
Erdoğan, ülke ekonomisinin istikrar ve güven iklimi içinde büyümesine katkı sağlayacak bu yaklaşımı, yeni araçlar ve yöntemlerle 2022'de daha da güçlendireceklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Açıkladığımız tedbir paketini cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirdiği imkanlarla bizim veya ilgili kurumlarımız tarafından hayata geçirilebilecek olanların tamamını uygulamaya soktuk. Bu çerçevede Merkez Bankası, döviz tevdiat ve altın hesaplarından Türk lirası mevduata dönüşün desteklenmesine ilişkin tebliğlerini yayınladı. Döviz ve altın cinsi hesaplardan vadeli Türk lirası hesaplara dönüşen tutarlar, zorunlu karşılıktan muaf tutulurken, stopaj oranı da sıfırlandı. İhracatçı ve ithalatçı firmalara Türk lirası vadeli döviz satım ihalesine başlandı. Bu satışlardaki stopaj oranı da sıfıra çekildi. Temettü gelirlerine uygulanan stopaj oranı yüzde 15'ten yüzde 10'a indirildi.
Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması çalışmaları kapsamında hurda altın değerlemesinde kullanılacak asgari milyem rakamında değişiklik yapıldı. Vatandaşlarımızın altınlarını bankalar, darphane ve kuyumcular vasıtasıyla sisteme dahil etmelerine imkan sağlanıyor. Talep edenler, bankalardaki altın hesaplarında tuttukları birikimleri fiziki altın olarak da alabilecek. Bankalar nezdinde darphane altın ürünleri bazında açılan hesaplar da fiziki altın olarak istenebilecek."
"KANUN DEĞİŞİKLİĞİ DÜZENLEMELERİ YARIN MECLİS'İN TAKDİRİNE SUNULUYOR"
Kredi Garanti Fonu'nun daha aktif ve kapsayıcı şekilde çalıştırılmasıyla ilgili protokolün yakında hayata geçeceğini aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Kanuni düzenleme gerektiren hususlarla ilgili çalışmalarımızı da tamamladık. Bu çerçevede, Türk lirası için Hazine desteğine, ihracat ve imalat sanayi şirketleri için kurumlar vergisinde bir puanlık indirim yapılmasına, Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki devlet katkısının yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkartılmasına, yatırım fonlarından elde edilen kar paylarına istisna uygulanmasına, gelire endeksli senetlerin ihracına, tüm bunlara ilişkin hazırlanan kanun değişikliği düzenlemeleri yarın Meclis'in takdirine sunuluyor.
Ayrıca ülkemizde ve dünyada hammadde temininde, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve girdi fiyatlarındaki beklenmedik artışlar sebebiyle hazırlanan fiyat farkı çalışması da Meclis'in takdirine sunulma aşamasındadır."
Erdoğan, bugüne kadar millete verdikleri sözleri tuttuklarının, bundan sonra da bunu yerine getirmeye devam edeceklerinin altını çizdi.
"PEK ÇOK ÜLKE ELEKTRİK TARİFELERİNİ 3 KAT ARTIRMAK MECBURİYETİNDE KALDI"
Geçen yıl herkesin canını yakan bir diğer sıkıntının yüksek enflasyon ve fahiş fiyat artışları olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizdeki fiyat artışlarının iki sebebi vardır. Birincisi salgın döneminde küresel emtia fiyatlarında görülen fevkalade yükselmedir. Öyle ki salgın döneminde dünyada petrol fiyatları neredeyse 2 katına, kömür fiyatları 3 ile 5 katına, doğal gaz fiyatları 6 ile 10 katına çıkarken, metal ve mineral fiyatları yüzde 50, tarım ürünleri fiyatları yüzde 25 arttı. Enerji fiyatlarındaki aşırı yükseliş sebebiyle pek çok ülke elektrik tarifelerini ortalama 3 kat artırmak mecburiyetinde kaldı. Biz ise her konuda olduğu gibi enerji fiyatları hususunda da vatandaşımızı koruyacak bir yol izledik. Geçtiğimiz yıl elektriği yarı fiyatının bile altına, doğal gazı beşte biri fiyatına vatandaşlarımıza sunarken, akaryakıt fiyatlarında da Eşel Mobil Sistemi ile oldukça düşük satış fiyatları sağladık. Bu şekilde 2021 yılında vatandaşlarımız lehine doğal gazda 80 milyar liralık, elektrikte 20 milyar liralık, akaryakıtta 65 milyar liralık kamu adına fedakarlık yaptık. Bir başka ifadeyle vatandaşlarımızın cebinden doğal gaz faturası, elektrik faturası, benzin, mazot faturası olarak çıkacak 165 milyar lirayı kamu kaynaklarından karşıladık."
Hane halkının kullandığı doğal gazın ve yine hane halkını kapsayan elektrik faturalarındaki tarifelerin vatandaşların lehine düzenlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
DOĞAL GAZ FATURASI DESTEĞİ
"Ülkemizde 2002 yılında 150 kilovat elektrik ve 125 metreküp doğal gaz kullanımı karşılığında bir vatandaşımızın ödediği fatura asgari ücretin yüzde 47'sini oluşturuyordu. Şimdi aynı miktardaki elektrik ve doğal gaz kullanımı için yeni tarifeyle ödenen tutar, asgari ücretin yüzde 13'ü seviyesindedir. Görüldüğü gibi vatandaşımızı fiyat artışlarına ezdirmeme sözümüzü burada da yerine getirmiş oluyoruz.
Bu vesileyle vatandaşlarımıza yapılan kömür yardımlarının, yeni yılla birlikte, doğal gaz faturası desteği olarak da verilebileceğinin haberini sizlerle paylaşmak istiyorum."
Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi'nden normal tarifeye dönüldüğü için petrol fiyatlarındaki ve döviz kurundaki değişime bağlı olarak belirlenen otomatik tarifenin yürürlüğe girdiğini bildiren Erdoğan, buna rağmen vatandaşların akaryakıta diğer ülkelerdeki fiyat artışlarına nispeten daha hesaplı bir tarifeyle erişebildiğini kaydetti.
Erdoğan, "Düşme eğiliminde olan petrol fiyatları ve istikrar kazanmaya başlayan kur dikkate alındığında petrol fiyatları üzerindeki baskının yakında tersine dönmesi beklenebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Dünya piyasalarında, bitkisel yağ fiyatlarındaki artışın yüzde 70'i, şeker fiyatlarındaki artışın yüzde 50'yi, tahıllardaki artışın yüzde 32'yi bulduğunu dile getiren Erdoğan şöyle konuştu:
"Market raflarındaki artışın bir kısmının kaynağı bu küresel fiyatlandırmalardandır. Ancak bazı ürünlerdeki artışların ne küresel emtia ve enerji fiyatlarıyla ne kurdaki dalgalanmayla izah edilemeyecek derecede fahiş olduğunu görüyoruz. Bu konunun takipçisi olmaları ve gereken işlemleri yapmaları için ilgili tüm kurumlarımıza talimatlarımızı verdik. Aynı kapsamda stokçuluk yapanlara uygulanacak cezaları artıran bir kanun değişikliği de Meclisimizin gündeminde bulunuyor. Tüm bunlara rağmen dünya ekonomisi ile entegre piyasaya sahip bir ülke olarak fiyat artışlarından ister istemez biz de etkileniyoruz."
Başkan Erdoğan, fiyat artışlarının Türkiye'ye mahsus bir durum olmadığını, özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamının enflasyon rakamlarında çok ciddi artışlarla karşı karşıya bulunduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Amerika son 40 yılın, Almanya ve İspanya son 30 yılın, İngiltere ve İtalya son 10-12 yılın, Avrupa'nın geneli Avro Bölgesi'nin kuruluşundan beri en yüksek enflasyon rakamlarının sancısıyla kıvranmaktadır. Üstelik tüketici fiyat endeksinde, üretici fiyat endeksinin katbekat fazlası olarak gerçekleşen artışlar bu sancının devam edeceğini gösteriyor. Diğerleri gibi ülkemizin önünde de bir enflasyon gerçeği vardır."
ENFLASYON MESAJI
Erdoğan, 2021 yılı enflasyon oranının yüzde 36 olarak açıklandığını hatırlatarak "Öncelikle her ne sebeple olursa olsun vatandaşlarımızın böyle bir tablo ile karşı karşıya kalmasından dolayı üzüntülüyüz." dedi.
Türkiye tarihinde enflasyonla en büyük mücadeleyi veren, enflasyonu en düşük seviyelere indiren yönetimin AK Parti iktidarları olduğunu belirten Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde yüzde 6'lara kadar indirdiğimiz enflasyonun boynunu kırarak en kısa sürede tekrar tek haneli rakamlara geriletmekte kararlıyız. Enflasyon oranının bu derece yüksek çıkmasında küresel emtia fiyatlarındaki ve üretim maliyetlerindeki artışın ötesinde, döviz kurundaki dalgalanmanın da etkisinin olduğunu biliyoruz. Döviz kurundaki köpüğü aldığımızda nasıl daha gerçekçi bir tablo önümüze çıktıysa enflasyonda da bunu yapacağız. Döviz kuru üzerinden ilk büyük saldırıya maruz kaldığımız 2018'de de yüzde 20'yi aşan bir enflasyonla benzer bir tablo yaşamıştık. Takip eden yılda ise enflasyonu neredeyse yarı yarıya düşürmüştük. İnşallah bu yıl da enflasyonu çok daha fazlasıyla gerileteceğiz."

"MEMUR MAAŞ ARTIŞ ORANI YÜZDE 30,5"
Başkan Erdoğan, hiçbir vatandaşı fiyat artışlarının yükü altında bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını, çalışanlar başta olmak üzere vatandaşların gelirlerini enflasyonun altında ezdirmeyecek özel tedbirler aldıklarını ve bu tedbirleri almaya da devam edeceklerini belirterek şunları kaydetti:
"Asgari ücrete yaptığımız yüzde 50'lik artış bunun örneklerinden biridir. Yeni asgari ücretle işçilerimizin gelirlerinde enflasyon oranının çok üzerinde bir artışı gerçekleştirdik. Bu düzenleme asgari ücrete endeksli işsizlik maaşı, evde bakım ücreti, 65 yaş aylığı, iş göremezlik ödeneği gibi pek çok rakamı da aynı oranda artırmıştır.
Memurlarımızın maaşlarında temmuz-aralık ayı enflasyon farkı ve toplu sözleşme gereği olarak toplamda yüzde 28 oranında bir artış yapıldı. Bununla kalmadık, memurlarımızın ocak ayındaki yüzde 5'lik toplu sözleşme dönem zammını yüzde 2,5 artışla yüzde 7,5 olarak uygulama kararı aldık. Böylece memurlarımızın maaş artış oranını yüzde 30,5'e çıkararak onlara ilave bir sosyal destek sağlamış oluyoruz.
Aile yardımları da çalışmayan eş için 521 lira, 6 yaşından küçük çocuklar için 115 lira, 6 yaşından büyük çocuklar için 57 lira olarak güncellenmiştir. Tabii bu rakamlara memur maaşlarının asgari ücret kadarki kısmının gelir ve damga vergilerinden muaf tutulmasıyla ortaya çıkan ve 288 liraya kadar ulaşan artışları da ilave etmek gerekiyor."
"EMEKLİMİZ 2 BİN 500 LİRANIN ALTINDA MAAŞ ALMAYACAK"
Erdoğan emeklilere ilişkin düzenlemeler hakkında da şöyle bilgi verdi:
"Emeklilerimizin maaşlarında ise genel olarak enflasyon oranı kadar artış zaten yapıyoruz, buna ilave olarak düşük maaş alan emeklilerimizle ilgili yeni bir alt sınır belirledik. Yeni düzenlemeye göre hiçbir emeklimiz 2 bin 500 liranın altında maaş almayacak. Böylece aylık geliri 1500 liradan başlayan 1 milyon 266 bin emeklimizin maaşlarını 2 bin 500 liraya yükseltmiş oluyoruz. Temmuz ayında hem memurlarımızın hem emeklilerimizin maaşlarına yapılacak yüzde 7 toplu sözleşme artışına ilave olarak şayet gerekiyorsa enflasyon farkı da ilave edilecektir."
Türkiye'nin demokratik ve ekonomik kalkınmasında attıkları tarihi adımları, yeni ekonomi programını başarıyla neticelendirerek taçlandıracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yatırımıyla, istihdamıyla, üretimiyle, ihracatıyla, cari dengesiyle hedeflerine ulaşmış dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmuş Türkiye'ye hiç olmadığı kadar yakınız. Geçmişte bu tür kritik dönemlerde ihtiyacı olan atılımları tek parti faşizminin çarpık uygulamalarıyla, darbelerle, vesayetin oyunlarıyla, siyasi istikrarsızlıkla, terörle ve daha pek çok tuzakla kaçırmış bir ülkeyiz. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteği ile inşallah bu defa tarihi tekerrür ettirmeyecek, aynı hüzünlü tabloyla karşılaşmayacak ve aynı bedelleri ödemeyeceğiz. Çünkü bu defa ibret alacağımız muazzam birikimler ve asla vazgeçemeyeceğimiz muazzam kazanımlarla yolumuza devam ediyoruz."

Vesayetin gücünün milletle beraber törpülendiğini, kalkınma altyapısının beraber güçlendirildiğini dile getiren Erdoğan, "Demokrasimizin standartlarını beraber yükselttik. Her bir insanımızı kucaklayan hak ve özgürlükleri beraber genişlettik." ifadesini kullandı.
Ekranları başında olanlara seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz size aşığız. Biz sizin dertliniz olan bir iktidarız ve biz terör örgütlerine karşı olan mücadelemizi bu can bu tende oldukça sonuna kadar vermekte kararlıyız. PKK'sından FETÖ'süne tüm terör örgütlerinin başını hep birlikte ezdik. Küresel yönetim sisteminin çarpıklıklarına beraber başkaldırdık. Sınırlarımıza kadar dayanan emperyalist hevesleri beraber kursaklarında bıraktık. Darbecilere karşı sokakta beraber direndik. Ülkemizin karada, denizde, havada her alanındaki menfaatlerini her yerde beraber müdafaa ettik. Şimdi de aynı başarıyı ekonomideki hedeflerimize ulaşarak inşallah yine beraberce göstereceğiz. Yaptığımız hiçbir fedakarlığın, çektiğimiz hiçbir sıkıntının, akıttığımız her damla alın terinin, yüreğimizde büyüttüğümüz her umut katresinin boşa gitmediğini, gitmeyeceğini, beraberce göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılalım. Yeter ki 2023 hedeflerimize, 2053 vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkalım.
Yeter ki yalana, iftiraya, fitneye, fesada, hasede, kifayetsiz muhterislerin hezeyanlarına kapılarımızı kapatalım. Emin olun nasıl bugünkü Türkiye 20 yıl önceki Türkiye'nin fersah fersah ilerisindeyse, çok değil, 2 yıl, 5 yıl, 10 yıl sonrasının Türkiye'si de bugünden çok daha ileride olacaktır. Biz ömrümüzü hizmetine adadığımız 84 milyon insanımızın her birine güveniyoruz. Sizlerin de bize güvenmeye devam etmesini istiyoruz."
