NATO Zirvesi neden kritik? Türkiye'nin belirleyici rolü: Savunmada tüketiciden üreticiye dönüşüm

NATO Zirvesi neden kritik? Türkiye'nin belirleyici rolü: Savunmada tüketiciden üreticiye dönüşüm

7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ağırlığı öne çıkıyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber'de tarihi zirve öncesi değerlendirmelerde bulunarak Türkiye'nin belirleyici rol üstlendiğini ve ABD ile Türkiye'nin beraber askeri üretim veya teknoloji iş birliği hattı kurmak istediği vurgulayarak vazgeçilmez bir ana aktör olduğunu ifade etti.

Ankara'nın ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi'ne sayılı günler kala, dünyanın gözü Türkiye'de alınacak kararlara çevrildi. NATO Zirvesi öncesi Türkiye'nin yeni dünyada hangi rolü üstleneceği ve stratejik gücü ön plana çıkarken kritik toplantının önemi A Haber'de masaya yatırıldı.

Orhan Sali'nin sunduğu Gündem Özel programına konuk olan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, NATO için tarihi olacak zirveye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Bercan Tutar, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin Avrupa'yı kurtarma zirvesi olarak tanımladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Bercan Tutar, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin Avrupa'yı kurtarma zirvesi olarak tanımladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ AVRUPA'YI KURTARMA ZİRVESİ"

Avrupa'nın güvenlik arayışına değinen Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Türkiye'nin talepleri öne çıkıyor. İngiltere'nin talepleri veya Norveç'in, enerji zengini bir ülke aktör olarak o da çok etkili. Şimdi Avrupa Birliği sıkışmış durumda. Aslında NATO zirvesini Avrupa'yı kurtarma, güvenlik savunma anlamında kurtarma zirvesi olarak da okumak lazım. Burada işte Türkiye'nin talepleri, İngiltere'nin, Amerika'nın veya işte Norveç daha küçük bir aktör ama daha çok Türkiye'nin taleplerinin karşılanması lazım" ifadelerini kullandı.

360 DERECE GÜVENLİK KONSEPTİ VE KRİZ BÖLGELERİ

Türkiye'nin NATO'dan beklentilerini ve stratejik önceliklerini sıralayan Bercan Tutar, "Türkiye öncelikli olarak NATO'nun doğu kanadı dediğimiz, o Baltık ülkeleri, Rusya'ya karşı caydırıcılık faktörünün güçlenmesini istiyor. Türkiye 360 derece konseptiyle NATO'nun işte Doğu Akdeniz'deki, Akdeniz'deki, Orta Doğu'daki kriz alanlarına da müdahil olmasını istiyor. Sudan'daki iç krize veya Suriye'deki işte devam eden yapılanmaya, yeniden inşaya, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştıran kaotik konseptlerine karşı NATO'nun daha tavırlı, daha stratejik bir duruş sergilemesi gerekiyor" sözleriyle Ankara'nın geniş vizyonunu aktardı.

Tutar, NATO'nun 3.0 stratejisiyle Türkiye'nin belirleyici rolünün öne çıktığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Tutar, NATO'nun 3.0 stratejisiyle Türkiye'nin belirleyici rolünün öne çıktığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

BAŞKAN ERDOĞAN'IN NATO'YA VERDİĞİ STRATEJİK AYAR

Washington Zirvesi'nde Türkiye'nin duruşunun Batı medyasındaki yansımalarını hatırlatan Bercan Tutar, "Erdoğan 2024'teki Washington'daki NATO zirvesinde zaten dört temel ilkesini belirlemişti. Orada da Batı medyası da kabul etmişti; 'Erdoğan NATO'ya ayar verdi' şeklinde. Birincisi, İsrail gündemiyle kapıma gelmeyin yani İsrail'i frenleme anlamında NATO'dan bir şeyler beklemişti. Terörle mücadelede mesela Türkiye'nin talepleri vardı, özellikle o dönem Suriye'deki PKK/YPG hattındaki gelişmelerden dolayı" dedi.

"NATO 3.0 İLE TÜRKİYENİN AĞIRLIĞI ÖN PLANA ÇIKIYOR"

NATO'nun savaşın tarafı olmaması konusundaki hassasiyeti vurgulayan Bercan Tutar, "Türkiye'nin taleplerinden bir tanesi de mesela NATO'nun, Erdoğan'ın özellikle NATO'nun Ukrayna-Rusya savaşına müdahil olmasına karşı çıkmasıydı. O konseptini Türkiye devam ettiriyor. Komşu ülkelere veya herhangi bir ülkeye yönelik, yani o ülkeden NATO ülkelerine saldırı olmadıkça Türkiye'nin NATO'nun müdahil olmasına karşı olduğunu söylemişti. AB üyesi ülkelerin ve ABD'nin Türkiye'ye karşı ikiyüzlü politikaları vardı. Bu yeni geldiğimiz aşamada bütün riyakarlıkların son bulacağı, yeni bir tanımlama ve 3.0 nitelenen yaklaşımla Türkiye'nin ağırlığı belirleyici rolü öne çıkıyor. Stratejik anlamda Türkiye'nin rolü çok önemli." ifadelerini kullandı.

Tutar, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiindeki gücüne dikkat çekerek ABD'nin Türkiye ile birlikte teknoloji ya da askeri üretim konusunda iş birliği yapmak istediğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Tutar, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiindeki gücüne dikkat çekerek ABD'nin Türkiye ile birlikte teknoloji ya da askeri üretim konusunda iş birliği yapmak istediğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

GÜVENLİK TÜKETİCİSİNDEN GÜVENLİK ÜRETİCİSİNE DÖNÜŞÜM

Türkiye'nin savunma sanayiindeki devriminin küresel dengeleri değiştirdiğini belirten Bercan Tutar, "Türkiye savunma sanayindeki devrimiyle hem NATO'ya hem Avrupa Birliği ülkelerine öncülük ediyor. Amerika, Türkiye ile beraber bir askeri üretim veya teknoloji iş birliği hattı da kurmak istiyor. Teksas'tan Ankara'ya veya İstanbul'a yayılan bir üretim hattı, bir entegrasyon söz konusu. Türkiye daha önce güvenlik tüketicisiydi NATO'da ama şu anda Türkiye güvenlik üreticisi olan bir konumda. Avrupa ülkeleri şu anda güvenlik tedarikçisi, yani Türkiye'den bir güvenlik talep ediyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

"AVRUPA VE NATO HER BAKIMDA TÜRKİYE'YE MUHTAÇ"

Avrupa'nın insan gücü ve üretim kapasitesi konusundaki zayıflığına dikkat çeken Bercan Tutar, "Avrupa'nın en büyük dezavantajlarından bir tanesi insan gücü. O üretimi yapsanız bile bunu karşılayabilecek insani donanıma sahip değiller. Avrupa hem de NATO, her açıdan Türkiye muhtaç durumda. NATO'da elimiz çok güçlü. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Von der Leyen Türkiye'ye geldiğinde, Türkiye onlara 19 maddelik bir ültimatom verdi. Artık Türkiye eşit aktör olarak Avrupa'ya bakıyor. Avrupa daha zayıf konumda gibi görünüyor" sözleriyle Türkiye'nin yükselen gücünü vurguladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin