Orhan Miroğlu'ndan Ahmet Türk'ün "Kürtlerin iktidara oy verme hakkı yok" sözlerine sert eleştiri: Böyle bir şey kimsenin haddine değil!
2023 seçimlerine az bir süre kala PKK'nın siyasi uzantısı HDP toplumun sinir uçları ile oynayan açıklamalarına devam ediyor. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan İstanbul'da "Sayın Öcalan'ın üzerindeki ağır tecrit kaldırılsın" ifadelerini kullanırken, İzmir'de konuşan HDP'li Sırrı Süreyya Önder, terörist başına 'selam' gönderdi, "Özgürleşeceği günler yakındır" diye seslendi. Bugün de HDP'li Ahmet Türk Diyarbakır'da, "Bu Nevruz ve bu dönem sayın Öcalan’ın özgürleşme dönemidir." dedi. Türk sözlerini ileri taşıyan bir açıklama daha yaparak, “İktidara destek verenler Kürtlere düşmanlık yapıyor” çıkışını yaptı. Toplumu geren bu açıklamaları AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Miroğlu, yaşanan bu skandal olayı A Haber canlı yayınında yorumladı. Miroğlu, “Bu arkadaşlarımızın başı sıkıştığı zaman nasıl da milliyetçi çevrelere başvurup hapishaneden kurtulma çarelerini de çok iyi bilmekteyim. Bu sebeple böyle bir açıklama hiç kimsenin haddi de değildir. Hakkı da değildir. Ben de başkaları da kimse isterse oylarını verebilirler.” sözleri ile HDP’yi sert sözlerle eleştirdi. Ayrıca Miroğlu, "Hele hele 14 Temmuz'da Öcalan'ın özgürlüğünden bahsedebilen bu insanlar bizi yeniden başlayacak bir takım günah ve kabahatlere ne bizleri ne de Kürt halkını davet etmeye hakkı yok." şeklinde konuştu.
A Haber'de HDP'nin terör örgütü PKK ve elebaşı Öcalan üzerinden yürüttüğü kirli siyaseti AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Miroğlu ağır ifadelerle eleştirdi.
"HDP'Lİ POLİTİKACILAR KÜRT VATANDAŞLARIMIZA KARŞI HAKİKATİ GİZLEMEKTE"
Miroğlu şunları kaydetti:
Diyarbakır anneleri HDP'ye falan oy vermeyecek. Bu tür açıklamaları bundan sonra çok duyacağız. Çünkü muhalefet 6'lı koalisyon dışında bir de 6'lı masa ile görünür görünmez bizim anlayabileceğimiz, bazen de anlayacağımız bir ittifak var. Bu stratejik bir ittifaktır. Bugün Irak Başbakanı Ankara'ya geldi. Bunun da yorumlanması gerekmektedir 14 Mayıs'taki seçim bağlamında. Bakan Hulusi Akar, birkaç saat önce Şangal'a askeri bir operasyondan bahsetti. Türkiye'nin böyle bir problemi var. Ve bu problemin başında Kandil var. Yani Irak ile olan görüşmelerde ticaret ikili meseleler tamam ama işin en önemli kısmı bu örgütün (PKK) Irak'taki varlığıdır. Bu varlıktan istifade ederek Türkiye'ye karşı gerçekleştirdiği sızmalar var. Bunun sonucunda verdiğimiz şehitler var çarpışmalar da var. HDP'li politikacıların bu açıklamaları hem Kürt vatandaşlarımıza ve halkına karşı hakikati gizlemektir.

"HDP'Yİ YÖNETENLER KCK'NIN MARDİN'DE KELEŞLERLE DOLAŞMASINI MI İSTİYORLAR?"
Orta da bir tarih var. Biz nu tarihin tanıklarıyız. HDP'yi yönetenler KCK'nın Mardin'de keleşlerle dolaşmasını mı istiyorlar? Biz bu arkadaşları, bu örgütü burada dolaşır ve etki altına alırken, haraçlar alırken, vatandaşın kafasına silah sıkarken. Bu arkadaşları gayet konforlu bir şekilde Ankara'da yaşadığını çok iyi biliyoruz. Mardin halkı bunları bu süreçlerin çukur ve hendekler zamanında süreçlerin sona ermesi için bir misyon üstlenin dediğinde o arkadaşlarımızın, kanaat önderlerimize, 'Biz çatışmaların durması için sizi vekil seçtik. Yazıktır! Nusaybin, Sur yakılıp yıkılmasın' dendiği zaman bu arkadaşlarımızın 'vazgeçin bundan bir şey çıkmaz. Biz bu şekilde bir şey yapamayız. Bu bizim gücümüzü aşar' dediklerini de çok iyi biliyorum.









