ABD'den Hürmüz'de abluka! Trump: Yaklaşan İran gemileri yok olacak
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında 45. gün. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilen anlaşma müzakereleri, başarısız oldu. Karşılıklı restleşmelerin ardından Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı 17:00'de abluka altına aldı. Abluka sonrası ilk açıklamasını yapan Trump yaklaşan İran gemilerinin yok olacağını söyleyerek tehditte bulunurken, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan Hürmüz Boğazı'na yapılacak herhangi bir tehdidin dünyayı etkileyeceğini vurguladı. Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan’da yapılan görüşmelerin “çok ilerleme kaydettiğini” ve “işlerin yolunda gittiğini” söyledi.
ABD-İsrail-İran savaşı 45. gününde.
ABD 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı.
İŞTE 13 NİSAN TARİHİNDE ANBEAN YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
ABD'DEN ABLUKASINDA HEDEF İRAN LİMANLARI
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya karşı İran deniz unsurlarını ‘yok etme’ emri verdiğini duyurarak bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı. Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak için düğmeye basan Washington, Hürmüz’ü İran trafiğine tamamen kapatırken, İsrail-Lübnan müzakere görüşmelerinin bugün gerçekleşmesi bekleniyor. A Haber muhabiri İrfan Sapmaz ABD'de yaşanan son gelişmeleri aktardı.
TRUMP’TAN TAHRAN’A SERT GÖZDAĞI: "YAKLAŞIRSA YOK EDERİZ"
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ve Hürmüz Boğazı hattında barut kokusunu artıran çok sert açıklamalara imza attı. Trump, İran’a ait hızlı saldırı botlarının, ABD’nin bölgede kurduğu deniz ablukasına yaklaşması durumunda doğrudan hedef alınacağını belirten A Haber muhabiri İrfan Sapmaz; "Donald Trump İran’a ait hızlı saldırı botlarının ABD’nin deniz ablukasına yaklaşması halinde yok edilecektir" ifadelerini kullanarak, bölgedeki Amerikan donanmasına açık çek verdiğini ilan etti. Reuters’ın geçtiği bilgilere göre bu tehdit, ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemilere yönelik ablukasının resmen yürürlüğe girdiği gün gelmesiyle dikkatleri üzerine çekti.
HÜRMÜZ’DE ABD ABLUKASI DEVREDE: HEDEF İRAN LİMANLARI
Sıcak bölgedeki askeri hareketliliğin sınırlarını belirleyen ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın teknik detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, operasyonun Hürmüz Boğazı’nı tüm trafiğe kapatan bir hamle olmadığı, stratejik bir filtreleme yapıldığı vurgulandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, "Abluka Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmıyor, yalnızca İran limanlarına giren veya çıkan deniz trafiğini hedef alıyor. İran dışındaki Körfez limanlarına giden tarafsız gemilerin geçişi engellenmeyecek" şeklinde konuştu. Trump, bu deniz ablukasına herhangi bir İranlı deniz unsurunun yaklaşması durumunda ABD’nin "doğrudan karşılık" vereceğini de net bir dille ifade etti.
EKONOMİK DARBE PLANI: 2 MİLYON VARİLLİK PETROL SEVKİYATI HEDEFTE
Washington’ın Hürmüz’deki temel stratejisi, Tahran rejiminin can damarı olan petrol ticaretini tamamen bitirmek üzerine kurulu. Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, ablukanın ana hedefi İran’ın günlük yaklaşık 2 milyon varillik petrol ihracatını sıfırlamak. Bu hamlenin küresel enerji piyasaları için dehşet verici sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılırken, Trump’ın elindeki tek kozun petrol olmadığı da ortaya çıktı. Donald Trump, "İran, Hürmüz’de gemilerden yasa dışı geçiş ücreti alıyor. ABD donanması bu ödemeyi yapan gemilere müdahale edecektir" sözleriyle, bölgedeki yasa dışı vergilendirme iddiaları üzerinden de operasyonun kapsamını genişletti.
MAYINLAMA VE BASKI: KÜRESEL TİCARET TEHLİKEDE
Enerji hattındaki gerilim, sadece gemilerin durdurulmasıyla sınırlı kalmıyor. Trump, İran’ı bölgede terör estirmekle ve küresel ticareti sabote etmekle suçluyor. Associated Press’in analizine göre, Trump’ın "İran savaş gemileri için yaklaşırlarsa yok edilirler" mesajı, halihazırda devam eden ateşkes sürecine rağmen çatışma riskini en üst seviyeye çıkardı. Donald Trump, "İran, mayınlama ve baskı yoluyla küresel deniz ticaretine zarar veriyor" diyerek, donanmanın müdahale gerekçelerini sıraladı. Abluka kararının ardından petrol fiyatları hızla yukarı tırmanırken, piyasalarda yeni bir enerji krizi endişesi baş gösterdi.
İSRAİL VE LÜBNAN ARASINDA TARİHİ TEMAS: WASHINGTON’DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Hürmüz’deki savaş atmosferinin gölgesinde, Washington’da onlarca yıl sonra bir ilk yaşanıyor. İsrail ve Lübnan arasında doğrudan temas kurulması için diplomatik bir zemin hazırlandı. Reuters ve Associated Press’in geçtiği son dakika bilgilerine göre, Lübnan ve İsrail’in Washington büyükelçilerinin salı günü ABD’de yüz yüze gelmesi planlanıyor. Devam eden savaşın ortasında ateşkese kapı aralayabilecek bir adım olarak sunulan bu görüşme, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, "Bu yüz yüze temas, öncelikle bir ateşkes baskısı kurmak için kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı. Ancak uzmanlar, Beyrut’un savaş ve iç siyasi baskılar nedeniyle bu görüşme masasına oldukça zayıf bir pozisyonda oturduğuna dikkat çekiyor. Gözler şimdi hem Hürmüz’deki namluların ucunda, hem de Washington’daki diplomasi masasında.
İRAN'DAN KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN TAZMİNAT TALEBİ
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta yer aldıkları gerekçesiyle Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Ürdün'den tazminat talep ettiklerini belirtti.
İran devlet televizyonu, İravani'nin konuya ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi dönem başkanlığına gönderdiği mektubu yayımladı.
Mektupta, adı geçen ülkelerin topraklarını ABD-İsrail saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin İran Silahlı Kuvvetlerinin izleme ve değerlendirme raporlarına dayanan delillerin önceden Konseye sunulduğu hatırlatıldı.
İravani mektubunda, "İran (önceki sunduğu raporunda) saldırganların (ABD-İsrail) söz konusu devletlerin topraklarını kullandığını ve bazı sivil hedeflere yönelik yasadışı saldırılara doğrudan katıldıklarını bildirmiştir." ifadelerine yer verdi.
Bu 5 ülkenin uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettikleri öne sürülen mektupta, İran’a verilen tüm maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulandı.
SAVAŞ TAZMİNATI YAKLAŞIK 270 MİLYAR DOLAR
İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatının ilk tahminlere göre 270 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.
Rus haber ajansı RIA Novosti'ye konuşan Muhacerani konuya ilişkin bilgi verdi. ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatı konusunu, İran müzakere heyetinin İslamabad'daki görüşmelerde ve öncesinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın çeşitli platformlarda önemle dile getirdiğini belirten Muhacerani, ilgili kurumlar tarafından savaştaki saldırıların çeşitli alanlarda verdiği zararlara ilişkin bir ön çalışma yaptıklarını söyledi.
İranlı sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.
Muhacerani, söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını da kapsayacağını kaydetti.
VANCE: İRAN İLE YAPILAN GÖRÜŞMEDE ÇOK İLERLEME KAYDEDİLDİ
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu.
Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü.
Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu.
“İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi.
Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi.
-