83 yılın en büyük yağışında devlet sahada! Bakan Kurum ve Çiftçi'den sel felaketine ilişkin açıklama: 4 vatandaşımız hala kayıp
İstanbul’da 83 yılın en büyük yağışının ardından sel felaketi yaşanırken, Bakan Murat Kurum kalıcı çözümler için 7 gün 24 saat çalıştıklarını belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise İstanbul’da 9 bin 850 ihbar alındığını ve 4 vatandaşın hâlâ kayıp olarak arandığını açıkladı. Bakan Kurum, Özgür Özel'in iddialarına ise "Kayıplarımız aranırken siyaset yapmak acizliktir" ifadeleriyle tepki gösterdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentte meydana gelen sel felaketinin en çok etkili olduğu Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde incelemelerde bulundu.
İncelemelerin ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Kurum, büyük bir afet yaşandığını, ilk andan itibaren devletin tüm birimlerinin Valiliğin koordinasyonunda birlikte çalıştığını söyledi.
Selde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara da acil şifalar dileyen Kurum, "Bugün hem İçişleri Bakanımız hem de bizler Ayazağa'yı birlikte görelim istedik. Buradaki sorunları, problemleri yerinde tespit edelim istedik. O yüzden de bugün sahada vatandaşımızla beraberiz." dedi.
Ayazağa'nın afetin en yoğun yaşandığı yer olduğunu belirten Kurum, "Birçok binanın altında su basması var ve vatandaşlarımızın da altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını, problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Planlı kentleşme, planlı altyapı bugün için en önemli iş." diye konuştu.
Böyle afetlerin bundan sonra daha çok yaşanacağını dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
"İklim değişiyor, iklim değişikliğinin etkileri bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddeti, sıklığı giderek artıyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su basmalarının, altyapının yetersiz olması, çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcudu sebebiyle bu sorunu yaşadık. Tespitleri yapacağız. Bir afet yaşadık. Bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Binalardaki rüsubatın, bodrum katlarda su basma sorunlarının aşılmasına ilişkin Valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız."
Selde kaybolan vatandaşların bulunması için ekiplerin arama faaliyetleri yürüttüklerini belirten Kurum, önce afetin izlerini kaldıracaklarını, ardından kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarla istişare ederek Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa buna hazır olduklarını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum ve İçişleri Bakanı Çiftçi'den açıklama (Foto: AA)
Hiçbir vatandaşın mağdur olmayacağı bir çözümü hep birlikte ortaya koyacaklarını dile getiren Kurum, "Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok elzem. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimizle, Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeleri yaptık ve bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapma üzere bir karar aldık." ifadelerini kullandı.
Hem Ayazağa'da hem de Cendere'de dere ıslahının tamamlanmasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Kurum, şöyle konuştu:
"Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın. Esnafımız aynı endişeyle dükkanını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar. Dolayısıyla burada bir seferberlik şuuru içerisinde daha önce Bozkurt'ta, Giresun Dereli'de, Rize'de, Trabzon'da yaşadığımız sellerde, 11 ilde yaşadığımız afette devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nasıl aksiyon aldıysa, nasıl hızlı, planlı bir şekilde dirençli şehirleri inşa ettiyse aynı kararlılıkla gözümüzün nuru İstanbul'da olacağız. İstanbul'un her bir mahallesi, semti bizim için değerli, kıymetli. Dolayısıyla bu bakışla, bu anlayışla bu çalışmaları milletimizle bir olarak omuz omuza inşallah gerçekleştiriyor olacağız."
Aynı acıları bir daha yaşamak istemediklerini ifade eden Kurum, bu kararlılığı sahada hep birlikte uygulayacaklarını, sürecin zor olduğunu ve destek olunması gerektiğini aktardı.
Devletin tüm birimlerinin 7 gün 24 saat esasıyla çalıştığını kaydeden Kurum, afet yaşanan her bölgede kriz merkezleri olduğunu ve buralarda yürütülen süreçleri takip ettiklerini sözlerine ekledi.
"BİRİSİ KENDİSİ ÇIKIP GELDİ, KAYIP OLMADIĞINI SÖYLEDİ"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, afetin en ağır yaşandığı Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet diledi ve kederli aileleri ile aziz millete de başsağlığı dileklerini iletti.
Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezi'nde dün yaptıkları çalışmaları anımsatan Çiftçi, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 14 Ekim'de, 42 ilde sarı, 6 ilde de turuncu kod verdiğini, dün itibarıyla sarı kod verilen yerlerin 36'ya, turuncu kod verilen yerlerin ise 4'e düştüğünü ifade etti.
Bugün sayının biraz daha düştüğünü kaydeden Çiftçi, 26 ilde sarı, 3 ilde ise turuncu kodun devam ettiğini aktardı. Çiftçi, afetin ilk anından itibaren İstanbul Valisi Davut Gül'ün koordinasyonunda ilgili kurumların vatandaşların yardımına koştuğunu söyledi.
Bakan Kurum'la birlikte Ayazağa Mahallesi'nde evleri, iş yerlerini dolaştıklarını, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini belirten Çiftçi, "Şu anda 4 vatandaşımız hala kayıp olarak aranıyor. Onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da 46 bin arkadaşımız, AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, sahil güvenlik, jandarma, belediye ekiplerimiz çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Tüm Türkiye'de afet olan yerlerde, uyarı verilen yerlerde 60 bine yakın personelimiz sahadalar, görev yapıyorlar. Vatandaşımızın imdadına yardımına koşmaya çalışıyorlar." dedi.
Çiftçi, mahalleyi gezip incelediklerini, yapılması gerekenleri bir yandan İstanbul Valiliğinin bir yandan Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezi'nin planladığını kaydederek, "Elimizden geldiği kadar vatandaşımızın yardımına koşmaya gayret ediyoruz ama 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini de yaşıyoruz. Bunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor." diye konuştu.
Seldeki kayıplarla ilgili Çiftçi, "Birisi kendisi çıkıp geldi. Kayıp olmadığını, telefonunun şarjı bittiğinden ulaşılamadığından dolayı kayıp ihbarı verildiğini söylemişti. Diğer vatandaşlarımızın araması devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman inşallah İstanbul Valimiz veya bizler gerekli açıklamayı yapacağız." ifadelerini kullandı.
Çiftçi, hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirterek şunları kaydetti: "İstanbul'da bugüne kadar 9 bin 850 ihbar alınmış durumda. 112 Acil Çağrı Merkezimize yapılan ihbarlar ve doğrulaması yapılmış olan ihbarlar. Bunların büyük bir kısmına da ekiplerimiz müdahale ettiler, etmeye devam ediyorlar. AFAD ekiplerimiz, belediyelerimiz, sahil güvenlik, jandarma devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar."
"BU OLAYIN ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK ACİZLİKTİR"
Bakan Kurum, gazetecilerin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul ile ilgili açıklamalarını sorması üzerine, "3 vefatımız var, 5 kaybımız var. İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı, arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntılarını örtme çabasıdır" dedi.
Kanal İstanbul projesi üzerinde Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi en güvenli en sağlam konutların inşa edildiği sosyal konut projelerinin yapıldığının altını çizen, Bakan Kurum, "Bugüne kadar 81 ilimizde Sayın Cumhurbaşkanımızın koymuş olduğu irade çerçevesinde 1 milyon 700 bin sosyal konut yapılmıştır. Türkiye'de 2 milyon 300 bin konut yapılmıştır. 11 ilimizde 2 yılda eşi benzeri görülmemiş bir çalışmayla 455 bin konut bitirilip teslim edilmiştir. Bu yapılan planlı, dirençli konutlarda vatandaşımızın, yaşanan afetlerde burnu bile kanamamıştır. Bakın, burnu bile kanamamıştır. Bunu en son deprem bölgesi göstermiştir. Burada vatandaşımız planlı bir kentleşme istiyor" diye konuştu.
"BİZ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ, SİYASET YAPMIYORUZ, KİMSEYİ SUÇLAMIYORUZ"
İstanbul'da parti ayrımı yapmaksızın yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını vurgulayan Bakan Kurum şunları söyledi: "Şimdi kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor bunu bilmiyor. Gelsin Ayazağa'da, sorun neymiş bizzat yerinde bir görsün. Ve çözüme ilişkin, siyaset yapacağına, burada siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi, bakın biz Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle, Sarıyer Belediye Başkanımızla birlikte burada ne ihtiyaç var, ne eksiklik var, bunu beraber konuşuyor, istişare ediyor ve hep birlikte yapılması gerekeni ortaya koymaya çalışıyoruz. Siyaset yapmıyoruz. Kimseyi suçlamıyoruz. Ve bugün doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden kendi açıkçası yönetim beceriksizliğini bu hesaplaşmalarla, bu iftiralarla kapatmaya çalışmasın."

