Emekli zammında detaylar A Haber'de! İşte kulislerdeki 3 kritik formül ve düzenlemenin detayları

Emekli zammında detaylar A Haber'de! İşte kulislerdeki 3 kritik formül ve düzenlemenin detayları

Milyonlarca emeklinin gözü kulağı Ocak ayında yapılacak maaş artışlarına çevrilirken, enflasyon farkına ilave olarak verilecek refah payı ve yasal düzenlemenin ayrıntıları netleşmeye başladı. A Haber'de süreci değerlendiren Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın dar ve sabit gelirlileri koruma kararlılığı doğrultusunda atılacak adımları, gündemdeki 3 farklı zam formülünü ve kamuoyundaki kafa karışıklıklarını tek tek açıkladı.

Ekonomik şartların son yıllardaki seyrini ve hükümetin yaklaşımını değerlendiren Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, pandemiyle başlayan süreçte yaşanan gelişmelerin hayat şartlarını zorlaştırdığını belirtti.

2020'li yıllardan itibaren pandemiyle başlayan bir türbülans dönemi yaşandığını ifade eden Zengin, pandemi sonrasında emtia ve petrol fiyatlarındaki artışların yanı sıra dünyadaki savaşlar ve göç dalgalarının da ekonomik şartları etkilediğini söyledi.

BAŞKAN ERDOĞAN DAR VE SABİT GELİRLİLERİ HİÇ GÜNDEMİNDEN DÜŞÜRMEDİ

Türkiye'nin de başta deprem olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya kaldığını belirten Zengin, tüm bu gelişmelerin hayat şartlarını zorlaştırdığını ifade etti. Bu durumun yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını söyleyen Zengin, sosyal refah devletlerine sahip Batılı ülkelerin de sosyal hakların tasfiyesi, geçim şartları ve yüksek enflasyonla mücadele ettiğini dile getirdi.

Döviz fiyatlarında bir dönem yaşanan yüksek artışların gıda fiyatlarına da yansıdığını belirten Zengin, tüm bu gelişmelerin vatandaşların 4-5 yıl önceki geçim şartlarıyla bugünkü şartları arasında önemli bir fark oluşturduğunu söyledi. Kira ve gıda fiyatları başta olmak üzere birçok alanda vatandaşların zorlanmaya başladığını ifade eden Zengin, Başkan Erdoğan'ın bu konuda duyarlı olduğunu belirtti.

Emekli zammında 3 kritik formül! Ocak hesabı değişebilir | Fotoğraf: AA ArşivEmekli zammında 3 kritik formül! Ocak hesabı değişebilir | Fotoğraf: AA Arşiv

"DAR VE SABİT GELİRLİ KESİMLERİ HEP GÜNDEMİNE ALDI"

Başkan Erdoğan'ın hayat pahalılığının gündeme gelmesinden bu yana dar ve sabit gelirli kesimleri sürekli gündeminde tuttuğunu söyleyen Zengin, ülkenin ekonomik meselelerini çözerek zor şartlarda geçimini sağlayan vatandaşlara konuşmalarında sürekli parantez açtığını ifade etti.

Zengin, Erdoğan'ın son Kabine Toplantısı'nın ardından "Emekliler bizim baş tacımızdır" ve "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkındayız" ifadelerini kullandığını hatırlattı.

Daha önce de benzer açıklamaların yapıldığını belirten Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Şartları zorlama pahasına her zaman yapıcı olmaya, elimizden geleni yapmaya gayret ettik" sözlerini de hatırlattı.

"NORMAL ZAMLARA İLAVE ARTIŞ YAPILACAK"

SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur emeklilerinin mevzuata göre alacakları aylık artışların belli olduğunu belirten Zengin, bu artışların dışında bazı dönemlerde ilave artışlar yapıldığını söyledi. Zengin, bu artışların kamuoyunda "refah artışı" olarak da adlandırıldığını ifade etti.

Ocak zammında kritik eşik! Emekliler için 3 formül masada | Tablo A HaberOcak zammında kritik eşik! Emekliler için 3 formül masada | Tablo A Haber

Mevzuatın veya yasanın öngördüğünden daha fazla artışların verildiği dönemler olduğunu belirten Zengin, bu dönemde de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamayla meselenin takviminin, çerçevesinin ve boyutunun çizildiğini söyledi. Ancak ayrıntıların henüz belli olmadığını belirten Zengin, detayların yapılacak çalışmayla ortaya çıkacağını ifade etti.

Zengin, "Belli olan tek şey, yani normal zamların dışında ilave bir zam artışı olacağı artık netleşmiş durumda" dedi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yılda iki kez, ocak ve temmuz aylarında bir önceki 6 aylık kümülatif TÜFE oranında artış aldığını belirten Zengin, memur emeklilerinin ise toplu sözleşmeye göre artış aldığını söyledi.

Bu kapsamda emeklilerin ocak ayında mevzuata göre alacakları artışın uygulanacağını belirten Zengin, bunun üzerine ilave bir artış yapılacağını ifade etti. Erdoğan'ın yasal düzenlemeye işaret ettiğini hatırlatan Zengin, yapılacak yasal düzenlemeyle emeklilere ilave bir artış verileceğini söyledi.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINDA TAMAMLAYICI DÜZENLEME OLACAK MI?

Söz konusu tartışmalara açıklık getiren Tarkan Zengin, "Şimdi Melih Bey, ben onun dün çeşitli medya mecralarında, kamuoyunda karıştırıldığını düşünüyorum. Zira burada yaklaşık 18 milyon, yani emeklimiz, hak sahipleri toplamda 18 milyon vatandaşımızdan bahsediyoruz. Burada çeşitli sınıflar oluşturup ayrı ayrı zamlar verilmesi sistem açısından çok zorlayıcı bir nokta olacaktır. Bence kamuoyunun karıştırdığı nokta şu: Bildiğiniz gibi geçtiğimiz aylarda GETAT diye bir modelden bahsetmiştik. Gelir Tamamlayıcı Aile Destek modelinden bahsetmiştik. Bunun hani emeklileri de içine alacaktır ama bu genelde toplumda hani vatandaşlık maaşıyla da karıştırılıyordu ama bu vatandaşlık maaşı da değildi. Yani devlet haneye giren gelirlerine bakacak ve belli bir eşik belirleyecek, o eşiğin altında olan ailelere, hanelere destek verecekti. Yani orada bazı değişkenler vardı; işte kişinin evli, bekar olması, çocuk sahibi, kira durumu gibi belli kriterler de dikkate alınacaktı. Bu emekli açıklaması yapıldıktan sonra Melih Bey, bence yani bazı hani uzman diye konuşanlar o GETAT sistemiyle bu modeli karıştırdılar diye düşünüyorum. İkisi birbirinden bağımsız modeller. Bu, normalde emeklilere yapılacak bir zammın, daha doğrusu ilave bir artışın açıklamasıydı. Ha bu ne kadar olacak? Burada tabii iki tane yöntem var. Yani ücret artışlarında da oluyor bu; ya seyyanen dediğimiz yani rakamsal bir artış olur ya maaşlarına oransal bir artış yapılabilir ya da bazı dönemlerde oldu, bir miktar seyyanen, bir kısım da oransal artış söz konusu olacak. Zaten emekli aylıklarında oransal bir artış var. Ocak ayında işte o bahsettiğimiz zaten normal mevzuatın öngördüğü artışlar yapılacak. Ama diğer yöntemler de belli. Oraya hangi artışlar yapılacağı elbette o yapılan çalışma neticesinde ortaya çıkacaktır" sözleriyle durumu özetledi.

Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin A Haber'de emekli maaşlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu | Fotoğraf: A HaberÇalışma Ekonomisti Tarkan Zengin A Haber'de emekli maaşlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu | Fotoğraf: A Haber

REFAH PAYI TEK SEFERLİK Mİ YOKSA KALICI MI?
Düzenlemenin kanuni boyutuna dikkat çeken Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Bir kereye mahsus mu bir refah payı, yoksa kanun çıkınca bundan sonra her Temmuz, Ocak döneminde enflasyon farkı artı refah payı eklenecek mi?" değerlendirmesinde bulundu.

Soruyu yanıtlayan Tarkan Zengin, "Hocam, şimdi halihazırda yaklaşık 18 milyon emeklimiz var. Bunların işte 2 milyon 750 bini memur emeklisi, 3 milyona yakını Bağ-Kur emeklisi, yine 12 milyonunu bir miktar aşan SSK emeklisi var. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 5510 sayılı Yasada aylık artışları belli. Orada diyor ki, Ocak ve Temmuz aylarında artırılır, bir önceki 6 aylık kümülatif TÜFE verilir. Yani 2027 Ocak'ta 2026'nın Temmuz'la Aralık ayındaki 6 aylık TÜFE ne çıktı? Şu anda mesela tahminler yaklaşık yüzde 10 civarında Melih Bey, yüzde 10 artıyor. Bunun için yasal bir düzenlemeye gerek yok. Memur emeklilerinde toplu sözleşme, şu anda yürürlükte olan 8. Dönem Toplu Sözleşme var, o yapılıyor. Yasal düzenleme ne zaman gerekli? Bunlara ilave bir zam verdiğinizde gerekli. Ve ben hani bu zam da şöyle olacak Uğur Hocam, yani bir kereye, bu döneme has olacak. Yani bu dönemden sonra bütün dönemler için olmayacak. Çünkü yeni bir evet, yasal düzenleme her dönemde gerekiyor. Bu dönemin, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla birlikte yani emeklilerimizin yaşadığı zorluklar dikkate alınarak yapılacak ilave bir artışı ifade ediyor" yanıtını verdi.

Emekli maaşında kritik hesap! Refah payı nasıl yansıyacak? | Fotoğraf: AA ArşivEmekli maaşında kritik hesap! Refah payı nasıl yansıyacak? | Fotoğraf: AA Arşiv

MASADAKİ 3 TEMEL FORMÜL
Refah payının maaşlara nasıl yansıtılacağına dair ihtimalleri soran Uğur Hoca, "Peki anladığımız kadarıyla o refah payının bir kısmının sabit, fiks bir oran, işte 5 bin, 10 bin atıyorum, bir kısmının da maaşa orantılı gibi olabileceğini söylediniz değil mi? Olabilir dediniz böyle bir şey" ifadelerini kullandı.

Açıklamalarında spekülasyondan kaçındığını belirten Tarkan Zengin, "Uğur Hocam, hayır şöyle; Melih Bey beni tanır, ben böyle çok hani speküle edecek açıklamalarda bulunmak istemem. Çünkü 18 milyon emeklimiz var, aileleriyle birlikte düşündüğümüzde toplumun önemli bir kesimine işaret ediyor. Burada söyleyeceğimiz her cümle milyonlarca insanı etkileyeceği için ben her zaman çok iyi bilmiş olduğum konularda bile ihtiyatlı konuşmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla ben sadece bir pazarlık ya da bu konularda bir artış yaptığınızda masada elinizde zaten belli formüller vardır, bu evrensel dünyada da böyledir, Türkiye'de de böyledir. Yani ya oransal artış yaparsınız, ya seyyanen yaparsınız, ya bir kısmı oransal, bir kısmı seyyanen yaparsınız. Dolayısıyla burada ne yapılacağını doğrusu ben de bilmiyorum. Bir çalışma yapılacak. Daha 2 aylık bir süre var bu konuda. O 2 ay içerisinde alternatifler, belki bizim hiç konuşmadığımız başka alternatifler de gündeme gelir, bunların maliyet hesaplamaları yapılır, Sayın Cumhurbaşkanımıza sunulur. Orada belki de emeklilerimizi en memnun edecek tercih kullanılır ve uygulama, yasal düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sevk edilir" diyerek sürecin Meclis aşamasıyla tamamlanacağını aktardı.

YAŞ VE BÖLGE KRİTERİ MAĞDURİYET YARATIR MI?

Emeklilere yönelik konuşulan kriterleri ve olası sonuçları değerlendiren Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, yaş kriterinin uygulanması halinde sınırın hemen altında ve üstünde kalan kişiler açısından mağduriyet duygusu oluşabileceğini belirtti.

Zengin, "Buna dair herhangi bir şey yok ama ben 30 yıllık çalışma hayatı tecrübeme dayanarak ifade etmek isterim; burada herhangi bir yaş kriteri koyduğunuzda onun bir altı ve bir üstünde kalanlarda büyük bir mağduriyet duygusu oluşuyor" dedi. Bir yaş kıstasının bu durumda çok iyi bir sonuç vermeyeceğini değerlendirdiğini belirten Zengin, çalışmayı yapacak kurum ve kuruluşların bu konuyu da değerlendireceğini ancak uygulamanın kolay olmayacağını söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun emekli ikramiyelerinde yaptığı çalışmalara değinen Zengin, "Sosyal Güvenlik Kurumu emekli ikramiyelerinde örneğin tek tuşta, orada bile birkaç gün çalışma ihtiyacı doğuyor. Çok başarılı bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu bu çalışmalarını yürütüyor" ifadelerini kullandı. Ancak ayrım yapılması durumunda yaş kriterinin bir üstünde veya bir altında kalan kişilerin ortaya çıkacağını belirten Zengin, kişilerin gelirlerini hesaplama meselesinin de zorluğuna dikkat çekti.

"BÖLGESEL KRİTERLER DE KARIŞIKLIĞA NEDEN OLABİLİR"

Bölgesel kriterlerin de konuşulduğunu belirten Zengin, bölgelerin kalkınmışlıklarına göre bir uygulama yapılmasının yine karışıklığa neden olabileceğini söyledi.

Emekli zammında detaylar A Haber'de! İşte kulislerdeki 3 kritik formül ve düzenlemenin detayları - 1

Zengin, burada yapılmak istenenin emeklilerin beklentilerini ve yaşam şartlarındaki zorlukları giderecek bir ilave artış yapılması olduğunu ifade etti. Bunun en kolay yollarından birinin seyyanen artış olabileceğini belirten Zengin, seyyanen artışların maaşlar üzerinde olması nedeniyle alt gelir gruplarına daha fazla oransal zamma tekabül ettiğini söyledi.

Zengin, "Diyelim ki 5 bin liralık bir seyyanen artış 25 bin lira maaşta yüzde 20'lik bir dilime tekabül ederken, 50 bin liralık bir maaşta yüzde 10'luk bir artış anlamına geliyor" dedi. Bu yöntemin toplu pazarlıklarda ve ücret pazarlıklarında da gündeme geldiğini belirten Zengin, alt gelir gruplarını biraz daha yukarıya çıkarmak tercih edildiğinde, verilecek artışların bir kısmının seyyanen verilebildiğini ifade etti.

Daha üst ücret gruplarında ise bunun oransal olarak daha düşük bir artışa tekabül edeceğini belirten Zengin, bunun masada kullanılabilecek tercihlerden biri olduğunu söyledi. Bölgesel farklılıkları bu nedenle işin zorluğuna işaret etmek için dile getirdiğini belirten Zengin, böyle bir uygulamada sistemin ikamet edilen yere bağlı hale geleceğini ve nerede oturulduğuna göre farklılık göstereceğini ifade etti.

Zengin, bu durumun sistemin yürütülmesi ve uygulanması açısından da biraz zor olacağını değerlendirdi.

 Emekli zammında yeni formüller A Haber'de | Fotoğraf: AA ArşivEmekli zammında yeni formüller A Haber'de | Fotoğraf: AA Arşiv

PRİM-MAAŞ BAĞI KOPUYOR, YENİ MODEL ŞART

En düşük emekli aylığı uygulamasının geçmişini ve ortaya çıkan adaletsizliği değerlendiren Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, mevcut sistemin sosyal güvenliğin temel mantığı olan "ne kadar prim, o kadar maaş" anlayışını tartışmaya açtığını belirtti.

Uygulamanın 2019 yılında başladığını belirten Zengin, pandemi döneminde çalışma hayatının durmasıyla aylıkları belli bir tutarın altında olan emeklilerin maaşlarının artırıldığını ifade etti. Zengin, uygulamanın ilk ortaya çıktığında çok az bir kesimi ilgilendirdiğini, ancak hayat pahalılığı ve enflasyon baskısının ortaya çıkmasıyla yeniden devreye alındığını söyledi.

Devletlerin hayat pahalılığının ve enflasyon baskısının olduğu dönemlerde alt gelir gruplarını korumak amacıyla bu yöntemleri kullandığını belirten Zengin, mevcut uygulamanın da bu kapsamda değerlendirildiğini ifade etti.

Zengin, şu anda en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşının 23 bin 552 lira olduğunu ve 5 milyon 100 bin kişinin maaşının bu tutara tamamlandığını söyledi. Bu uygulamanın her dönem yapılabilmesi için kanuni düzenleme gerektiğini belirten Zengin, son birkaç dönemde normal SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde kaç zam verildiyse, bu artışın en düşük emekli aylığına da yansıtıldığını ve bunun için yine kanuni düzenleme yapıldığını ifade etti.

Enflasyonist baskının olmadığı, ekonominin iyi olduğu bir dönemde bu uygulamanın kaldırılmasının daha mantıklı olabileceğini belirten Zengin, mevcut ekonomik ortamda ise kaldırılmasının doğru bir yöntem olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Zengin, normalde bir kişinin SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı'na tabi bir memur olması durumunda maaşını belirleyen temel unsurların ödenen prim gün sayısı ve prime esas kazanç tutarı olduğunu ifade etti. En düşük emekli aylığı uygulamasıyla sosyal güvenliğin temel mantığı olan "ne kadar prim, o kadar maaş" sisteminin tartışıldığını belirten Zengin, bu durumun emekliler arasında da tartışıldığını söyledi.

"BİRİNE 552 LİRA, DİĞERİNE 8 BİN 500 LİRA"

  • Zengin, sistemdeki farkı örnek üzerinden anlattı. 3 bin 600 gün prim ödemiş ve Tarım Bağ-Kur'dan emekli olmuş bir kişinin, maaş tamamlaması olmadığı takdirde 15 bin lira alacağını belirten Zengin, bu kişinin maaşının 23 bin 552 liraya tamamlanması nedeniyle Hazine tarafından her ay 8 bin 552 lira ilave artış ödendiğini ifade etti.

  • Diğer taraftan 9 bin gün prim ödemiş, berberde, bakkalda işçi olarak veya lokantada garson olarak çalışmış ve primleri asgari ücret üzerinden ödenmiş bir kişinin normal maaşının da 23 bin lira olduğunu belirten Zengin, bu kişinin maaşının da 23 bin 552 liraya yükseltildiğini söyledi.

  • Zengin, "Birine 552 lira, diğerine işte 8 bin 500 lira" diyerek iki örnek arasındaki farkı ortaya koydu.

  • 23 bin 552 liranın üzerinde maaş alan emeklilerin de bulunduğunu belirten Zengin, bu kişilerin gün itibarıyla veya prime esas kazanç bakımından daha fazla prim ödemelerine rağmen yaşanan durum nedeniyle haksızlığa uğradıklarını iddia ederek uygulamaya itiraz ettiklerini ifade etti.

  • Mevcut sistemin değiştirilmesi gerektiğini belirten Zengin, "Ne kadar prim, o kadar maaş" anlayışının bu uygulamayla bir şekilde koptuğunu söyledi.

  • Zengin, olması gerekenin bu maaş tamamlama sisteminin bir an önce değiştirilmesi olabileceğini belirterek, daha önce de yazdığını ifade ettiği GETAT sisteminin bu durumu ortadan kaldırmak için kullanılabilecek uygun bir model olduğunu değerlendirdi.

EMEKLİDE KÖK MAAŞ VE SOSYAL GÜVENLİK DENGESİ
Sosyal güvenlik sistemindeki maaş bağlama dengesini ve Hazine desteğini hatırlatan Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, "İfade edelim Melih Bey, yani sizin dediğiniz nokta, şu anda 23.552 liraya tamamlanan maaş kişinin emekli maaşı değil aslında. Ya onun emekli maaşı örneğin 19 bin lira, 20 bin lira, 21 bin lira, 21 bin 500 lira. O zaten orada duruyor. Yani hani o maaş tutarı duruyor, bu tamamlama kısmına kadar olan tutarlar Hazine tarafından destekleniyor. Dolayısıyla onların tamamını bugünkü sabit bir tutara getirmek sosyal güvenlik sisteminin kendi mantığı açısından çok uygun bir mantık değil. Bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir şey değil, sosyal sigorta sisteminin temelinde prim tutarlarının aylık ortalama kazanca dönüştürülmesi ve prim ödeme gün sayılarıyla birlikte bu ortalama kazançların aylık bağlama oranıyla çarpılması sonucu bulunan bir tutar olduğu için ben bu yöntemin sistemin ruhuna aykırı bir yöntem olduğunu değerlendiriyorum. Bizim yapmamız gereken belki de bir süre, inşallah ekonomiye dair olumlu bir takım sinyaller de var, o döneme geldiğimizde belki bunlara artık ihtiyaç duymayacağımız bir dönem olur" değerlendirmesinde bulundu.

"VİCDAN VE AHLAK OLMADIKÇA YASALAR YETERSİZ KALIYOR"
Fırsatçılığın ve fahiş fiyat artışlarının ahlaki boyutuna vurgu yapan Tarkan Zengin, "Uğur Hocam, bu konuda hükümet gerçekten son 4-5 yılda şu gökkubbe altında söylenmedik söz, yapılmadık tabir caizse, uygulanmadık ceza kalmadı. Ancak bu gerçekten ahlaki bir duruma işaret ediyor. Biz tabii Melih Bey uzun yıllardır takip ediyor bizi, biz de Melih Bey'i takip ediyoruz. Ben her asgari ücret, ücret artışları, maaş artışları döneminde rakam telaffuz etmeme nedenlerimden biri de bu. Bakın dünden beri birtakım rakamlar telaffuz ediliyor; emin olun bazı ev sahipleri Ocak ayında evlerine yapacakları zamları şimdiden bu televizyonlarda konuşulan rakamlar üzerinden maalesef hesaplamaya başladılar bile. Birtakım gıda, marketler, zincirler şimdiden etiket fiyatlarında, raf fiyatlarında ne kadar artış yapacaklarını kendi maliyetlerine değil, ücretlere, emeklilere yapılacak artışlar üzerinden yapıyorlar" sözleriyle tepkisini gösterdi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin