ANALİZ | ABD İsrail İran üçgeninde dehşetin adı: Saldırılar kara savaşına mı dönüşecek?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ANALİZ | ABD İsrail İran üçgeninde dehşetin adı: Saldırılar kara savaşına mı dönüşecek?

İsrail, ABD ve İran arasındaki gerilim tarihin en kritik eşiklerinden birine dayandı. Artık sadece füzeler ve namlular değil; çelişkili kararlar, derinleşen belirsizlikler ve küresel dengeleri altüst edecek stratejik hamleler konuşuyor. Bir yanda diplomasi masası kurulmaya çalışılırken, diğer yanda "sıcak temas" ihtimali her geçen saniye daha da güçleniyor. Orta Doğu’nun sarp dağlarından Hürmüz Boğazı’nın stratejik sularına kadar uzanan bu ateş hattında, dünya nefesini tutmuş "Kara harekatı gelecek mi?" sorusuna yanıt arıyor. A Haber editörü Hayrullah Ergüner'in hazırladığı Analiz'de 1 aydır süren İran savaşı ve bölgede yaşanan gerilim mercek altına alındı.

İsrail, ABD ve İran savaşında sahadaki çatışmalar sürerken, diğer yanda müzakere iddialarının gölgesinde belirsizliklerle dolu bir tarih yazılıyor. ABD Başkanı Donald Trump bir yandan "İran ile görüşüyoruz" açıklamalarının yanı sıra sahada saldırılar devam ediyor. 1 ayı aşkın süredir Orta Doğu'yu kasıp kavuran savaş Körfez ülkelerini de içine alan ateş çemberine dönerken "İran'da anlaşma mı yoksa kara savaşı mı başlayacak?" sorularını gündeme getiriyor.

A Haber editörü Hayrullah Ergüner'in hazırladığı Analiz'de savaşın acı boyutu ve bölgede yaşanan gerilim ele alındı.

Foto: AAFoto: AA

TRUMP'IN ÜÇ KRİTİK ŞARTI: NÜKLEER SİLAH KIRMIZI ÇİZGİ!

ABD cephesinde sular durulmak bilmiyor. Beyaz Saray'da kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, "İranlılar ile görüşüyoruz, makul bir noktaya geliyorlar ama unutmayın ki her şey onların nükleer silaha sahip olamayacağı gerçeğiyle başlıyor" ifadelerini kullandı. Trump, masadaki en büyük pazarlık kozunu ve önceliklerini sıralarken, "Dün bana en önemli 10 maddeyi sordular, ben de onlara ilk üç maddenin nükleer silaha sahip olmamaları olduğunu söyledim. Bu konuda anlaştılar" sözleriyle Tahran'a yönelik tavizsiz duruşunu bir kez daha ilan etti. Ancak diplomatik söylemlerin aksine, sahada saldırıların dozunun artması kafa karıştırmaya devam ediyor.

Foto: ReutersFoto: Reuters

NETANYAHU: "HÜRMÜZ'Ü KAPATAN O ELİ TASFİYE ETTİK"

İsrail tarafında ise harekatın hızı ve kararlılığı dikkat çekiyor. Operasyonların durmayacağını vurgulayan katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "İran terör rejiminin hedeflerini güçlü bir şekilde vurmaya devam ediyoruz. Dün gece Devrim Muhafızları'nın deniz kuvvetleri komutanını etkisiz hale getirdik. O adamın ellerinde çok kan vardı" şeklinde konuştu. Netanyahu ise "Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına liderlik eden isimdi bu. ABD ile ortak hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz" ifadeleriyle aktardı.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

KARA HAREKATI İÇİN "OLMAZSA OLMAZ" İKİ ŞART

Orta Doğu'yu ateşe atacak bir kara harekatının gerçekleşebilme ihtimali her geçen gün kuvvetlenirken uzman isimler çok kritik teknik detaylara işaret ediyor. Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer A Haber'de yaptığı değerlendirmesinde "Bir kara harekatının başlaması için ilk şart İran'ın füze atma kapasitesinin tamamen bastırılması. İran günde 10 dalga füze atıyorsa, bu 10 günde bir dalgaya düşürülmeli. Aksi takdirde karaya çıkan askeri İran füzelerle doğrudan vurur" değerlendirmesinde bulundu. İkinci şart ise "Hürmüz Boğazı'na hakim olan Zagros Dağları'nın batı yamaçlarındaki İran Devrim Muhafızları ve İran ordusuna bağlı çok namlulu roketatar sistemlerinin, mobil ve sabit çekili ateş destek vasıtaları olan topçu unsurlarının yok edilmesi durumunda kara operasyonunun olabilir." dedi. Güçlüer açıklamasında ABD'nin İran'ı yok etmeye ilk etapta gücünün yetmeyeceğini vurguladı.

Foto: AAFoto: AA

HARK ADASI VE ZAGROS DAĞLARI: ÖLÜMÜN KIYISINDAKİ MESAFE

Harekat planlarının kalbinde yer alan Hark Adası, coğrafi yapısıyla adeta bir "ateş kapanı" niteliğinde. Güçlüer "Hark Adası'nın kıyıya olan mesafesi 25 kilometre. Oysa İran'ın elindeki çok namlulu roketatar ve topçu sistemlerinin menzili 40 kilometreye kadar ulaşıyor" gerçeği vurgulanıyor. Bu durum, ABD'nin bu bataryaları bir anda yok etme kapasitesinin olmamasının harekatı büyük bir riske soktuğunu gösteriyor. Zagros Dağları'ndaki hareketli ve sabit topçu unsurları, karaya ayak basacak her askeri doğrudan hedef alabilecek bir konumda bekliyor. Eray Güçlüer ABD'nin ciddi bir zayiat vereceğini belirterek İran'ı işgal edebilecek bir kapasitesinin olmadığının altını çizdi.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

82. TÜMEN'İN "PARAŞÜT" STRATEJİSİ: 72 SAATLİK KRİTİK SÜRE

ABD'nin kara harekatı senaryosunda başrolü oynaması beklenen 82. Hava İndirme Tümeni'nin bölgeye uçaklarla indirilmesi bekleniyor. Yaklaşık 18 bin askerden ve üç tugaydan oluşan bu devasa güç, helikopterlerle değil, doğrudan C-130 kargo uçaklarından paraşütle atlayacak. Güçlüer "Bu birlikler dağların tepesine inemez, böyle bir konsept yok. Derinlikteki düz alanlara atılmaları ve 72 saat içerisinde denizden çıkarma yapan kara unsurlarıyla birleşmeleri gerekiyor" sözleriyle planın detaylarını paylaştı. Lojistiği en fazla bir hafta yetebilecek olan bu birliklerin, kara unsurlarıyla birleşememesi durumunda tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

KÜRESEL EKONOMİDE HÜRMÜZ DEPREMİ: PETROL 200 DOLAR OLUR MU?

Savaşın sadece namlu ucunda kalmayacağı, tüm dünyanın mutfağına ve cüzdanına yansıyacağı gerçeği "Hürmüz Boğazı" üzerinden somutlaşıyor. Dünya enerjisinin kalp atışının geçtiği bu noktada yaşanacak bir tıkanıklığın, küresel bir enflasyon hortumuna yol açacağı uyarısı yapılıyor. Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar "Enerji arzında müthiş daralmalar olacak. Üretim düşerken talep aynı kalacağı için petrol fiyatları 200 dolara yaklaşabilir, doğalgaz fiyatları yüzde 100'den fazla artabilir" ifadeleriyle felaket senaryosunu çiziyor. Nitekim bugünden itibaren doğalgazın küresel piyasalarda yüzde 50 oranında artması, yaklaşan krizin ilk ayak sesleri olarak yorumlanıyor.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

TRUMP'IN KASIM KORKUSU: SİYASETTE "VİETNAM" GÖLGESİ

Donald Trump için askeri başarı kadar Kasım ayındaki ara seçimler de büyük bir baskı unsuru oluşturuyor. Kara harekatının daha fazla maliyet, daha fazla kayıp ve yeni bir siyasi kriz anlamına geldiği belirtilirken, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe "Trump'ın Kongre'yi ve kamuoyunu ikna etmesi çok zor görünüyor. Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu kaybederse Trump için çok zor günler başlar" tespiti yapılıyor. Amerikan halkının Orta Doğu'daki sonsuz savaşlara ve artan enerji maliyetlerine karşı homurdanmaya başlaması, Beyaz Saray'ı kara harekatı konusunda daha temkinli davranmaya itiyor.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

TÜRKİYE VE HAKAN FİDAN'IN DENGE POLİTİKASI DERSİ

Bölgede silahlar konuşurken, diplomasinin ve aklın kalesi olarak Türkiye öne çıkıyor. Ankara'nın yürüttüğü strateji, bölge ülkeleri için de yeni bir umut ışığı olmuş durumda. Bölgedeki yeni güvenlik denklemlerini değerlendiren Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selcen Özyurt Ulutaş, "Türkiye ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu denge politikasını en iyi şekilde yönetti. Ateşin büyümemesi için elinden geleni yaptı" sözlerine yer verildi. Ulutaş açıklamalarının devamında "Körfez ülkelerinin artık ABD'nin peşinden körü körüne gitmeyi bırakıp, Türkiye'nin akıl dolu dış politikasının etrafında toplanarak bu kaosa bir son verir" ifadeleriyle 1 ayı aşkın süredir süren savaşın son bulması gerektiğini vurguladı.

Foto: AAFoto: AA

ABD'DE EKONOMİ DAR BOĞAZDA

Tarihin tozlu sayfalarından bugüne gelen o büyük ders hatırlatılıyor: Vietnam, Afganistan ve Irak'ta kazanılamayan savaşlar sadece orduları değil, siyaseti de çökertti. ABD'nin 2001'de başlayan işgal sürecinin başarısızlıkla sonuçlandığı gün yüzüne çıkıyor. Bugün ABD'nin önünde 38 trilyon dolar borç ve 1.2 trilyon dolar ticaret açığı gibi ağır bir tablo var. Savaşın kazananı olmayacağı ancak kaybedeninin çok olacağı bu süreçte, Orta Doğu'nun bugün en büyük ihtiyacının "silah değil, akıl" olduğu gerçeği bir kez daha tokat gibi çarpıyor. Çünkü konuşarak kurulan barışlar kalıcı, savaşla kurulan düzenler ise her zaman geçici olmaya mahkumdur.

ANALİZ | ABD İsrail İran üçgeninde dehşetin adı: Saldırılar kara savaşına mı dönüşecek? - 9

Mobil uygulamalarımızı indirin