Son dakika: Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan A Haber'e özel açıklamalar: Suriye'ye olası operasyon ne zaman? Yunanistan'ın Türk F-16'larını taciz etmesine sert tepki!
Son dakika haberi... Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün'e özel açıklamalarda bulundu. Bakan Hulusi Akar, Yunanistan'ın Türk F-16'larına arka arkaya iki kez radar kilidi atmasını eleştirdi. "NATO görevi olduğunu bilmiyorduk" diyen Yunan makamlarını Lozan'ı delmeye çalışmakla suçladı. "NATO görevleri öncesinden bellidir" diyen Akar, Türkiye'nin Başkan Erdoğan'ın önderliğinde kişilikli ve kimlikli bir politika yürüttüğünü söyledi. Bakan Akar, Suriye'nin kuzeyine olası harekat, şam rejimi ile diyalog konusunda da önemli değerlendirmeler yaptı.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, A Haber Ankara temsilcisi Murat Akgün'e özel açıklamalarda bulundu. Bakan Akar, Suriye'nin kuzeyine olası harekat, Yunanistan'ın F-16'larımıza tacizi, Şam rejimi ile diyalog konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Biz yaptığımız operasyonlarla ülkemizin güneyinde oluşturulmak isteyen terör koridorunu engelledik. Buna kesinlikle müsade etmedik, etmeyeceğiz. Diğer yandan herkese YPG'nin PKK'dan farkı olmadığını, bunlarına aynı örgüt olduğunu anlatıyoruz. Buna rağmen bazı müttefiklerimizin YPG'nin PKK olmadığını söylemesi ve onlara çeşitli yardımlarda bulunmaları gerçekten son derece esef verici, son derece kabul edilemez bir durumdur. Bunu her seferinde her toplantıda söyledik, söylemeye devam ediyoruz.
Bizim bildiğiniz gibi terörle mücadele kapsamında, Suriye'nin kuzeyinde hem ABD ile hem Rusya ile 2019'da yaptığımız mutabakatlar var. Bu mutabakatlar çerçevesinde bölgenin teröristlerden arındırılması gerekiyor. Bununla alakalı bize düşen ne varsa bunların hepsini en etkin şekilde yapmak için gayret gösterdik, gösteriyoruz. Muhataplarımızın da bu sorumluluklarını, vadettikleri konuları yerine getirmelerini de acilen bekliyoruz.
BAKAN AKAR'DAN A HABER'E ÖZEL RÖPORTAJ / VİDEO
TACİLZLER BİNLERİ AŞTI! MİSLİYLE KARŞILIK VERECEĞİZ
Özellikle şu son dönemde Tel Rıfat ve Münbiç bölgesi tamamen terör yuvasına, terör yatağına döndü. Buradan gelen tacizler binleri aştı. Bunlara karşı biz hiçbir şekilde durmadık, durmayacağız. Yapılması gereken ne varsa bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da misliyle karşılık vereceğiz. Bölgemizde terörün, teröristlerin hiçbir geleceği yok. Bunun herkes tarafından anlaşılması lazım. Bunu tekrar tekrar her vesileyle açıkça, teferruatlı bir şekilde söyledik, söyleyeceğiz. Biz bu mücadelede hiçbir zaman kayıtsız, hareketsiz kalamayız, bu mümkün değil. Operasyonlarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Her şeyin bir yeri, zamanı, taktiği, tekniği, matematiği var. Bu çerçevede biz olayları yakinen takip ediyoruz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri, Millî Güvenlik Kurulumuzun aldığı kararlar, Bakanlıklarda yapılan çalışmalar var. Millî Savunma Bakanlığı olarak olayı yakından takip ediyoruz. Yerinde ve zamanında ülkemizin ve hudutlarımızın güvenliği için -bizim için önemli olan bu- bu amaçla uluslararası hukuk ve meşru müdafaa kapsamında yeri ve zamanı geldiğinde tereddütsüz her türlü müdahaleyi yaparız, yapacağız.

SURİYE'DE ASKERLER ARASI DİYALOG MÜMKÜN MÜ?
Genel çerçeveden baktığımızda bildiğiniz gibi hem Türkiye'de hem Suriye'de toplam 9 milyon civarında Suriyeli kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak için elimizden geldiğince destek sağlıyoruz.
Kontrol ettiğimiz bölgelerin güvenli hâle gelmesiyle bir yandan Suriye'nin kuzeyinin bir cazibe merkezine dönüşmesi ve buradan herhangi bir göç olmaması diğer taraftan Türkiye'de yaşayan Suriyeli kardeşlerimizin bir an önce gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde evlerine, topraklarına dönmeleri için gayret gösteriyoruz.
Nitekim şu ana kadar 500 bini İdlib'e olmak üzere 1 milyon Suriyeli kardeşimiz evlerine ve topraklarına döndü. Biz burada bir an önce insani trajedi son bulsun diyoruz. Burada çok ciddi sıkıntılar var, bunların bitmesini istiyoruz. Bugüne kadar her seviyede, hem dâhili hem harici imkânlarla her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) ile koordineli şekilde insani yardım faaliyetlerimizi sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz. Bu manada meseleye baktığımızda amacımız Suriye'de istikrarın sağlanması. Temennimiz istikrarlı bir Suriye'nin ortaya çıkması. Bunun bize getirisi sınır güvenliğimiz olacaktır. Bizim üzerinde durduğumuz en önemli işimiz istikrarın sağlanması yönünde her türlü katkıyı sağlamak. Bu şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz, inşallah bu istikamette olayların gerçeklemesini bekliyoruz. Ve tabii ki önümüzdeki dönemde acilen -mümkün olduğu kadar gecikmeksizin- bir anayasanın yapılması, bu anayasaya bağlı olarak bir seçimin ve seçime bağlı olarak meşru bir hükûmetin ortaya çıkmasıyla sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması. Diğer taraftan da Sn. Cumhurbaşkanımız ve Bakanlarımız da gerekli açıklamaları yaptı. Yakından takip ediyoruz. Görüşmeler şartlara ve duruma bağlı bir süreç. Biz de süreci bu esaslar dâhilinde yakından takip ediyoruz.

ABD, RUSYA VE İSRAİL SURİYE'DE YENİ BİR OPERASYONA KARŞI ÇIKIYOR?
Biz, Suriye dâhil tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne saygılıyız. Amacımız, Suriye'de istikrarın gerçekleşmesi, sınırlarımızın ve halkımızın ve tabii ki Suriye halkının güvenliğinin sağlanması. Ne lazımsa bugüne kadar üzerimize düşeni yaptık. Hem bölgesel hem de uluslararası ortamda yapılan temas ve toplantılarda olduğu gibi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Biz muhataplarımıza şunu söylüyoruz; kimin ne dediğine değil, bizim ne yaptığımıza bakın. Çünkü burada aktörler ve faktörler çok fazla. Irak'ın kuzeyinde de böyle Suriye'nin kuzeyinde de. Herkes bir şey söylüyor. Atalarımızın söylediği gibi bütün görüşler muhteremdir fakat muteber değildir. Dolayısıyla ne yaptığımıza bakılmasında yarar var.
Ülkemiz, milletimiz, hak alaka ve menfaatlerimizin korunması için ne müdahale gerekiyorsa -terör örgütlerinin önünde, arkasında kim olursa olsun- gerçekten bizi pek ilgilendirmiyor. Yeri ve zamanı geldiğinde yapılması gereken ne varsa bunları yapmakta kararlıyız, azimliyiz, buna da çok şükür muktediriz. Bizim için önemli olan halkımızın ve ülkemizin hak ve menfaatlerinin korunması; halkımızın, milletimizin, topraklarımızın, sınırlarımızın güvenliği. Dost ve müttefiklerimizden beklentilerimiz var. Terör örgütlerine verilen her türlü desteğin bir an önce kesilmesi ve terörle mücadelemize destek verilmesi. NATO dokümanlarında en önemli tehdit unsuru olarak gösterilen şey terörle mücadele. Biz de bunu fiilen yapmaktayız. Muhataplarımızdan beklentimiz bunu anlamaları -bunu anlamaları yetmez- buna göre davranmaları.
SURİYE'NİN KUZEYİNDE TÜRK BAYRAĞI YAKILDI, BUNUNLA İLGİLİ NE SÖYLEYECEKSİNİZ?
Aktörlerin ve faktörlerin çokluğundan dolayı bölgeyi istikrarsızlaştırmak amaçlı provokatif birçok girişim var. Bu da onlardan biri. Biz istikrar derken bazıları istikrarsızlık diyor; biz istikrara yatırım yapıyoruz, bunlar istikrarsızlığa. Biz, millî ve manevi değerlere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu, bunların hiçbir şekilde izahının da mümkün olmadığını başından beri söyledik. Bölgedeki güvenlik ve huzur ortamının bozulmaması için gayretlerimiz devam edecek, bundan da kimsenin şüphesi olmasın.















