Devlerin kapışması: Kim ne kazandı? ABD-Çin zirvesinin şifreleri A Haber’de
Dünya siyasetinin kalbi, ABD ve Çin arasındaki kritik zirveyle atıyor. Washington ve Pekin hattındaki bu dev kapışmada nükleer krizden Tayvan gerilimine, stratejik boğazların kontrolünden Pasifik’teki amansız rekabete kadar her şey masaya yatırıldı. A Haber ekranlarında Haktan Uysal’ın moderatörlüğünde, uzman isimler bu tarihi tanıklığın şifrelerini çözerek ‘sıcak bölge’deki yeni dengeleri deşifre etti. Krizin eşiğindeki dünyada, devlerin hamleleri askeri ve ekonomik birer 'ateş hattı' oluştururken, uzmanlar hangi tarafın masadan stratejik üstünlükle kalktığını tüm teknik detaylarıyla gözler önüne serdi.
Dünya siyasetinin kalbi, ABD ve Çin arasındaki 'sıcak temas' hattında atıyor. Nükleer krizden Tayvan gerilimine, stratejik boğazların kontrolünden Pasifik'teki amansız kuşatmaya kadar her detayın masaya yatırıldığı tarihi zirve, A Haber ekranlarında mercek altına alındı.
ABD-Çin zirvesinin şifreleri A Haber’de çözüldü (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
ABD-ÇİN: KİM NE KAZANDI?
A Haber ekranlarında Haktan Uysal'ın moderatörlüğünde, Aklın Yolu programında uzman isimler bu tarihi tanıklığın şifrelerini çözerek 'sıcak bölge'deki yeni dengeleri tek tek deşifre etti.
NÜKLEER DOSYASINDA İRAN KRİZİ VE DİPLOMATİK SATRANÇ
Haktan Uysal'ın görüşmenin nükleer boyutuna ilişkin "Amerika mı yoksa Çin mi kazançlı çıktı?" sorusunu yöneltmesi üzerine, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "İkisi bir kazançlı çıktı. İkisi de aynı fikirde; İran'ın nükleere sahip olması mümkün değil dediler ortaklaşa" sözleriyle iki dev gücün bu konuda fikir birliğine vardığını ifade etti. Ancak Sabah Gazetesi Yazarı Bercan Tutar, Çin'in bu konudaki tavrının sanıldığı kadar net olmadığını belirterek, "Beyaz Saray'dan açıklama yapıldı ama Çin'in kendi resmi açıklamasında nükleer silahlanma ifadesi de kullanılmadı, İran nükleer programı ifadesi de kullanılmadı. İran'ın nükleer çalışmaları taraflarca uygun bir şekilde, belli bir iş birliğiyle ele alınmalı şeklinde muğlak bir ifade kullandı" şeklinde konuştu. Tutar, Çin'in İran'ı tedirgin etmeyecek diplomatik bir dili tercih ettiğini vurgulayarak, "Amerika Çin'den istediği desteği tam olarak alamadı, dolayısıyla bu konuda Çin daha güçlü çıktı" değerlendirmesinde bulundu.
Devlerin kapışması: Kim ne kazandı? Uzmanlar A Haber'de değerlendirdi (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
TAYVAN VE ÇİP SAVAŞLARI: ARIZONA'DAN PEKİN'E SICAK TEMAS
Tayvan konusundaki gerilimin masadaki yansımalarını değerlendiren Coşkun Başbuğ, Çin'in bu görüşmede "diş gösterdiğini" belirterek, "Çin aslında kibarca diş gösterdi. İleride aklından geçirirsen sakın ha bunu hayal etme, kararlıyız gerekirse savaşırız mesajını şimdiden duyurdu" ifadelerini kullandı. Başbuğ, Tayvan meselesinin temelinde yatan teknolojik savaşa da değinerek, "Çip konusunda 60'lı yıllarda hakimiyet Amerika'nın elindeydi. Trump, bunu 'aptal başkanlar' eliyle Tayvan'a teslim ettiler diyor. Çünkü üretim Tayvan'da yapılıyor, montaj Çin'de tamamlanıyor. Dünya pazarının %65'i Tayvan endeksli" sözleriyle ekonomik bağımlılığın altını çizdi. Amerika'nın bu bağımlılığı kırmak için Arizona'da 3 büyük fabrika ve 2 depolama tesisi kurduğunu hatırlatan Başbuğ, "Eğer o çip konusunda Tayvan'ın bağımlılığından kurtulursa Amerika, lafını dahi etmez" şeklinde konuştu. Bercan Tutar ise bu konuda Amerika'nın duruşunu koruduğunu belirterek, "Amerika'nın kırmızı çizgilerinin korunduğu, bunun da Tayvan'ın bağımsız statüsünün devam edeceği şeklinde dile getirildiği" görüşünü paylaştı. Tutar, Şi Cinping'in "İş birliği olmazsa ilişkiler savaşa evrilebilir" şeklindeki sert çıkışına rağmen Amerika'nın geri adım atmadığını vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ABLUKA VE PETROLÜN KADERİ
Enerji koridorlarının güvenliği ve Hürmüz Boğazı üzerindeki 'sıcak temas' ihtimalleri üzerine konuşan Coşkun Başbuğ, "Çin'in %40 petrolünün Hürmüz'den geçtiğini biliyoruz. Aslında Amerika bu ablukayı uyguluyor ve geçirmiyor. Ama Çin gemileri özel izinle geçti. Amerika'nın tavrı net; İran'la ilgili herhangi bir geminin girişi çıkışı asla olmayacak diyor" ifadelerini kullandı. Başbuğ, Çin'in bu petrol akışı sağlandığı takdirde nefes alacağını ve Hürmüz konusunda kazanan tarafın Çin olduğunu belirtti. Bercan Tutar ise bu konuda iki ülkenin boğazın açık kalması noktasında ortak tavır sergilediğini hatırlattı.
MALAKKA VE PASİFİK'TE AMANSIZ REKABET
Ticaret yollarının kontrolü noktasında Malakka Boğazı'nın kritik önemine değinen Coşkun Başbuğ, "Çin Hürmüz'ü açtırır, Malakka Boğazı'nda hakimiyeti sağlarsa Pasifik'teki ticaret yollarının neredeyse hakimi Çin olur" sözleriyle Pekin'in stratejik hedefini açıkladı. Bercan Tutar ise Amerika'nın Pasifik'teki karşı hamlelerine dikkat çekerek, "Amerika son yıllarda özellikle çok büyük hamleler yaptı; AUKUS hamlesi var, Avustralya ve İngiltere ile beraber ilan ettikleri şey. Malakka Boğazı üzerindeki tehditleri var" şeklinde konuştu. Tutar, boğazlardan geçişlerde askeri destek ve güvenlik harcamalarının ön plana çıkacağı yeni bir küresel seyrüsefer sisteminin devreye gireceğini belirtti.






