Trump'tan Herzog'a "Bibi'nin işini bitir" talimatı mı? Hükümet kurma görevi en büyük rakipte
İsrail siyasetinde dengeleri değiştirecek tarihi bir gelişme yaşandı. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, yeni hükümeti kurma görevini Binyamin Netanyahu'nun en güçlü rakibi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'a verme kararı aldı. Gelişmeyi A Haber ekranlarında değerlendiren uzman isimler, kararın perde arkasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunurken Gazeteci Dr. Murat Özer, Herzog'un kararında ABD ve Trump'ın etkisine dikkat çekerek, Netanyahu'nun tasfiyesinin İsrail'in bölgedeki olumsuz imajını değiştirme planının bir parçası olduğunu savundu.
İsrail'de Netanyahu'nun siyasi geleceği tartışılırken Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un hükümeti kurma görevini Gadi Eisenkot'a vermesi, ABD seçimlerinin ardından Washington-Tel Aviv hattındaki dengeleri yeniden gündeme taşıdı. Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, Akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger ve Gazeteci Dr. Murat Özer bölgenin nabzını A Haber'de tuttu.
TEL AVİV'DE EISENKOT DÖNEMİ VE NETANYAHU'NUN ÇARESİZLİĞİ
İsrail bürokrasisinin hem askerî hem de siyasi kademelerinde görev yapmış olan Gadi Eisenkot, geçmişte Gazze ve Batı Şeria'da uygulanan Dahiye Doktrini'nin mimarı olarak biliniyor. Eisenkot'un görevi 8 Kasım saat 17.00 itibarıyla devralacağı belirtilirken, hükümeti kurması için tanınan 28 günlük yasal sürecin İsrail'in işgal ve yayılmacı politikalarına nasıl yansıyacağı tartışma konusu oldu.
Süreci değerlendiren Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, seçim öncesinde de Netanyahu'nun gitmesi durumunda İsrail'in katliamcı, yayılmacı, işgalci, ilhakçı ve yerleşimci politikalarının köklü biçimde değişmeyeceğini dile getirdiklerini hatırlattı.

Fazla, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Netanyahu, aşırı sağdan biraz daha merkeze yakın bir çizgide görünmesine rağmen kabinesinde Smotrich ve Ben-Gvir gibi Filistinlileri adeta insan olarak görmeyen ultra-Ortodoks figürlere yer veriyor. Yeş Atid partisinin lideri Eisenkot ise bu radikal isimleri dışlayan bir anlayışa sahip. Radikal bir çizgiden ziyade hem Yahudiliğin korunduğu hem de demokrasinin işlediği bir İsrail modeli hedefliyor ve bu ilkelerden vazgeçilmemesi gerektiğini savunuyor.
Netanyahu, seçim öncesinde Trump'la birlikte hareket ederek savaşı yeniden başlattı ve tıpkı Zelenski gibi seçimleri yaptırmama hesabına girişti. Ancak bu plan tutmadı. Artık kritik eşik aşıldı ve Netanyahu'nun hamle alanı kalmadı. Netanyahu şu sıralar Cumhurbaşkanı Herzog'un hükümeti kurma görevini Eisenkot'a vermemesi ve bir milli mutabakat hükümeti kurulması yönünde çağrıda bulunuyor. Ancak bu talebi kabul eden kimse yok.
Yaşananlar artık İsrail sınırlarını aşmış durumda. ABD seçimlerindeki temel belirleyicilerden biri de İsrail'in peşine takılarak İran'a yönelik saldırı sarmalına girilmesiydi."

HERZOG İLE NETANYAHU ARASINDAKİ DERİN ÇATLAK
Herzog'un, yolsuzluk davalarıyla karşı karşıya olan Netanyahu ile yola devam etmek istememesinde ABD'nin baskısının da kritik rol oynadığı yönündeki değerlendirmelerin ardından sözlerini sürdüren Dr. Hüseyin Fazla, Netanyahu'nun hem siyasi hem de hukuki açıdan sıkıntılı bir profil çizdiğini belirtti.
Fazla, şu ifadeleri kullandı:
"Netanyahu kriminal bir vaka hâline geldi. Yalnızca hakkındaki suçlamalar değil, 29 Aralık 2022'den bu yana devreye soktuğu yargı paketiyle ülkedeki tüm yetkileri iktidarın tekelinde toplayarak ömrünün sonuna kadar koltukta kalabileceği bir düzen kurmaya çalıştı. Ancak 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarından önce her hafta sonu 1,5 milyon insanın sokaklara dökülerek Netanyahu aleyhinde gösteriler düzenlediğini ve Cumhurbaşkanı Herzog'un yüksek mahkemenin bağımsızlığını korumak adına bu kitlelerin yanında durduğunu unutmamak gerekir.
Eisenkot ise yayımladığı dört temel ilke kapsamında Hamas'ın terör örgütü olduğunu ve Gazze'den tamamen temizlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca Haredi Yahudilerinin askere alınması meselesinde de herkesin doğrudan üniforma giymesi gerekmese bile savunma ve sivil alanlarda devlet hizmetinde bulunmasını zorunlu kılan bir formül öngörüyor."





