Orta Doğu’da “nükleer” kritik eşik! Trump’tan Tahran’a tehdit: Halk hedefte mi?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Orta Doğu’da “nükleer” kritik eşik! Trump’tan Tahran’a tehdit: Halk hedefte mi?

Ateş hattında tansiyon her geçen saat daha da yükseliyor! ABD’nin İran içindeki dengeleri değiştirmeye yönelik hamleleri, nükleer tehdit tartışmaları ve enerji hatlarına yönelik saldırı iddiaları bölgeyi adeta bir kaos sarmalına sürüklüyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, hem sahadaki askeri tabloyu hem de perde arkasındaki stratejik hesapları A Haber ekranlarında tüm detaylarıyla analiz etti.

Ortadoğu'da gerilim tırmanırken, ABD'nin İran'a yönelik hamleleri ve nükleer tartışmalar bölgeyi kritik bir eşiğe sürükledi. Uzman isim, sahadaki askeri baskının yanı sıra iç karışıklık ve enerji savaşlarının da devreye sokulduğuna dikkat çekti. Bölgedeki krizin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini artırırken, savaşın şifreleri A Haber'de…

TRUMP'IN "SİLAH GÖNDERDİK" SÖZLERİ: HALK MI HEDEFTE?

Programda yöneltilen soruda, Trump'ın bir gün önce yaptığı açıklamalar hatırlatılarak, protestocuları silahlandırmak amacıyla bölgeye silah gönderildiği ve bu silahların farklı gruplar aracılığıyla ulaştırılmak istendiği ancak el konulduğu yönündeki ifadelerin İran halkını zan altında bırakıp bırakmadığı soruldu.

Konuya şu sözlerle açıklık getiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, bu söylemlerin son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, "İnanılmaz derecede aslında insanları içeride kriminalize eden açıklamalar. Bu tür ifadeler toplumun doğrudan suçlanmasına ve bir kriminalize edilme sürecine itilmesine neden oluyor" sözleriyle durumu değerlendirdi.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

İÇ KARIŞIKLIK SENARYOSU: HEDEF REJİM Mİ, KAOS MU?

Trump'ın açıklamalarının yalnızca dış politika değil, İran'ın iç dinamiklerine yönelik bir müdahale sinyali taşıdığını belirten Günyel, "Trump içeride bir muhalefetin olduğunu ve rejimin çok sağlam olmadığını ima ederek iç karışıklığı tetikleyebilecek adımlar atıyor" dedi.

Silahların niteliğine ve kime verildiğine dair belirsizliğin tehlikeyi büyüttüğünü vurgulayan Günyel, "Bu silahlar ağır silahlar mı? Kime teslim edildi? İç çatışma mı tetiklenmek isteniyor yoksa doğrudan bir iç savaş süreci mi planlanıyor?" ifadeleriyle kritik soruları gündeme taşıdı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

SURİYE VE IRAK ÖRNEĞİ: AYNI SENARYO MU SAHNEDE?

Geçmişte yaşanan benzer süreçlere dikkat çeken Günyel, "Tırlar dolusu silahın Suriye'de terör örgütlerine verildiğini görmüştük. O dönem DEAŞ'a karşı koalisyon adı altında meşrulaştırılmıştı" diyerek tarihe atıfta bulundu.

Bugün ise durumun daha belirsiz olduğuna işaret eden Günyel, "Şimdi kime verildiği belli değil. Kuzey Irak üzerinden dağıtıldığı anlaşılıyor. Irak ve Suriye'deki güç boşluklarında kim mücadele etti? Biz ettik, terörle mücadele ettik" sözleriyle Türkiye'nin geçmişte yaşadığı güvenlik risklerine dikkat çekti.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

YENİ TEHDİT: SİLAHLAR KİME KARŞI KULLANILACAK?

Bölgedeki belirsizliğin yeni riskleri beraberinde getirdiğini vurgulayan Günyel, "Bu silahlar geri alınacak mı? Alınmayacaksa kime karşı kullanılacak, ne zaman kullanılacak?" diyerek geleceğe yönelik tehditlere işaret etti.

Ayrıca yeni güç boşlukları oluşturularak terör unsurlarının yeniden sahaya sürülebileceğini belirten Günyel, "Türkiye'nin yeniden tüm enerjisini terörle mücadeleye ayırmak zorunda kalabileceği bir senaryo ile karşı karşıya kalabiliriz" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

MÜZAKERELERİ TIKAYAN KRİTİK MADDE NE?

Programda gündeme gelen bir diğer başlık ise ABD ile İran arasındaki müzakere süreci oldu. İran'ın 10 maddelik talepleri arasında saldırıların durdurulması, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin düzenlemeler yer aldı.

Bu noktada ABD'nin kabul etmediği temel unsur sorulduğunda Günyel, "Asıl mesele yazılı olmayan iki konu: füze sistemleri kapasitesinin ve nükleer çalışmaların sonlandırılması" dedi.

Bu başlıkların müzakere dahi edilmediğini belirten Günyel, "İsrail bunu kırmızı çizgi olarak görüyor. İran'ın balistik füze ve nükleer kapasiteye ulaşması varoluşsal tehdit olarak algılanıyor" şeklinde konuştu.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

39 GÜNLÜK SALDIRILAR: HEDEF DEĞİŞİYOR MU?

ABD ve İsrail'in haftalardır sürdürdüğü operasyonlara rağmen İran'ın füze kapasitesinin tamamen yok edilemediği vurgulanırken, yeni hedeflerin neden değiştiği soruldu. Özellikle İsfahan, Kum, Tebriz ve Zencan hattındaki saldırılar dikkat çekti.

Bu soruya yanıt veren Günyel, "Eğer askeri hedeflerde istenilen sonuç alınamadıysa, bu kez İran halkı üzerinden baskı kurulmak isteniyor" dedi.

KUM VE İSFAHAN: STRATEJİK VE SEMBOLİK HEDEFLER

Kum şehrinin dini ve ideolojik önemine dikkat çeken Günyel, "Burası Şii dünyasının merkezi, mollaların yetiştiği ve rejimin entelektüel altyapısının oluştuğu yer" dedi.

İsfahan'ın ise nükleer tesisler ve askeri altyapı açısından kritik olduğunu belirten Günyel, enerji hatlarının da bu bölgede yoğunlaştığını ifade etti.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

HARK ADASI: ENERJİ SAVAŞININ KALBİ

Enerji savaşlarının merkezinde yer alan Hark Adası'na da dikkat çeken Günyel, "Burası İran petrolünün toplandığı ve dünyaya dağıtıldığı ana merkez" dedi.

Bu bölgenin hedef alınmasının küresel enerji dengelerini etkileyebileceğini belirten Günyel, "Küçük bir ada olmasına rağmen sürekli bombardıman altında kalırsa enerji depolarının zarar görmemesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"PETROLÜNÜ İSTİYORUM" SÖZÜNÜN ARKASI

Trump'ın "İran'ın petrolünü istiyorum" sözlerini hatırlatan Günyel, enerji altyapısına yönelik saldırıların aynı zamanda stratejik bir hesap içerdiğini belirtti.

Günyel, "Bu tür kritik tesislere zarar verilmesi, ileride kontrol edilmesini de zorlaştırır. Bu yüzden bazı hedefler bilinçli olarak sınırlı vuruluyor olabilir" dedi.

TAKTİK NÜKLEER TARTIŞMASI: TARİH TEKRAR MI EDİYOR?

Beyaz Saray'ın "taktik nükleer kullanılmayacak" açıklamasını değerlendiren Günyel, nükleer silahların kullanımına ilişkin tarihi örnekleri hatırlattı.

Günyel, "İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan bombalar da maliyet hesaplarıyla alınmış bir karardı. Bugün de benzer hesaplamaların yapılmadığını söyleyemeyiz" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

90 MİLYONLUK ÜLKE VE DEV DİRENİŞ POTANSİYELİ

İran'ın askeri ve toplumsal kapasitesine dikkat çeken Günyel, "90 milyonluk bir ülkeden bahsediyoruz. 14 milyon kişinin gönüllü olarak silah altına girebileceği ifade ediliyor" dedi.

Bu durumun sahadaki dengeleri kökten değiştirebileceğini belirtti.

SİVİLLER HEDEF Mİ OLACAK?

En kritik başlıklardan biri ise sivillerin durumu oldu. Günyel, "Şu anda siviller enerji tesislerinin etrafında toplanıyor. Ancak insan hayatını hiçe sayan bir yaklaşım söz konusu olursa bu bölgeler de hedef olabilir" diyerek endişelerini dile getirdi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Orta Doğu’da “nükleer” kritik eşik! Trump’tan Tahran’a tehdit: Halk hedefte mi? - 7Orta Doğu’da “nükleer” kritik eşik! Trump’tan Tahran’a tehdit: Halk hedefte mi? - 7Orta Doğu’da “nükleer” kritik eşik! Trump’tan Tahran’a tehdit: Halk hedefte mi? - 7
Mobil uygulamalarımızı indirin