail'in suikastlarla Husi liderliğini hedef alması gibi İran savaşından ayrı sıcak gelişmeler yaşanabilir" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla Babülmendep Boğazı'nın küresel ticaret bakımından önemini artırdı. (Fotoğraf: AA)
"BABÜLMENDEP BOĞAZININ KAPATILMASIYLA KÜRESEL LOJİSTİK HATTI KESİLİR"
Kızıldeniz'deki güvenliğin sadece bölgesel değil, küresel bir mesele olduğuna dikkat çeken Mete Sohtaoğlu, "Hürmüz Boğazı belli bir bölgeyi etkilerken, Babülmendep'i kapatmaya kalktığınızda Türkiye, Avrupa Birliği, Afrika ve Kanada'ya kadar uzanan devasa bir coğrafyanın lojistik hattını kesmiş olursunuz. Gıdadan ilaca, hammaddeden enerjiye kadar her şey bu hatta bağlı. Geçtiğimiz aylarda Londra'da 44 ülkenin katılımıyla bir koalisyon gücü oluşturulması fikri tartışılmıştı. İngiltere ve Fransa'nın başını çekeceği bu uluslararası görev gücünün donanmalarını bölgeye gönderip, seyrüsefer özgürlüğü için askeri bir hamle yapması artık kaçınılmaz hale geliyor" şeklinde konuştu.
"GEMİLER ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETLERİ TARAFINDAN SİLAHLI TİMLERLE KORUNUYOR"
Piyasalardaki son rakamları ve nakliye maliyetlerini paylaşan Mete Sohtaoğlu, "Dün gece itibarıyla Eylül ayı teslimatlı Brent petrolün fiyatı 90 dolar üzerinden fiyatlanmaya başladı. Daha da çarpıcı olanı, risk sigorta primleri sadece 4 gün içinde yüzde 380 oranında artış gösterdi. Artık bu gemiler özel güvenlik şirketlerinin ağır silahlı personellerinden oluşan timlerle korunuyor. Bu da lojistikten güvenliğe kadar her alanda devasa bir maliyet artışı anlamına geliyor" ifadeleriyle krizin ekonomik boyutunu gözler önüne serdi.

