A HABER GALERİ
Hareketsiz yaşayanlar risk altında! Bu belirtilere dikkat
Sık acıkan ve sık idrara çıkan kişiler için çok önemli uyarı geldi. Belirtilerin şeker hastalığının habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, aşırı kilolu olanların, stres altında yaşayan ve hareketsiz bir yaşam süren bireylerin daha büyük risk altında olduğunu belirtti. Beslenmenin diyabet üzerindeki etkisini anlatan Balkan, nasıl beslenilmesi gerektiğinden de bahsetti.
Diyetisyen Cemre Balkan, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında beslenme üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
Hareketsiz yaşam sürenlerin diyabet riski altında olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Cemre Balkan şunları söyledi:
"Ailesinde diyabet hastası olanlar, aşırı kilolu olanlar, 4 kg ve üzeri bebek doğuran anneler, stres altında yaşayan bireyler, polikistik over sendromu teşhisi alanlar ve hareketsiz yaşam süren bireyler diyabet açısından yüksek riskli diyebiliriz."
"Diyabete genetik yatkınlığı olan çocuklarda virüslere bağlı enfeksiyonlar, gıdalardaki katkı maddeleri ve stres diyabeti tetikleyici faktör olabilir. Bunun yanında yapılan bütün araştırmalar çocuklarda tip 2 diyabet için en önemli risk faktörünün obezite olduğunu göstermektedir. Tip 2 diyabet belirtilerine bakacak olursak hastalığın başlangıç şikayetleri çok barizdir. Bunlar; sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, sık acıkma, cilt yaralarının geç iyileşmesi şeklinde kendini gösterir"
"MEYVE SUYU VE GAZLI İÇECEKLER YERİNE MEYVENİN KENDİSİ TÜKETİLMELİ"
Beslenme konusunun diyabette önemli olduğunu dile getiren Balkan, "Diyabet tedavisinde kullanılan ilaç dışı güncel yöntemler; yaşam tarzı değişikliği, beslenme eğitimi, tıbbi beslenme tedavisi, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve duruma göre metabolik cerrahi uygulanabilir. Sağlıklı beslenmenin yanında düzenli doktor kontrolü ve düzenli kan şekeri takibi ile HBA1C değerlerini hedefe yakın tutmak mümkündür. Diyabetli hastalarda istediğimiz HBA1C değerlerini yüzde 6 ve altında tutmaktır." dedi.
Kış ayı sebze ve meyvelerini öğünlerimize ekleyerek posa alımının artırılması gerektiğine dikkat çeken Balkan, "Glisemik indeksi düşük beslenmek diyabette kurtarıcınız olacaktır. Pirinç, makarna, beyaz ekmek yerine tam buğday, bulgur, kinoa, çavdar, yulaf, bezelye, havuç, patates yerine kabak, ıspanak, brokoli; meyve suyu ve gazlı içecekler yerine meyvenin kendisini tercih ederek kan şekeri seviyelerimizi kontrol altında tutabiliriz. Meyvelerden de muz, kuru meyveler yerine mandalina, elma, nar, ayva tercih edebiliriz. Meyveleri yanına protein kaynağı olan süt ürünleri ile tüketebiliriz. Tatlı tercih edilmemeli ancak tüketilecekse de şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilebilir. Aynı zamanda öğün atlamamak, az ve sık beslenme tarzını yaşamımıza entegre etmek diyabet hastalarının yaşamlarını en az semptomla geçirmelerini sağlayacaktır" diye konuştu.
