ABD ve İsrail’den İran’a kirli oyun: İç savaş kartı devrede

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İsrail ve ABD’nin İran üzerindeki karanlık planları bir bir deşifre oluyor. Savaş meydanında İran’ın direncini kıramayan ve hedeflerine ulaşamayan kirli ittifak, şimdi de "iç kaos" senaryosunu masaya sürdü. Sivil altyapıyı hedef alarak halkı yönetime karşı kışkırtmayı amaçlayan bu yeni strateji, "İran’da bir iç savaş çıkarılabilir mi?" sorusunu gündeme getirdi.
Orta Doğu'da kartlar yeniden karılırken, savaş meydanında istedikleri sonucu alamayan ABD ve İsrail ittifakı, bölgeyi ateşe atacak en tehlikeli hamlesini yaptı.
İran'ın savaşma azmini kıramayan şer odakları, suikast ve saldırılardan umduğunu bulamayınca "iç savaş" kartını devreye soktu. Sivil yerleşim yerlerini ve ülkenin can damarı olan altyapı tesislerini hedef alarak halkı yönetime karşı kışkırtmayı amaçlayan bu kirli strateji, uzmanlar tarafından "yeni bir Vietnam bataklığı" olarak nitelendiriliyor.
İşte savaşın gidişatını değiştirecek o çarpıcı detaylar ve İran halkını sokağa dökmek için kurulan hain kumpasın perde arkası...
SAVAŞIN BİRİNCİ AYINDA HEDEFLER ÇÖKTÜ: SUİKASTLAR SONUÇ VERMEDİ
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırı dalgasının arkasında yatan asıl ajanda gün yüzüne çıktı.
Söz konusu saldırıların İran'daki sokak protestolarının hemen ardından gelmesi dikkat çekerken, birçok otoriteye göre bu hamlenin temelinde İran liderini ve üst düzey devlet yetkililerini etkisiz hale getirerek bir rejim değişikliği tetiklemek yatıyordu.
Fotoğraf (AA)
Ancak savaşın üzerinden bir aydan fazla bir süre geçmesine rağmen, ne askeri hedeflere ulaşılabildi ne de İran yönetiminde planlanan o sarsıntı yaşandı. Direnişin kırılmaması üzerine Washington ve Tel Aviv hattında strateji değişikliğine gidilerek "toplumsal kaos" planı en acımasız haliyle masaya sürüldü.
Fotoğraf (AA)
SİVİL YERLEŞİM YERLERİ BİLİNÇLİ OLARAK BOMBALANIYOR
Saha operasyonlarında İran'ın iradesini kıramayan işgalci zihniyet, hedefini doğrudan sivillere çevirdi. Yaşanan insani dramı ve saldırıların arka planını değerlendiren Orta Doğu araştırmacısı Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, "Sivil yerleşim alanlarının bombalanmasıyla; gıdaya erişemeyen, can güvenliğinden endişe eden, sağlık hizmeti alamayan ve karanlıkta kalan insanlar ya kendilerini daha güvende hissettikleri bölgelere göç edecek, ancak bu süreçte yaşam konforlarını kaybedecek ya da bulundukları şehirlerin yerel ve genel yöneticileri üzerinde ciddi bir baskı oluşturacak" ifadelerini kullandı.












