Trump’ın “korsan” çıkışına A Haber’de çarpıcı analiz: Geldim gördüm çöktüm stratejisi
Küresel ticaretin can damarları olan Hürmüz ve Babülmendep Boğazları, tarihin en büyük jeopolitik krizlerinden birinin merkezine yerleşti. İran’ın 12 maddelik planı ve Trump’ın “boğazda korsan gibiyiz” çıkışı, denizlerdeki güç mücadelesini tırmandırırken; A Haber’de konuşan uzmanlar, Tahran’ın “savaş tazminatı” hamlesi ile Washington’un sert mesajlarının küresel ekonomiyi uçurumun eşiğine sürükleyebileceğini vurguladı.
Küresel ticaretin kalbi Hürmüz ve Babülmendep'te gerilim tırmanırken, İran'ın 12 maddelik planı ve ABD'nin sert çıkışları bölgeyi yeni bir kriz hattına sürüklüyor. A Haber'de değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Cüneyt Küsmez ve Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, sahadaki gelişmelerin denizlerde "kuralsızlık" dönemini başlattığına dikkat çekti. Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ise ABD'nin mesajının küresel ölçekte bir güç gösterisine dönüştüğünü vurguladı.
HÜRMÜZ'DE İRAN KİLİDİ: 12 MADDELİK ŞOK PLAN
Orta Doğu'da sular durulmazken, İran parlamentosundan bölgedeki dengeleri kökten sarsacak bir hamle geldi. İran Parlamento Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz Boğazı'nın yönetimini tamamen İran kontrolüne alacak 12 maddelik bir yasa planı üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
Bu plana göre İsrail gemilerinin boğazdan geçişi tamamen yasaklanacak, "düşman ülkeler" kategorisindeki ABD gemilerinden ise geçiş izni karşılığında nakit "savaş tazminatı" talep edilecek. Bu durum, Donald Trump'ın geçmişte "korsanlık" ya da "Trump Boğazı" olarak nitelendirdiği bölgede Amerikan gemilerinin ödeme yapmak zorunda kalacağı yeni ve tartışmalı bir dönemin kapısını aralıyor.
Hürmüz'de İran kilidi: 12 maddelik yasayla boğazlardan geçiş ücreti hamlesi (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"5 MİLYON DOLARLIK HARAÇ: BU BİR DENİZ KORSANLIĞIDIR"
Bölgedeki gelişmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, Körfez'deki kilit sisteminin iki aşamalı hale geldiğini belirterek, "Aslında şöyle bakmak lazım. Amerika orada sözde ablukayı kurduğu zaman kilit ikiye çıktı. İçerideki kilit İran'ın, dışarıdaki ise Amerika'nın elinde. Bugün Amerika Körfez'in girişindeki gemilere el koyuyor; ancak bunun daha küçük ölçekli bir versiyonunu İran da yapıyor. Hatta dün itibarıyla her gemiden 5 milyon dolar alacağını söyledi. Bu korsanlık değil mi? Sadece gemiye el koymak değil, ondan para almak yani haraç kesmek de bir tür korsanlıktır" ifadelerini kullandı.
Körfez'de kuralsızlığın hakim olduğunu vurgulayan Küsmez, "Burada artık bir kural yok. Yeni bir geçiş rejimine ihtiyaç var. Bu sağlanana kadar İran, istediğim gemiye el koyarım, istediğimi geçiririm diyor. Nitekim Hindistan, Çin ve Japonya gemileri serbest bırakıldı. Ancak ortada tam anlamıyla bir kargaşa var. Birleşmiş Milletler'in etkisi hissedilmiyor, uluslararası deniz sözleşmeleri işlemiyor. Konu artık uranyumdan çok Hürmüz'ün yeni rejimine doğru kayıyor" sözleriyle krizin derinliğine dikkat çekti.
Cüneyt Küsmez: ABD'nin yaptığı ne kadar korsanlıksa İran'ın boğazlardan geçiş ücreti istemesi de o kadar korsanlıktır (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
BABÜLMENDEP'TE FİİLİ KAPANIŞ: HUSİLER TATBİKATI TAMAMLADI
Krizin bir diğer sıcak noktası ise Babülmendep Boğazı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Ali Heziryan, Husilerin boğazı kapatmaya yönelik tüm askeri hazırlıklarını ve tatbikatlarını tamamladığını açıkladı.
Heziryan'a göre, ticaret gemileri ya rotalarını Ümit Burnu'na çevirerek yaklaşık 30 milyon dolarlık ek maliyeti göze alacak ya da güvenli geçiş için 5 milyon dolar ödeme yapacak. Bu tablo, küresel ticaretin ciddi bir "maliyet baskısı" ve "haraç düzeni" ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
DÜNYA TARİHİNDE BİR İLK: ÖRGÜT ELİYLE BOĞAZ KAPATMA
Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, Babülmendep'te yaşananların modern tarihte bir ilk olduğuna dikkat çekerek, "Aynı kontrol rejimi Babülmendep'te de değişiyor. Ancak burada farklı olan, modern tarihte ilk kez bir ülkedeki silahlı bir yapılanmanın, yani Husilerin, uluslararası suları kapatması ve tek taraflı geçiş ücreti talep etmesidir. Husiler bir devlet değil; bu durum deniz hukukunun tamamen devre dışı kalması anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Tehlikenin yalnızca ticaretle sınırlı olmadığını belirten Sohtaoğlu, "Bu boğazların altından finansal veri ve internet kabloları geçiyor. Babülmendep'te Afrika ve Avrupa'yı bağlayan kritik hatlar bulunuyor. Rotanın uzaması demek, küresel mal fiyatlarının artması ve risk primlerinin yükselmesi demektir. İran, ABD ablukasına karşı el yükseltiyor; ancak bu durum bölge ülkelerini de ciddi şekilde zorluyor. Bu tablo, 2026'nın modern deniz korsanlığına dönüşebilir" uyarısında bulundu.





