"DİYELİM Kİ BEN GİTTİM..."
Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu ve suç geliri operasyonu olan Bataklık Operasyonu'nu hatırlatan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bataklık Operasyonu'nun başındayız. Operasyon 300-400 milyonla başladı. Bir tarafta uluslararası bir kaçakçı, uyuşturucu baronu Çetin Gören var, diğer tarafta da yıllarca bu işi yapan Nejat Daş denilen bir adam var. Bunun önemi ne, biliyor musunuz? Diyelim ki adamı bir ton uyuşturucuyla yakalayabilirsiniz ama adamın para ilişkilerini yakalayamazsınız. Uyuşturucunun sıkıştığı en önemli problemlerden biri para ilişkileridir. Biz mali suçlarda yakaladık. Olmayacak bir şeyi becerdik. Meselede FETÖ ağı, Sedat Peker, Çetin Gören ve Nejat Daş var. Biz bunu kendi başımıza yapmadık. Sonradan soruşturmada Sırbistan da dahil oldu, 11 ülkeyle yaptık. Bu, Türkiye'nin büyük bir başarısı hem de olağanüstü bir başarısı. Türkiye'de 2002'de 8 kilo kokain yakalanıyordu ama şu anda 2 ton kokain yakalanıyor. Diyelim ki ben gittim; Türkiye'de terörle mücadele etmem, Türkiye'nin terörde elde ettiği başarılar, benim başka bir vesayet alanı oluşturmamı gerektiremez. Böyle bir haksızlık yok."

"HAYATIMDAKİ EN ZOR GÜNLERDEN BİRİNİ YAŞADIM"
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener'in Rize ziyaretinde yaşanan olaylara değinen Soylu, "Türkiye'de herkesin, her yere gitme hakkı vardır ve hiçbir siyasetçi 'Ben şuraya niçin gidemiyorum?' diye bir endişe ortaya koymamıştır. Tam tersi Doğu ve Güneydoğu'ya, Sivas'ın ötesine dönem dönem geçmeyenler, bugün çok rahat bir şekilde Türkiye'nin her tarafında kendi siyasal propagandasını yapma hakkını elde etmiştir." dedi.
Akşener'in, Rize'ye defalarca gittiğini, defalarca da gidebileceğini vurgulayan Soylu, o gün, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce ile Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş'ın, Güvenlik Acil Durum Merkezi'nde 24 saat canlı kameralar karşısında nöbette olduğunu bildirdi.
Aynı gün kendisinin de Rize Valisi Kemal Çeber ile birçok kez telefonla görüştüğünü aktaran Soylu, "Valiyle, bir şey olacak mı diye, belki de 50 sefer görüştüm. Toplumsal bir olay. Allah korusun, Karadeniz insanının da her iki tarafın da kendine ait hassasiyetleri var. İnanın, hayatımdaki en zor günlerden birini yaşadım, acaba bir şey olur mu, olmaz mı diye. Burası böyle olmamalıydı. Burada provokasyona açık bir adım atıldığı apaçık ortada." ifadelerini kullandı.
Soylu, Birleşmiş Milletler'in (BM) tarihi bir hata yaptığını belirterek, "Şu anda coğrafyamızdaki en tehlikeli adamlardan biri Ferhat Abdi Şahin'dir yani 'Apo'nun manevi oğlu' diye nitelendirilen Ferhat Abdi Şahin'dir. ABD'nin, Suriye'nin kuzeyinde sözde bir devlet oluşturmak için biçimlendirdiği kişidir. Bunu BM aldı, getirdi ve orada ona bir sözleşme imzalattırdı. 'Bugüne kadar çocuk savaşçıları savaştırdınız, bugünden sonra çocuk savaşçıları savaştırmayacaksınız.' Sözleşmenin metni budur. Bunu bütün dünyaya gösterdi. Bir katili, terör örgütü mensubunu BM meşru çizgiye taşıdı." dedi.
"Sonra ne oldu biliyor musunuz? Çocuk teröristleri, eğittikleri kamplara 'çocuk eğitim birimleri' koydular, başka alanlarda. Başka eğitim modülleri koydular, göstermelik olarak. Başka bir eğitimmiş gibi yaptılar ama halen aynı şekilde terör eğitimine devam ediyorlar." ifadesini kullanan Soylu, burada Türkiye'nin, hem Avrupa hem dünya hem de BM tarafından yalnız bırakıldığını söyledi.
İdlib'deki insani duruma işaret eden Soylu, şunları söyledi:
"İnanın, Türkiye'nin gücünü orada çok daha güçlü, büyük anlıyoruz. Hangi partiye mensup olduğunuz önemli değil, oraya gideceksiniz, diyeceksiniz ki 'Ben Türküm.' Bakalım o insanların bakışı size nasıl olacak. Oraya, çünkü bu milletin, ülkenin eli uzanıyor. Çocukları, kadınları perişan etmişler, yok etmişler. Yetim evleri, yetim mahalleleri... Bu, bizim hemen yanı başımızda oluyor. Yine bir şey söyleyeyim; bu bizim Misak-ı Milli sınırımız."

ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ ELEBAŞI SEDAT PEKER HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şüpheli Peker hakkında, 2021/100993 numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü belirtilerek, "Şüpheli Reis Sedat Peker'in yurt dışında firari olması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Mayıs 2021 tarih ve 2021/6114 Değişik İş sayılı kararıyla yakalanmasına karar verilerek, hakkında yakalama emri düzenlenmiştir." bilgisine yer verildi.