İşte Türkiye’nin dron avcıları! Elektronik harpte devrim: Süper Şimşek sahnede
Türkiye, son dönemde tırmanan bölgesel gerilimler ve asimetrik tehditlere karşı savunma sanayiinde gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki hamlelerle adeta çelikten bir duvar örüyor. Çoklu drone saldırılarından balistik füzelere, elektronik harp oyunlarından lazer silahlarına kadar her alanda "en yüksek hazırlık seviyesine" ulaşan Ankara, yerli ve milli sistemleriyle dosta güven düşmana korku salıyor. Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin savunma kalkanı "Çelik Kubbe"nin bilinmeyenlerini, 90 derece manevra yapabilen füzeleri ve düşman radarlarını felç eden "Süper Şimşek" gerçeğini A Haber ekranlarında çarpıcı detaylarla deşifre etti.
Türkiye, yerli ve milli savunma sistemleriyle hava savunmasından elektronik harbe kadar geniş bir alanda kapasitesini artırırken, yeni nesil teknolojiler dikkat çekiyor. Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmede, çok katmanlı hava savunma ağı, lazer silahları ve elektronik harp kabiliyetlerinin Türkiye'yi dünyanın en hazırlıklı ülkelerinden biri haline getirdiğini söyledi.
"HER ŞEY KONTROLÜMÜZ ALTINDA"
Türkiye'nin hava sahasının güvenliğiyle ilgili ortaya atılan spekülasyonlara sert yanıt veren Dr. Eray Güçlüer, "Saldırı yapıldığı takdirde kendimizi kesinlikle koruyoruz ve bu konuda dünyada en yüksek hazırlık seviyesinde olan ülke Türkiye'dir. Ukrayna'dan gelen bir drone'un Ankara'ya kadar girdiği yönündeki iddialar tamamen propagandadır. O drone hava sahamıza girmeden tespit edilmiş, rotası bilindiği için kontrollü şekilde takip edilmiştir. Bu bir istihbarat prosedürüydü" sözleriyle savunma hattındaki titizliğe dikkat çekti. Sakarya ve çevresinde görülen drone hareketliliğinin de bir istihbarat operasyonu olduğunu vurgulayan Güçlüer, "MİT gereğini yaptı, atanları da gönderenleri de buldu. O zaman da söyledim; bu bir son olur, bir daha da olmaz. Nitekim bir daha da oldurulmadı" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin operasyonel gücünün altını çizdi.

ENFAL 17 VE LAZER SİLAHI: DAKİKADA 1100 MERMİ
Alçak irtifa hava savunmasında Türkiye'nin "sıfır hata" ile çalıştığını belirten Dr. Eray Güçlüer, "Alçak irtifa hava savunma sistemleri bakımından çok katmanlı ve çok sayıda silaha sahibiz. Sıfır metreden sürünerek de gelse bir drone, onu vururuz ve hiç affetmeyiz. Özellikle ENFAL 17 sistemini geçmek mümkün değil; içinde bildiğimiz lazer silahı var. Dakikada 1100 mermi atım kapasitesine sahip bu sistemler tam bir mühendislik harikasıdır" şeklinde konuştu. Gökbörü radar sisteminin yeteneklerine de değinen Güçlüer, "Deniz yüzeyinde sıfır metreden başlayarak 10 kilometre dikey irtifaya kadar her şeyi görebiliyoruz. Gökbörü gibi pek çok radar sistemimiz her türlü hava aracını sivil mi askeri mi diye ayırt edebilecek yapay zeka temelli komuta sistemlerine sahiptir" bilgisini paylaştı.

SAVUNMA SANAYİİNDE İHRACAT REKORU: "ADETA PARA BASIYORUZ"
Türkiye'nin üretim kapasitesini bölgesel savaş riskleri nedeniyle artırdığını ifade eden Dr. Eray Güçlüer, "İran ve Ukrayna savaşları ile İsrail'in saldırganlığı üretim kapasitemizi artırma ihtiyacı doğurdu. Siper, Korkut, Tolga ve ENFAL 17 gibi sistemleri daha hızlı üretmek zorundayız. Çünkü sadece kendimizi savunmuyoruz; dost ve paydaş ülkeler kapımızda 'lütfen bize de verin' diye bekliyor. Bu yılın ilk altı ayında sadece ana kalemlerdeki sözleşme bedelleri 20 milyar doların üzerine çıktı. Adeta para basıyoruz. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika artık bizim açık silah pazarımız haline geldi" değerlendirmesinde bulundu.




