Deniz yetki alanları anlaşması bölgedeki dengeleri değiştirdi! Türkiye'ye karşı oluşturulan ittifak köşeye sıkıştırıldı
Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası bir yaşını doldururken, anlaşmanın bu kısa sürede Doğu Akdeniz'deki dengeleri önemli ölçüde değiştirdiği görülüyor. Türkiye bu anlaşmayla proaktif bir adım atarak, bölgede kendisini izole etmeye çalışan tarafları köşeye sıkıştırmış oldu.
Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan muhtıranın onay işlemleri 8 Aralık 2019'da tamamlanırken, bu yılın ekim ayında da anlaşma Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tescil edildi.
Hakkaniyet ilkesi uyarınca ve uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde düzenlenen anlaşma, iki ülkenin de Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor.

DOĞU AKDENİZ'DE TEK TARAFLI ADIMLARA CEVAP VERDİ
Türkiye ve Libya arasındaki anlaşma, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin (GKRY) adanın tek sahibi gibi davranarak ve hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde 2003'ten bu yana deniz yetki alanını sınırlandırmaya yönelik attığı tek taraflı adımlara güçlü cevap niteliği taşıyor.

GKRY'nin bu çerçevede Türkiye tarafından tanınmayan 3 anlaşması bulunuyor. 2003 yılında Mısır'la deniz yetki alanı sınırlandırmasına imza atan GKRY, 2007'de Lübnan'la, 2010'da ise İsrail'le anlaşma yaptı.
Özellikle GKRY'nin Mısır'la yaptığı anlaşmaya konu alan, Türkiye'nin kıta sahanlığı olarak BM'de kayda geçirdiği alanla çakışıyor.









