CANLI | Suriye ordusundan Deyr Hafir’e operasyon! Uzman isimler A Haber’de: SDG ve YPG’nin tüm kozları boşa çıktı
Suriye’de Halep’e bağlı Deyr Hafir, Meskene ve Tabka bölgelerinde YPG/SDG unsurlarına tanınan tahliye süresinin dolmasının ardından Suriye ordusu harekete geçerek terör örgütünün üs olarak kullandığı noktaları vurdu. Gelişmelerin ardından SDG elebaşısı Mazlum Abdi, örgütün sabah 07.00 itibarıyla Halep’in doğusundan çekileceğini duyurdu. Bu açıklamayla birlikte bölgede çatışmalar sona ererken, A Haber’e konuk olan uzman isimler sahadaki son durumu ve yaşananları değerlendirdi.
Suriye'de Halep'e bağlı Deyr Hafir'de YPG unsurlarına ait üslerin hedef alınmasının ardından SDG elebaşısı Mazlum Abdi, güçlerin sabah 07.00 itibarıyla Halep'in doğusundan çekileceğini açıkladı. Gelişmenin ardından A Haber'e konuk olan uzmanlar, yaşanan süreci değerlendirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"AŞİRETLER FIRAT'IN DOĞUSUNDA OPERASYON BAŞLARSA DESTEK VERECEK"
Askeri Stratejist İbrahim Keleş, Suriye ordusunun Deyr Hafir'de terör örgütü YPG/SDG'ye yönelik başlatılan askeri operasyonu değerlendirerek, teröristlerin devrik Esad rejimi ile birlikte hareket ettiğini vurguladı. Keleş Halep'te yaşanan sürece ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"ESAD REJİMİ KALINTILARI TERÖR ÖRGÜTÜ ANLAŞMA YAPTI"
Askeri Stratejist İbrahim Keleş, İlk olarak Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde başlatılan operasyona değinirken, söz konusu harekat öncesinde Esad rejimi kalıntılarının YPG/SDG ile anlaşma yaptığını belirtti.
Esed rejimi dağıldıktan sonra bu rejim kalıntıları, çoğunluğu Lazkiye ve Tartus taraflarında kaldılar. Veya Halep taraflarına da belki geçmişlerdir. Sonrasında o Halep operasyonuna yakın SDG/YPG ile bunlar bir anlaşma yaptılar. YPG, Esad rejimi kalıntılarına dedi ki "Siz batıda tutunamıyorsunuz, gelin Halep'te bizim mahallelerimiz var, biz size burada güvenli alanlar tahsis edelim, gelin burada yaşayın; ama bizim yanımızda savaşacaksınız" diye. Böyle bir anlaşma yaptılar aralarında ve onlar da geldiler, terör örgütünün kontrolü altında tuttuğu yerde yaşamaya başladılar. Operasyon başlayınca da bunlar kalıntı dediğimiz, işte Esed rejiminin ordusunda bulunan ve onun yanlıları olan, silah kullanmayı bilen askerler. Bunlar işte operasyonda hedef gruplar arasında bunlar da sayıldı Suriye Devlet Ordusu tarafından. Terör örgütüyle birlikte savaştılar ama tutunamadıkları da ortaya çıktı.
"SDG'NİN 100 BİN KİŞİLİK GÜCÜNÜN OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI"
SDG elebaşısı Mazlum Abdi'nin 10 Mart Mutabakatı sürecinde "Başka şehirlere saldırırız" tehdidinde bulunduğunu hatırlatan Keleş, terör örgütünün operasyonda geriye çekilmesiyle söz konusu "100 bin kişilik gücün" olmadığını ifade etti.
Suriye'de rejim kalıntılarının bazıları silah bırakmadı ve bir iç karışıklık çıkarıp Esad'i tekrar geriye Suriye Devlet Başkanlığına getirmekti bunların niyeti. O yüzden de bu terör örgütüyle birlikte hareket ettiler. Onların niyeti ve terör örgütünün niyeti de aynıydı. Hatta bakın, daha üç gün evvel olması lazım, SDG/YPG'nin bir açıklaması var. Diyor ki: "Biz kontrol altında tuttuğumuz bölgelerden çıkmayacağız, eğer üzerimize gelirseniz biz başka şehirlerde de harekete geçeriz" diye Suriye yönetimini tehdit ettiler. Ama ne oldu şimdi? Bugün başlayan ve saatlerle ölçülebilecek bir kısa sürede o terör örgütü o bölgeden temizlendi. Demek ki bu bize bir şey gösteriyor; bize öyle Ferhat Abdi Şahin'in dediği gibi "100 bin kişilik bir gücüm var, silahlı gücüm var, benimle birlikte olan kazanır" diye herkese pazarlık masasına davet eden Ferhat Abdi Şahin'in bahsettiği 100 binlik bir güç yokmuş. Bu tespit bundan sonrasını gösterecek.
"SURİYE ORDUSU FIRAT'IN DOĞUSUNDA OPERASYONU BAŞLATIR"
İbrahim Keleş Rakka ve Deyrizor bölgesindeki aşiretlerin, Suriye ordusu tarafından başlatılacak operasyonda hükümete destek vererek terör örgütüne karşı güç birliği yapmak istediklerini ifade ederek, Fırat'ın doğusunda operasyonun Ramazan Bayramı sonrasında başlayabileceğini belirtti.
Suriye ordusu takvimi tabii ki kendisi belirler ama Fırat'ın doğusuna da hazırlıklarını tamamladıktan sonra operasyonu başlatır. Şu anda özellikle Rakka'da ve Deyrizor'da Suriye devletinin harekete geçmesini bekleyen aşiretler var. Onlar da devlet Fırat'ın doğusunda operasyona başladığı takdirde, onlar da devlet güçleriyle birlikte olup bu işgalci terörist grubu oradan da defedecekler. Zamanı belli değil sadece; muhtemelen Ramazan Bayramı'ndan sonraya kalabilir. Çünkü büyük bir operasyon olması lazım, alan çok geniş; o nedenle biraz zaman alacak gibi gözüküyor.
COŞKUN BAŞBUĞ: BÖLGESEL KAOS TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLER
A Haber ekranlarına konuk olan Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, Suriye merkezli gelişmelerin yalnızca bu ülkeyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, bölgenin yeniden şekillendiği kritik süreçte güçlü ve üniter devletlerin hedef alındığını, parçalanma senaryolarının ise Türkiye dâhil tüm bölge için ciddi güvenlik ve göç riskleri barındırdığını söyledi.
Coşkun Başbuğ şunları kaydetti:
"Bu mesele yalnızca Suriye’yi ilgilendirmiyor; merkezinde bulunduğumuz coğrafyanın yeniden şekillendiği bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle Suriye’nin çok parçalı bir yapıya sürüklenmesi, hem bölge güvenliği hem de Türkiye’nin güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor. Geçmişte İran’ın Suriye sahasındaki rolü biliniyor ancak bugün gelinen noktada bölünme riski taşıyan bir İran da tüm bölge için, Türkiye dâhil, önemli bir tehdit oluşturur. Ekonomik çöküş ve olası göç dalgaları sadece Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da etkileyebilecek boyuttadır.
İsrail’in güçlü ve üniter devletler istemediği yönündeki değerlendirmeler dikkate alındığında, bölgede ayakta kalan tek güçlü üniter devletin Türkiye olduğu görülüyor. Aynı şekilde güçlü bir Suriye’nin ya da bütünlüğünü koruyan bir İran’ın da hedef alındığı bir tablo söz konusu. Bu zincir devam ederse, ilerleyen süreçte Türkiye’nin de hedef olmayacağının garantisi yok. Bugün dünyanın dengeleriyle oynanan coğrafya tam olarak bizim merkezinde bulunduğumuz bölge.
Suriye’de ise 8 Aralık sonrası gelişmelerle birlikte sahada işlerin hem Türkiye hem de Suriye yönetimi açısından daha iyiye gittiği kanaatindeyim. Bu süreçte farklı yorumlar yapıldı, hatta Esad sonrası için karamsar senaryolar üretildi ancak bugün ortaya çıkan Suriye gerçeği çok farklı. Bölgenin artık huzur ve istikrara kavuşması gerekiyor.
Unutulmaması gereken önemli bir veri de şu: Suriye iç savaşının ardından Türkiye’ye gelen yaklaşık 3,5 milyon kişinin yüzde 17’si PKK zulmünden kaçan Kürtlerden oluşuyordu. Bu insanlara kapılarını açan ülke yine Türkiye oldu. Suriye’de yıllarca kimlik dahi verilmeyen, temel hukuki ve sosyal haklardan yoksun bırakılan Kürtler için Türkiye güvenli bir liman haline geldi."
"SDG VE YPG’NİN TÜM KOZLARI BOŞA ÇIKTI"
A Haber yayınında değerlendiren Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Ahmed Şara'nın bu hamlesinin terörün tüm çoğalmalarını çürüttüğünü belirterek, Ülger, "Şara'nın açıklamasıyla SDG ve YPG'nin elindeki 'Kürt hakları' ve 'kültürel otonomi' gibi bütün kozlar onaylı" değerlendirmesinde bulundu.
Gazeteci Zafer Şahin ise terör örgütlerinin temsilcilerinden gelen itirazlara dikkat çekerek, Şahin, "Kandil'den gelen teröristlerin bu tarihi adımı bir oyalama taktiği olarak görüyor, onların rasyoneliteden ne kadar koptuğunu gösteriyor" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
DEYR HAFİR'DE OPERASYON BAŞLADI
Suriye ordusu tarafından terör örgütü YPG/SDG'ye yönelik Deyr Hafir bölgesinde operasyon başlatıldı. A Haber muhabiri Mehmet Geçgel, AA Orta Doğu Haberler Müdürü Turgut Alp Boyraz ve kameraman Mehmet Ali Bağ sıcak bölgeden son gelişmeleri aktarırken, çok sayıda patlama sesi yükseliyor.
