A Haber’de uzman isimden çarpıcı yorum: Hindistan için en büyük problem Müslümanlık!
Hindistan ile Pakistan arasında başlayan sıcak çatışmalar, tarafların karşılıklı füze saldırılarıyla tırmanıyor. A Haber canlı yayınına katılan uzmanlar, krizin arka planında yatan derin nedenleri masaya yatırdı. A News Kıdemli Editörü Umar Tasleem'e göre, Hindistan’ın saldırgan tutumunun temelinde Müslüman kimliğine karşı yürütülen sistematik bir politika var.
Hindistan ile Pakistan arasında dün gece başlayan sıcak çatışmalar, bugün de karşılıklı füze saldırılarıyla şiddetini artırarak devam ediyor. Bölgedeki gerginliğin savaş boyutuna ulaşması üzerine A Haber ekranlarında canlı yayınlanan özel programda, konunun uzmanları kriz sürecini ve çatışmanın arka planını değerlendirdi. Yayına katılan A News Kıdemli Editörü Umar Tasleem, Hindistan'ın Pakistan'a yönelik saldırgan tutumunun temelinde yalnızca terör ya da militan faaliyetlerinin değil, Müslüman kimliğine karşı yürütülen sistematik bir baskı politikası olduğunu vurguladı. Tasleem, "Hindistan, Müslüman varlıklarını minimize etmek istiyor" diyerek, Keşmir gibi hassas bölgelerde yaşanan gerginliğin sadece askeri değil, aynı zamanda sosyo-kültürel bir sorun olduğunun altını çizdi.
"EN BÜYÜK MESELE MÜSLÜMAN OLMAK"
A News Kıdemli Editörü Umar Tasleem, A Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalarda Hindistan'nın Pakistan'a yaptığı saldırıların temelinde terörizm ve militanlık meselesinden ziyade "Müslüman olmak" durumunun yattığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
En büyük problem Müslüman olmak. Hindistan'ın içinde Müslümanlar var ama Hindistan ne istiyor? Müslümanlar için Hindistan farklı şeyler yapıyor. Hindistan, Müslüman varlıklarını minimize etmek istiyor. Haritaya baktığınız zaman görebilirsiniz. Hindistan yönetimi her zaman Müslümanlara karşıydı ve önümüzdeki birkaç yılda da bunları gördük. 2019'dan beridir Hindistan yönetimi ile Müslümanlar arasında problemler var. Müslümanlar üzerinden, Keşmir'de, tekrardan kontrolü ele almak istiyorlar.
FOTOĞRAF: EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
"ÇİN PAKİSTAN'A YAKIN"
Pakistan hangi ülkeleri kendine yakın görüyor? Sorusuna yanıt veren Tasleem, Pakistan'ın en yakın olduğu ülkenin ekonomik, siyasal ve pek çok proje dolayısıyla Çin olduğunu belirterek, "Pakistan, Çin'e kendini daha yakın hissedecektir çünkü bunun için pek çok sebep var: ekonomik, siyasal ve pek çok proje. Pakistan ile birlikte yürütülen altyapı projeleri var ve bunlarla ilgili yapılmış olan yatırımlar söz konusu. Bu sebeplerden dolayı Pakistan, Çin'e kendini daha yakın hissedecektir. Bölgedeki diğer ülkelere baktığımız zaman bu senaryoda Pakistan istikrar ve barış istiyor ama Hindistan böyle bir şey istemiyor. Neden? Az önce de bahsettiğim gibi, Müslümanlık en büyük tartışma burada" ifadelerini kullandı.
"İLİŞKİLERİ DÜZELTİLMEK İSTENDİ AMA…"
Hindistan ile ilişkileri geliştirmek için Pakistan'ın pek çok adım attığını dile getiren Tasleem, "Biz Hindistan ile o zamanlar ilişkilerimizi artırmak istedik ama olmadı. Bu ana problemlerden bir tanesiydi. Çünkü Pakistan bu tansiyonu düşürmek istediği zaman, bu yaşanmadı ve şu anda Nisan'da Keşmir'de ne olduğunu görüyoruz. Hindistan, Pakistan'ı bütün terörist ataklardan dolayı sorumlu tuttu. Pakistan da yıllarca kendi içerisinde problemler yaşıyordu. Bu şu anda bizim en büyük karşılaştığımız problemlerden bir tanesi" diye konuştu.
Rusya ve Pakistan'ın ilişkisine ilişkin de konuşan Tasleem, iki ülke arasında ilişkilerin normal olduğunu ancak Çin veya Türkiye kadar da yakın olmadığını bildirdi.
FOTOĞRAF: EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
"NÜKLEER SAVAŞ MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR"
Hindistan ile Pakistan arasında nükleer bir savaşın mümkün olup olmadığna yönelik konuşan Tasleem, iki ülke arasında en çok nükleer silah sahibinin Hindistan olduğunu belirterek, "Nükleer bir savaştan bahsedecek olursak bunun mümkün olduğunu düşünmüyorum. Nükleer savaşta bölgede problem olacağı için ilerleyeceğini sanmıyorum" diye ifade etti.
"TADINDAN YENMEYEN İLİŞKİ"
Doç. Dr. Kemal Olçar, ise konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak, Pakistan ile Çin ilişkilerine değindi. Olçar, "Pakistanlılar, Çin ile olan ilişkisini "tadından yenmeyen ilişki" olarak tanımlıyorlar. Ayrıca Pakistan'ın limanlarından geçen bir ticaret koridoru var. Bu paketin içine Amerika'yı da koyun. Amerika'nın da desteklediği bir ülke. Yani bu destek aslında biraz da Hindistan'ın kontrolünü sağlamak için" diyerek askerî alanda iki ülke arasındaki farkı gözler önüne serdi. Olçar, Hindistan ile Pakistan arasında askeri alanda üçe birlik bir oranın olduğunu belirterek, Hindistan'ın 1 milyon 350 bin civarında askeri varken Pakistan'ın 650 bin civarında askeri olduğunu bildirdi.
MÜSLÜMAN TOPRAKLARDA HİNT KONTROLÜ
Olçar, Hindistan'ın Müslüman olan topraklarda Hint kontrolü istediğini belirterek, "Soykırım boyutunda; orada 200 bin Müslüman katledildi tek seferde. Çin ise buraya biraz kontrollü yaklaşıyor çünkü onların da Tibet sorunu var. Orada da Müslüman çoğunlukta. Ama Çin şu anda Pakistan ile beraber, özellikle Müslüman çoğunluğun olduğu bölge olan Azad Keşmir dediğimiz bölgede. Ama onun epey bir çoğunluğu da Hindistan kontrolündeki bölgede kaldı. %35'e yakın Müslüman, Hindistan kontrolünde" diye belirtti.
FOTOĞRAF: EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
"SALDIRGAN TUTUM DEVAM EDİYOR"
Söz konusu bölgede yapılan katliamların gündemden uzak tutulduğunu belirten Olçar, 3 bölgede kontrol sağlansa da bu çatışmaların bitmeyeceğini belirterek, "Çünkü burada Hindistan'ın saldırgan tutumu devam ediyor" dedi. Olçar konuşmasının devamında ise şöyle konuştu:
ÇÖZÜLEMEYEN BİR BÖLGE STATÜSÜ
"Hindistan bölgesinde yer alan Cammu Keşmir ve Ladakh bölgesindeki Müslümanların mücadelesini Pakistan'ın eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref "ayrılıkçı" olarak tarif etti. Pakistan'ın milli davasıdır bu dava. Buradaki "ayrılıkçılık" ifadesini Pervez Müşerref de kullandı ve onlara karşı Hindistan ile iş birliği yaptı. Genel çerçeveye baktığımızda, Pakistan'ın uluslararası platforma taşınmasında sorunlar var. Türkiye mutlak destek veriyor o tartışılmaz ama neticede burası çözülemeyen bir bölge statüsünde"


