BM'nin 5'li düzeni değişecek mi? "Adaletsiz düzene" reform çağrısı: Eski tek kutuplu dönem sona erdi
Başkan Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek yaptığı tarihi çıkış, yıllar sonra haklılığını ortaya koyarken, New York'ta düzenlenen 81. BM Genel Kurulu'nda yapılan reform çağrısı sistemin adaletsiz ve işlevselliğini yitiren yapısını yeniden gündeme getirdi. A Haber'de "BM'nin yerine yeni ittifaklar mı gelecek?" sorusu masaya yatırılırken, uzman isimler çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Cihan Günyel, BM'nin güç merkezli yaklaşımdan çıkarak sorunların çözülebileceğini vurgularken, terör ve güvenlik uzmanı İbrahim Keleş ise eski tek kutuplu dünyanın sona erdiğini belirterek sistemin çökmekte olduğunu ifade etti.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 81. BM Genel Kurulu'nda yaptığı hitapta Birleşmiş Milletler'in görevini icra edemez hale geldiğini vurgulayarak mevcut anlayışın değişmesi gerektiği çağrısında bulundu.
BM Genel Sekreteri Guterres, yapının adaletsiz düzeninde dikkat çekerek reform çağrısında bulundu. (Foto: AFP)
GUTERRES, BM'NİN ADALETSİZ DÜZENİNİ ELEŞTİRDİ
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 81. BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada uluslararası sistemdeki adaletsizliklere dikkat çekti. Guterres, Gazze'den Ukrayna'ya Sudan'dan Afrika'nın tamamına kadar dünyanın hiçbir zaman bu kadar kötü bir duruma sürüklenmediğini belirterek "Uluslararası hukuka uyulması, çifte standartların ortadan kaldırılması ve başta Afrika kıtası olmak üzere Güvenlik Konseyi'nde acil reform yapılması" ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan, ʺDünya 5'ten büyüktürʺ sözünü ilk kez 2005 yılında düzenlenen 69. BM Genel Kurulu'nda söylemişti. (Foto: AA)
Guterres'in bu çağrısının ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce söylediği "Dünya 5'ten büyüktür" sözü yeniden gündeme gelirken, Erdoğan'ın küresel adaletsizliklere yönelik tarihi çıkışının bugün uluslararası kamuoyunda karşılık bulması haklılığının en net göstergesi oldu.
BM'nin kuruluş amacı ve 81 yıllık süreçte işlevsizleşen yapısı A Haber'de masaya yatırılırken, Birleşmiş Milletler'in yerine gelebilecek yeni alternatifler ve çözüm arayışları uzman isimler tarafından değerlendirildi.
Cihan Günyel BM'nin adil bir mekanizmaya geçmemesi durumunda varolan sorunların çözülemeyeceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"ADİL KARARLAR ALAN BİR SİSTEME GEÇİLMEDİKÇE SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ"
Küresel sistemin temelindeki zihniyet sorununa dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, "Sayın Cumhurbaşkanımız sistemden bahsederken aslında bir düşüncenin de değişmesi gerektiğini ifade ediyor. BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü, Batı'nın yerleşik kurumlarına ve Amerikan hegemonyasına karşı savunma ve ekonomi bağlamında bir itirazdır. Mekke İttifakı ise Türkiye merkezli olarak tarihi, kültürel ve dinsel bağları olan ülkelerin bir çözüm arayışıdır. Klasik realist teoride devletlerin üstünde onları cezalandıracak bir mekanizma olmadığı için devletler sorunları güç üzerinden çözüyor. BM'nin bu güç merkezli yaklaşımdan çıkıp adil kararlar alan bir üst merci olması şarttır, aksi halde sorunlar çözülemez." sözleriyle aktardı.
"ESKİ TEK KUTUPLU DÜNYA BİTTİ"
Birleşmiş Milletler'in güvenlik sağlayamaması nedeniyle alternatif paktların devreye girdiğini belirten terör ve güvenlik uzmanı İbrahim Keleş, "İnsanlığın bir arayışı var. Sebebi, Birleşmiş Milletler'in yeterince bir güvenlik sağlayamamasıdır. Artık eski iki kutuplu ya da tek kutuplu dünya bitti. Devletler tek başlarına saldırılara yetemedikleri için ekonomik, siyasi ve askeri güçlerini bir araya getirerek paktlar kuruyor. BRICS ülkelerinin toplam nüfusu 3,5 milyar ile dünya nüfusunun neredeyse yüzde 40'ını oluşturuyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın yer aldığı Mekke Anlaşması'nın nüfusu ise 370 milyondur. Amerika SWIFT sistemiyle dünyayı ahtapot gibi kontrol altına almışken, Şanghay İşbirliği Örgütü milli para birimleriyle alışverişi hedefliyor. Devletler bunun gibi alternatif çözümler geliştiriyor." ifadelerini kullandı.
BM'NİN YARGI VE YAPTIRIM GÜCÜ YOK
Birleşmiş Milletler sisteminde denetleyici bir yargı mekanizmasının bulunmadığını aktaran İbrahim Keleş, "Birleşmiş Milletler'in askeri ve yaptırım gücü yoktur, devletler gönüllü olarak asker verirse müdahale ediliyor. Devletlerin meşruiyeti de BM'den geçiyor. Bu aslında BM'nin büyük bir gücüdür. BM'de yasama Genel Kurul'da, yürütme Güvenlik Konseyi'ndedir ama bağımsız bir yargı yoktur. Eksik burada olduğu için yürütmede eşit oy hakkı olmadığı için doğru dürüst karar çıkmıyor. Cumhurbaşkanımız dünya 5'ten büyüktür diyor ama dünya 1'den de büyüktür. Çünkü veto hakkına sahip bir üye hayır dediği zaman karar çıkmıyor ve bir devlet koca bir dünyayı teslim alıyor." sözleriyle aktardı.
ULUSLARARASI HUKUKU BYPASS ETMEK İÇİN 'ÖZEL OPERASYON' KILIFI
Uluslararası mahkemelerin baskı altına alındığını ve hukukun arkasından dolanıldığını belirten uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Cihan Günyel, "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kapatılması veya kararlarına uyulmaması yönünde açıklamalar yapılıyor. Savaş suçu işlemiş birinin cezasının affedilmesi insanlık vicdanını yaralar. Devletler sözleşmelerdeki savaş açma yasaklarını delmek için savaş yerine 'özel askeri harekat' veya 'operasyon' kılıfını kullanarak uluslararası hukuku çiğniyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bu tespitleri onaylayarak sistemin tıkandığını ifade eden Keleş ise, "Rusya da aynısını söyleyerek 'özel operasyon' dedi. Bildiğimiz savaş bu ama kelimeleri değiştirerek uluslararası hukukun arkasından dolanıyorlar ve sistemi kilitliyorlar." ifadelerini kullandı.



