CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde tehdit skandalı: "Kafana sıkacaktık" dediler, işten çıkarıldım

CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde tehdit skandalı: "Kafana sıkacaktık" dediler, işten çıkarıldım

CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde görev yapan Erman Yıldırım, işten çıkarılma sürecinde yaşadıklarını anlattı. Yıldırım, Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu'nun makam şoförü tarafından "2 saat önce biz kafana sıkacaktık" sözleriyle tehdit edildiğini öne sürdü. Yıldırım ayrıca Karaahmetoğlu'nun kendisini şikayetini geri çekmemesi halinde görevden almakla tehdit ettiğini iddia etti. Hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını belirten Yıldırım, "Zaten 'Şikayetini çekmezsen işten atarım' diyordu" ifadelerini kullandı.

CHP yönetimindeki Beyoğlu Belediyesi'nde Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şefliği'nde birim sorumlusu olarak görev yapan Erman Yıldırım, işten çıkarılma sürecine dair açıklamalarda bulundu.

Yıldırım, yürüttüğü çalışmalar nedeniyle işten çıkarıldığını öne sürerek Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu'nun makam şoförü tarafından tehdit edildiğini ve karakola yaptığı şikayeti geri çekmesi için baskıya maruz kaldığını iddia etti.

Yıldırım, bu durumun şehit aileleri ve gazi yakınlarının tepkisine yol açtığını belirterek görevine iade edilmek istediğini söyledi.

CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde tehdit skandalı: "Kafana sıkacaktık" dediler, işten çıkarıldım - 1

"SİZİ BAYRAK DİREĞİNDE SALLANDIRIRIM"

Yürüttüğü çalışmalar nedeniyle baskı gördüğünü öne süren Yıldırım, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Göreve başlayan Özel Kalem Müdürü bir gün beni odasına çağırdı. Odasına çağırdığında bu çalışmaları durdurmamı istedi. Şehit ve gazi aracıyla Beyoğlu sokaklarında gezmemi istemedi. Bana 'Zaten mazot parası da vermiyorsun, Beyoğlu sokaklarında gez' dedi. Reklam odaklı çalışmamı istedi. Fakat ben bunu kabul etmedim. Şehit ve gazi ailelerine ziyarete devam ettim, hizmete devam ettim. Bunun üzerine tekrar odasına çağırarak 'Sizi bayrak direğinde sallandırırım, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz' diye tehditlerde bulundu. Biz hizmete devam ettikçe bu kez şehit yakınlarına giden çiçek, çikolata, şehit çocuklarına giden oyuncakları kesti. Ben kendi maaşım üzerinden bu hizmete devam etmek için kendi imkanlarımla çikolata alarak şehit yakınlarına gitmeye devam ettim. Fakat sık sık tehditlerde bulundu bu çalışmayı durdurmam yönünde."

"2 SAAT ÖNCE BİZ KAFANA SIKACAKTIK"

Yıldırım, tehditlerin devam ettiğini öne sürerek şunları söyledi:

"Bu tehditten sonra tabii yanına çağırarak tehditlerde bulunuyordu. Daha sonra bir gece Belediye Başkanının makam şoförü tarafından arandım. Nerede olduğumu sordular. Ben de 'İstanbul Sütlüce'deyim' dedim. 'Ayrılma, geliyoruz' dediler. Ben de 'Abi bu saatte ne oldu?' dedim. 'Gelince konuşuruz' dediler, kapattılar. Ben de tabii tehditler aldığım için meclis üyesi Turgay Şimşek'i aradım. 'Abi' dedim, 'Beni çağırıyorlar, ne yapayım?' O da 'Ben de geleyim' dedi. Beni de almasını söyledi, onu da aldım. Bir de Sinan Hoca var, taziye hizmetlerinden sorumlu, Kur'an-ı Kerim okuyan kişi, onu da aradım.

Gittiğimizde masada Belediye Başkan Vekilinin makam şoförü ve karşısında sivil bir vatandaş vardı. Sivil vatandaşı görünce zaten tedirgin oldum, anladım durumu. 'Buraya otur lan' diyerek yanını gösterdi bana. Oturmak istemedim ama 'Buraya otur' dedi, mecbur oturdum. Oturduktan sonra çok ağır küfürler etmeye başladı. Aileme yönelik, bana yönelik çok ağır küfürler etti. Ben 'Abi ne oluyor?' dedim. 'Ben siz gibi insanlarla işim olmaz, bırakın beni gideyim' dedim. Masada şehit ve gazi aracının anahtarı vardı, onu aldılar. '6 ay önce senin kafana sıkılacaktı, ağaçlar altında. 2 saat önce de o şehit ve gazi aracında biz kafana sıkacaktık' diyorlardı."

Yıldırım, bu sırada Özel Kalem Müdürünün de görüntülü arandığını öne sürerek, "Senin elemanı aldık" denildiğini ve olayın izlendiğini iddia etti.

Yıldırım, daha sonra zorla Özel Kalem Müdüründen özür dilettirildiğini belirterek, "Endişe duydum, korktum, elim ayağım titredi" dedi.

CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde tehdit skandalı: "Kafana sıkacaktık" dediler, işten çıkarıldım - 2

"ŞİKAYETİNİ ÇEKMEZSEN İŞTEN ATARIM"

CHP Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyesi Turgay Şimşek'in de yaşananlara şahit olduğunu öne süren Yıldırım, "Evet, onlar da şahit oldular. Tabii elim ayağım titredi. 'Özür dile' diye baskı yapıyorlardı, küfrediyorlardı, tehditte bulunuyorlardı. Mecbur özür diledim. Turgay Şimşek de meclis üyesi olarak işaret etti, 'Özür dile kalkalım' dedi. Özür diledim mecburiyetten" ifadelerini kullandı.

Yıldırım, şikayetçi olduktan sonra şikayetini geri çekmesi için baskı gördüğünü iddia ederek süreci şöyle anlattı:

"Masadan kalkar kalkmaz hemen kurtuldum. Kaymakam Bey'in özel kalemini aradım, ona söyledim. O da 'Karakola git, şikayetçi ol hemen' dedi. Gittim, karakola giderek şikayetçi oldum. Daha sonra olayı anlattım karakolda fakat şikayetçi olduğum esnada Belediye Başkan Vekili sürekli beni telefonda arıyordu. Daha sonra bir gün sonra beni karakolun önüne çağırdılar. Bir avukat göndermişler, karakolun önüne çağırdılar. Gittiğimde avukat telefonda Sefer Başkan'la görüşüyordu. Telefonu bana verdi. 'Hemen o şikayeti çekeceksin, o olayı kimseye anlatmayacaksın, o olayı kapatacaksın. Kaymakama sakın söylemeyeceksin' dedi. 'Yoksa seni görevden alırım' dedi."

Yıldırım, daha sonra şikayetini çekmediğini, yıllık izne ayrıldığını ve izindeyken yerine başka bir kişinin getirildiğini söyledi.

"YENİ DOĞMUŞ OĞLUMUN RIZKIYLA OYNADILAR"

İşten çıkarılma süreciyle ilgili de konuşan Yıldırım, herhangi bir açıklama yapılmadan görevine son verildiğini iddia etti.

Kendisine hiçbir açıklamada bulunulmadığını belirten Yıldırım, "Neden çıkarıldığımı, ben çıkarıldıktan sonra öğrendim. Beni ne Disiplin Kurulu'na sevk ettiler ne de benden savunma aldılar. Zaten 'Şikayetini çekmezsen işten atarım' diyordu. Ben şehit yakınları ve gazilere hizmet için uğraşıyordum. Benim yeni doğmuş bir oğlum var, daha 4 aylık. İsmi Ömer, şehidimizin ismini koymuştum oğluma. Onun rızkıyla oynadılar, beni işten attılar" dedi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin