Hürmüz’de kirli oyun deşifre oldu: ABD’den “Roma İmparatorluğu” taktiği!
Akademisyen ve Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, A Haber’de Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilimi değerlendirerek, sürecin yalnızca enerji eksenli bir kriz değil, küresel güç dengelerini etkileyen bir egemenlik mücadelesine dönüştüğünü ifade etti. Orallı, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun “Müsamaha göstermeyeceğiz” çıkışıyla başlayan sürecin, Washington’ın İran’ın boğazı kapatma ihtimalini de hesaba katan stratejik bir planlamaya işaret ettiğini savundu. Tarihsel bir benzetme yapan Orallı, Roma İmparatoru Hadrian dönemindeki güvenlik ve sınır politikalarına atıfla, benzer bir sert güç yaklaşımının günümüz uluslararası ilişkilerinde yeniden yorumlandığını dile getirdi.
Orta Doğu'da tansiyon giderek yükseliyor! Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, yalnızca bir enerji krizi değil, küresel dengeleri etkileyen kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "Müsamaha göstermeyeceğiz" açıklamasıyla dikkat çeken gelişmeler sonrası, A Haber'de konuşan Akademisyen ve Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve Akademisyen ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Burak Küntay sürecin arka planını değerlendirdi.
MARCO RUBIO'DAN NET MESAJ
Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güvenliği tartışmaları Washington-Tahran hattında gerilimi artırdı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın boğaz üzerindeki kontrol iddialarına karşı sert bir tutum sergileyerek, "Hürmüz Boğazı'nı açmaktan kasıtları, 'Evet, İran ile koordine olduğunuz, bizden izin aldığınız sürece boğazlar açık, yoksa sizi havaya uçururuz ve bize ödeme yaparsınız' demekse bu, boğazları açmak değildir. Bunlar uluslararası su yollarıdır. İranlıların uluslararası bir su yolunu kimlerin kullanacağına ve bunu kullanmak için onlara ne kadar ödemeniz gerektiğine karar verdiği bir sistemi normalleştiremezler, biz de buna müsamaha gösteremeyiz" ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan İran'a ilişkin Hürmüz açıklaması (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
ULUSLARARASI HUKUK VE "ABLUKA" TARTIŞMASI ATEŞ HATTINDA
Akademisyen ve Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Hürmüz Boğazı merkezli tartışmaları uluslararası hukuk perspektifinden değerlendirerek, ablukanın hukuki çerçevesine dikkat çekti. Orallı, "Ablukanın uluslararası hukukta tek bir tanımı var: BM Antlaşması 42. Madde. O da Güvenlik Konseyi'nin yetkisi dahilindedir. Eğer bir devlet barışı bozarsa Güvenlik Konseyi devreye girer, arabuluculuktan askeri tedbirlere kadar geniş yetkiler kullanabilir" ifadelerini kullandı.
Akademisyen ve Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Uluslararası hukuk ve abluka tartışmalarına değindi (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
MONİST TEORİ VE "TEK HUKUK" YORUMU
Orallı, uluslararası hukuk ile iç hukuk arasındaki ilişkiye de değinerek monist teori üzerinden değerlendirmede bulundu. "Monist teoride iç hukuk ve uluslararası hukuk tek bir sistemdir. Uluslararası hukuk evrensel düzeni kurar, iç hukuklar da buradan beslenir" diyen Orallı, ABD'nin yaklaşımına dikkat çekti.
Orallı, "Amerika diyor ki: 'Madem tek hukuk var, o zaman bu hukuku ben belirlerim.' Trump da daha önce 'Uluslararası hukuk yok, benim ahlakım ve aklım var' demişti" ifadelerini kullandı.
ROMA İMPARATORLUĞU BENZETMESİ VE HADRIAN ATIFI
Tartışmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Roma İmparatorluğu üzerinden yapılan tarihsel benzetme oldu. Orallı, "Roma İmparatoru Hadrian'ın 'Aklım ve ahlakım hukuktur' yaklaşımıyla günümüz ABD politikaları arasında benzerlik kuruluyor" diyerek şunları söyledi:
"Hadrian'a yapılan atıf aslında modern güç politikalarının tarihsel bir izdüşümüdür. Bugün de benzer şekilde normların üzerinde bir güç tanımı ortaya konuluyor."
Orallı, bu yaklaşımın eleştirildiğini ancak bazı çevrelerce "gerçekçi bir güç okuması" olarak değerlendirildiğini belirtti.






