İBB kirli organize! Karar Ongun'dan organizasyon Bağdatlı'dan! İBB davasında çarpıcı beyanlar: Alacaklılar belliydi

İBB kirli organize! Karar Ongun'dan organizasyon Bağdatlı'dan! İBB davasında çarpıcı beyanlar: Alacaklılar belliydi

İBB Medya AŞ İhale görevlisi Mehmet Recep Taşçı, ihale süreçlerine ilişkin dikkat çeken beyanlarda bulundu. İhalelerde yaşanan yolsuzlukları ve ihale öncesi işi alacak firmaların belli olduğunu belirten Emrah Bağdatlı’nın bu işleri organize ettiğini mahkeme huzurunda beyan etti. Açık Hava Reklamcısı Tutuksuz sanık Kaan Ketenci de Murat Ongun’un piyasada “karar verici merci” olarak bilindiğini öne sürerken, Medya AŞ’nin karşılığını almadığı bazı sözleşmeleri imzalaması yönünde kendisine baskı yapıldığını savundu.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Tutuklu eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu | Fotoğraf-A HaberTutuklu eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu | Fotoğraf-A Haber

"İHALE ÖNCESİNDE FİRMALAR VE RAKAMLAR BİLDİRİLİRDİ"

Taşçı, bazı ihalelerde hangi firmaların gireceğinin ve işin hangi bedelle alınacağının önceden kendilerine bildirildiğini söyledi.

57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88'inci duruşmasında savunma yapan Mehmet Recep Taşçı, 2017'de Medya AŞ'de çalışmaya başladığını, 2018'de satın alma müdürlüğünde görev aldığını anlattı. İhale süreçlerinde firma belirleme veya karar verme yetkisinin bulunmadığını savunan Taşçı, kendisine verilen görev kapsamında yalnızca evrak ve idari işlemleri yürüttüğünü söyledi.

Taşçı, soruşturma kapsamında verdiği ifadelerin arkasında olduğunu belirterek, "Herhangi bir ihale yolsuzluğuna katılmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ederim." dedi.

"KİMİN ALACAĞI BELLİYDİ"

Duruşma savcısının, "İhaleye hangi firmaların gireceği, yan tekliflerin ve teklif rakamlarının üst düzey iletişim koordinasyonundan geldiği" yönündeki ifadesini sorması üzerine Taşçı, şu beyanda bulundu:

"İletişimden bize hangi firmaların hangi ihaleye gireceği, hangi rakama alınacağı önceden bildirilirdi. Biz de buna göre işlemlerini yapardık."

Fotoğraf: A Haber ArşivFotoğraf: A Haber Arşiv

"EMRAH BAĞDATLI'NIN BİRÇOK İHALEYİ ALDIĞINI BİLİYORDUK"

Savcının kendisine bu bilgilerin kim tarafından iletildiğini sorması üzerine Taşçı, doğrudan kendisine gelmediğini, bildiği kadarıyla Gökhan Köseoğlu'na veya genel müdüre bilgi aktarıldığını söyledi.

Savcının Emrah Bağdatlı'yı tanıyıp tanımadığını sorması üzerine Taşçı, Bağdatlı'nın belediyede herhangi bir resmi görevinin bulunmadığını belirterek, Medya AŞ ve Kültür AŞ'deki birçok ihalenin Bağdatlı'nın firmaları üzerinden alındığı yönünde bilgileri olduğunu söyledi.

İMAMOĞLU VE MURAT ONGUN SORUSU

Savcı, Taşçı'nın daha önceki ifadesinde ihalelerde belediyenin iletişim birimi ile Emrah Bağdatlı'nın etkin olduğunu ve bunların Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'dan talimat aldığını söylediğini hatırlattı.

Taşçı ise bu sözlerinin hiyerarşik yapıya ilişkin değerlendirmesi olduğunu belirtti. Kendisine talimatların müdürü üzerinden geldiğini, müdürüne de üst yönetimden talimat geldiğini anlatan Taşçı, bu hiyerarşiyi takip ederek söz konusu ifadeyi kullandığını söyledi.

Fotoğraf: A Haber ArşivFotoğraf: A Haber Arşiv

Savcının Fatoş Ayık, Emrah Bağdatlı ve Gökhan Köseoğlu arasındaki iletişimi sorması üzerine de Taşçı, ihale öncesinde Köseoğlu ve Bağdatlı'nın Fatoş Ayık'a bilgi getirdiğini ifade etti.

Taşçı, Barış Kılıç ile ise kendisinin herhangi bir iletişiminin olmadığını söyledi.

"MURAT ONGUN KARAR VERİCİ MERCİDİR"

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada tutuksuz sanık reklam şirketi sahibi Kaan Ketenci, savunmasında, Bağdat Caddesi'nde reklam koyma işini yaptıklarını ve bunun için İBB'yle ecrimisil yürüttüklerini söyledi. Herhangi bir kamu zararı oluşturmadığını anlatan sanık Ketenci, beraatını istedi.

Açık Hava Reklamcısı Kaan Ketenci | Fotoğraf-A HaberAçık Hava Reklamcısı Kaan Ketenci | Fotoğraf-A Haber

Cumhuriyet savcısının, Murat Ongun'a yönelik "açık hava reklam başı, son karar verici ve onay makamı" şeklindeki ifadesini sorduğu sanık Ketenci, Ongun'u tanımadığını ve kendisiyle hayatında hiç görüşmediğini anlattı. Ancak Ketenci, piyasanın Ongun'un "karar verici merci" olduğunu ve her şeyin başta ona gittiğini bildiğini belirterek, "Ona sorulur, ondan cevap gelir, iş ya yapılır ya da yapılmaz." dedi.

Savcı, sanığa "Medya AŞ tarafından dron açılması ve benzeri faturaların kesilmesi" ifadesini hatırlatarak, "Bu anlaşmalar karşılığında bir hizmet aldınız mı?" diye sordu. Sanık Ketenci ise soruyu "Elif Güven, Medya AŞ bize fatura keserdi, Medya AŞ'nin faturasını biz ödemeye çalışırdık. Sistem bunun üzerindeydi." şeklinde cevapladı.

Metro inşaatlarının etrafındaki panoları koyduktan sonra, anlaşmaları üzerine çift taraftan fatura gelmeye başladığını ifade eden Ketenci, "Ben bir vaatte bulunmuştum, 2 milyon lira ödeyeceğime karşılık o alanların yeni reklam hakkı olarak. Kağan Bey'in oradan çeşitli ecrimisiller geliyordu. Aynı zamanda da Medya AŞ tarafından da geliyordu." diye konuştu.

Sanık Ketenci, bir vakitten sonra Medya AŞ ve Elif Güven tarafından kendisine "Biz bir şey hazırlayacağız, bir dron sözleşmesi, bir kamera görüntüsü sözleşmesi. Bu sözleşmeleri sen onayla, imza at, gönder bize" şeklinde beyan edildiğini belirterek, "Ondan sonra biz bu hizmetin karşılığını almadık. Böyle bir dron sözleşmesinin karşılığını almadık. Ama ticaretimiz olağan akışı yüzünden bunları kabul ettik. Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı, piyasaya rezil olunacaktı ve zaten ticari hayatımız otomatikman bitecekti." dedi.

İBB kirli organize! Karar Ongun'dan organizasyon Bağdatlı'dan! İBB davasında çarpıcı beyanlar: Alacaklılar belliydi - 1

Savcı, Ketenci'ye "yatırım parası çıkmadığı için bu bedeli ödeyemediği" ve "bir vinç ile zabıta tarafından İstanbul'daki bütün yerlerinin kesildiği" yönündeki ifadesini hatırlattı.

İfadesini doğrulayan ve 16 pano diktiğini belirten sanık Ketenci, "Öncelikli olarak, sebebini bilmediğim şekilde, bir anda koyduğum panoların ortasına başka bir reklam firması tarafından başka bir pano daha konuldu ve oraya bir reklam geldi. Ben öncelikle buna itiraz etmiştim, 'Ne oluyor, buralar benimdir, benim panolarımın arasına bir pano daha koydunuz ve benimkiyle alakası olmayan bir çeşitli ebatta ve ölçüde koydunuz.' dedim. Ondan sonra dediler ki, 'Bunun böyle olması lazım.'Peki' dedik, sustuk mecburen. Çünkü orada yatırımlarımız vardı, neticede eve ekmek gitmesi gerekiyordu. Ondan sonra eylül ayı oldu, ben bir yandan yatırım yaparken bir yandan ecrimisilleri ödeyemediğimi ve bundan artık çok zorlandığımı söyledim. Ek süre istedim. Ona rağmen 8 Eylül günü panolarımı aynı firmaya tekrardan pazarlama usulüyle vermişler. Ve ben bir daha ticaret yapamadım. Aynı zamanda da bittim." ifadelerini kullandı.

Savcının, "Bununla ilgili görüşmeyi kim yaptı? İfadenizde Elif Güven'den bahsetmişsiniz." sorusuna karşılık sanık, "Evet" dedi.

Savcı, muvazaalı sözleşmeyi kendisinden kimin imzalaması istediğini sanığa sordu.

Sanık Ketenci de "Bana sadece Elif Güven söyledi. Elif Güven, 'İmzalayacaksın, ondan sonra biz sana bunun karşılığında fatura keseceğiz.' dedi. Biz derken Medya AŞ'den bahsediyorum bu arada. Elif Güven'in kendi şahsıyla alakası yok. Medya AŞ olarak konuştu, 'Biz sana Medya AŞ faturasını böyle keseceğiz.' dedi. Ben de 'Peki o zaman.' dedim." şeklinde cevap verdi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin