Hıncal Uluç’un ağabeyi bilinmeyen yönlerini anlattı! “Daima doğrunun iyinin, saygının peşinden koştu”
Türkiye’nin önemli spor yazarlarından biri olan gazeteci Hıncal Uluç, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 20 Kasım günü hayatını kaybetti. 83 yaşında vefat eden Uluç’un ağabeyi Öcal Uluç, “Hıncal, cesur, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen biriydi. Daima doğrunun, güzelin, iyinin, dürüstlüğün, sevginin ve saygının peşinde koştu.” dedi.
Türk basınının duayen ismi Hıncal Uluç'u geçen salı günü son yolculuğuna uğurlandı. Türk basınına yön veren isimlerden olan Uluç'un çok özel hatıralarını abisi Öcal Uluç anlattı.

"DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEDİ"
Öcal Uluç , "Cesur, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen, babası da olsa, ağabeyi de olsa kendisine göre gördüğü açıklarımızı, yanlışlarımızı söyleyen bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdi. Olgunluk dönemi de vefat edene kadar böyle geçti. Daima doğrunun, güzelin, iyinin, dürüstlüğün, sevginin ve saygının peşinde koştu. Bana göre çok erken vefat etti. Türk basınının ve ailesinin daha uzun yıllar ona ihtiyacı vardı. Fakat talihsiz bir hastalık onu bizden ayırdı." dedi.

"BASININ SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ"
83 yaşında hayatını kaybeden Hıncal Uluç'un ağabeyi Öcal Uluç, "Hıncal'ın, önce spor, sonra sanat ve hatta siyaset basınını bile değiştiren devrimci bir adımı vardı. Bir maçta Dolmabahçe Stadı'nın basın tribününe sarı kırmızı kaşkolünü takarak geldi. Herkes kıyameti kopardı. "Nasıl girilir, basın tribününe o kaşkolle" diye. O zamana kadar maalesef ben de dahil spor yazanlar sanki tarafsızmış gibi kabul edilirdi. Hıncal doğrudan, "Ben Galatasaraylıyım, benim yazılarımı bir Galatasaraylının yazıları olarak okusunlar" istedi ve devam etti. Maskeler düştü. Sadece spor değil, sanat, magazin ve siyasi basında da herkes hangi siyasi düşünceyi şiar olarak kabul ettiğini gösterecek şekilde yazmaya başladı. Gizli hiçbir şey kalmadı." ifadelerini kullandı.







