Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri neden düştü? FETÖ'cü pilottan taciz | Bakan Gürlek: Soruşturmanın sonuna kadar gidilecek

Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri neden düştü? FETÖ'cü pilottan taciz | Bakan Gürlek: Soruşturmanın sonuna kadar gidilecek

17 yıldır aydınlatılmaya çalışılan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Tutuklanan F-4 Silah Sistem Subayı Ali Armağan'ın emniyet ve savcılık ifadelerine ulaşıldı. Armağan, Adil Öksüz'le bağlantılı olduğu değerlendirilen hat ve 152 telefon görüşmesine ilişkin soruları "hatırlamıyorum", "tanımıyorum" ve "bilmiyorum" diyerek yanıtladı. Soruşturma dosyasında ise olay günü F-4 uçağıyla helikopter yakınında sonik patlama oluşturduğu iddiasına yer verilirken arama çalışmalarındaki ihmallere ilişkin dikkat çeken beyanlar da dosyaya girdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek soruşturmaya ilişkin "Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve örgütsel irtibatlara ilişkin hususlar değerlendirilmektedir. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir." açıklamasını yaptı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 5 kişinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin sürdürdüğü soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı.

BAKAN GÜRLEK: SORUŞTURMA SONUNA KADAR DEVAM EDECEK

Adalet Bakanı Akın Gürlek Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin "Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve örgütsel irtibatlara ilişkin hususlar değerlendirilmektedir. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir." açıklamasını yaptı.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. (ahaber.com.tr)Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. (ahaber.com.tr)

Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 27 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 19'unun tutuklandığını, 8'i hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıkladı. Diğer 2 şüphelinin ise başka dosyalardan cezaevinde tutuklu bulunduğunu belirtti.

Bakan Gürlek, soruşturmada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanması, örgütsel bağlantılar, darbe girişiminin firari isimlerinden Adil Öksüz ile irtibat iddiaları, ByLock yazışmaları ve şüphelilerin FETÖ bağlantılarının titizlikle incelendiğini ifade etti.

Dosyanın yalnızca helikopter kazasını değil, FETÖ'nün gerçeği karartmaya yönelik faaliyetlerinin de araştırıldığı bir soruşturma olduğunu vurgulayan Gürlek, "Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir." dedi.

Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve görev alan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, Muhsin Yazıcıoğlu ve hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Tutuklananlar arasında bulunan F-4 savaş uçağının Silah Sistem Subayı Ali Armağan'ın emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelere ise Sabah ulaştı.

HELİKOPTER SONİK PATLAMA İLE Mİ DÜŞÜRÜLDÜ?

Soruşturma dosyasında Ali Armağan'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olarak talimatlar doğrultusunda hareket ettiği, 25 Mart 2009'da TC-HEK tescilli helikopterin Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi kırsalında düşmesi öncesinde içinde bulunduğu F-4 uçağıyla keşif uçuşu yaptığı, olay sırasında ise alçak uçuş gerçekleştirerek helikopter yakınında sonik patlama oluşturduğu ve bu şekilde helikopterin düşmesine neden olduğu değerlendiriliyor.

Armağan hakkında bu kapsamda "kasten öldürme" ile "silahlı örgüt kurma veya yönetme ya da örgüte üye olma" suçlamaları yöneltiliyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı. (ahaber.com.tr)Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı. (ahaber.com.tr)

İŞTE İFADEDEN EN ÇARPICI DETAYLAR

Armağan'ın ifadelerinde soruşturmanın seyrine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar yer alırken, özellikle, firari FETÖ yöneticisi Adil Öksüz ile irtibatı, Öksüz'ün evinde ele geçirilen Fetullah Gülen'e ait kitapta eşi Şerife Armağan'a ait parmak izi tespiti, "patates hat" üzerinden kurulan telefon trafiği, ifadenin en çarpıcı başlıkları arasında yer aldı.

ADİL ÖKSÜZ İLE 152 TELEFON GÖRÜŞMESİ

Savcılık ifadesinde Armağan'a, telefon hattı üzerinden Adil Öksüz'ün kullandığı hatla 2012-2014 yılları arasında 152 kez irtibat kurulduğu yönündeki tespit de soruldu. Armağan ise bu hattı hatırlamadığını, söz konusu hattın eşi Şerife Armağan tarafından kullanıldığını belirterek, "Şerife Armağan'ın kullanımında olan hat babası Şükrü Ünal'ın üzerine kayıtlıydı. Bu hattı tam olarak hatırlamıyorum. Benim patates hat olarak tabir edilen hat ile bir bağlantım yoktur." dedi.

Adil Öksüz'ün evinde ele geçirilen bir kitaptaki parmak izi de sorgulandı. (ahaber.com.tr)Adil Öksüz'ün evinde ele geçirilen bir kitaptaki parmak izi de sorgulandı. (ahaber.com.tr)

ADİL ÖKSÜZ'ÜN EVİNDE BULUNAN KİTAPTA EŞİNİN PARMAK İZİ ÇIKTI

Savcılık ifadesinde Ali Armağan'a, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcılarından biri olduğu değerlendirilen firari Adil Öksüz'ün Sakarya'nın Adapazarı ilçesi Karaman Mahallesi'ndeki adresinde 13 Kasım 2017'de yapılan aramada ele geçirilen, kapağında "M. Fetullah Gülen" ibaresi bulunan "Kalbim Zümrüt Tepeleri" adlı kitap üzerinde eşi Şerife Armağan'a ait parmak izinin tespit edildiği hatırlatıldı.

Armağan'a ayrıca, örgütün mahrem imamlarından olduğu belirtilen Mehmet Sarıbal ile telefon irtibatının bulunduğu iddiası da sorularak Adil Öksüz ve Mehmet Sarıbal ile bağlantısını açıklaması istendi.

Ali Armağan'ın emniyet ve savcılık ifadeleri soruşturma dosyasına girdi. (ahaber.com.tr)Ali Armağan'ın emniyet ve savcılık ifadeleri soruşturma dosyasına girdi. (ahaber.com.tr)

"SAKARYA'DA HİÇ BULUNMADI" SAVUNMASI

Armağan ise savunmasında, kitap üzerindeki parmak izinin eşine ait olduğu yönündeki tespite itiraz ettiklerini, kendisinin ve eşinin hiçbir zaman Sakarya'da bulunmadığını öne sürdü. Mehmet Sarıbal isimli kişiyi de tanımadığını belirten Armağan, Adil Öksüz ve Mehmet Sarıbal ile herhangi bir bağlantısı bulunduğu iddiasını reddetti.

Armağan, Adil Öksüz ve Mehmet Sarıbal'ı tanımadığını öne sürdü. (ahaber.com.tr)Armağan, Adil Öksüz ve Mehmet Sarıbal'ı tanımadığını öne sürdü. (ahaber.com.tr)

BYLOCK YAZIŞMALARI DA DOSYAYA GİRDİ

Savcılık, KOM tarafından tespit edilen ByLock yazışmalarını da Armağan'a sordu. Dosyada, Mehmet Durakoğlu ile Ömer Hakan Kısıkkaya arasındaki ByLock içeriklerinden hareketle Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ tarafından öldürüldüğüne ilişkin değerlendirmelere yer verildiği belirtildi.

Ayrıca bilgi sahibi Abdullah Önder'in ifadesindeki, örgüt yöneticisinin "F-16 pilotu görevini yaptı." dediği yönündeki anlatımlar da Armağan'a yöneltildi. Armağan ise Mehmet Durakoğlu, Abdullah Önder ve Hakan Kısıkkaya isimlerini ilk kez soruşturmada duyduğunu, ByLock içerikleri hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını söyledi.

Yazıcıoğlu dosyasındaki soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. (ahaber.com.tr)Yazıcıoğlu dosyasındaki soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. (ahaber.com.tr)

DAMADI FETÖ'DEN İHRAÇ EDİLMİŞ

Ayrıca, soruşturma kapsamında Ali Armağan'ın eşi Şerife Armağan'ın ifadesinde, aile fertlerine ilişkin bilgiler yer aldı. Armağan, damadı Fatih Şükrü Bağdaş'ın TSK'da üsteğmen olarak görev yaptığını, FETÖ kapsamında çıkarılan KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini ifade etti.

Yazıcıoğlu dosyasının kısa sürede aydınlanması bekleniyor (ahaber.com.tr)Yazıcıoğlu dosyasının kısa sürede aydınlanması bekleniyor (ahaber.com.tr)

KURMAY BAŞKANLIĞINA KADAR YÜKSELDİ

Soruşturmanın kilit isimlerinden Ali Armağan'ın Hava Kuvvetleri'nde kritik görevlerde bulunduğu da ortaya çıktı. F-4 Silah Sistem Subayı olarak görev yapan Armağan, kariyeri boyunca Hava Harp Akademisi'nde öğretim elemanı ve Hava Harekat İstihbarat Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev aldı. Daha sonra Hava Harp Okulu Kurmay Başkanlığı görevine getirilen Armağan, son olarak Yalova Hava Meydan Komutanı olarak görev yaptıktan sonra 2014 yılında emekli oldu.

"HATIRA AMAÇLI PARÇA ALMAK İÇİN GİTTİK"

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen dosyada şüpheliler genel olarak suçlamaları reddetti; olayda kast veya kusurlarının bulunmadığını savundu. Ancak ifadelerde yer alan bazı anlatımlar, kazanın ardından yürütülen arama-kurtarma, kaza kırım incelemesi, enkaz güvenliği, teknik cihazların akıbeti ve FETÖ bağlantısı iddiaları bakımından dikkat çekici bulundu. Dosyada öne çıkan başlıklar arasında; kokpitteki ARGUS 5000CE navigasyon cihazının kaybolması, bu durumun resmi rapora yazılmaması, tutanağın geçmiş tarihli düzenlenmesi, askeri heyetteki bazı isimlerin sivil helikopter enkazına "merak üzerine" gittiklerini söylemesi, enkazdan "hatıra amaçlı parça alma" iddiası ve kazanın yerinin tespit edilmesine rağmen ilgili koordinatlara gidilmediği yönündeki beyanlar yer aldı.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri neden düştü? FETÖ'cü pilottan taciz | Bakan Gürlek: Soruşturmanın sonuna kadar gidilecek - 1

"YERİNDE OLMAYAN NAVİGASYON CİHAZINI RAPORA YAZMADIK"

Sivil kaza kırım heyetinde yer alan şüphelilerin ifadeleri, soruşturmanın en kritik bölümlerinden birini oluşturdu. Şüpheliler Mehmet Sevdim, Ferudun Seren ve Kerem Mumcuoğlu'nun ifadelerine göre, helikopterdeki ELT yer tespit cihazı mevzuata uygun şekilde sökülerek savcılığa teslim edildi. Ancak heyet, 31 Mart'taki ikinci incelemede kokpitte bulunan ARGUS 5000CE isimli navigasyon cihazının yerinde olmadığını fark etti. Şüpheliler, kamuoyunda spekülasyon oluşmaması gerekçesiyle bu hususu resmi kaza raporuna yazmadıklarını belirtti. Daha da dikkat çeken nokta ise cihazın kaybolmasına ilişkin tutanağın Mayıs 2009'da, geçmişe dönük tarih atılarak düzenlendiğinin ifade edilmesi oldu. Bu beyan, dosyada "kaybolan teknik delilin neden resmi rapora zamanında geçirilmediği" sorusunu öne çıkardı. Soruşturma makamları, helikopterin kaza nedeninin aydınlatılmasında önem taşıyabilecek teknik cihazların akıbetini mercek altına aldı.

ASKERİ HEYETTEN SİVİL HEYETE SUÇLAMA

Kayıp cihaz tartışmasında askeri arama-kurtarma ve kaza kırım heyeti başkanı konumundaki şüpheli Ebubekir Semih Yüksekkaya'nın ifadeleri de dikkat çekti.

Yüksekkaya, sivil heyetin "cihazlar enkazda yoktu" iddiasına karşı çıkarak, söz konusu cihazların sivil heyetin elindeyken kaybolduğunu veya fotoğraf hilesiyle gizlendiğini ileri sürdü. Ayrıca sivil helikoptere ait "dönüş kayış müşiri" isimli parçanın da sivil heyetin odasında yapılan aramada bulunduğunu söyledi.

Sivil heyette yer alan bazı şüpheliler ise cihazın kaybolduğunu fark ettiklerini, bunu rapora geçirmediklerini kabul ederken; askeri heyet kanadı cihazların sivil ekipte kaybolduğu iddiasını gündeme getirdi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri neden düştü? FETÖ'cü pilottan taciz | Bakan Gürlek: Soruşturmanın sonuna kadar gidilecek - 2

"1,5 KİLOMETRE YAKLAŞIMLA BULUNDU AMA GİDİLMEDİ"

Dosyada arama-kurtarma sürecine ilişkin en çarpıcı anlatımlardan biri de istihbarat polis memuru şüpheli İsmail Kaya'nın ifadesinde yer aldı. Kaya, "Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, sağ ve hastaneye götürülüyor" içerikli bilgi notunu kendisinin yazmadığını; notun Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen'in baskısı ve emriyle sisteme girilerek 81 ile gönderildiğini söyledi.

Kaya'nın ifadesinde dikkat çeken asıl bölüm ise yer tespitine ilişkin anlatımı oldu. Kaya, şubede görevli başka bir memurun kazanın yerini 1,5 kilometre yaklaşımla tespit ettiğini, ancak kurum koridorlarında "ısrarla benim bulduğum yere gitmiyorlar" şeklinde konuşmalar yapıldığını anlattı. Bu ifade, kazanın ardından ilk saatlerde yürütülen arama çalışmalarındaki koordinasyon tartışmalarını ve "neden tespit edilen koordinatlara gidilmediği" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

"YAŞIYOR" BİLGİ NOTU DA DOSYADA*

İstihbarat birimlerinde hazırlanan bilgi notları da soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Şüpheli Dursun Özmen, "Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, yaşıyor, hastaneye götürülüyor" içerikli bilgi notunun televizyon yayınları, 155 ihbarları ve açık kaynaklardan derlendiğini; teyit amaçlı ve tedbiren çevre illere sistem üzerinden gönderildiğini savundu.

Buna karşılık İsmail Kaya, bu notun sakıncalı olduğunu söylediğini ancak baskı üzerine sisteme girdiğini ifade etti. Böylece dosyada, kazanın hemen ardından kamuoyuna yansıyan bilgi karmaşasının emniyet içindeki yazışmalara nasıl yansıdığı da sorgulanan başlıklardan biri oldu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin