CHP'de "Kurultay olmazsa seçime giremeyiz" iddiası! Muhalefetten taktik stratejisi: Kesin hüküm yok

CHP'de "Kurultay olmazsa seçime giremeyiz" iddiası! Muhalefetten taktik stratejisi: Kesin hüküm yok

Mutlak butlan kararının ardından CHP'de kriz her geçen gün derinleşirken, Özgür Özel cephesinden "kurultaya gidilmezse partinin 2028 seçimlerine giremeyeceği" iddiası siyaset kulislerinde yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Peki CHP'nin seçime girememesi olasılığı mevcut mu? A Haber'de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Milletvekili - Siyaset Bilimci Dr. Nazım Maviş, Siyasi Partiler Kanunu'nun tüzüğünde CHP'nin seçime katılmamasına dair net bir hükmün olmadığına dikkat çekerek bu çıkışın kurultaya gitmek için yapılan zorlama argüman olduğunu belirtti.

CHP'li Zeynel Emre, mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla CHP'nin, 3 yıl boyunca kurultay yapmamış sayılacağını ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre 6 yıl boyunca kurultay yapılmadığında bu sürenin dolması halinde seçimlere giremeyeceklerini ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, mutlak butlan kararının ardından partisinin 6 yıl boyunca kurultay yapılmamış sayılacağını ve bu sebeple Siyasi Partiler Kanunu'na göre CHP'nin 2028 seçimlerine giremeyeceğini iddia etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, mutlak butlan kararının ardından partisinin 6 yıl boyunca kurultay yapılmamış sayılacağını ve bu sebeple Siyasi Partiler Kanunu'na göre CHP'nin 2028 seçimlerine giremeyeceğini iddia etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"KURULTAY OLMAZSA SEÇİME GİREMEYİZ" İDDİASI

Özgür Özel'e yakınlığı ile bilinen CHP'li İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 38. Olağan Kurultay'ın iptal edilmesinin ardından CHP'nin seçimlere katılımına ilişkin dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Emre, Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan kurultay süresine işaret ederek, partinin mutlak butlan kararı nedeniyle son 6 yıldır kurultay yapmamış sayılacağını ve bu sürenin temmuz ayında dolacağını öne sürdü. Bu nedenle Emre, CHP'nin 2028 seçimlerine katılamayabileceğini iddia etti.

CHP'de yaşanan koltuk savaşları krizi sürerken, muhalefetin "kurultay olmazsa seçime giremeyiz" iddiasında gerçeklik payı var mı? A Haber'de Melih Altınok ile Sebep sonuç programına konuk olan AK Parti Milletvekili - Siyaset Bilimci Dr. Nazım Maviş, Gazeteci Bülent Erandaç ve Gazeteci Gaffar Yakınca konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti Milletvekili - Siyaset Bilimci Dr. Nazım Maviş, Siyasi Partiler Kanunu'nun tüzüğüne baktığını ve kanunda CHP'nin seçime katılmamasına dair kesin bir hükmün bulunmadığını belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü) AK Parti Milletvekili - Siyaset Bilimci Dr. Nazım Maviş, Siyasi Partiler Kanunu'nun tüzüğüne baktığını ve kanunda CHP'nin seçime katılmamasına dair kesin bir hükmün bulunmadığını belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü)


ZEYNEL EMRE'NİN "ZORLAMA" ARGÜMANI VE HUKUKİ GERÇEKLER

CHP'li Zeynel Emre'nin kurultay süreciyle ilgili yaptığı açıklamaların altının boş olduğunu belirten Dr. Nazım Maviş, "Siyasi Partiler Kanunu'na baktım; genel kurul süresi net. 2 yılı geçtikten sonra yapması lazım, 3 yılı da aşmaması lazım diyor. Ancak yapılmadığı takdirde partinin seçime katılmamasına dair açık ve net bir hüküm kanunda yok. Sadece iki genel kurulu üst üste yapmamış olan partinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından münfesih hale geldiğine dair bir tespit olursa diye bir hüküm var" sözleriyle meselenin hukuki boyutunu ortaya koydu.

Maviş, Zeynel Emre'nin bu çıkışının aslında Özgür Özel'e destek olmak ve genel kurulu bir an evvel yaptırmak için kullanılan "zorlama bir argüman" olduğunu ifade etti.

MAHKEME KARARI VE "MÜCBİR SEBEP" GERÇEĞİ

CHP'nin içinde bulunduğu durumu "marjinal bir sonuç" olarak nitelendiren Nazım Maviş, "Bülent Bey'in söylediği gibi, mahkeme kararıyla iptal edilmiş bir kongre var. Dolayısıyla burada mücbir bir durum söz konusu. Parti delegeleri veya genel kurulu kendi iradesiyle kongre yapmaktan imtina etmiş değil. Yapılmış bir kongreyi mahkeme yok hükmünde saymış ve 2020 yılındaki kongreye geri dönülmüş. Buradan hareketle seçime girmemesi gibi bir hükme varılması ihtimaline inanmıyorum" diyerek, CHP içindeki panik havasının yersiz olduğunu ancak bir taktik savaşı yürütüldüğünü kaydetti.

Gazeteci Gaffar Yakınca, CHP'de Özel cephesinin yaptığının taktiksel bir manevra olduğunu ifade ederek süreçte karmaşa yaratılması için kurulan bir strateji olduğunu savundu. (A Haber - Ekran Görüntüsü) Gazeteci Gaffar Yakınca, CHP'de Özel cephesinin yaptığının taktiksel bir manevra olduğunu ifade ederek süreçte karmaşa yaratılması için kurulan bir strateji olduğunu savundu. (A Haber - Ekran Görüntüsü)


"TAKTİK SAVAŞI YAPMAK İSTİYORLAR"

Gazeteci Gaffar Yakınca, CHP'nin yaptığı sürecin bir taktikten ibaret olduğunu vurgulayarak "Burada bir taktik savaşı yapmak istiyorlar ama taktik belli değil. Sadece bir şeyler söyleyelim ve konu karmaşıklaşsın şeklinde bir durum var." ifadelerini kullanarak muhalefet içindeki çaresizliğe dikkat çekti.

Gazeteci Bülent Erandaç ise CHP'de yaşananların ʺVuruşarak çekilmeʺ olarak yorumladı. (A Haber - Ekran Görüntüsü) Gazeteci Bülent Erandaç ise CHP'de yaşananların ʺVuruşarak çekilmeʺ olarak yorumladı. (A Haber - Ekran Görüntüsü)


KİRLİ STRATEJİ: "VURUŞARAK ÇEKİLME"

CHP içindeki adaylık ve koltuk savaşının çok daha derin odaklarla bağlantılı olduğunu iddia eden Gazeteci Bülent Erandaç, "Çok güzel bir kelime var: 'Vuruşarak çekilme'. Neyi vuruşuyorsun? İmralı'da, Silivri'de, Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in buluşmasında o strateji uygulanıyor şu an. Vuruşarak çekilmek, düşmana karşı ateş edilerek yapılır, kendi ayağına sıkarak değil. Ben burada bir ciddiyetsizlik görüyorum. Muhalefet iktidara karşı yapılır, bunlar muhalefeti kendine karşı yapıyor" sözleriyle CHP'deki iç savaşa dikkat çekti.

"CHP PUSULASIZ BİR GEMİ"

Ana muhalefetin vizyon ve perspektifini kaybettiğini belirten Nazım Maviş, "Özgür Özel'in resmen genel başkan olduğu dönemde de aynı fotoğraf vardı ancak mutlak butlan kararından sonra durum daha da yoğunlaştı. Pusulasız bir gemi gibiler; rastgele, plansız, programsız, stratejisiz ve taktisiz hareket ediyorlar. Akıllarına o an ne eserse onu yapan bir gürûh havası var. Sadece bir vicdan tutulması değil, akıl tutulması da üzerine gelmiş. Kendi kadrolarını yönetme kapasitelerini ve potansiyellerini büyük oranda kaybetmiş bir görüntüleri var" diyerek değerlendirmede bulundu.

A Haber'e konuk olan Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, CHP'nin söz konusu "kurultay olmazda seçime giremeyiz" iddialarına ilişkin hukuki boyutunu ele alarak değerlendirmelerde bulundu.

CHP içerisindeki liderlik tartışmalarının teşkilat yapısına etkilerini değerlendiren Kadriye Güçlü Sakarya, "Genel başkan parti olarak mecliste sadece vekil pozisyonunda kalıyor. Başkanın gölgesi, başkan sözcüsü ve vitrindeki kişi grup başkanıdır" diyerek partideki temsiliyet krizine dikkat çekti. Siyasi Partiler Kanunu'nun 14. maddesindeki keskin sınırları hatırlatan Sakarya, "Büyük kongre, parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre 2 yıldan az, 3 yıldan fazla olamaz. Olağanüstü toplantılar ise genel başkanın, merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum görmesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin istemi üzerine gerçekleşir" ifadelerini kullandı.

CHP KURULTAY OLMAZSA SEÇİME GİREMEZ Mİ?

CHP'de Zeynel Emre'nin fitilini ateşlediği kurultay tartışmasının arka planını deşifre eden Kadriye Güçlü Sakarya, "Tartışma konularından birini Zeynel Emre açtı. Süre geçiyor, seçime giremeyiz dedi. Çünkü 3 yıl doldu. Kemal Kılıçdaroğlu 2020 yılındaki kurultayda göreve gelmişti, 2023 yılında görevini devretti ama şimdi yeniden başladı. Yani bir taraftan 6 yıllık süre dolmuş oluyor" sözleriyle partinin içinde bulunduğu zaman baskısını aktardı.

PARTİ KAPATMA TEHLİKESİ MEVCUT MU?

Siyasi Partiler Kanunu'nun 14. maddesine yapılan atıflarI belirten Kadriye Güçlü Sakarya, "6 yıl süre boyunca herhangi bir şekilde bir kurultay gerçekleşmezse, o parti direkt kapanır deniliyor. Parti kendi iskeletini gerçekleştiremediği için dağılacağından bahsediliyor. Özgür Özel tarafındaki hukukçular ve vekiller de diyorlar ki; 2020 yılında göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu ile şu an 2026 yılındayız ve 6 yıllık süre dolduğu için dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız, o zaman da seçime giremeyecek hale geliriz. Dedikleri argümanları bu" şeklinde konuştu.

MAHKEME KARARIYLA SIFIRLANAN SÜRE: CHP'NİN KURTULUŞ REÇETESİ Mİ?

Hukuktaki yorum farklarının partiyi nasıl bir belirsizliğe sürüklediğini anlatan Sakarya, "Hukukta her zaman davalı, davacı ve müdafi gibi kavramlar, yani hukuki açıklar vardır. Mesela kanun 3 yıl demişken niye 6 yıl deniliyor? Aradaki 4. ve 5. yıl neden söylenmiyor? Burada bir yorum farkı söz konusu. Tüzüğün 47. maddesi de kurultayın 2 yılda bir toplanacağını ve en fazla 1 yıl ertelenebileceğini söylüyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukukçuları ise mahkemenin 3 yıllık süreyi iptal ettiğini, dolayısıyla o 2 yıl 8-9 aylık sürenin hiç yaşanmamış kabul edileceğini savunuyor. Yani 6 yılı tamamlamak değil, kalan süreyi eklemek gibi bir durumdan bahsediyorlar" dedi.

ASIL KIRILMA NOKTASI: 1/5 İMZA VE OLAĞANÜSTÜ KURULTAY TEHDİDİ

CHP'deki koltuk savaşının asıl düğüm noktasını açıklayan Kadriye Güçlü Sakarya, "Eğer mahkeme kararı bir sene sonra çıksaydı, o zaman 7 yıl dolmuş olacaktı ve CHP otomatikman dağılacak mıydı? Bu mümkün değil. Bana sorarsanız buradaki asıl mesele 3 yıllar, 6 yıllar veya mahkeme kararlarından ziyade delegelerin gücüdür. Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay yapma zorunluluğu, delegelerin beşte bir imzasının toplanması ihtimalinden sonra doğacaktır" diyerek partideki gerçek hesaplaşmanın delegeler üzerinden yürüyeceğini sözleriyle aktardı. Sakarya, kurultay takviminin 30 gün önceden genel başkanca duyurulması gerektiğini hatırlatarak, belirsizliğin sürdüğünü ifade etti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin