İçişleri Bakanı Süleymen Soylu: Sosyal medyada manipule edenlerin yüzde 69'u bot hesaplardır
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Galata Üniversitesi Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuştu. Soylu 'siyasi cinayetler' tartışmasına ilişkin, 'Bir siyasi cinayetler tartışması vardı. Buradan Türkiye'ye sesleniyorum. Sosyal medyada 'siyasi cinayetler' tartışmasını manipüle edenlerin yüzde 69'u bot hesaplardır. Dünyada bunu birkaç yabancı yapar bir de biz yaparız. Yine buradan söyleyeyim dünyadaki tüm ülkelerle yarışmaya hazırız' ifadelerini kullandı.
Bakan Soylu, İstanbul Galata Üniversitesi Galata Kampüsü Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde gerçekleştirilen 2021-2022 akademik yıl açılış törenine katıldı. Soylu, akademik yılın ilk dersini vererek, "Girişimcilik ve Liderlik" konusunu ele aldı.
Dünyanın 21. yüzyılı Batı'nın liderlikte "yok yılı" olarak yaşadığını söyleyen Soylu, Batı dünyasının bugün içinde bulunduğu vizyonsuzluğu ve yönsüzlüğü liderlik alanında çektiği kıtlığa borçlu olduğunu ifade etti.
Soylu, "Ekonomileri gelişmiş, eğitim düzeyi yüksek, hakikaten böyle bir nüfus, hatırı sayılır bir medeniyet birikimi var. Tecrübesi var. Ciddi devlet birikimi var. Rönesans reformundan itibaren dünyada sanatta, bilimde, edebiyatta hatta ekonomide çok açık ara ilerde olmasına rağmen gelin görün ki bugün oluşturduğu Orta Doğu politikası çökmüş. Avrupa Birliği hayali çatırdamış... Kendi medeniyet değerleriyle çelişen, ırkçılığın ve marjinalliğin pençesine savrulan, bırakın Orta Doğu politikasını, doğru dürüst bir uyuşturucuyla mücadele politikası, göç politikası, terörle mücadele politikası ortaya koyamayan bir Batı medeniyeti ve fotoğrafıyla karşı karşıyayız." dedi.

Bu fotoğrafı oluşturan en temel nedenlerden birini, "Batı medeniyetinin 21. yüzyılda güçlü bir lider profilini ortaya koyamamış olması" şeklinde tanımlayan Soylu, şunları kaydetti:
"Onun yerine güçlü küresel şirketler, güçlü derin devlet yapılanmaları, güçlü istihbarat teşkilatları ortaya birtakım stratejileri koymaktadır. En kötüsü bunların her biri dünyayı istedikleri yere sürüklemeye çalışmaktadırlar. En kötüsü her birinin daha sayfaları açılmamış ajandaları da vardır. Kendilerine özgü, kendi yapabileceklerine ait. Burada liderlik kavramından ne anladığımız da önemlidir. Siyasi erk sahibi olmak, siyasi makam sahibi olmak lider olmak değildir. Mevcut bir yapı içerisinde bir görevi yerine getirmek ve liderlik aynı şey değildir. Liderlikle rehberlik aynı şey değildir. Rehber, sizi daha önce açılmış bir yoldan götüren kimsedir. Lider ise topluma yeni bir yol açan kimsedir. Bir değişim ortaya koyan, dün ve bugünü farklı yapan kimsedir. Ufuk açan, vizyon açan, kendisinden başkalarına da tahammül eden, onların da ufkunu açan kimsedir."

"RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN ORTAYA KOYDUĞU DEĞİŞİM BİR LİDERLİK ÖRNEĞİDİR"
Bakan Soylu, Türkiye'nin 20. yüzyılın başında verdiği Kurtuluş Savaşı'nı ve güzel Cumhuriyeti kurmasını güçlü bir liderliğe borçlu olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Rahmetli Menderes, Türkiye tarihinde önemli bir değişim ve liderlik ortaya koymuştur. Bedelini de canıyla ödemiştir. Hesabi olsaydı belki bu olmazdı. Liderler hesabi değildir. Rahmetli Özal bir liderlik ortaya koymuştur ve Türkiye'de pek çok alanda kendi deyimiyle 'transformasyon-zihniyet dönüşümü' gerçekleştirmiştir. Buradaki genç arkadaşlarımıza 'z kuşağı' diye güzellemeler yaparak ipotek koymaya çalışan birileri belki bu tarifimi anlamayacaktır ama 21. yüzyılın başından itibaren Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu değişim bir liderlik örneğidir. Hem de güçlü bir liderlik. Bunu otoyollar, şehir hastaneleri, hızlı trenler, havalimanlarını kastederek söylüyor değilim. İşin o tarafı çok güçlü ve çok başarılı bir yöneticilik ürünüdür. Asıl mesele, 10 yılda bir darbe bekleyen bir ülkede iyi bir sistem kurabilmek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi bir sistem kurabilmek. 'Doğu'nun makus talihi değişmez' cümlesine terk ettiğimiz Doğu ve Güneydoğuyu bugün terörden arındırılmış ve otelleri lebalep dolu bir cazibe merkezi haline getirebilmek. 60-70 yıl önce uçak üretmiş veya prototip bir otomobil üretmiş insanları neredeyse linç etmiş bir vesayeti tasfiye edip bugün insansız hava araçları teknolojisinde küresel liderliğe oynamak. Yazılım ihraç eden bir ülke haline geldik. Basit gazete manşetleriyle o da olmazsa IMF memurlarıyla terbiye edilen bir ülkeyi, bugün her türlü baskıya dayanan istikrarlı bir ülke haline getirebilmek."
"CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ KARAR ALMA SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRMAKTADIR"
Bakan Soylu, bugün sosyal medyada ya da basında siyasetle ilgili olarak karşılaşılan tartışmaların neredeyse tamamının esasen bu liderliği değil, bu değişimi kıskanmakla ilgili olduğunu söyledi. Soylu, "Bu değişimin son ve en büyük halkası olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet modeli ekseninde oluşturulmaya çalışılan iklim, 21. yüzyılda Türkiye'nin yaşadığı bu değişime, Batı'yı vizyonsuz ve yönsüz yakalamışken, elimize geçen fırsatı elimizden almaya çalışmakla ilgilidir. " ifadelerini kullandı.





