Usta sanatçı Ahmet Özhan'dan dikkat çeken sözler: Cumhurbaşkanımız dolara da "one minute" dedi

Türk sanat müziğinin usta isimlerinden Ahmet Özhan, Başkan Erdoğan'ın suni gündemlerle şişirilen döviz kuruna yönelik başlattığı yeni sistemle birlikte Türk Lirası'nın değerlendiğini ve bunun ülkenin aleyhinde planlar peşinde koşanlara karşı önemli yanıt olduğunu söyledi. Muhalefetin ve birtakım kesimin TL'nin dolar karşısında değer kazanmasını hazmedemeyenleri de kınayan usta sanatçı "Bakın Cumhurbaşkanımız Amerikan hegemonyasıyla birlikte dolara da 'one minute' dedi. Bu bir tam bağımsızlık mücadelisidir. Muhalifler bunu anlamak istemiyorlar. Yumuşak huylu bir adamımdır. Ama biri dinime, milletime, devletime laf söylerse ağzını yırtarım. Varsın bu yolda öleyim, umurumda değil. Hiçbir zaman kendi çıkarlarım uğruna helvaya halva demedim." ifadelerini kullandı.
Sahnede 50, varlık aleminde 70 yılı deviren bir koca çınar... Ahmet Özhan... Sesiyle ruhları okşayan, şifa dağıtan; tasavvufla adı hep aynı hizada yazılan bir müzik adamı. Sinema filmlerinde de oynadı, televizyon dizileri de çekti. Hareketli, dolu dolu bir ömrün icracısı. İşte büyük ustanın hayatı, gazeteci Ahmet Tezcan'ın hazırladığı, Turkuvaz Kitap'tan yayımlanan Ayrılık Yaman Kelime/Ahmet Özhan Kitabı adlı eserde toplandı.

Kitabın alt başlığı ise Bir A.Ş.K Hikayesi. Neden mi A.Ş.K? Ömrünü aşka adamış büyük ustanın gerçek adının baş harfleri bunlar. Ahmet Şükrü Katıöz... Ahmet Özhan'lığı sahneleri titretmeye başladıktan sonraya tekabül ediyor. Aile Konya-Karamanlı olsa da emniyet amiri rahmetli babasının diyar diyar gezmesinden dolayı Urfa'da doğuyor Ahmet Özhan. 1950 yılının, 26 Ağustos'unda: "Babacığımın memuriyeti dolayısıyla bulundukları Urfa'da 1950 yılının 26 Ağustos'unda dünyaya gelmişim. 9 ay 10 gün annemin karnında kalmışım; ondan evvel annemin ve babamın Urfa'da yaşadıkları müddetçe Urfa'nın havası, suyu, isotu, nesi varsa onlarla beslenerek oluşturmuş oldukları sperm ve yumurtaların Urfa özelini de taşıdığını ben hissederim her zaman. Onun için Urfalıyım demek bana keyif verir. Urfa, tarihi dokusu, zamansal dokusu, âdet, gelenek ve görenekleri itibarıyla çok özel bir yerdir. Gerçi şimdi Urfalılık lahmacun kültürüyle ifade ediliyor olsa da, aslında Fuzûlî Divanı ile ağzını açan ve o divanı hatmederek ağzını kapayan insanların yaşadığı bir yerdir. Ayrıca Peygamberler Şehri denecek kadar, tarihi ve manevi dokusu çok derinlere, çok erken zamanlara uzanan bir yerdir. Bu yüzden kendimi Urfalı gibi hissetmek bana keyif verir, zevk verir."

SEVEN BİR ÇOCUKTUM
Aşka aşıklığı da küçük yaşlarda başlamış büyük ustanın. Daha sonra ilahi aşka dönecek olan bu hisse yani "Leyla faslına" erken yaşlarda başlamış Özhan: "Bugünlerdeki, şu çağımdaki gönlümün neredeyse bütün kainatı içine alma arzusu, iştiyakı, o zamanlarda da isimlendiremediğim bir şekilde sevgi ve heyecan olarak bende bulunurdu. Seven bir çocuktum ben. Kendimi hatırladığımdan beri, çocuklar kendi aralarında konuşurlar ya hani, seninki benimki diye, ben beni hatırladığımdan beri 'benimki' vardı hep. Hayal ettiğim ama aynı zamanda da somut olarak yaşayan birisi vardı hep hayallerimi süsleyen.










