ABD'den Hürmüz'de abluka! Trump: Yaklaşan İran gemileri yok olacak

ABD'den Hürmüz'de abluka! Trump: Yaklaşan İran gemileri yok olacak

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında 45. gün. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilen anlaşma müzakereleri, başarısız oldu. Karşılıklı restleşmelerin ardından Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı 17:00'de abluka altına aldı. Abluka sonrası ilk açıklamasını yapan Trump yaklaşan İran gemilerinin yok olacağını söyleyerek tehditte bulunurken, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan Hürmüz Boğazı'na yapılacak herhangi bir tehdidin dünyayı etkileyeceğini vurguladı. Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan’da yapılan görüşmelerin “çok ilerleme kaydettiğini” ve “işlerin yolunda gittiğini” söyledi.

ABD-İsrail-İran savaşı 45. gününde.

ABD 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı.

İŞTE 13 NİSAN TARİHİNDE ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

ABD'DEN ABLUKASINDA HEDEF İRAN LİMANLARI

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya karşı İran deniz unsurlarını ‘yok etme’ emri verdiğini duyurarak bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı. Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak için düğmeye basan Washington, Hürmüz’ü İran trafiğine tamamen kapatırken, İsrail-Lübnan müzakere görüşmelerinin bugün gerçekleşmesi bekleniyor. A Haber muhabiri İrfan Sapmaz ABD'de yaşanan son gelişmeleri aktardı.  

TRUMP’TAN TAHRAN’A SERT GÖZDAĞI: "YAKLAŞIRSA YOK EDERİZ"

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ve Hürmüz Boğazı hattında barut kokusunu artıran çok sert açıklamalara imza attı. Trump, İran’a ait hızlı saldırı botlarının, ABD’nin bölgede kurduğu deniz ablukasına yaklaşması durumunda doğrudan hedef alınacağını belirten A Haber muhabiri İrfan Sapmaz; "Donald Trump İran’a ait hızlı saldırı botlarının ABD’nin deniz ablukasına yaklaşması halinde yok edilecektir" ifadelerini kullanarak, bölgedeki Amerikan donanmasına açık çek verdiğini ilan etti. Reuters’ın geçtiği bilgilere göre bu tehdit, ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemilere yönelik ablukasının resmen yürürlüğe girdiği gün gelmesiyle dikkatleri üzerine çekti.

HÜRMÜZ’DE ABD ABLUKASI DEVREDE: HEDEF İRAN LİMANLARI

Sıcak bölgedeki askeri hareketliliğin sınırlarını belirleyen ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın teknik detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, operasyonun Hürmüz Boğazı’nı tüm trafiğe kapatan bir hamle olmadığı, stratejik bir filtreleme yapıldığı vurgulandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, "Abluka Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmıyor, yalnızca İran limanlarına giren veya çıkan deniz trafiğini hedef alıyor. İran dışındaki Körfez limanlarına giden tarafsız gemilerin geçişi engellenmeyecek" şeklinde konuştu. Trump, bu deniz ablukasına herhangi bir İranlı deniz unsurunun yaklaşması durumunda ABD’nin "doğrudan karşılık" vereceğini de net bir dille ifade etti.

EKONOMİK DARBE PLANI: 2 MİLYON VARİLLİK PETROL SEVKİYATI HEDEFTE

Washington’ın Hürmüz’deki temel stratejisi, Tahran rejiminin can damarı olan petrol ticaretini tamamen bitirmek üzerine kurulu. Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, ablukanın ana hedefi İran’ın günlük yaklaşık 2 milyon varillik petrol ihracatını sıfırlamak. Bu hamlenin küresel enerji piyasaları için dehşet verici sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılırken, Trump’ın elindeki tek kozun petrol olmadığı da ortaya çıktı. Donald Trump, "İran, Hürmüz’de gemilerden yasa dışı geçiş ücreti alıyor. ABD donanması bu ödemeyi yapan gemilere müdahale edecektir" sözleriyle, bölgedeki yasa dışı vergilendirme iddiaları üzerinden de operasyonun kapsamını genişletti.

MAYINLAMA VE BASKI: KÜRESEL TİCARET TEHLİKEDE

Enerji hattındaki gerilim, sadece gemilerin durdurulmasıyla sınırlı kalmıyor. Trump, İran’ı bölgede terör estirmekle ve küresel ticareti sabote etmekle suçluyor. Associated Press’in analizine göre, Trump’ın "İran savaş gemileri için yaklaşırlarsa yok edilirler" mesajı, halihazırda devam eden ateşkes sürecine rağmen çatışma riskini en üst seviyeye çıkardı. Donald Trump, "İran, mayınlama ve baskı yoluyla küresel deniz ticaretine zarar veriyor" diyerek, donanmanın müdahale gerekçelerini sıraladı. Abluka kararının ardından petrol fiyatları hızla yukarı tırmanırken, piyasalarda yeni bir enerji krizi endişesi baş gösterdi.

İSRAİL VE LÜBNAN ARASINDA TARİHİ TEMAS: WASHINGTON’DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Hürmüz’deki savaş atmosferinin gölgesinde, Washington’da onlarca yıl sonra bir ilk yaşanıyor. İsrail ve Lübnan arasında doğrudan temas kurulması için diplomatik bir zemin hazırlandı. Reuters ve Associated Press’in geçtiği son dakika bilgilerine göre, Lübnan ve İsrail’in Washington büyükelçilerinin salı günü ABD’de yüz yüze gelmesi planlanıyor. Devam eden savaşın ortasında ateşkese kapı aralayabilecek bir adım olarak sunulan bu görüşme, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, "Bu yüz yüze temas, öncelikle bir ateşkes baskısı kurmak için kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı. Ancak uzmanlar, Beyrut’un savaş ve iç siyasi baskılar nedeniyle bu görüşme masasına oldukça zayıf bir pozisyonda oturduğuna dikkat çekiyor. Gözler şimdi hem Hürmüz’deki namluların ucunda, hem de Washington’daki diplomasi masasında. 
 

İRAN'DAN KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN TAZMİNAT TALEBİ

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta yer aldıkları gerekçesiyle Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Ürdün'den tazminat talep ettiklerini belirtti.

İran devlet televizyonu, İravani'nin konuya ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi dönem başkanlığına gönderdiği mektubu yayımladı.

Mektupta, adı geçen ülkelerin topraklarını ABD-İsrail saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin İran Silahlı Kuvvetlerinin izleme ve değerlendirme raporlarına dayanan delillerin önceden Konseye sunulduğu hatırlatıldı.

İravani mektubunda, "İran (önceki sunduğu raporunda) saldırganların (ABD-İsrail) söz konusu devletlerin topraklarını kullandığını ve bazı sivil hedeflere yönelik yasadışı saldırılara doğrudan katıldıklarını bildirmiştir." ifadelerine yer verdi.

Bu 5 ülkenin uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettikleri öne sürülen mektupta, İran’a verilen tüm maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulandı.

SAVAŞ TAZMİNATI YAKLAŞIK 270 MİLYAR DOLAR

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatının ilk tahminlere göre 270 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.

Rus haber ajansı RIA Novosti'ye konuşan Muhacerani konuya ilişkin bilgi verdi. ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatı konusunu, İran müzakere heyetinin İslamabad'daki görüşmelerde ve öncesinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın çeşitli platformlarda önemle dile getirdiğini belirten Muhacerani, ilgili kurumlar tarafından savaştaki saldırıların çeşitli alanlarda verdiği zararlara ilişkin bir ön çalışma yaptıklarını söyledi.

İranlı sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.

Muhacerani, söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını da kapsayacağını kaydetti.

VANCE: İRAN İLE YAPILAN GÖRÜŞMEDE ÇOK İLERLEME KAYDEDİLDİ

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu.

Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü.

Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu.

“İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi.

Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi.

-

İRAN: SAVAŞTA HASAR GÖREN TÜM ULAŞIM ALTYAPISI ONARILDI

İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında zarar gören tüm altyapının onarıldığını belirterek ülkenin ulaşım ağında bir sorun kalmadığını belirtti.

İran devlet televizyonuna göre, Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan ulaşım hatlarına ilişkin açıklama yaptı.

Sadık: “Şu anda ülkede hiçbir karayolu, demiryolu, otoyol veya cadde güzergahı kapalı değil ve hasar gören güzergahlar mümkün olan en kısa sürede yeniden açıldı.” ifadelerini kullandı.

ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla süreç savaşa dönüşmüştü.

ABD ile İsrail İran’ın altyapısına saldırılar düzenlemiş, savaşın son günlerinde yollar hedef alınmıştı.


 

PEZEŞKİYAN: HÜRMÜZ'E YÖNELİK TEHDİDİN DÜNYA İÇİN GENİŞ KAPSAMLI SONUÇLARI OLUR

İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin son durumunu ele aldığını bildirdi.

Pezeşkiyan, ülkesinin yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde görüşmelere devam edeceğini vurgulayarak, ateşkesin şartlarını "açıkça" ilan ettiklerini ve buna uyacaklarını belirtti.

ABD'nin "maksimalist isteklerinin" bir anlaşmaya varılmasını engellediğini ifade eden Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdit, dünya için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır." uyarısı yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Lübnan’ın da ilk ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. 

İRAN: ABLUKA KRİZİ TIRMANDIRACAK

ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasını başlatmasının ardından İran’dan tepki geldi.

İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Talayi Nik, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve yönetiminin İran’a ait olduğunu belirterek, "Yabancı güçlerin Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki uluslararası su yollarının güvenliğine müdahalesi, bölge ve dünya açısından tehlikeli sonuçlar doğurur. Bu kapsamda her türlü askeri müdahale, küresel enerji güvenliğinde krizi tırmandıracak ve istikrarsızlığı artıracaktır" dedi.

TRUMP’A SERT ELEŞTİRİ
ABD Başkanı Donald Trump’ı da hedef alan Talayi Nik, "Trump, daha önce başarısızlıkla sonuçlanan girişimlerinde olduğu gibi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki su yollarına yönelik askeri müdahale konusunda da ABD’yi yeni bir yenilgiye sürükleyecektir. Trump’ın aşırı talepleri ve Netanyahu ile siyonist rejim adına hareket etmesi, ABD’yi daha derin bir bataklığa ve yeni başarısızlıklara sürüklemektedir" ifadelerini kullandı.

"KARŞILIK KARARLI VE PİŞMAN EDİCİ OLACAK"
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetine de vurgu yapan Talayi Nik, "İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki tam hakimiyeti çerçevesinde, ABD ve diğer yabancı askeri güçlerin her türlü müdahale ve saldırısına izin vermeyecek, bu tür girişimlere kararlı ve pişman edici şekilde karşılık verecektir" dedi.

BEKAYİ’DEN ‘KÜRESEL EKONOMİ’ VURGUSU
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise, ablukanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin attığı adımları eleştirerek, "Küresel ekonomiyi hedef alan bir ‘intikam hamlesi’ ile ‘yasa dışı bir savaş’ kazanılabilir mi? Başkalarına zarar vermek uğruna kendine zarar vermek hiç mantıklı mı?" ifadelerini kullandı

ABD BAŞKANI TRUMP: "DÜN HÜRMÜZ'DEN 34 GEMİ GEÇTİ"

 ABD Başkanı Donald Trump, dün Hürmüz Boğazı'ndan 34 geminin geçtiğini ve bu sayının İran'ın boğazı "kapatmasının" ardından en yüksek sayı olduğunu ifade etti.

Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın son durumuna ilişkin açıklama yaptı.

Trump, açıklamasında, "Dün Hürmüz Boğazı'ndan 34 gemi geçti, bu, boğazın aptalca kapanmasının başladığından beri açık ara en yüksek rakam." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Trump, İran'la Pakistan'da gerçekleşen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.

Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.

Trump, konuyla ilgili bugün yaptığı açıklamada, İran'ın elinde kalan gemilerin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alan Amerikan deniz kuvvetlerine yaklaşması halinde "etkisiz hale getirileceği" tehdidinde bulunmuştu.

"İKİ HAFTA İÇERİSİNDE ANLAŞMA YAPMAZLARSA HİÇ HOŞ ŞEYLER OLMAYACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı yeni açıklamada, “İran nükleer silaha sahip olamaz. Hürmüz Boğazı’ndan dün 34 gemi geçti. Diğer ülkelere yönelik abluka konusunda yardımcı olunacak ve bu ülkelere ilişkin yarın saat 10’da açıklama yapacağız. İran’ın donanmasının tamamı yok edildi. İki hafta içinde anlaşma yapmazlarsa hiç hoş olmayacak. Hürmüz’den bir tekne bile geçiş yapamıyor” dedi.

 

ABLUKA KOZU İRAN'A NASIL YANSIYACAK?

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’da gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından stratejik Hürmüz Boğazı’nda abluka uygulanacağını duyurarak dünyayı ayağa kaldırdı. Küresel enerji trafiğinin kalbi olan bölgede CENTCOM’un düğmeye basmasıyla birlikte abluka başladı ve tansiyon en yüksek seviyeye çıkarken, bölge adeta bir barut fıçısına dönüştü. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz son detayları aktardı.

TRUMP'TAN TEHDİT: ABLUKAYA YAKLAŞANI VURURUZ

ABD Başkanı ablukanın başlamasıyla yeni bir gözdağı verdi. Trump "Ablukaya yaklaşian İran gemileri imha edilecek" dedi. 

SÜRE DOLDU HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ABLUKA BAŞLADI

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya almak için verdiği süre doldu. Tükiye saati ile 17:00'de abluka başladı. 

 Al Jazeera'ye konuşan ABD'li yetkili, "İran limanlarına giriş yapan tüm gemilere el konulacak." dedi. 

"AYRIM GÖZETMEKSİZİN UYGULANACAK"

ABD’nin Orta Doğu başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki askeri operasyonlarından sorumlu Merkez Kuvvetler Komutanlığı, pazar günü yaptığı açıklamada, ablukaların Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm ülkelere ait gemilere “ayrım gözetilmeksizin” uygulanacağını bildirdi.

Açıklamada ayrıca, İran limanları dışındaki rotaları kullanan gemiler için Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisinin engellenmeyeceği vurgulandı.

İSRAİL BASINI: ORDU, İRAN'IN İSRAİL'E MUHTEMEL SÜRPRİZ SALDIRISINA HAZIRLANIYOR

ABD ve İran arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından İsrail işgal güçlerinin İran'ın "muhtemel sürpriz" saldırına hazırlandığı iddia edildi.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, müzakerelerin tamamen çökme ihtimaline karşı İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazırlandığını bildirdi.

Haberde, İsrail işgal güçlerinin İran'dan gelecek bir "muhtemel sürpriz" saldırıya da hazırlık yaptığı öne sürüldü.

Kanal 12, Pakistan'ın ABD ve İran'ı müzakere masasına döndürmek amacıyla iki tarafla da temaslarını sürdürdüğünü belirterek müzakerelerdeki ana anlaşmazlığın nükleer mesele olduğu ve bunun çözülmesi durumunda diğer sorunların kendiliğinden çözüleceğini ileri sürdü.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre ise üst düzey bir savunma yetkilisi, "saldırıların nükleer mesele ve balistik füze konusunda İran'a yeterli baskı uygulanmadan sona erdiğini ve İsrail'in İran'a saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiğini" söyledi.

Haberde, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırıları yeniden başlatmasını beklediği ve bu senaryoda İran'ın enerji altyapısına saldırarak ülkeyi nükleer programından vazgeçmeye zorlamaya çalışacağı öne sürüldü.

KATİL BİBİ'DEN ABD'NİN HÜRMÜZ KARARINA DESTEK

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD'nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararını desteklediklerini açıkladı.

Netanyahu, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında Pakistan'da kalıcı ateşkes için yapılan görüşmeler hakkında konuştu.

ABD ile her an koordinasyon içerisinde olduklarını belirten Netanyahu, "Dün (ABD) Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüştüm. Kendisi (görüşmelerde) asıl meselenin zenginleştirilmiş (uranyum) tüm malzemenin dışarı çıkarılması ve bir daha zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınması olduğunu net bir şekilde ifade etti." dedi.

Netanyahu, Vance'in kendisine şunları söylediğini öne sürdü:

"Başkan (Donald) Trump ve ABD açısından gündemdeki asıl konu, tüm zenginleştirilmiş malzemenin çıkarılması ve önümüzdeki yıllarda -ki bu onlarca yıl olabilir- İran içinde hiçbir şekilde zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınmasıdır. Onların odak noktası budur ve bu bizim için de elbette çok önemlidir."

İsrail Başbakanı, ABD'nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararına destek verdiklerini açıkladı.

Son olarak Netanyahu, Lübnan'ın güneyindeki Bint Cubeyl'de İsrail ordusunun saldırılarının yoğunlaştığını ve her an devam ettiğini kaydetti.

ABD'DEN BÖLGEYE SEVKİYAT

ABD-İran görüşmelerindeki belirsizlik sürerken bölgeye gönderilen ABD uçaklarında artış gözleniyor.

Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturuyor.

ABD Hava Kuvvetleri'nin en büyük nakliye uçağı "Lockheed C-5M Super Galaxy" ve Boeing tarafından üretilen stratejik nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus"lar da Avrupa hava sahasında gözlendi.

Orta Doğu'daki nakliye uçaklarının oluşturduğu trafiğin müzakerelerin ardından yoğun şekilde arttığı görülürken, bölgeden ayrılan Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçaklarının bulunduğu tespit edildi.

ABD’DEN HÜRMÜZ ABLUKASI DUYURUSU: TÜM GEMİLER KAPSAMDA, YETKİSİZ GEÇİŞLERE MÜDAHALE EDİLECEK

ABD ordusu, Hürmüz Boğazı çevresinde ilan edilen ablukanın kapsamına ilişkin denizcilere gönderilen bilgilendirme notunda, uygulamanın bayrağı ne olursa olsun tüm gemi trafiğini kapsadığını duyurdu.

Açıklamada, ablukaya alınan bölgeye izinsiz şekilde giren ya da bu bölgeden ayrılan her türlü geminin durdurulabileceği, yönünün değiştirilebileceği ve el konulabileceği belirtildi.

ABD ordusu ayrıca ablukanın, Hürmüz Boğazı’nın doğusunda yer alan Umman Denizi ve Arap Denizi’nde uygulanacağını bildirdi.

TARAFSIZ GEMİLER DE DENETLENECEK

Denizcilere iletilen notta, tarafsız ülkelere ait gemilerin de tamamen muaf olmayacağı vurgulandı. Buna göre, bu gemiler kaçak yük taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesi amacıyla durdurulup aranabilecek.

İRAN DIŞI GÜZERGÂHLARA GEÇİŞ SERBEST

Öte yandan ABD, İran dışındaki limanlara giden ya da bu limanlardan gelen gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine doğrudan engel olunmayacağını açıkladı.

Ancak buna rağmen bölgede artan askeri hareketlilik ve denetimlerin, uluslararası deniz trafiğinde ciddi belirsizlik ve risk oluşturabileceği değerlendiriliyor.

ABD BAŞKAN YARDIMCISI VANCE'TEN NETANYAHU'YA "BİLGİLENDİRME"

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İslamabad’dan ayrıldıktan sonra pazar günü kendisini aradığını ve İran ile hafta sonu yapılan ancak anlaşmayla sonuçlanmayan görüşmeler hakkında kendisine bilgi verdiğini söyledi.

İDDİA: ABD'NİN İRAN'DAN URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEYİ 20 YIL DONDURMASINI İSTEDİ

ABD ile İran arasında Pakistan'da kalıcı ateşkes için yapılan görüşmelerde, saldırıların sona ermesi ve dondurulmuş fonların bir kısmının serbest bırakılması karşılığında Washington'un Tahran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca dondurmasını istediği ileri sürüldü.

İsrail basınındaki haberlerde, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kalıcı ateşkes için yapılan müzakerelerde ABD'nin, dondurulmuş fonların belirli bir kısmını serbest bırakmayı ve saldırıları sona erdirmeyi kabul ettiği öne sürüldü.

Buna karşılık Washington yönetiminin, İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca dondurmasını istediği, ayrıca zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını ve Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir vergi ödemeksizin serbest seyrüsefer hakkı tanınmasını talep ettiği ifade edildi.

Haberlerde, İran tarafının, "Tahran'dan gelen talimatların aksine" nükleer meseleyi görüştüğü ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının büyük boyutlarda olduğu kaydedildi.

PAKİSTAN'DAKİ MÜZAKERELERDE ANLAŞMAYA VARILAMAMIŞTI

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.

JD Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadesini kullanmıştı.

İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin, ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.

İRAN'DAN TRUMP'A HÜRMÜZ ABLUKASI UYARISI: HENÜZ OYUNA DAHİL ETMEDİĞİMİZ KARTLARIMIZ VAR

 İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma girişimine ilişkin, "Belki diğer kartlarımızı ortaya koyarız." dedi.

Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarına yönelik ifadelerinin "gerçeklikten uzak ve bir blöf" olduğunu savundu.

Azizi, "Bu girişim savaş olarak sayılır ve biz buna karşılık vereceğiz. Ayrıca biz de henüz oyuna sokmadığımız diğer kartlarımızı ortaya koyabiliriz." ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı'na yönelik bir abluka girişiminin mevcut durumu daha karmaşık hale getireceğini ve piyasalardaki dalgalanmaların şiddetleneceğini kaydeden Azizi, mevcut durumun daha iyi hale gelmesi isteniyorsa İran halkına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Azizi, "Yenilginizi kabul edin, savaşta kazanamadıklarınızı müzakere masasında talep etmeyin." ifadelerine yer verdi

İSPANYA, İRAN BÜYÜKELÇİLİĞİ'Nİ YENİDEN AÇTI

İspanya'nın geçici olarak kapattığı Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açtığı bildirildi.

İran basını, ülkenin kuzeyinde Hazar Denizi kıyısındaki Astara sınırından ülkeye giren İspanya'nın Tahran Büyükelçisi Antonio Sanchez-Benedito Gaspar'ın, diplomatik ekibiyle başkent Tahran'a döndüğünü ve İran'daki faaliyetlere devam edeceklerini duyurdu.

Gaspar, ülkesinin, Tahran'daki büyükelçiliğini 'barış çabalarına katkı' sağlamak amacıyla yeniden açtığını belirtti. İspanya'nın İran ile diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra bölgenin turizm sektörünün potansiyelini de incelediğini kaydeden Gaspar, "İleriki gümlerde ortak iş birliği fırsatlarının oluşturulmasını umuyorum" dedi.

ÇİN'DEN İRAN'A SİLAH GÖNDERDİKLERİ İDDİALARINA YALANLAMA

Pekin, İran'a silah gönderdiği yönündeki haberleri 'asılsız iftiralar' olarak nitelendirdi.

Pekin, İran'a silah tedarik ettiği veya etmeyi planladığı yönündeki iddiaları eleştirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, bu iddiayı "asılsız iftira" ve "kötü niyetli ilişkilendirme" olarak nitelendirdi.

Bu açıklama, Donald Trump'ın Çin'in İslam Cumhuriyeti'ne omuzdan fırlatılan hava savunma füzeleri göndermeye hazırlandığına dair haberlerden haberdar olduğunu söylemesinin ardından geldi.

ABD Başkanı, Pekin'i İran'a askeri destek vermesi halinde "şaşırtıcı" oranlarda, yüzde 50'ye varan gümrük vergileri uygulamakla tehdit etti.

Söz konusu haberlerle ilgili sorulara yanıt veren Bay Jiakun, olağan basın toplantısında şunları söyledi:

"Çin, askeri malzeme ihracatına karşı her zaman ihtiyatlı ve sorumlu bir tutum sergilemiş, kendi ihracat kontrol yasaları ve düzenlemeleri ile uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak sıkı kontroller uygulamıştır."

“Asılsız iftiralara ve kötü niyetli ilişkilendirmelere karşıyız.”

İNGİLTERE’DEN HÜRMÜZ ABLUKASINA RET: “SAVAŞA ÇEKİLMEYECEĞİZ”

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, artan uluslararası baskıya rağmen ülkesinin İran ile yaşanan savaşa dahil olmayacağını ve Strait of Hormuz’na yönelik ablukaya destek vermeyeceğini açıkladı.

“ABLUKAYI DESTEKLEMİYORUZ”

Starmer, yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir ablukada yer almayacağını net bir şekilde dile getirdi.

Boğazın yeniden açılmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Starmer, “Bana göre en önemli mesele, boğazın yeniden açılması ve tamamen işler hale gelmesidir. Son haftalarda tüm çabamızı bu yönde yoğunlaştırdık ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

İNGİLTERE SAHADA AMA HEDEF FARKLI

İngiltere’nin bölgede mayın temizleme gemileri bulunduğunu belirten Starmer, operasyonel detaylara giremeyeceğini söyledi. Ancak askeri kapasitenin temel amacının, boğazın tamamen açık tutulmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

“BASKI VAR AMA SAVAŞA GİRMEYECEĞİZ”

Başbakan Starmer, İngiltere’nin savaşa katılması yönünde ciddi baskılarla karşı karşıya olduğunu da kabul etti.

Ancak bu baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını belirten Starmer, şu ifadeleri kullandı:
“Kararım çok net. Ne kadar baskı olursa olsun, ki ciddi bir baskı var, bu savaşa sürüklenmeyeceğiz.”

Starmer ayrıca, İngiltere’nin ancak “açık bir hukuki zemin” ve “iyi planlanmış bir strateji” olması halinde böyle bir sürece dahil olabileceğini ifade etti.

ABD ABLUKAYI BAŞLATIYOR

Öte yandan ABD ordusu, hafta sonu İran ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından yeni bir adım attı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, pazartesi günü itibarıyla İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik ablukanın başlatılacağını duyurdu.

Açıklamada, uygulamanın tüm ülkelere ait gemilere eşit şekilde uygulanacağı ve İran’ın Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ndeki tüm limanlarını kapsayacağı belirtildi.

İRAN DIŞI GEMİLERE GEÇİŞ SERBESTİSİ

ABD ordusu, İran limanları dışındaki noktalara giden gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine engel olunmayacağını açıkladı.

ÇİN’DEN ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİNE DESTEK: “GERİLİMİ AZALTMAK İÇİN ÖNEMLİ ADIM”

Çin Dışişleri Bakanlığı, Islamabad’da gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, müzakerelerin başlamasını “gerilimi azaltmaya yönelik önemli bir adım” olarak değerlendirdi.

Bakanlık, taraflara ateşkese bağlı kalma çağrısında bulunarak, sürecin istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, Çin’in tarafların mevcut ateşkes anlaşmasına riayet etmesini umduğu ifade edildi.

“ÇİN SORUMLU VE TEMKİNLİ DAVRANIYOR”

Çin Dışişleri Bakanlığı ayrıca, ülkenin askeri ihracat politikalarına da değinerek, Pekin’in bu konuda her zaman “temkinli ve sorumlu bir yaklaşım” benimsediğini vurguladı.

DİPLOMASİ VURGUSU ÖNE ÇIKIYOR

Çin’in açıklamaları, bölgede artan gerilim ve başarısızlıkla sonuçlanan ABD-İran temaslarının ardından diplomatik çözüm çağrılarının sürdüğünü ortaya koydu.

Pekin yönetimi, sürecin diyalog yoluyla ilerlemesi gerektiğini savunurken, ateşkesin korunmasının bölgesel istikrar açısından hayati önemde olduğunu belirtti.

NETANYAHU SAVAŞI KÖRÜKLÜYOR

A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail-İran gerilimine dair Tel Aviv'den sıcak gelişmeleri paylaştı. İsrail'in Lübnan ile ateşkes masasına mesafeli durduğunu ve savaşı farklı cephelere yayma stratejisi izlediğini belirten Kavasoğlu, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden İran’a yapılacak ekonomik ve askeri baskıların masada olduğunu aktardı.

Bölgede en yüksek seviyede alarma geçilirken, Mossad Başkanlığı'ndaki görev değişimi ve iç siyasetteki hareketlilik de dikkat çekiyor.

‘BİTMEYEN SAVAŞ’ STRATEJİSİ

İsrail'in ateşkes konusundaki tutumunu değerlendiren Emine Kavasoğlu, "İsrail, bir ateşkese en başından beri çok sıcak bakmıyor. Netanyahu’nun adeta köpürtmesi gereken bir savaş var; bir cephe bitmeden diğerini açıyor. Lübnan sınırına giderek 'Burada daha yapacak çok işimiz var' mesajı verdi. Bu da savaş hazırlığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, İsrail ordusunun en yüksek alarm seviyesine geçirildiğini ancak henüz resmi bir operasyon emrinin verilmediğini belirtti.

İsrail'in İran'a yönelik yeni hamlelerini aktaran Emine Kavasoğlu, "İsrail ve ABD’li yetkililer arasındaki görüşmelerde, müzakerelerin neden çöktüğü ve yeni yol haritasının ne olacağı konuşuluyor. Özellikle İran’ın 'yumuşak karnı' olarak görülen Hürmüz Boğazı üzerine yoğunlaşılmış durumda. Amaç, boğazı abluka altına alarak İran’ı ekonomik olarak zayıflatmak ve masaya eli zayıf bir şekilde oturtmak. Eğer bu gerçekleşmezse, medyaya yansıyan bilgilere göre sınırlı bir askeri operasyon da ihtimaller arasında" sözleriyle aktardı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİ TAMAMEN DURDURULDU

Londra merkezli denizcilik istihbaratına göre, ABD Başkanı Trump’ın İran limanlarına yönelik abluka kararını açıklamasının hemen ardından, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği anında durduruldu.