ANALİZ | Savaş sonrası İran yönetiminde kriz çanları! 1979 sonrası tarihi kırılma

1979 İslam Devrimi ile başlayan ve tam 46 yıl boyunca bölgeyi sarsan doktrin, bugün en büyük sınavıyla karşı karşıya. ABD-İsrail-İran üçgeninde tırmanan savaş çanları Şii dünyasını geri dönülemez bir yol ayrımına sürüklerken, Tahran sokaklarında "yeni dönem" sesleri yükseliyor. Velayet-i Fakih sisteminin sarsıldığı bu kritik süreçte, hem siyasi hem de dini bir otorite boşluğu ülkeyi ateş hattına atıyor.
Tarihler 9 Mart 2026'yı gösterdiğinde, İran Uzmanlar Meclisi tüm dünyayı şoke eden o kritik karara imza attı. Ali Hamaney'in ölümünün ardından, oğlu Mücteba Hamaney İran'ın üçüncü rehberi olarak ilan edildi.
Ancak bu seçim, bir uzlaşmadan ziyade adeta bir "saray darbesi" niteliğindeydi. 88 üyeli meclisin sadece 59'unun katılımıyla gerçekleşen oylamada, birçok üyenin süreçten haberdar bile edilmediği gerçeği, sistemdeki çatlağı gözler önüne serdi. İran'ın kaderini belirleyen Velayet-i Fakih sisteminde rehber, sadece bir devlet başkanı değil, aynı zamanda dini otoritenin de mutlak zirvesi olarak kabul ediliyor.
İşte yaşanan olaylara ilişkin A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin'in analizi...
Fotoğraf-A Haber
KUM VE NECEF HATTINDA TEOLOJİK HESAPLAŞMA
Sistemin mimarı Humeyni'den devralınan miras, yıllar içinde güç dengelerinin değişmesiyle yeni bir boyuta evrildi. A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, "Şii dünyasında iki ana model var; birincisi Necef modeli ve diğeri Kum modeli. İran'da uygulanan Kum modeli; hem ülkenin siyasi lideri, hem dini lideri, hem başkomutanı, yani her şeyi tek kişide toplayan bir sistemdir" ifadelerini kullandı.
Sali, bu modeldeki kişinin aynı zamanda ideolojik ve devrimci bir güç olarak bu rejimi bölgeye yayma gayreti içerisinde olduğunu sözlerine ekledi.
Grafik-A Haber
SAHNE ARKASINDAKİ ASIL GÜÇ: DEVRİM MUHAFIZLARI
Bugün İran'da kararların verildiği masada sadece din adamları değil, çok daha sert ve silahlı bir aktör oturuyor. Ekonomiden siyasete, güvenlikten dış politikaya kadar devletin tüm kılcal damarlarını kontrol eden İran Devrim Muhafızları, artık sistemin asıl belirleyicisi konumuna yükseldi. Yeni dönemde Tahran'da en çok sorulan soru, "Ülkeyi rehber mi yönetecek, yoksa Devrim Muhafızları'nın rehberi mi?" oldu.
Bu durum, rejimin geleceği üzerindeki belirsizliği daha da derinleştiriyor.









