İran'ın yeni barış planına Trump'tan veto: Yeterince bedel ödemediler

İran'ın yeni barış planına Trump'tan veto: Yeterince bedel ödemediler

Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan savaşta ateşkes sürmesine rağmen, taraflar arasındaki siyasi ve diplomatik restleşmeler hız kesmeden devam ediyor. Trump’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki ABD uygulamalarına ilişkin “Bir bakıma korsan gibiyiz” çıkışının ardından “savaş yeniden başlayabilir” sözleri dikkat çekti. Öte yandan İran’ın yeni barış planını Pakistan üzerinden devreye soktuğu bildirildi. Mektubu okuyacağını belirten Trump'tan ilk açıklama geldi. ABD Başkanı Tahran'ın yüzüne kapıyı kapatarak "Yeterince bedel ödemediler, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum" açıklamasında bulundu.

ABD ve İsrail'in Orta Doğu'da tırmandırdığı savaşta tansiyon her geçen gün artıyor.

Orta Doğu'da yaşanan gerilimin özeti şöyle;

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a karşı ortak bir operasyon başlattı; Tahran ise buna İsrail'e ve ABD varlıklarının bulunduğu diğer bölge ülkelerine yönelik saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail bombardımanı, Washington ve Tahran'ın Pakistan'ın arabuluculuğunda 8 Nisan'da iki haftalık bir ateşkes ilan etmesinden önce 3.300'den fazla kişinin ölümüne yol açtı.

Başlangıçta 22 Nisan'da sona ermesi planlanan ateşkes, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 21 Nisan'da, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve askeri lider Asım Munir'in talebi üzerine süresiz olarak uzatıldı. ABD, İran ekonomisinin can damarı Hürmüz Boğazı'nı abluka altına aldı.
Washington'un Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için uluslararası bir koalisyon kurma arayışında olduğu öne sürülürken, İran'dan peş peşe kritik açıklamalar geldi. Tahran, Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasına yönelik hazırlıkların tamamlandığını duyurdu.

ABD ile İran arasındaki gerilim, Beyaz Saray'da gerçekleştirilen üst düzey bir toplantıyla kritik bir eşiğe geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Brad Cooper, Başkan Donald Trump'a Kriz Odası'nda kapsamlı bir brifing sunarak olası bir operasyonun yol haritasını çizdi.

BU CANLI YAYIN SONA ERDİ YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN.

İŞTE 1-3 MAYIS 2026'DA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

İRAN'IN BARIŞ PLANINA TRUMP'TAN YANIT: YETERİNCE BEDEL ÖDEMEDİLER

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni teklifini yakında inceleyeceğini belirterek, "Ancak son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemedikleri göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum" açıklamasında bulundu.   
  
ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformundan İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik son teklifi hakkında açıklama yaptı. İran’ın teklifini yakında inceleyeceğini belirten Trump, "Ancak son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemedikleri göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum" ifadelerini kullandı. 

İRAN'DAN YENİ BARIŞ PLANI: TRUMP: İNCELEYECEĞİM

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'ye gönderdiği yeni barış planını yakında inceleyeceğini ancak planın "kabul edilebilir olacağını" düşünmediğini belirtti.

Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.

"İran'ın bize yeni gönderdiği planı yakında inceleyeceğim." diyen Trump, ancak İran'ın son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini öne sürdü.

Trump, paylaşımında, "(Bunlar) göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum." ifadesini kullandı.

İran resmi haber ajansı IRNA, İran'ın, ABD ile müzakerelerde aracılık yapan Pakistan yönetimine, ABD ile savaşı sona erdirebilecek bir anlaşma için yeni teklif sunduğunu belirtmişti.

IRNA'nın haberinde; "İran, ABD ile müzakerelerde arabulucu olan Pakistan'a, 30 Nisan Perşembe akşamı nihai müzakere taslağının metnini iletti." ifadelerine yer verilmişti.

TRUMP: İRAN'A SALDIRILAR TEKRAR BAŞLAYABİLİR

ABD Başkanı Donald Trump, "İran ile anlaşmanın temel husuları konusunda bilgilendirildim. Bana anlaşmanın tam metni verilecek. İran'a saldırılar yeniden başlayabilir. Hürmüz'de çok dostça bir ambargo uyguluyoruz." dedi. 

TRUMP'IN YASAL SÜRESİ DOLDU: KONGRE ONAYI OLMADAN ATILAN HER ADIM ANAYASAYA AYKIRI

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilimde yasal sınırlar zorlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kongre’den onay almadan sınır ötesi operasyon yürütme yetkisini düzenleyen 60 günlük yasal süre Cuma günü itibarıyla resmen doldu.

Washington koridorlarında anayasal kriz tartışmaları alevlenirken, Trump yönetiminin "ateşkes süreci süreyi dondurur" tezi, hukukçular ve Demokratlar tarafından sert bir dille reddedildi.

60 GÜNLÜK KRİTİK EŞİK AŞILDI

ABD iç siyasetinde ve askeri kanadında deprem etkisi yaratan gelişmeyi A Haber ekranlarında değerlendiren Anadolu Ajansı (AA) ABD Haberleri Müdürü Can Hasasu, "Şimdi aslında yasal birtakım artık sınırlara gelmiş durumda Amerika Birleşik Devletleri. Cuma günü itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri Başkanının Kongre’den yetki almadan savaş ilanı süresi, 60 günlük süresi dolmuş durumda. Bu süre içerisinde ABD Başkanları muhakkak Kongre’den onay almaları gerekiyor. Dolayısıyla da böyle bir başvuru olmadığı gibi bununla ilgili bir onay da yok henüz ortada." sözleriyle yasal tıkanıklığa dikkat çekti.

Hasasu, bu yetkinin aslında ani müdahaleler için verildiğini hatırlatarak, "Amerikan Başkanına Amerikan ordusuna böylesi bir operasyonda sürpriz etkisini öldürmemek için böylesine bir yetki verilmiş. Veya birtakım daha küçük çatışmalarda Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın ve hükümetinin kararıyla bazı çatışmalara girmesinin önünü açmak için böyle bir yasa var." ifadelerini kullandı.

TRUMP’IN ÖNÜNDEKİ İKİ YOL: YA ONAY YA ÇEKİLME

İran’a yönelik operasyonların başlamasının ardından Kongre’nin 48 saat içinde bilgilendirildiğini ancak o günden bu yana ne bir bütçe ne de bir savaş onayı çıktığını belirten Can Hasasu, "Bundan sonra ne yapabilir ABD Başkanı Donald Trump? İki seçeneği var: Ya Amerikan Kongresi’ne bir savaş yetki tasarısı sunacak ve Kongre’den savaşın devam etmesi için yetki isteyecek; ya da gene anayasa gereği 30 günlük bir süre içerisinde makul çekilme koşulları için bir 30 günü daha olacak." şeklinde konuştu. Hasasu, yasal sürenin dolmasının ardından atılacak her askeri adımın hukuki tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı.

İRAN: SAVAŞ HER AN BAŞLAYABİLİR

ABD-İran arasında devam eden ateşkes süreci, Hürmüz’deki krizle birlikte yeniden alevlenirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları bölgeyi adeta barut fıçısına çevirdi. Ateş hattında gerilim sürerken İran tarafından yapılan son açıklamada, “savaşın her an başlayabileceği” belirtilerek, ABD saldırılarına karşı hazırlıklı olunduğu vurgulandı.

 
 
 

İSRAİL ORDUSUNDAN KAÇAN PİLOTUN ŞOK İTİRAFLARI: "KOMUTANLAR SAVAŞ SUÇLUSUDUR"

İsrail’in bölgeyi ve küresel dengeleri etkileyen politikaları, tarihindeki tartışmalı başlıklarla birlikte yeniden gündeme geliyor. Anadolu Ajansı Orta Doğu Uzmanı Turgut Alp Boyraz, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmelerde, İsrail toplumunda “şahin” ve “daha şahin” olarak tanımlanan yaklaşımın güvenlik politikalarına yansımalarını ele aldı.

Boyraz, Netanyahu sonrası dönemde de devlet politikalarında köklü bir değişim beklenmediğini belirtirken, 1948-1954 yılları arasında yaşanan “Kayıp Yemenli Bebekler” olayıyla ilgili dikkat çekici bilgiler paylaştı

ŞAHİN VE DAHA ŞAHİN AYRIMI: İSRAİL'İN KANLI GENETİĞİ

İsrail siyasetinin kökenlerine dair sarsıcı tespitlerde bulunan Turgut Alp Boyraz, devletin kuruluş aşamasındaki sözde "sol" maskesini düşürerek, "Kesinlikle, İsrail toplumunun aşırı sağa kaymasından falan bahsediliyor ama İsrail kurulurken sol bir devlet olarak kuruldu. Kurucu babalar sol görüşlü insanlardı. Ama Nakba’yı, o büyük sürgünü yapanlar da, katliamları yapanlar da onlardı." sözleriyle İsrail’in kuruluşundaki karanlık tabloyu hatırlattı.

Boyraz, bölgedeki şahin-güvercin ayrımının bir yanılsama olduğunu belirterek, "Yani şunu açık bir şekilde söylemek lazım; biraz yakından bakanlar İsrail'e bilir ki, şahin-güvercin ayrımı çok fazla yok. Şahin-daha şahin ayrımı belki olabilir." ifadelerini kullandı.

NETANYAHU GİTSE DE ZİHNİYET AYNI: TOPLUM DAHA FAZLA KAN İSTİYOR

Netanyahu’nun gitmesinin çözüm olmayacağına dikkat çeken Boyraz, İsrail toplumunun savaşa olan kitlesel desteğini, "Netanyahu gitse bile İsrail'in bu politikalarının değişmesi çok öngörülmüyor. Burası kesin. Savaş karşıtı olarak sokağa çıkanların sayıları birkaç yüzü geçmiyor ama kitlesel olarak milyonlar savaşı da destekliyor." sözleriyle aktardı.

İran’a yönelik savaşta Yahudi toplumunun yüzde 100’e yakın desteği olduğunu belirten Boyraz, "İsrail toplumu daha fazla saldırı istiyor. Kim onlara daha fazla saldırı, daha fazla -tırnak içerisinde- kan vaat ederse onu destekliyorlar. Bu sosyolojik gerçekliği görmezden gelirsek yanılmış oluruz." şeklinde konuştu.

İSRAİL ORDUSUNDAN KAÇAN PİLOTUN ŞOK İTİRAFLARI: "KOMUTANLAR SAVAŞ SUÇLUSUDUR"

İsrail ordusundaki çözülmeyi ve içeriden gelen itirafları dile getiren Turgut Alp Boyraz, 2021 yılında görüştüğü eski Hava Yüzbaşı Yonatan Shapira’nın sözlerini aktararak, "İsrail Devleti, hükümeti Yahudi ırkçısı, üstünlükçüsü bir yapıdır ve sadece Filistinliler için değil bütün bölgeyi uçuruma sürükleyen bir yapıdır. İsrail ordusu terör örgütü, komutanları savaş suçlusudur." şeklindeki tarihi itirafları kamuoyuyla paylaştı. 

TARİHİN EN BÜYÜK BEBEK HIRSIZLIĞI: KAYIP YEMENLİ BEBEKLER SKANDALI

İsrail tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan "Kayıp Yemenli Bebekler" meselesine ışık tutan Turgut Alp Boyraz, 1948-1954 yılları arasında yaşanan dehşeti, "Sayıları 500 ile 5.000 arasında değiştiği tahmin edilen bebek kayboluyor. Muhtemelen bu bebekler alınarak zengin ailelere verildi ya da Almanya'daki Yahudi soykırımında yaralanıp çocuğu olmayacak olan Batılı Yahudilere verildi." sözleriyle aktardı. 

"MEZARLAR BOŞ ÇIKIYOR, ÇOCUKLAR ÇALINIYOR"

Sivil toplum örgütlerinin raporlarına dayanan sarsıcı tanıklıkları paylaşan Boyraz, "Mesela bir tanesi diyor ki, 'Ben büyümeye başladım, aynaya baktım hiç aileme benzemiyorum.' İzmir Yahudisi bir aileye verilmiş mesela İsrail vatandaşına geçen. Araştırıyor daha sonra, babasının annesinin aslen Yemenli olduğunu söylüyor." şeklindeki ifadelerle sistemli bebek hırsızlığının boyutlarını aktardı.

ABD VE İRAN ARASINDA HÜRMÜZ DÜELLOSU: TAHRAN’DAN TRUMP’A SERT MESAJ!

Dünyanın gözü kulağı bir kez daha ateş hattına, Orta Doğu’nun barut fıçısı Hürmüz Boğazı’na çevrildi. ABD’nin ağır ablukası altında nefes almaya çalışan İran, "Hürmüz Boğazı" kartını en sert şekilde masaya sürerken, bölgede sıcak temas ve dehşet senaryoları her geçen dakika daha da somutlaşıyor. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Tahran’ın nabzını tutarak, Washington ile Tahran arasındaki bu tarihi restleşmenin tüm perde arkasını ve bölgeyi bekleyen olası çatışma risklerini en ince ayrıntısına kadar aktardı.

 
HÜRMÜZ’DE TAHRAN’IN İZNİ OLMADAN KUŞ UÇMAYACAK
Bölgedeki tansiyonu değerlendiren A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Bu fotoğrafla Hürmüz Boğazı'nın durumunun eskisi gibi olmayacağı mesajı veriliyor. İranlı yetkililer, savaş sonrası bu stratejik bölgenin ancak İran'ın izniyle açılabileceğini, Donald Trump'ın isteğiyle bunun mümkün olmayacağını duyuruyor" ifadelerini kullandı. Tahran’ın bu hamlesinin psikolojik bir harbin ötesine geçtiğini vurgulayan Karabağ, "İran Meclis Başkanvekili Nikzad ve milletvekili Ali Hizriyan gibi isimlerin açıklamaları medya yansısa da, bu konudaki asıl karar verici mekanizma milletvekilleri değildir. Hürmüz Boğazı ile ilgili hayati kararlar ilk önce Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nde, yani Şura-yı Ali-i Emniyet-i Milli’de tartışılır ve hükümet yetkilileriyle olgunlaştırıldıktan sonra meclis gündemine gelir" sözleriyle İran devlet aklının işleyişine dikkat çekti.
 


GEÇİŞ ÜCRETLERİNDE "KRİPTO" VE "TÜMEN" TARTIŞMASI
Boğazdan geçişlerle ilgili basına yansıyan farklı iddiaları da netleştiren Ekber Karabağ, "An itibarıyla bölgeden geçişlerin İran parası olan Tümen üzerinden, kripto paralarla veya farklı döviz kurlarıyla yapılacağına dair pek çok haber görüyoruz. Kimi milletvekili 1 lira, kimisi 5 lira alınacağını söylüyor ancak bunların hepsi şimdilik resmi görüş değil, kişisel değerlendirmelerdir" şeklinde konuştu. Karabağ, resmi makamların esas tavrını ise, "İran, eğer kendisine yönelik abluka sürerse Hürmüz kartını sonuna kadar kullanacağını, hatta canı sıkılırsa Bab-ül Mendep Boğazı’nı da Husiler üzerinden kapatabileceğini ima ediyor" sözleriyle aktardı.

 


DİPLOMASİDE NÜKLEER ÇIKMAZ: TRUMP TEKLİFİ REDDETTİ
Tahran’ın diplomatik bir çıkış yolu aradığını belirten Ekber Karabağ, "İran, Pakistan üzerinden ABD’ye yeni bir teklif paketi sundu. Bu teklifte 'gelin Hürmüz durumunu görüşelim' deniliyor. Ancak Donald Trump yönetimi 'önce nükleer meseleyi ya da her şeyi aynı anda konuşalım' diyerek bu teklifi reddetti. İran ise önce savaşın durdurulmasını ve Hürmüz meselesinin çözülmesini, nükleer konunun ise en son aşamada görüşülmesini istiyor" diyerek diplomatik tıkanıklığın altını çizdi.


EKONOMİDE DEHŞET SİNYALLERİ: TÜMEN TARİHİ DİPTE!
Sıcak bölgedeki ekonomik yıkımı anlatan Karabağ, "Bugün İran’da dolar kuru 184 bin Tümen’e ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Sadece bir hafta önce 150 bin Tümen olan kurdaki bu devasa sıçramanın en büyük sebebi ABD’nin deniz ablukasıdır" şeklinde konuştu. Profesör Hüseyin’in, "İran petrolü depolamakta zorlanıyor, eğer büyük tankerlerin kapasitesi dolarsa kuyular teker teker kapanmak zorunda kalacak ve bu İran ekonomisinin tamamen çökmesi demektir" uyarısı üzerine Karabağ, "İran artık eski gemilerini bile yüzer depo olarak kullanmaya başladı. Pakistan bir koridor açmış olsa da bu kapasite gemi sevkiyatının yerini tutamaz" dedi.


 

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA YENİ DÖNEM: 12 MADDELİK PLAN AÇIKLANDI

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, İran Meclisi'nde Hürmüz Boğazı'ndan yeni geçiş protokolü için çalışma yapıldığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek." dedi.

İran Devlet Televizyonu'na göre, Nikzad, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine yaptığı ziyaret sırasında Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.

Nikzad, "Hürmüz Boğazı yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek. İran'a düşmanca girişimde bulunan ülkelerin gemilerinin de savaş tazminatı ödemedikleri takdirde geçişine izin verilmeyecek. Diğer gemiler ise İran Meclisi tarafından oluşturulan yasa ve İran tarafından verilecek izin doğrultusunda geçiş yapabilecek." ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı'ndaki haklarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Nikzad, "Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, dayatılan üçüncü savaştan önceki gibi olmayacak. Hürmüz Boğazı'nın yeni yönetim biçimi, petrolün millileştirilmesi kadar önemlidir." diye konuştu.

Nikzad ile birlikte ziyarete eşlik eden İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise Hürmüz Boğazı'nı yönetmenin nükleer silah elde etmekten daha önemli olduğuna vurgu yaparak, "Hürmüz Boğazı geçişlerinden elde edilecek gelirin yüzde 30'u silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine, yüzde 70'i ise halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kalkınma hamlelerine ayrılacak." değerlendirmesinde bulundu.

İRAN: BİZ TEKLİFİMİZİ SUNDUK, TOP ARTIK ABD'NİN SAHASINDA

İran basınına göre, Garibabadi, başkent Tahran’da çeşitli ülkelerin büyükelçileri ve misyon şefleri ile bir araya geldi.

Garibabadi, burada yaptığı konuşmada, ülkesinin diplomasi veya savaş olmak üzere her iki durumda da milli çıkarlarını ve güvenliğini koruyacağını belirterek, “İran teklifini arabulucu olarak Pakistan’a sunmuştur. Şu an top, çatışmayı sürdürmeyi mi yoksa diplomasi yolunu mu seçecek olan ABD’nin sahasında.” ifadelerini kullandı​​​​​​​

İran’ın ABD’ye karşı güven duymadığını vurgulayan Garibabadi, ülkesinin diplomasi yolunda dürüstlüğünü koruyacağını söyledi.

 

TRUMP'TAN ABLUKASI AÇIKLAMASI: KORSAN GİBİYİZ

ABD Başkanı Donald Trump,  Florida'nın Palm Beach şehrinde dün akşam düzenlenen bir etkinlikte konuştu.

ABD'nin İran'a karşı uyguladığı deniz ablukasına değinen Trump, "Okyanusun üzerinde büyük hoparlörlerle (İran gemilerine) 'silahı doğrulttuk, geminizi döndürün' diyoruz. Onlar da 'evet, evet, İran'a geri dönüyoruz' diyorlar." ifadesini kullandı.

Trump, ABD Donanması'nın 19 Nisan'da İran'a ait Touska adlı kargo gemisine el koyma olayına ilişkin, "Gemiyi ele geçirdik. Kargoyu ele geçirdik. Petrolü ele geçirdik. Çok karlı bir iş. Bunu yapacağımızı kim düşünürdü ki biz korsanlar gibiyiz. Bir bakıma korsan gibiyiz ama oyun oynamıyoruz." diye konuştu.

İran'ın Orta Doğu'da 47 yıldır herkesi ezdiğini ve zorbalık yaptığını savunan Trump, "Şimdi radarları, liderleri kalmadı. Kiminle muhatap olacağımızı bilemiyoruz. Hiç kimsenin lider olmak istemediği tek ülke." ifadesini kullandı.

Öte yandan, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) sosyal medya hesabından bugün yapılan paylaşımda, son 20 günde ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasında 48 geminin rotasının değiştirildiği belirtildi.

ABD'NİN DENİZ ABLUKASI

İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat'taki ABD/İsrail saldırılarının ardından 2 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmişti.

Bu açıklamanın hemen ardından CENTCOM, 13 Nisan'da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını ifade etmişti.

BÖLGEDE KRİTİK EŞİK! SAVAŞ ÇANLARI YENİDEN ÇALIYOR

Orta Doğu’da sular durulmuyor. İran’ın Pakistan aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne ilettiği son barış teklifi, ABD Başkanı Donald Trump tarafından sert bir şekilde reddedildi. Diplomatik kanalların tıkanmasıyla birlikte bölgede tansiyon yeniden zirveye tırmanırken, İran ordusunun her an patlak verebilecek yeni bir savaşa karşı teyakkuza geçtiği bildirildi. 

TRUMP’TAN İRAN’IN TEKLİFİNE ŞOK RED

İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasi trafiği bir kez daha sonuçsuz kaldı. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Donald Trump, İran'ın son teklifini -ki Perşembe gecesi Pakistan üzerinden Amerika Birleşik Devletleri'ne iletilmişti- ona yanıtının olumsuz olduğunu bildirdi." sözleriyle son gelişmeleri aktardı.

Teklifin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmasa da Karabağ, "Gelen bazı haberlere göre özellikle İran'ın nükleer faaliyetlerine öncelik verilmediği dolayısıyla Donald Trump'ın bunu reddettiği ifade edilmektedir." ifadelerini kullandı.

İSLAMABAD SONRASI DİPLOMATİK ÇIKMAZ

İran ile İsrail-ABD hattında yaşanan savaşın ardından sağlanan ateşkes, beklenen barışı getirmedi. Pakistan'ın başkenti İslamabad’da yapılan ilk görüşmelerin ardından sürecin tıkandığını belirten Ekber Karabağ, "İran ikinci tur görüşmelere katılmadı ve buna da gerekçe olarak uygulanan ambargoyu gerekçe gösterdi." dedi.

Taraflar arasındaki diplomatik krizin derinleştiğine dikkat çeken Karabağ, "Ardından defalarca, iki kez en azından basına yansıyan bilgilere göre İran'ın teklifleri söz konusu, önerileri söz konusu oldu; ancak karşı taraf bunların hepsini reddetti." bilgisini paylaştı.

BÖLGEDE SAVAŞ HAZIRLIĞI: ORDULAR TEYAKKUZDA

Mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Karabağ, bölgedeki askeri hareketliliğin yeni bir çatışmanın habercisi olabileceğini belirtti. Karabağ, "İran'daki bazı yetkililer bu hareketliliği yeni bir savaşın hazırlığı olarak değerlendiriyor ve ülke silahlı kuvvetlerinin de bu kapsamda hazır olduğunu belirtiyor." şeklinde konuştu.

Kritik sürece dair en çarpıcı açıklama ise askeri kanattan geldi. Karabağ, Merkezi Hatemü'l-Enbiya Karargahı'nın üst düzey bir yetkilisinin, "Savaş olasılığı kapıda." şeklindeki uyarılarını kamuoyuna duyurdu.

GÜNDEM SAVAŞ: ERAKÇİ İLE GÜNEY KORELİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ

İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabına göre Erakçi ile Cho Hyun, telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, Tahran-Seul ikili ilişkileri, bölgesel konular ve ABD-İsrail savaşını sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler ele alındı.

Görüşmenin detaylarının daha sona açıklanacağı belirtildi.

 

İRAN'DAN ABD'YE KRİTİK TEKLİF: NÜKLEER DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLECEK Mİ?

İran, bölgedeki gerilimi düşürmek adına Pakistan aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne yeni bir teklif sundu. Savaşın durdurulması ve nükleer faaliyetlerin geleceğine ilişkin kritik başlıklar içeren teklif, Washington ve Tahran hattında diplomasi trafiğini hızlandırırken; ABD ve İsrail cephesi nükleer silahsızlanma konusundaki kararlılığını koruyor.

PAKİSTAN ARACILIĞIYLA YENİ DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Bölgedeki sıcak gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "İran resmi haber ajansı İRNA, Pakistan üzerinden ABD’ye yeni bir teklif iletildiğini duyurdu ancak teklifin içeriğine dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı." ifadelerini kullandı. Karabağ, İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin 48 saat içinde Pakistan’ı iki kez ziyaret ettiğini hatırlatarak, "Bu kritik ziyaretlerin ardından sunulan teklifte; savaşın kapsamlı bir şekilde durdurulması, Hürmüz Boğazı'nın durumunun netleştirilmesi ve nükleer meselenin müzakere edilmesi gibi maddeler yer alıyor." sözleriyle sürecin detaylarını aktardı.

ABD VE İSRAİL’DEN "NÜKLEER ŞART" MESAJI

Tahran'ın sunduğu teklifin önceki önerilerle benzerlik taşıdığını belirten Karabağ, "ABD basınında çıkan haberlere göre bu son teklif, daha önce reddedilen metinden pek farklı değil." şeklinde konuştu. Washington yönetiminin nükleer dosyayı öncelikli gördüğünü vurgulayan Karabağ, "Amerika Birleşik Devletleri'nin esas önceliği, İran’ın elindeki nükleer maddelerin yurt dışına çıkarılması ve nükleer faaliyetlerin tamamen durdurulmasını içeren bir anlaşmadır." dedi. İsrail kanadından gelen sert açıklamalara da değinen Karabağ, üst düzey bir İsrailli askeri yetkilinin, "Eğer İran’ın elindeki 400 kilogramın üzerindeki nükleer madde ülke dışına çıkarılamazsa, 40 gündür süren bu savaş İsrail tarafı için anlamsız bir yenilgi olarak kabul edilmelidir." ifadelerini kullandığını belirtti.

MÜZAKERE MASASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI SÜRÜYOR

Taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın öncelik sıralamasından kaynaklandığını ifade eden Ekber Karabağ, "İran Sözcüsü İsmail Bekayi tarafından da dile getirildiği üzere Tahran, öncelikle savaşın durdurulmasını ve barışın sağlanmasını istiyor." dedi. Karabağ, buna karşılık ABD’nin nükleer kısıtlamalar konusunda ısrarcı olduğunu belirterek, "ABD, İran’ın nükleer faaliyetlerini durduracak bir taahhüt almadan kapsamlı bir barış anlaşmasına sıcak bakmıyor, İran ise bu şartlara karşı çıkmaya devam ediyor." sözleriyle bölgedeki diplomatik çıkmazı özetledi.

İran'ın yeni barış planına Trump'tan veto: Yeterince bedel ödemediler - 1

İRAN'IN YENİ TEKLİFİNİN DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI

İran’ın savaşı sona erdirmek için sunduğu yeni teklif, bazı konularda esneme sinyalleri verse de Hürmüz Boğazı ve nükleer program başlıklarında Washington ile Tahran arasındaki mesafe kapanmış değil.

The Wall Street Journal’ın haberine göre, İran savaşın maliyetinin artmasıyla birlikte yeni bir diplomatik hamle yaptı. Tahran’ın, Pakistanlı arabulucular üzerinden ilettiği teklifin önceki planlara kıyasla daha esnek olduğu belirtildi.

Yeni teklifte, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile ABD’nin saldırıları durdurması ve limanlara uygulanan ablukayı kaldırmasının eş zamanlı olarak müzakere edilmesi önerildi.

NÜKLEER DOSYA KRİZİ: EN BÜYÜK ENGEL

Teklifte ayrıca İran’ın nükleer programının, ABD’nin yaptırımları hafifletmesi karşılığında ele alınması öngörüldü. Ancak bu başlıkta taraflar arasındaki ciddi görüş ayrılıkları sürdü.

Washington, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yaklaşık 20 yıl durdurmasını ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmesini talep etti. Tahran ise bu süreyi kabul etmedi ve nükleer program konusunda kapsamlı tavizlere yanaşmadı.

TRUMP: MEMNUN DEĞİLİM

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın teklifine ilişkin yaptığı açıklamada, “Bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak ben bundan memnun değilim. Ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray ise görüşmelere ilişkin detay vermekten kaçınırken, ABD’nin temel önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladı.

ABD: ABLUKANIN BAŞLAMASINDAN BU YANA 45 GEMİYİ ENGELLEDİK

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan TSİ 17.00'den bu yana bölgedeki İran limanlarına uygulanan ablukaya ilişkin güncel verileri paylaştı.

Açıklamada, "ABD güçleri uluslararası sularda devriye gezmeye ve İran'a karşı deniz ablukasını uygulamaya devam ediyor. Şu an itibariyle 45 ticari gemiye geri dönmeleri veya limana dönmeleri talimatı verildi" ifadeleri kullanıldı.

İSRAİL'DEN 9 KÖYE TAHLİYE UYARISI

İsrail Savunma Kuvvetleri sözcüsü Avichay Adraee, Hizbullah'ın hava saldırıları öncesinde Lübnan'ın güneyindeki 9 köy için tahliye uyarısı yayınladı.

Adraee'nin aktardığı tahliye uyarısında; Cibşit, Habbuş, Ebba, Ed-Duveyir, Haruf, Deyr ez-Zahrani, Kafrcoz, Adşit eş-Şakif, Kaakayet el-Cisr köyleri yer aldı. Uyarıda, bu köylerde yaşayanların, köylerinden en az bir kilometre uzaklaşmaları gerektiği belirtildi.

Adraee, "Hizbullah'ın faaliyetleri, size zarar verme niyeti olmamasına rağmen, İsrail Savunma Kuvvetlerini ona karşı harekete geçmeye zorluyor" dedi.

"İRAN'DAN ERKEN AYRILMAYACAĞIZ"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı başlattıkları savaşa ilişkin, "⁠Erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." dedi.

Trump, Florida eyaletinin Villages bölgesinde kendisine oy veren seçmenlere yönelik yaptığı konuşmasında, zaman zaman İran'la ilgili açıklamalara yer verdi.

Kendisine yönelik üçüncü suikast girişiminin ardından ilk defa kamuoyu önünde görünen Trump, "⁠(İran'dan) erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

Trump, "İranlılar bize yapmamız gereken türden bir anlaşmayla gelmiyorlar. Bu işi uygun bir şekilde halledeceğiz." ifadelerini kullandı.

İran'ı yönetenlerin "oldukça kötü insanlar" olduğunu ileri süren ABD Başkanı Trump, Tahran yönetiminin "iki haftalık süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüğünü" iddia etti.

Trump, İran'ın geçişleri kapaması nedeniyle "400'e yakın geminin" Hürmüz Boğazı'nda mahsur kaldığını vurguladı.

İran'ın donanması hakkında da konuşan Trump, bu ülkeye ait 159 geminin iki hafta içinde batırıldığını söyledi.

Trump, NATO'ya "trilyonlarca dolar harcadıklarının", buna rağmen Körfez'de verdikleri mücadelede ABD'nin NATO'dan hiçbir yardım alamadığının altını çizdi.

TRUMP: PETROL GEMİLERİ HÜRMÜZ YERİNE ABD'YE GELİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması nedeniyle daha fazla petrol satışı yaptığını ifade ederek, "Bu kadar petrolümüz olması şans çünkü şimdi çok petrol satıyoruz. Gemiler artık Hürmüz Boğazı yerine buraya geliyor. Yüzlerce gemi geliyor. Teksas’ta, Louisiana’da, Alaska’da yükleme yapıyorlar" dedi.  

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta atlattığı suikast girişiminin ardından Cuma günü ilk defa Beyaz Saray’ın dışına çıkarak Florida eyaletinde Cumhuriyetçi seçmenlere hitap etti.

Florida’da insanların emekli olduktan sonra yerleştikleri yerlerden The Villages ziyareti çerçevesindeki etkinlikte Trump, yaşlılara yönelik vergi indirimleri, mirastan alınan vergilerin kaldırılması, bahşiş ve fazla mesaiden alınan vergilerin kaldırılmasına ilişkin politikalarından bahsetti.

İran ile savaşa da değindiği konuşmasında Trump, "Biliyorsunuz, bir savaşın içindeyiz çünkü sanırım siz de kabul edersiniz ki, çıldırmış insanların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz" dedi.

Trump, "Buna izin veremeyiz. Bilmiyorum belki de aptalca, cesurca bir şey yaptım ama akıllıca bir şeydi, yine yapardım" ifadelerini kullandı.

İran savaşının ekonomiyi çok daha kötü etkilemesini ön gördüğünü fakat bunun böyle olmadığını savunan Trump, "Petrol fiyatlarının çok daha fazla artacağını düşündüm. Ama dedim ki, başka seçeneğimiz yok. Doğru olanı yapmak zorundayım. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz" dedi.

Petrol fiyatlarının savaş biter bitmez sert bir şekilde düşeceğini söyleyen Trump, "İran ağır darbe alıyor. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, hava savunma sistemleri yok, radarları yok, liderleri yok. Liderlerinin hepsi yok oldu. Çok üzücü. İyi insanlardı" dedi.

ABD’nin kazanmakta olduğunu savunan Trump, "159 gemilik bir donanmaları vardı. Bu oldukça iyi bir donanma. İlk hafta içinde 159 geminin 159’u da vuruldu ve şu anda denizin dibinde. Donanmaları yok oldu. Görüşmeler yapıyoruz ve bugün onlarla görüştüm. Açıkçası, liderlerinin kim olduğunu anlamak biraz zor. Yani liderleri yok. İlk kadro yok, ikinci kadro yok. Hamaney gitti. İki haftalık bir süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüler" dedi.

Trump, İran ile müzakerelere ilişkin olarak, "Henüz ihtiyaç duyduğumuz türden bir anlaşmayı ortaya koymuyorlar. Bunu doğru şekilde sonuçlandıracağız. Erken ayrılmayacağız ve üç yıl sonra aynı sorunun tekrar ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

"GEMİLER HÜRMÜZ BOĞAZI YERİNE BURAYA GELİYOR"

ABD’nin enerjide elde ettiği atılımdan da bahseden Trump, "Bu kadar petrolümüz olması şans çünkü şimdi çok petrol satıyoruz. Gemiler artık Hürmüz Boğazı yerine buraya geliyor. Yüzlerce gemi geliyor. Teksas’ta, Louisiana’da, Alaska’da yükleme yapıyorlar" dedi.

Trump, "Petrolümüz iki katına çıktı. Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretimini toplarsanız, biz onların ürettiklerinden iki kat fazla üretiyoruz. Bir düşünün" ifadelerini kullandı.

"NATO’DAN HİÇ YARDIM ALMADIK"

ABD ordusunu yeniden inşa ettiğini ve ordunun gücünü Venezuela’da kanıtladığını söyleyen Trump, "Şu anda da İran’da kanıtlıyoruz" dedi.

  Trump, "NATO’dan hiç yardım almadık. Sıfır. Biliyorsunuz, NATO’ya trilyonlar harcadık ama hiç yardım gelmedi. İhtiyacımız yoktu ama yine de gelmedi. NATO, bir kağıttan kaplan" ifadelerini kullandı.  

ABD'DEN ALMANYA KARARI

ABD, Almanya’daki 5 bin askerini çekme kararı aldı. 

Hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Trump ile Almanya Başbakanı Merz arasında İran savaşı nedeniyle anlaşmazlık çıkmıştı.

“SAVAŞ BİTTİĞİNDE PETROL FİYATLARI DÜŞECEK”

ABD Başkanı Donald Trump, Florida’da yaptığı açıklamada İran savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, “İran’ın 159 gemisi denizin dibinde. İran’ın asla nükleer olmasına müsaade edemeyiz” dedi.

Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, "Bilmiyorum belki de aptalca, cesurca bir şey yaptım ama akıllıca bir şeydi, yine yapardım" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Trump, savaşın sona ermesiyle birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini ifade etti.

İSRAİL'DEN İRAN'DA URANYUM ÇIKIŞI: ÇIKMAZSA YENİK SAYILIRIZ

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) yetkilisi, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının ülke dışına çıkarılması gerektiğini savunarak, "Eğer nükleer konudaki hedeflerimize ulaşamazsak İran’da yaptığımız her şey büyük bir başarısızlık sayılacak. Kötü niyetli İran rejimi yeniden nükleer programına odaklanabilir" dedi.   
  
ABD-İran arasındaki hassas ateşkes sürerken İsrailli bir yetkili, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin açıklamada bulundu. İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görevli adı açıklanmayan üst düzey yetkili, yerel basına yaptığı açıklamada İran’ın yaklaşık 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının ülke dışına çıkarılmaması durumunda yürütülen savaşın "büyük bir başarısızlık" olarak değerlendirilebileceğini söyledi. 
  
Yetkili, ABD-İran arasındaki müzakere sürecinde uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması ve Tahran yönetiminin zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik anlaşmaya varılmaması durumunda 40 gün süren çatışmalardaki çabalarının "boşa harcanmış olacağını" söyledi. 
  
İsrailli yetkili, "Eğer nükleer konudaki hedeflerimize ulaşamazsak İran’da yaptığımız her şey büyük bir başarısızlık sayılacak. Kötü niyetli İran rejimi yeniden nükleer programına odaklanabilir" dedi. 
  
İran’daki uranyumun diplomatik yollar aracılığıyla ülke sınırları dışına çıkarılması durumunda "üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş olacaklarını" savunan yetkili, bunun gerçekleşmemesi durumunda İran’a yeni saldırılar düzenlemeleri gerekebileceğini söyledi. 
  
Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun işgal ettiği Lübnan’da gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında, "İran ve Lübnan’daki mevcut askeri faaliyetlere ilişkin siyasi makamların bize tanımladığı her hedefe ulaşıldı, hatta bunun da ötesine geçildi" demişti. 

BEYAZ SARAY'DAN İRAN AÇIKLAMASI: DÜŞMANLIK SONA ERDİ

Beyaz Saray'dan ABD Kongresi'ne gönderilen mektupta, "28 Şubat 2026'da başlayan düşmanlıklar sona ermiştir. ABD'nin İran rejimine karşı yürüttüğü operasyonların başarısına ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik devam eden çabalara rağmen, İran'ın ABD ve silahlı kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit önemli ölçüde devam etmektedir" denildi.   
  
ABD'nin İsrail ile 28 Şubat tarihinde ortak olarak başlattığı İran'a yönelik saldırılar ve çeşitli askeri faaliyetlerin ABD içindeki yasal çerçevede oluşturduğu tartışma devam ediyor. ABD-İran arasındaki siyasi ve askeri gerginlik devam ederken Beyaz Saray, ABD Kongresi'ne İran ile çatışmaların sonlandığına ilişkin bir mektup gönderdi. 
  
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'a gönderilen ve ABD Başkanı Donald Trump'ın imzasını taşıyan mektupta, "28 Şubat 2026'da başlayan düşmanlıklar sona ermiştir" ifadeleri kullanıldı ancak, savaşın henüz bitmekten çok uzak olabileceği de açıkça belirtildi. Mektupta, "ABD'nin İran rejimine karşı yürüttüğü operasyonların başarısına ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik devam eden çabalara rağmen, İran'ın ABD ve silahlı kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit önemli ölçüde devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. 
 
"KONGRE'YE EK YETKİ ZORUNLULUĞU DOĞMUYOR"
  
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bu değerlendirmeyle birlikte 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası kapsamında 60 günlük yasal sürenin artık geçerli olmadığını savunarak, İran'la yaşanan askeri gerilimin yürürlüğe giren ateşkesle birlikte hukuken sona erdiğini ileri sürdü. Bu kapsamda, Kongre'ye ek yetki veya onay zorunluluğunun doğmadığı belirtildi. 
  
Ancak ABD muhalefetindeki Demokrat Partili Kongre üyeleri bu yoruma karşı çıkarak, söz konusu yasa kapsamında ateşkes durumunun "çatışmaların sona ermesi" olarak kabul edilmediğini söyledi. Ayrıca, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda yürüttüğü ablukaya da değinilerek, bölgedeki ABD askeri varlığının devam etmesinin çatışmanın fiilen sürdüğüne işaret ettiği savunuldu. 

ABD'NİN 1973 TARİHLİ SAVAŞ YETKİLERİ YASASI
  
ABD'deki 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'na göre Kongre, çatışmaların başlamasının ardından 60 gün içinde savaş ilan etmeli ya da güç kullanımına yetki vermelidir. ABD Başkanı ek süre talep ederse bu süre sınırının 90 güne çıkarılabileceği biliniyor. Söz konusu 60 günlük zaman sınırı bugün dolmak üzereyken Kongre, söz konusu şartın uygulanması için herhangi bir girişimde bulunmamış ve Senato'nun Demokratların savaşı durdurmaya yönelik altıncı girişimini reddetmesinin ardından Perşembe günü bir haftalık tatil için dağılmıştı. 
  
Öte yandan Trump yönetiminin de Kongre onayı alma konusunda hiçbir ilgi göstermediği değerlendiriliyor. Çatışmaların yeniden başlaması durumunda Trump'ın milletvekillerine yeni bir 60 günlük sürecin başladığını söyleyebileceği düşünülüyor. 
  
ABD Kongresi'nin Vietnam Savaşı'na tepki olarak kabul ettiği 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'ndan bu yana hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Partili ABD başkanlarının, kesintili askeri çatışmalar sırasında benzer yöntemleri defalarca kullandığı biliniyor. 

"DÜŞMANIN UMUDUNU BOŞA ÇIKARACAĞIZ"

Mücteba Hamaney, yaptığı açıklamada düşmanın umutlarını boşa çıkaracaklarını vurgulayarak, “İran İslam Cumhuriyeti, ilerlemenin düşmanlarına karşı yürüttüğü askeri mücadelede gücünün bir kısmını dünyaya gösterdi. Aynı kararlılık ekonomik ve kültürel alanda da sürdürülmeli; düşman bu alanlarda da boşa çıkarılmalı ve yenilgiye uğratılmalıdır” dedi.

 

ERAKÇİ'DEN LAVROV İLE TEMAS

İran Dışişleri Bakanı’nın resmi Telegram hesabına göre, Erakçi ile Lavrov telefonda görüştü​​​​​​​.

Erakçi görüşmede Rus mevkidaşına, ülkesinin savaşın sona erdirilmesine ilişkin tutumunu aktararak, ABD ve İsrail’in saldırganlığına ilişkin bilgi verdi.​​​​​​​