CHP’de ahlak çöküşü! Arşivdeki belge Özgür Özel’i susturdu

CHP’de yolsuzluk, rüşvet, taciz ve yüz kızartıcı dosyaları dağ gibi birikirken, Özgür Özel’in ‘Siyasi Ahlak’ çıkışı "bu kadarına da pes" dedirtti. CHP’de eskiden yolsuzluğa karışan isimler kapı dışarı edilirken bugün skandalların üzerini örtmek için "mağduriyet" edebiyatına başvuruluyor. Öte yandan arşivden çıkan 2000 yılına ait bir genelge, CHP'nin mevcut yönetim anlayışı ile geçmişteki "yolsuzluğa sıfır tolerans" ilkesi arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihindeki en derin 'etik kriz' dönemlerinden birini yaşıyor. Yerel yönetimlerde rüşvetten irtikaba, ihaleye fesat karıştırmaktan cinsel saldırıya kadar uzanan suç dosyaları her geçen gün kabarırken, CHP Genel Merkezi'nin bu isimlere "siyasi zırh" olması toplumun tepkisini çekiyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün partisinin grup toplantısında kürsüden yaptığı "Siyasi Ahlak Yasası" çıkışı ise, CHP'deki skandalları görmezden gelen bir "siyasi pişkinlik" içinde olduğu yorumlarına yol açtı.
CHP lideri Özgür Özel
AHLAKİ SAVRULMA
Sabah'ın haberine göre "Siyasi Ahlak Yasası" getirmekten bahseden Özel'in, kendi belediye başkanlarının sevgililerine belediye bütçesinden tatil yaptırmasını, bankamatik memuru olarak işe başlatması ve imar vurgunlarını görmezden gelmesi "Asıl ahlak yasası CHP'ye lazım" dedirtti. Eskiden "yolsuzluk yapan kapı dışarı" diyen CHP geleneğinin bugün yolsuzluk ve yüz kızartıcı suç dosyalarını "mağduriyet" ambalajıyla halka pazarlamaya çalışması da CHP'deki kurumsal çürümenin göstergesi oldu.
Arşivden çıkan o belge (AHABER)
ARŞİVDEN ÇIKAN TOKAT GİBİ BELGE
2 Kasım 2000 tarihinde, dönemin CHP Genel Sekreteri Önder Sav imzasıyla yayımlanan 2000/6 sayılı genelge, CHP'nin bugünkü yönetimine adeta ahlak dersi veriyor. O tarihte MYK kararıyla tüm teşkilatlara gönderilen talimatta, yolsuzluğa bulaşan her kademedeki üyenin ve belediye başkanının "derhal istifa etmesi ve partiden ilişiğinin kesilmesi" emrediliyordu. Siyasi ahlakı "ötelenemez ön koşul" olarak tanımlayan o irade, bugün yerini suçluları "mağdur" ilan eden bir savunma mekanizmasına bıraktı.

















