Haluk Levent bağış paralarını ne yaptı? CHP ve Ahbap'tan Kızılay'a itibar suikastı "15 Temmuz'un devamı bir FETÖ projesi"
Haluk Levent'in Ahbap Derneğine yönelik yolsuzluk ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınmasının ardından, depremde toplanan paraların akıbeti hala belirsizliğini koruyor. Milyar liralık para trafiği dudak uçuklatırken muhalif medyanın "dolandırıldık" çıkışı ise dikkat çekiyor. A Haber'e konuk olan Siyasi Analist Savcı Sayan, CHP ve Levent'in deprem sürecinde Kızılay'a itibar suikastında bulunduğunu belirterek "Bunlar projenin ayakları, 15 Temmuz'un devamı. Hükümetin ayağına pranga takmak için Haluk Levent lazımdı." ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik başlattığı soruşturma kapsamında kurucu Haluk Levent ve çalışanların dahil 21 şüphelinin gözaltına alınmasıyla çarpıcı birçok gelişme gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Levent'in 6 Şubat depremlerinin yaşandığı süreçte halkın manevi duygularını sömürerek toplanılan bağış paralarıyla bahis oynadığı, iş insanı Hüseyin Başaran'ın hayatını kaybeden kızı adına yurt vaadiyle 22 taşınmazı alarak ücretini ödemediğinin tespit edilmesinin yankıları sürüyor.
Haluk Levent ve dernek çalışanları arasında milyon liralık gizli para trafiğinin açığa çıkmasıyla bağış paralarının akıbeti tartışmaya açılırken, muhalif medyanın "Göz göre göre mi dolandırıldık?" çıkışı dikkat çekiyor. Deprem sürecinde Levent'in yanında boy gösteren ünlü isimler süreçte sessizliği korurken, yaşanan dev yolsuzluk, kara para aklama operasyonu ve medyanın taraflı duruşu A Haber'de ele alındı.
Siyasi Analist Savcı Sayan ve Gazeteci Gaffar Yakınca, 6 Şubat Asrın Felaketi'nde CHP ve Haluk Levent'in Kızılay'a itibar suikastında bulunduğunu ve yaşanan sürecin büyük bir algı mekanizması olduğunu belirterek, Avukat Hadi Dündar ise 6 kişinin şahsi hesabında 6 milyar liralık para trafiğinin hukuki duruma dair değerlendirmelerde bulundu.
"AHBAP ÜZERİNDEN ÇOK KRİTİK BİR MEKANİZMA KURULMUŞ"
Deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği üzerinden yürütülen kampanyaların aslında siyasi bir motivasyon taşıdığı belirten Gazeteci Gaffar Yakınca, söylediği bir söz nedeniyle tehdit mesajları aldığını vurgulayarak "Bir televizyon kanalında 'Ahbap ve diğer sivil toplum kuruluşları devlet tarafından denetlenmesi lazım' dedim. Ama bir tek sivil toplum kuruluşundan bana dair hiçbir olumsuz söz gelmezken, Ahbap yüzünden üzerimizde tepindiler. Demek ki burada çok kritik bir mekanizma kurulmuş ve çok özel olarak kurgulanmış" şeklinde konuştu.

1 MİLYARLIK TROLL ORDUSU VE "ELDEN" VERİLEN MİLYONLAR
Gazeteci Gaffar Yakınca, CHP içerisinde dönen devasa para trafiğinin Ahbap derneğindeki durumla benzer nitelik taşıdığını vurgulayarak; "Çok büyük bir algı mekanizması çalıştı, o hala çalışıyor. CHP'de açıklanan belgeler, 1 milyara yakın paranın troll hesaplara ve sözde gazetecilere dağıtıldığını biliyoruz. MASAK raporlarına girmiş 8,5 milyon liralık hesap hareketi var; İsmail Saymaz 'elden verdim parayı' diyor. O nasıl el kardeşim? Bu mekanizma çok dehşet uyandıran bir sistem " ifadelerini kullandı.
"HÜKÜMET ÇÖKSÜN DİYE KAHRAMANLAR YARATTILAR"
Siyasi Analist Savcı Sayan, deprem sonrası süreçte bazı isimlerin parlatılmasının arkasındaki asıl niyetin hükümete yönelik olduğunu belirterek "Bu insanların depremzedeleri düşündüğü yok. Herkes diyordu ki hükümet çökecek, devlet çöktü, biz de üstüne bir beton dökelim, seçimleri kaybetsinler bunlar gitsinler. Onların dertleri vatandaş değil. İşte onun için böyle kahramanlar yarattılar, böyle kahramanlara destek oldular; Ahbap oldu, şahbap oldu, birbirlerini desteklediler, pohpohladılar" dedi.
"SİYASİ PARTİLER BAĞIŞ YAPAMAZ BU BİR KAPATMA SEBEBİDİR"
Savcı Sayan, Özgür Özel'in katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği "Ben kendi belediyemizin kampanyası olmasa AFAD'a vereceğime Ahbap'a verecek kafada bir insanım" sözlerini hatırlatarak bu ifadelerin Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olduğunu belirterek; "Siyasi Partiler Yasası'nın 62. maddesine göre belediyeler siyasi partilere bağışta bulunamaz, bu bir kapatma sebebidir. Ya Özgür Özel bilerek söyledi CHP'yi kapattırmak için, ya da onları ihbar etti" şeklinde konuştu.

"15 TEMMUZ'DA YENİLENLERİN ÖÇ ALMA PROJESİ"
Programın en vurucu iddialarından biri de Savcı Sayan'ın bu yapıları 15 Temmuz süreciyle bağdaştırması oldu. Sayan, CHP ve Haluk Levent'in Kızılay'a itibar suikastından bulunduğunu ve tüm bu isimlerin birer proje olduğunu öne sürerek "Bunlar projenin ayakları, 15 Temmuz'un devamı. Hükümetin ayağına pranga takmak için Haluk Levent lazımdı. Bugün Türkiye'nin şahlanışını durdurmak için Özgür Özel lazım. Ahbap, Özgür Özel, İmamoğlu; bunların tamamı proje. Büyük yıkım projesi, Türkiye'nin ayağına pranga takma projesi, FETÖ projesi, 15 Temmuz'da yenilenlerin öç alma projesidir" dedi. Sayan ayrıca İmamoğlu'nun aniden siyasi arenada sahne almasına dikkat çekerek "İmamoğlu CHP'ye nasıl monte edildi, nasıl üye yapıldı, nasıl Beylikdüzü ve sonra Büyükşehir Belediye Başkanı oldu? Paraşütle böyle mi olur? Özgür Özel nereden çıktı? Vatandaşlar bunları görsün" diyerek sözlerini tamamladı.
ŞAHSİ HESAPLARDA 6.5 MİLYARLIK PARA TRAFİĞİ
Hukukçu Avukat Hadi Dündar, dernek bünyesinde çalışan ancak parayı şahsi hesaplarında çeviren isimleri işaret ederek "Haluk Levent ve beraberindeki birkaç şahıs, toplam 5 kişiyi geçmiyor, 6,5 milyar TL para transferi var kendi aralarındaki yaptıkları para transferleri. Dernekte çalışan, derneğin işlerini yürüten bazı şahıslar var Haluk Levent ile birlikte; bu 4-5 kişinin kendi hesapları arasındaki para transferi neredeyse 6,5 milyar TL. 2023'ten bugüne kadar olan süreçten bahsediyoruz." ifadelerini kullandı.
DERNEKLER KANUNU'NA AÇIK AYKIRILIK: "ÖZGÜRLÜKLERİ YOK!"
Mali yapının hukuksuzluğunu ve dernek yöneticilerinin bu paraları kendi hesaplarında döndürme yetkilerinin bulunmadığını hatırlatan Dündar, kanun çerçevesini şu sözlerle çizdi: Hadi Dündar, "Böyle bir özgürlükleri yok çünkü Dernekler Kanunumuz var. Dernekler Kanunu çerçevesinde bir derneğin nasıl para alacağı, nasıl harcayacağı, nereye parayı alacağı, nereye harcayacağı ile ilgili titiz bir şekilde her şey belirtilmiş. Aynı zamanda bütün dernekler bir yıl içerisinde denetleme durumları söz konusu olur. Ayrıyeten bir de Nisan ayı gelmeden, yani Nisan ayının sonuna kadar bir önceki yılın beyannamesi verilir. O yıl içerisinde ne yaptınız, neyi harcadınız, ne geldi, ne gitti, kalan nedir, yeni yıla neyi devrediyorsun; hepsini kalem kalem belirliyor olmanız lazım" şeklinde konuştu.

"ZİMMET VE DOLANDIRICILIK SUÇU OLUŞABİLİR"
Paranın şahsi hesaplara aktarılmasının basit bir usul hatasından çok daha ağır bir suç teşkil edebileceğinin altını çizen Hadi Dündar, ceza adalet sistemindeki karşılığına dikkat çekerek, Hadi Dündar, "Diyelim ki bir dernek yöneticisi kendi şahsi hesabına para aldı; biz ceza anlamında bir şey konuştuğumuzda tamamen şuna bakıyoruz: Niyete bakıyoruz, kasta bakıyoruz. Eğer yanlışlıkla, usulü bilmeden kendi özel hesabına parayı almışsa ancak dernek işi için kullanmışsa o zaman burada usule aykırılıktan belki idari bir para cezası verilebilir. Fakat siz kendi kişisel hesabınızı kullanarak, kendi kişisel menfaatiniz için kullanmışsanız bu artık Türk Ceza Kanunu devreye giriyor. Dernekler Kanunu'na muhalefet kısmı devreye giriyor. Biz burada birden fazla suç tipi ortaya çıkıyor; zimmet suçu ortaya çıkabilir, görevi kötüye kullanma durumu söz konusu olabilir, aynı zamanda dolandırıcılık suçu burada ön plana çıkıyor" sözleriyle hukuki tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi.
7 MİLYAR TL NEREDE? "BELGE VE DEKONT ORTAYA KONULAMADI"
Hadi Dündar, kamuoyunda "şeffafız" diyen AHBAP'ın aslında en temel açıklamaları yapmaktan kaçındığını vurgulayarak, 7 milyar TL'nin üzerindeki dev bütçenin hesabını sordu. Dündar, Hadi Dündar, "7 milyar TL'nin üzerinde bir para toplamış olan bir derneğin şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklama yapması gerekirdi. Bu kadar para toplandı, şuna harcandı, şu yapıldı, bu sözleşme yapıldı, bunun faturası budur, bunun dekontu budur diye açıklama yapıyor olması gerekir. Fakat Haluk Levent geçtiğimiz günlerde karşılıksız çekleri ve cezalarıyla ilgili haberlerden dolayı kameraların karşısına geçti, cep telefonuyla bir saat konuştu. Bu paranın ne kadarı geldi, nereye harcandı, nereye gitti bunlarla ilgili bir açıklama yapılamadı; belge ve bilgi ne yazık ki ortaya konulamadı" ifadelerini kullandı. Bu durum, "milyarlarca lira havada mı asılı kaldı?" sorusunu bir kez daha gündeme taşırken, AHBAP ve Haluk Levent üzerindeki şüphe bulutlarını daha da artırdı.



