İBB davasında maske düştü rüşvet çarkı deşifre oldu! Tiyatro ihaleler, Sayıştay’a karşı hülle şirket sistemi! Adaylık parası esnaftan

İBB davasında maske düştü rüşvet çarkı deşifre oldu! Tiyatro ihaleler, Sayıştay’a karşı hülle şirket sistemi! Adaylık parası esnaftan

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakleri Kültür AŞ ve Ağaç AŞ’de kurulan rüşvet ve ihale düzeni, mahkeme salonunda sanık ve tanıkların itiraflarıyla yerle bir oldu. Hak edişini almak isteyen yüklenici firma sahiplerinden makam odasında elden alınan balya balya dövizler, “Bu para sisteme gidiyor” denilerek toplanan yüzde 10’luk komisyonlar ve Sayıştay’ı atlatmak için kurulan hülle şirketler… İşte CHP’li İBB yönetimini sarsacak skandal itirafların tüm detayları.

İBB iştiraklerindeki ihale ve ödeme süreçlerine ilişkin mahkeme salonunda anlatılanlar adeta rüşvet çarkının şifrelerini ortaya çıkardı. Kültür AŞ'den milyonlarca liralık ihale alan 45 Tasarım şirketinin sahibi Mete Mağden ile Ağaç AŞ'ye yaklaşık 20 yıldır iş yapan Güney Çiçekçilik'in sahibi Ensar Güney, anlattığı itiraflarla kirli düzeni bir bir ortaya koydu.

MAKAM ODASINDA DÖVİZLİ RÜŞVET

Bu görüşmenin ardından Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın yanına gittiğini aktaran Ensar Güney, Sukas'a "Ne istiyorsunuz?" diye sorduğunu, Sukas'ın ise "Ben size para söyleyemem, sen kendin bir bak, kendi durumuna göre ödeme yap" karşılığını verdiğini beyan etti. Biriken 100 milyon liralık alacağını alabilmek için iki kez Ali Sukas'ın makam odasına gittiğini belirten Güney, ilk gidişinde 35 bin euro, ikinci gidişinde ise 15 bin doları Sukas'a bizzat makamında elden teslim ettiğini ve ancak bu ödemelerden sonra çeklerini alabildiğini açıkladı.

(Fotoğraf: AA)(Fotoğraf: AA)

"BİR SİSTEM VAR" DEDİLER

Kültür AŞ ihalelerini alan Mete Mağden ise İBB'de resmi bir görevi bulunmayan Emrah Bağdatlı'ya düzenli olarak %10 komisyon verdiğini beyan etti. Hak ediş ödemeleri yapıldıktan sonra parayı nakit çekerek muhasebe üzerinden Bağdatlı'nın kuryelerine teslim ettiğini anlatan Mağden, "Emrah Bağdatlı benden her para alışında bir sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu. Bana 'Bu para benim cebime girmiyor, bir sistem var. İBB'de çalışan herkes bu sisteme katkı sağlıyor' diyordu" ifadelerini kullandı.

Emrah BağdatlıEmrah Bağdatlı

"İHALELER FORMALİTEDEN İBARET"

Duruşma savcısının soruları üzerine ihalelerin formaliteden ibaret olduğunu ve ihale kazanacak firmanın önceden belirlendiğini itiraf eden Mağden, şirketine ait antetli kağıtların ve kaşelerin İBB İletişim Başkanlığı çalışanına teslim edildiğini açıkladı. Mağden, "Mevzuat gereği ihaleye başka firmaların katılması gerekiyordu. Güldem Şık'ta bizim evraklarımız ve antetli kağıtlarımız vardı. Bütün ihale dokümanlarını kendisi hazırlar, bize sadece imzaya gönderirdi. Yan teklif vermeyi kabul etmeseydim içeride kalan 5 milyon liralık alacağımı ödemeyeceklerini ima ederek baskı kurdular" dedi.

SAYIŞTAY'DAN KAÇMAK İÇİN HÜLLE ŞİRKET FORMÜLÜ

Kültür AŞ ihalelerinde dönen fatura trafiğini de açıklayan Mağden, aldıkları ihalelerin büyük kısmının İBB İletişim Başkanlığı tarafından belirlenen başka firmalara yönlendirildiğini aktardı. Sayıştay denetimlerine takılmamak amacıyla "Pangram" adıyla ikinci bir hülle şirket kurdurulduğunu belirten Mağden, "İhaleyi 45 Tasarım aldığı için Sayıştay problem yapmasın diye sahibi başka görünen ikinci bir firma kurmamızı istediler. Murat Ongun'un 'Ekrem Başkan'ın katılacağı işleri Pangram yapsın' talimatı üzerine bu şirketi kurduk" şeklinde konuştu.

Murat OngunMurat Ongun

"İMAMOĞLU'NUN ADAYLIK TURU İÇİN 4 MİLYON TL CEBİMDEN ÖDEDİM"

Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı turları kapsamında İzmir ve Antalya'daki organizasyon işlerinin de kendilerine yaptırıldığını kaydeden Mağden, İBB ile resmi bağı bulunmayan bu iş için kendi cebinden 4 milyon TL harcadığını ifade etti. Ödeme yapılacağı söylenmesine rağmen faturayı kesecek muhatap bulamadıklarını belirten Mağden, tek bir kuruş bile alamadan operasyon sürecinin başladığını dile getirdi.

Ali SukasAli Sukas

MURAT ONGUN İLE "ABİ-KARDEŞ" İLİŞKİSİ

Emrah Bağdatlı'nın İBB İletişim Başkanlığı'na gayriresmi danışmanlık yaptığını ve Murat Ongun ile "abi-kardeş" gibi yakın olduğunu aktaran Mağden, İBB ile iş yapmaya başladıkları ilk dönemde Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı'nın bizzat atölyelerine gelerek denetimde bulunduklarını da mahkeme tutanaklarına geçirdi.

"BU OLUŞUMA FİNANSMAN VEYA BAŞKA BİR DESTEK SAĞLAMADIM"

Tutuksuz sanık iş insanı Cem Çelik de herhangi bir örgüte finansman veya başka destek sağlamadığını savunarak, Dijital Deneyim Müzesi inşaatının giderlerini karşılayan ve bundan kaynaklı alacaklarını tahsil edemediği için hukuki yollara başvuran taraf olduğunu söyledi.

Şirketinin Kültür AŞ ile yaptığı işleri anlatan Çelik, Dijital Deneyim Müzesi inşaatıyla ilgili de sözleşmeler imzalandığını belirtti.

Sanık Çelik, "Müzenin gerçek inşaat maliyetinin olduğundan yüksek ve abartılı gösterilmesine yol açtığı düşüncesinde olduğumu emniyet ve savcılık ifadelerimde de beyan ettim. Bu husus, müze ile aynı zamanda yapılan iletişim binasının yapımının incelenmesiyle bilirkişi tarafından çok kolay ortaya konulabilir." dedi.

Suçlamaya konu ihaleyle şirketinin ilgisinin bulunmadığını savunan sanık Çelik, "Bahse konu alımların bizim yaptığımız ve 23 Şubat'ta bitirdiğimiz Dijital Deneyim Müzesi ile hiçbir ilgisi yoktur. İşin başlangıcında sözlü taahhütler ve yazışmalar vardı. Müze tamamlanıp açıldıktan ve bilet satışları başladıktan sonra taahhüt edilen yüzde 40 oranını içeren sözleşmenin imzalanması için ısrar ettim. Gönderilen metinde hasılat payının yüzde 31 olduğunu ve sözleşme tarihinin 15 Ocak 2024 tarihi yazıldığını gördüm. Yüzde 31 oranını kabul etmeyeceğimi söyledim." beyanında bulundu.

Çelik, kendisine ödeme yapılmayınca hukuki süreçlere başvurduğunu, kendilerine inşaat maliyetleri ile ziyaretçilerden elde edilen gelirden de bir kuruş pay ödenmediğini söyledi.

CEM ÇELİK: MURAT ONGUN'UN TALİMATI OLDUĞU SÖYLENDİ

Kültür AŞ ile hukuki ihtilaflarının operasyonlardan aylar önce başladığını anlatan Çelik, şunları kaydetti:

"Dijital Deneyim Müzesi nedeniyle şirketime ve şahsıma inşaat bedeli ya da hasılat payı olarak ödeme yapılmadığını beyan ediyorum. Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir. 2024 yılı başında Murat Abbas, Dijital Deneyim Müzesi, Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Müzesi için reklam ve etkinlikler yapılacağını, paylaşım oranları gereği bize 10 milyon lira düştüğünü bildirdi. Önceki reklam çalışmalarının Kültür AŞ ve Medya AŞ tarafından çok daha düşük bedellerle yapıldığını belirterek bu talebe karşı çıktım. Murat Abbas, bunun yukarıdan istendiğini söyledi. Kimi kastettiğini sorduğumda da Murat Ongun'un talimatı olduğunu belirtti."

Sanık Çelik, ödemelerin gerçekleştirilmemesi halinde sözleşmelerin de feshedilebileceğinin kendisine söylendiğini ve bu nedenle 12 milyon 687 bin liralık ödeme yaptığını anlattı.

Faturalarda etkinlik, billboard basımı, broşür ve afiş, baskı ve konstrüksiyon pano kalemlerinin bulunduğunu belirten Çelik, bu paraların reklam için kullanılmadığını öğrendiklerini ve sözde fatura kesip kendilerinden para alan 3 şirket hakkında savcılığa başvurduklarını söyledi.

Sanık Çelik, "Bu oluşuma finansman veya başka bir destek sağlamadım. İnşaat ve yasal alacaklarımı tahsil edememem, gerçekleşmeyen hizmetler için ödeme yapmak zorunda bırakılmam, müzeden erken çıkarılmam, aldatılarak zarara uğratıldığım yönündeki savunmamın dayanaklarıdır." dedi.

- "SÖZLEŞMENİN ŞARTLARINA GÖRE BİZ BU İŞLEMİ YAPTIK"

Cumhuriyet savcısının, "Ne kadarlık bir imalat yaptınız?" sorusu üzerine sanık Çelik, "Yaklaşık 30 milyonu buldu." diye cevap verdi.

Bunun üzerine savcının, "Daha sonra bu imalatın akıbeti ne oldu?" şeklindeki sorusuna Çelik, şu yanıtı verdi:

"Biz talep ettik. Daha doğrusu sözleşmenin şartlarına göre biz bu işlemi yaptık fakat daha sonrasında sözleşmenin şartlarına mevzuat gereği inşaatta yaptığım harcamaları koyamayacaklarını, dolayısıyla bu orana yansıtamayacaklarını ve sadece içeriklerim ve yazılımlarımın bedellerini dahil edebileceklerini söylediler. Zaten kendileriyle de 'Peki ben bu inşaat harcamalarını nasıl alacağım?' diye defalarca toplantı yaptık hatta bu toplantıların birkaçını Murat Ongun'la İştirakler Daire Başkanı'nın ofisinde de devam ettirdik."

Sanık Çelik, savcının, "Murat Ongun'un Kültür AŞ'de bir yetkisi var mı peki? O süreçlere dahil olma aşamasında hangi sıfatla katıldı toplantılara?" sorusu üzerine de "Bizim bildiğimiz Murat Bey, her zaman işte Başkan'ın yanındaki ikinci adam ya da sağ kolu gibi görünürdü. O yüzden de benim kalkıp 'Murat Bey, bu toplantıda ne arıyor?' sorusunu sorma hakkım olacak bir durum değildi." cevabını verdi.

Savcının, inşaat ihale sürecini sorması üzerine sanık Çelik, şunları söyledi:

"Yaptıkları ihale tamamıyla Dijital Deneyim Müzesi ile bitişik olan İletişim Koordinatörlüğü binasının inşaatının ve içerideki dekorasyon ve mobilya işlerinin ihalesiydi. Onu Kültür AŞ üzerinden Dijital Deneyim Müzesi'nin ihalesi olarak yedirdiler ve bütün giderleri buraya yansıttılar. Zaten Sayıştayın da denetiminde çıkan sonuç, normal maliyetlerin müzenin çok üstünde gözükmesinin sebebi de budur. Kültür AŞ ve bizim yaptığımız müzede bu özellikle son ihaleyle beraber, basında ve suçlamada gözüken işte kamu zararının asıl sebebi o tarafta yapılan ihaledir."

Sanık Çelik, savcının "Yani sizin yaptığınız Dijital Deneyim Müzesi binasının giderlerini karşılamak için rakam anlamında orayı yüksek mi gösterdiler?" sorusuna da "Benim tahminim böyle çünkü o yapılan ihalenin, bizim inşaatını yaptığımız Dijital Deneyim Müzesi'nin inşaatına hiçbir şekilde harcanmadığını biliyorum." şeklinde cevap verdi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin