İsrail'de seçim çıkmazı: Sandıktan hükümet değil, kaos çıktı!

İsrail'de seçim çıkmazı: Sandıktan hükümet değil, kaos çıktı!

İsrail, 7 Ekim sonrası gerçekleştirdiği ilk genel seçimin ardından yeni bir siyasi çıkmazla karşı karşıya kaldı. Netanyahu liderliğindeki blok 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet 48 sandalye kazanırken, İsrail vatandaşı Filistinli Arapların desteklediği partiler parlamentoda 19 sandalye elde etti. Ancak 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline hiçbir blok ulaşamadı. Sandıktan net bir iktidar çıkmazken, İsrail siyasetinde yeni kriz dönemi A Haber'in hazırladığı özel analiz yayınında tüm yönleriyle mercek altına alındı.

İsrail'de sandık kapandı, siyasi hesaplaşma başladı. Dünyanın yakından takip ettiği seçimlerden net bir iktidar çıkmadı. Netanyahu'nun koltuğu tehlikeye girerken, muhalefet de hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Şimdi gözler, İsrail siyasetinin kaderini belirleyecek kritik pazarlıklara çevrildi.

SANDIKTAN HÜKÜMET YERİNE SİYASİ KRİZ ÇIKTI

İsrail'de dünyanın yakından takip ettiği genel seçimlerin ardından ortaya çıkan parlamento aritmetiği, siyasi çıkmaza işaret etti. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağ blok 53 sandalyede kalırken, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet 48 sandalye elde etti. İsrail vatandaşı Filistinli Arapların desteklediği partiler ise 19 sandalye kazanarak kritik bir güç hâline geldi. 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 sandalye eşiğine hiçbir tarafın ulaşamaması, ülkeyi yeni bir siyasi krizin içine sürükledi.

İsrail'de 7 Ekim sonrası yapılan ilk genel seçimde hiçbir siyasi blok hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyeye ulaşamadı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)İsrail'de 7 Ekim sonrası yapılan ilk genel seçimde hiçbir siyasi blok hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyeye ulaşamadı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Sonuçların ardından Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, "Başarısızlık koalisyonu halkın güvenini kaybetti. İsrail kamuoyu, Netanyahu'nun İsrail Başbakanı olarak görevine devam etmesine karşı oy kullandı." ifadelerini kullandı.

Mevcut siyasi düğümün çözülmesinin zorluklarına dikkat çeken AA Ortadoğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı, "Şu anki tabloda bir kilitlenme var gibi görünüyor. Bu kilitlenme, ancak iki taraftan birinin seçimden önce verdiği sözlerden geri adım atmasıyla aşılabilir." sözleriyle tablodaki çıkmazı değerlendirdi.

Netanyahu'nun liderliğindeki blok 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet ise 48 milletvekili kazandı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Netanyahu'nun liderliğindeki blok 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet ise 48 milletvekili kazandı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

GAZZE'DEKİ SOYKIRIM SİYASETİN VİCDAN MUHASEBESİ OLMADI

Seçim sürecinin rakamların ötesindeki en çarpıcı boyutu, 7 Ekim sonrasında Gazze'de yaşanan büyük yıkımın gölgesinde gerçekleşmesiydi. On binlerce Filistinlinin katledildiği, binlerce çocuğun yaşamını yitirdiği, kentlerin yerle bir edildiği ve milyonlarca insanın hayatının altüst olduğu bu süreç, İsrail siyasetinde eleştirel bir vicdan muhasebesine dönüşmedi. Gazze'deki sistematik soykırım, seçim yarışında sorgulanmak yerine iktidar ile Arap partileri dışındaki muhalefetin Filistinlilere karşı daha sert politikalar yürütme yarışına sahne oldu.

İki blok arasındaki zihniyet benzerliğini değerlendiren Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşilkuş, şu ifadeleri kullandı:

"Adaylara bakıyoruz; Eisenkot'a veya Netanyahu'ya... Bir taraf Filistin Devleti'nin yok olmasını istiyor, diğer taraf da aynı şekilde Filistin Devleti'nin yok olmasını istiyor. Yani Netanyahu'ya muhalefet etmek, Netanyahu'nun politikalarına da aynı şekilde karşı çıkmak anlamına gelmiyor. Aslında Gazze politikasında da İran politikasında da aynı anlayışa sahip tarafları görüyoruz. Çünkü İran'ı kendileri açısından varoluşsal bir tehdit olarak gören bir İsrail var. Kim gelirse gelsin, İran'la mücadele kendi açılarından devam edecek.

Öte taraftan Gazze'ye bakıyoruz. Eisenkot tarafının söylemlerini özellikle incelediğimizde, Netanyahu'nun gerçekleştirdiği soykırımdan daha azına razı olmayacaklarını, aksine çok daha sert bir tutum sergileyebileceklerini görüyoruz. Çünkü Eisenkot geçmişte askerî görev üstlenmiş, Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir isim. Aynı zamanda 7 Ekim 2023'ten sonraki yaklaşık sekiz aylık süreçte de görev aldı ve yaklaşık 30 bin kişinin öldürülmesinde onun da sorumluluğu bulunuyor. Ancak şunu sormak gerekiyor: Eisenkot göreve geldiğinde Gazze'deki süreç sona erecek mi, soykırım bitecek mi? Hayır."

Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşilkuş, Netanyahu ile Eisenkot'un Gazze ve İran politikalarında benzer yaklaşımlara sahip olduğunu vurguladı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşilkuş, Netanyahu ile Eisenkot'un Gazze ve İran politikalarında benzer yaklaşımlara sahip olduğunu vurguladı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İsrail'deki iktidar mücadelesinin sahaya yansımasını değerlendiren Filistinli bir vatandaş, "İster Eisenkot olsun, ister Netanyahu, isterse başka biri; hepsi İsrailli işgalcidir." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Bir başka Filistinli vatandaş ise, "İsrail bir terör devletidir. Kurulduğu günden bu yana bize düşman olan bir terör oluşumudur." ifadelerini kullandı.

Seçim sonuçlarının işgal gerçeğini değiştirmeyeceğini belirten bir diğer Filistinli vatandaş da "Netanyahu, Eisenkot ya da muhalefet fark etmez; İsrail'in vahşi doğası değişmeyecektir." dedi.

İsrail'deki Arap partileri, seçimlerde elde ettikleri 19 sandalyeyle parlamento tarihinin en yüksek temsil gücüne ulaştı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)İsrail'deki Arap partileri, seçimlerde elde ettikleri 19 sandalyeyle parlamento tarihinin en yüksek temsil gücüne ulaştı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ARAP SEÇMENDEN TARİHİ TEMSİL VE KİLİT ROL

Seçimin en büyük sürprizi, Arap seçmenin sandığa güçlü katılımıyla ortaya çıktı. Toplam 19 sandalye kazanan İsrail'deki Arap partileri, tarihlerinin en yüksek parlamento temsil gücüne ulaştı.

Elde edilen tarihi başarıyı değerlendiren Arap Partisi Temsilcisi, "Çıkış anketleri hedefimize ulaştığımızı gösteriyor. Ortak Liste değişim getirecek ve fark oluşturacak bir güç." açıklamasında bulundu.

Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, İsrail'de geniş tabanlı bir Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulabileceğini değerlendirdi (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, İsrail'de geniş tabanlı bir Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulabileceğini değerlendirdi (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Tablonun koalisyon dengelerine yansımasını değerlendiren Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ise şu ifadeleri kullandı:

"Yahudi Devleti yasa tasarısı İsrail'de geçti. Bu nedenle İsrailli Arapların siyasette söz sahibi olması, iki tarafın da birbirinden farklı bir yaklaşım sergilememesi nedeniyle böyle bir koalisyonda pek mümkün görünmüyor. Ancak aşırı sağın, yani Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi Yahudi yerleşimciler meselesini organize eden iki ismin, ABD'nin isteği ve talebi doğrultusunda İsrail siyasetinden dışlanacağı bir formül var.

Ben bu noktada tam tersini düşünüyorum. İsrail'in yeniden uluslararası itibar kazanabilmesi için ABD'nin ve İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un da niyeti doğrultusunda ülkenin erken seçime gitmesini önleyecek, geniş tabanlı bir koalisyon kurulabilir. Netanyahu ve Eisenkot ekseninde bir Ulusal Mutabakat Hükümeti oluşturulabileceğini düşünüyorum."

Netanyahu, Arap partilerinin desteklediği bir hükümete karşı çıkarak sağcı ve güçlü bir koalisyon kurulması gerektiğini savundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Netanyahu, Arap partilerinin desteklediği bir hükümete karşı çıkarak sağcı ve güçlü bir koalisyon kurulması gerektiğini savundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İKTİDAR CEPHESİNDE PANİK: NETANYAHU VE AŞIRI SAĞ SONUÇLARI HAZMEDEMEDİ

Netanyahu blokunun 53, Eisenkot öncülüğündeki muhalefetin 48 sandalyesine karşılık Arap partilerinin elde ettiği 19 sandalye, bu partileri doğrudan kilit aktör konumuna yükseltti. Arap partilerinin doğrudan veya dışarıdan vereceği destek, muhalefetin 61 sandalye barajını aşmasını sağlayabilecek bir potansiyel taşıyor. Ancak İsrail siyasetinin yapısal çelişkileri, bu ihtimali de tartışmalı hâle getiriyor.

Arap oylarındaki yükselişi kabullenemeyen Netanyahu, "seçimlerin çalındığı" iddiasını gündeme getirirken aşırı sağcı ortaklarından Ben-Gvir, Filistinli parti liderlerinin gözaltına alınmasını; Smotrich ise sorgulanmalarını talep etti.

Kendi tabanını konsolide etmeye çalışan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Sağcı, ulusal, güçlü bir hükümet kurmalıyız. Yapılması gereken budur. İsrail'i tehlikeye atmamalı ve antisyonist Arap partilerinin desteklediği bir hükümet kurmamalıyız." ifadeleriyle baskıyı artırdı.

Sokaklara dökülen kitleler ise Netanyahu'nun yaşadığı paniğe dikkat çekti. Bir protestocu, "Netanyahu korkuyor. Arap seçmenlerin yüksek katılım oranı nedeniyle korkuyor." dedi.

Muhalefete çağrıda bulunan bir başka protestocu, "Gücünüz var, sandalyeleriniz var. Arap listelerinin desteğine sahipsiniz ve yapmanız gereken de budur." şeklinde konuştu.

Arap partilerinin desteğiyle muhalefetin 61 milletvekilini aşma ihtimali, İsrail siyasetinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Arap partilerinin desteğiyle muhalefetin 61 milletvekilini aşma ihtimali, İsrail siyasetinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Alanda bulunan bir diğer protestocu ise "Buradaki protestocular Eisenkot'u Arap partilerinin temsilcileriyle iş birliği yapmaya çağırıyor. Biz onların hükümette yer alması gerektiğini düşünüyoruz." sözleriyle taleplerini dile getirdi.

Sürecin getireceği riskleri ve seçim sonrası takvimi değerlendiren Dr. Fatma Yeşilkuş, şu ifadeleri kullandı:

"Arap partilerinin, 19 sandalyeye sahip olduklarına göre Filistin konusunda taleplerini bir şekilde ortaya koymaları ve bunlarda ısrarcı olmaları gerekir. Bu kadar sert söylemlere sahip Eisenkot tarafına Arap partilerinin açıkça destek vermesi, Gazze'de gerçekleştirilen soykırımın altına imza atmak anlamına gelir. Eğer bir koalisyon kurulacaksa ve taraflar bir araya gelecekse taleplerin yerine getirilmesi gerekir. Ancak böyle bir durumun gerçekleşmesi ne kadar mümkün?

Bloklara baktığımızda oldukça sert söylemlere sahip taraflar görüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki süreçte 28 günlük bir dönem var. Herzog, Netanyahu'yu mu yoksa Eisenkot'u mu hükümeti kurmakla görevlendirecek, bunu göreceğiz. Görevlendirilen ismin 14 günlük ek süre alma imkânı da bulunuyor. Koalisyon kurulamazsa bir 28 günlük süreç daha başlayacak. Bu da sonuç vermezse parlamentoya yetki verilecek. Dolayısıyla önümüzde, bu süreci yakından takip edeceğimiz en az 90 günlük bir dönem bulunuyor."

Netanyahu'nun yürüttüğü algı operasyonunun hedeflerini değerlendiren Mete Sohtaoğlu ise iktidarın stratejisine dikkat çekti:

"Netanyahu, Arap partilerini kriminalize etti. Bunun amacı, Eisenkot ile Arap partilerinin iş birliği yapmasının önünü kapatmak ve bu olasılığı ortadan kaldırmak. 'Seçimi çaldılar, oyları çaldılar, müdahale edildi, Katar destekli Arap partileri müdahale etti, para verildi...' gibi iddialar da bu stratejinin bir parçası."

İsrail'de koalisyon görüşmelerinden sonuç alınamaması halinde önümüzdeki 6 ila 12 ay içerisinde erken seçim gündeme gelebilir (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)İsrail'de koalisyon görüşmelerinden sonuç alınamaması halinde önümüzdeki 6 ila 12 ay içerisinde erken seçim gündeme gelebilir (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

MASADAKİ DÖRT SENARYO VE YENİ ERKEN SEÇİM İHTİMALİ

Mevcut siyasi tıkanıklığın aşılması için dört temel senaryo öne çıkıyor. Bunlar arasında Netanyahu'nun merkezden veya muhalefetten milletvekili transferleriyle kendi blokunu güçlendirmesi, muhalefetin Arap partilerinin desteğini alarak Netanyahu'suz bir hükümet kurması, Likud'un da dâhil olacağı geniş tabanlı bir Ulusal Birlik Hükümeti oluşturulması ve 61 sandalye çoğunluğuna ulaşılamaması hâlinde ülkenin yeniden sandığa gitmesi bulunuyor.

Olası gelişmeleri ve Netanyahu'nun siyasi manevralarını değerlendiren Mete Sohtaoğlu, erken seçim ihtimaline ilişkin şu tespitlerde bulundu:

"İsrail muhtemelen 6 ila 12 ay arasında yeniden seçime gidecek. Bunu da şu ihtimale dayandırıyorum: Daha önce dönüşümlü başbakanlık meselesi gündeme gelmişti. Netanyahu bu işin cambazıdır. Bir buçuk-iki ay Netanyahu'nun başbakanlıkta kalacağı, ardından Eisenkot'un görevi devralacağı bir formül üzerinde pazarlıklar yapılabilir.

Haredilerin askerlik yapıp yapmaması, Kudüs meselesi, Gazze ve Lübnan gibi konular bu pazarlıkların başlıklarını oluşturacaktır. Ancak daha önce de yaşanan erken seçim sarmalından kaçınmak için Eisenkot ile Netanyahu, kırılgan da olsa bir koalisyon kurabilir. Bu koalisyonun ne kadar süreceği onlar açısından çok önemli olmayabilir.

Netanyahu, bir savaş durumunda başbakanlık süresini en az iki-üç yıl daha uzatabileceğini biliyor. Bir işgal de gerçekleştirebilir, bombardıman da düzenleyebilir. Sonuçta mevcut yetkilerini sürdürmek isteyecektir. Netanyahu bir koalisyon cambazı; bunu unutmamak gerekiyor. Yeniden erken seçime gidilmesi durumunda ise tek başına iktidar olabileceği bir İsrail siyaseti hazırlamaya çalışacaktır."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin