83 yılın en büyük yağışının ardından devlet sahada! Bakan Kurum ve Çiftçi'den sel felaketine ilişkin açıklama: 4 vatandaşımız hala kayıp
İstanbul’da 83 yılın en büyük yağışının ardından sel felaketi yaşanırken, Bakan Murat Kurum kalıcı çözümler için 7 gün 24 saat çalıştıklarını belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise İstanbul’da 9 bin 850 ihbar alındığını ve 4 vatandaşın hâlâ kayıp olarak arandığını açıkladı. Bakan Kurum, Özgür Özel'in iddialarına ise "Kayıplarımız aranırken siyaset yapmak acizliktir" ifadeleriyle tepki gösterdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi İstanbul'daki sel felaketine ilişkin Ayazağa'da açıklamalarda bulundu.
Bakan Kurum'un açıklamalarından satır başları:
"83 YILIN EN BÜYÜK YAĞIŞINI ALDIK"
"Değerli arkadaşlar, öncelikle tekrar İstanbul'umuza, tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 83 yılın en yüksek yağışının alındığı, şu ana kadar yaklaşık 273 kilogram yağışın düştüğü büyük bir afetten bahsediyoruz. Afetin ilk anından itibaren devletimizin tüm birimleri, valimizin koordinasyonunda AFAD'ımızla, Kızılay'ımızla, tüm emniyet birimlerimizle ve yerel yönetimlerimizle birlikte bir çalışma sergiliyoruz. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
"HER AFET BÖLGESİNDE KRİZ MERKEZLERİ KURDUK"
Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Kurtarma ve yardımla alakalı süreçlere ilişkin İçişleri Bakanımız detaylı bir şekilde bilgi verecektir. Ancak dün akşam itibarıyla yapmış olduğumuz koordinasyonun ardından hem İçişleri Bakanımız hem de bizler, Ayazağa'yı yerinde birlikte görmek istedik. Buradaki sorunları ve problemleri yerinde tespit edelim istedik. O yüzden bugün sahada vatandaşımızla beraberiz."
"Değerli arkadaşlar, öncelikle tekrar İstanbul'umuza, tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 83 yılın en yüksek yağışının alındığı, şu ana kadar yaklaşık 273 kilogram yağışın düştüğü büyük bir afetten bahsediyoruz. Afetin ilk anından itibaren devletimizin tüm birimleri, valimizin koordinasyonunda AFAD'ımızla, Kızılay'ımızla, tüm emniyet birimlerimizle ve yerel yönetimlerimizle birlikte bir çalışma sergiliyoruz. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum ve İçişleri Bakanı Çiftçi'den açıklama (Foto: AA)
"HER AFET BÖLGESİNDE KRİZ MERKEZLERİ KURDUK"
Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Kurtarma ve yardımla alakalı süreçlere ilişkin İçişleri Bakanımız detaylı bir şekilde bilgi verecektir. Ancak dün akşam itibarıyla yapmış olduğumuz koordinasyonun ardından hem İçişleri Bakanımız hem de bizler, Ayazağa'yı yerinde birlikte görmek istedik. Buradaki sorunları ve problemleri yerinde tespit edelim istedik. O yüzden bugün sahada vatandaşımızla beraberiz."
"7 GÜN 24 SAAT ESASINA GÖRE ÇALIŞIYORUZ"
Esnafımız aynı endişeyle dükkânını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar. Dolayısıyla burada seferberlik şuuru içerisinde, daha önce Bozkurt'ta, Giresun Dereli'de, Rize'de, Trabzon'da yaşadığımız sellerde ve 11 ilde yaşadığımız afette devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nasıl aksiyon aldıysa, nasıl hızlı ve planlı bir şekilde dirençli şehirleri inşa ettiyse aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız. Gözümüzün nuru İstanbul'da olacağız. İstanbul'un her bir mahallesi, her bir semti bizim için değerli, bizim için kıymetli. Dolayısıyla bu bakışla, bu anlayışla çalışmalarımızı milletimizle bir olarak, omuz omuza inşallah gerçekleştiriyor olacağız. Burada önceliğimiz, tekrar ifade etmek gerekirse, afetin izlerini bir an önce sarmak. Ardından da kalıcı çözümleri birlikte hayata geçireceğiz. Bunları da etap etap İstanbul'da hemşehrilerimizle, Ayazağalı kardeşlerimizle paylaşacağız. İnşallah aynı acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu kararlılığı da sahada hep birlikte uygulayacağız. Zor bir süreç. Burada destek olmamız gerekiyor. Birbirimize destek olmamız gerekiyor. Ama şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir ki devletimiz milletinin yanındadır. Burada devletin tüm birimleri aksiyon almıştır. Yapılması gerekenler, valilik koordinasyonunda, AFAD'ımızla birlikte tüm birimlerimizle yürütülüyor. Yani kimin çalışması gerekiyorsa burada 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Her bölgede, afet yaşanan her bölgede kriz merkezlerimiz var. Bu kriz merkezlerinde gerekli vali yardımcılarımızın, kaymakamlarımızın ve AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda süreçler yürütülüyor. Biz de süreci anbean takip edeceğiz. Allah beterinden saklasın. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin diyorum. Tekrar İstanbul'umuza, Kocaeli'mize, Antalya'mıza ve Sakarya'mıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
"4 VATANDAŞIMIZ HALA KAYIP"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sarıyer Ayazağa'da yaptığı açıklamada, İstanbul'da 46 bin personelin sahada görev yaptığını ve 9 bin 850 doğrulanmış ihbar alındığını belirtti. Dört kişinin kayıp olarak arandığını açıklayan Çiftçi, bir kişinin kendi imkânlarıyla ortaya çıktığını ve telefonunun şarjı bittiği için kendisine ulaşılamadığının anlaşıldığını söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamaları şöyle; "Değerli basın mensupları, ben de öncelikle afetin en ağır yaşandığı Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine ve aziz milletimize de başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Dün gün boyunca Ankara'daki Afet Koordinasyon Merkezi'nde bu afeti yönetmeye gayret ettim. Dün, biliyorsunuz, malumlarınız, ayın 14'ünde Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz 42 ilimizde sarı, 6 ilimizde de turuncu kod vermişti. Dün itibarıyla sarı kod verilen yerlerin sayısı 36'ya, turuncu kod verilen yerlerin sayısı ise 4'e düşmüştü. Bugün bu sayılar biraz daha azaldı. 26 ilimizde şu anda sarı kod, 3 ilimizde ise turuncu kod devam ediyor. Afetin ilk anından itibaren özellikle İstanbul'da, İstanbul Valimizin başkanlığında ve koordinasyonunda bütün ilgili kurumlarımız afete müdahale ediyor, vatandaşımızın yardımına koşuyor.
Bugün de biz Çevre ve Şehircilik Bakanımızla beraber sabahtan beri Ayazağa Mahallesi'nde evleri ve iş yerlerini dolaştık. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Şu anda dört vatandaşımız hâlâ kayıp olarak aranıyor. Onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da 46 bin arkadaşımız, AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimiz çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Tüm Türkiye'de, şu anda afet yaşanan ve uyarı verilen yerlerde 60 bine yakın personelimiz sahada görev yapıyor. Vatandaşımızın imdadına, yardımına koşmaya çalışıyorlar. Biz de bugün Sayın Bakanımızla beraber mahallinde gezdik, incelemelerde bulunduk. Yapılması gerekenleri bir yandan İstanbul Valiliğimiz, bir yandan da Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezimiz planlıyor. Bire bir çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar vatandaşımızın yardımına koşmaya gayret ediyoruz. Ancak az önce Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi, 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz. Bunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor. Dediğim gibi, vatandaşlarımızdan biri kendisi çıkıp geldi. Kayıp olmadığını, telefonunun şarjı bittiği için kendisine ulaşılamadığından dolayı kayıp ihbarı verildiğini söyledi. Diğer vatandaşlarımızın aranması devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman inşallah İstanbul Valimiz veya bizler gerekli açıklamayı yapacağız. Bu afetten dolayı bütün vatandaşlarımıza tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Hasar tespit çalışmaları bir yandan devam ediyor. Zarar tespit ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul'da bugüne kadar 9 bin 850 ihbar alınmış durumda. Bunlar, 112 Acil Çağrı Merkezimize yapılan ve doğrulaması gerçekleştirilmiş ihbarlar. Bunların büyük bir kısmına ekiplerimiz müdahale etti ve etmeye devam ediyor. Dediğim gibi, AFAD ekiplerimiz, belediyelerimiz, Sahil Güvenlik, jandarma ve devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Ben bütün ekiplerimize, çalışan tüm ekiplerimize, başta İstanbul Valimiz olmak üzere koordinasyonu sağlayan ve bugün sahada görev yapan ekiplerimize teşekkür ediyorum. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı doğrultusunda bugün burada bulunuyoruz. Öğleden sonra da inşallah Sakarya'ya geçeceğim. Orada, Karasu'da da incelemelerimize devam edeceğim. Çalışmalarımız akşama kadar devam edecek. Teşekkür ederim."
BAKAN KURUM'DAN ÖZGÜR ÖZEL'İN KANAL İSTANBUL AÇIKLAMALARINA TEPKİ
Bakan Kurum, gazetecilerin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul ile ilgili açıklamalarını sorması üzerine, "3 vefatımız var, 5 kaybımız var. İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı, arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntılarını örtme çabasıdır" dedi.
Kanal İstanbul projesi üzerinde Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi en güvenli en sağlam konutların inşa edildiği sosyal konut projelerinin yapıldığının altını çizen, Bakan Kurum, "Bugüne kadar 81 ilimizde Sayın Cumhurbaşkanımızın koymuş olduğu irade çerçevesinde 1 milyon 700 bin sosyal konut yapılmıştır. Türkiye'de 2 milyon 300 bin konut yapılmıştır. 11 ilimizde 2 yılda eşi benzeri görülmemiş bir çalışmayla 455 bin konut bitirilip teslim edilmiştir. Bu yapılan planlı, dirençli konutlarda vatandaşımızın, yaşanan afetlerde burnu bile kanamamıştır. Bakın, burnu bile kanamamıştır. Bunu en son deprem bölgesi göstermiştir. Burada vatandaşımız planlı bir kentleşme istiyor" diye konuştu.
"BİZ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ, SİYASET YAPMIYORUZ, KİMSEYİ SUÇLAMIYORUZ"
İstanbul'da parti ayrımı yapmaksızın yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını vurgulayan Bakan Kurum şunları söyledi: "Şimdi kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor bunu bilmiyor. Gelsin Ayazağa'da, sorun neymiş bizzat yerinde bir görsün. Ve çözüme ilişkin, siyaset yapacağına, burada siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi, bakın biz Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle, Sarıyer Belediye Başkanımızla birlikte burada ne ihtiyaç var, ne eksiklik var, bunu beraber konuşuyor, istişare ediyor ve hep birlikte yapılması gerekeni ortaya koymaya çalışıyoruz. Siyaset yapmıyoruz. Kimseyi suçlamıyoruz. Ve bugün doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden kendi açıkçası yönetim beceriksizliğini bu hesaplaşmalarla, bu iftiralarla kapatmaya çalışmasın."

