BM'nin kuruluş kodları yeniden masada! A Haber’de çarpıcı analiz: “Varlık sebebi sorgulanıyor”

BM'nin kuruluş kodları yeniden masada! A Haber’de çarpıcı analiz: “Varlık sebebi sorgulanıyor”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünya sisteminin adaletsizliklerine ve Gazze’deki soykırıma karşı gerçekleştirdiği tarihi konuşmanın yankıları sürüyor. A Haber ekranlarında Başkan Erdoğan’ın mazlum coğrafyaların sesi olan hitabını değerlendiren Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür ile Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısını, Batı’nın çifte standardını ve Gazze’de yaşananlar karşısında uluslararası sistemin tutumunu masaya yatırdı. Uzmanlar, BM’nin 1945’ten bu yana süregelen kodlarının artık sorgulandığına ve kurumun varlık sebebinin tartışmaya açıldığına dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı konuşma, A Haber ekranlarında değerlendirildi. Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, tarihi çıkışı "küresel manifesto" olarak nitelendirirken, Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ise BM sisteminin yapısını ve Gazze'deki tablo karşısında yaşananları çarpıcı sözlerle analiz etti.

"KÜRESEL BİR MANİFESTO NİTELİĞİNDE BİR KONUŞMA"

Başkan Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya ilan ettiği mesajları yorumlayan Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Benim açımdan tabii Cumhurbaşkanımız 2014 yılından beri BM'de benzer şeyler söylüyor. 2011'de sanıyorum 'Dünya 5'ten büyüktür' demeye başladı, 2014'te ise BM kürsüsünden söyledi. Ancak bugün yaptığı konuşma, bir gazeteci olarak benim açımdan tam anlamıyla küresel bir manifesto niteliğindeydi. Öncesinde hegemon ülke ABD'nin lideri konuştu; sanki Pennsylvania'da bir seçim kampanyası yürütüyor gibiydi. Ancak Cumhurbaşkanımız o kürsüden Balkanlar'dan Pasifik'e, Afrika'dan Latin Amerika'ya kadar dünyanın sorunlu bütün alanlarına değinen, insanlığı ve özgürlüğü eksen alan bir konuşma yaptı. Bu hitap, yeni dünyayı tanımlayabilecek ve yeni dünyanın bu zemin üzerinde yürümesi gerektiğini anlatan bir yaklaşımdı. Mazlum milletlerin, hak arayanların ve milyarlarca kişilik sessiz çoğunluğun dönüp baktığı bir konuşma oldu" değerlendirmesinde bulundu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

SORUNLARI ÇÖZEN DEĞİL ÇIKMAZA SOKAN YAPI

Brezilya Devlet Başkanı Lula'nın da benzer ifadelere imza attığını hatırlatan Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Lula da Netanyahu'yu soykırımla suçladı ve BM'nin bittiğini söyledi. Ancak BM gerçeğini Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar insana dokunacak ve somutlaştıracak biçimde anlatan başka bir lider yok. Bunun etkisini şuradan görüyoruz; Brezilya, Kanada ve Avrupa Birliği'nden Von der Leyen'in bir araya geldiği dörtlü temaslarda da bu yapının değişmesi gerektiği desteklendi. 193 üye ülkenin en az 150'sinin Cumhurbaşkanımızın bu konuşmasından çok etkilendiğini düşünüyorum. Elbette dünya sistemini değiştirmek kolay değil; çünkü sistemi kuran ABD ve 5 daimi üye sorunları çözmek üzerine değil, daha da işin içinden çıkılmaz hale getirmek üzerine bir mücadele yürütüyor" ifadelerini kullandı.

FİLİSTİN'E ÇİFTE STANDART UYGULANDI

Başkan Erdoğan'ın konuşmasındaki diplomasi başlıklarına dikkat çeken Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Cumhurbaşkanımızın başlangıç konuşması çok etkileyiciydi. Çifte standardı ve ikiyüzlülüğü Filistin üzerinden dile getirmesi, Filistin lideri Mahmud Abbas'ın oraya vize engeli nedeniyle çağrılmayıp soykırımcı Netanyahu'nun çağrılmasını yüzlerine vurması çok çarpıcıydı. Doğu Akdeniz vurgusu, Kıbrıs meselesi ve son 30 yılda derinleşen insan kayıplarına çözüm üretilememesi gibi meselelerin tamamı çok önemliydi. Bir yıl önce Trump ile masaya oturulan ancak hiçbir çözüm üretilemeyip binlerce insanın katledildiği Gazze meselesine çok yürekli bir şekilde seslendi. 'Kalbimle kelamım arasına perde koymadan konuşacağım' vurgusu son derece anlamlıydı" sözleriyle konuşmanın küresel boyutunu aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"MERHAMETTEN YANA OLMAYANLAR TAHAMMÜL EDEMEDİ"

Başkan Erdoğan'ın Genel Kurul salonundaki etkisini hukuki ve vicdani zeminde değerlendiren Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Sayın Erdoğan'ı gören dünya liderlerinin tebessüm etmesi ve mutlu olması gayet doğal. Demek ki merhametten, vicdandan ve aklıselimden yana olmayan kişiler Sayın Erdoğan'ın bu konuşmasına tahammül edemediler. Çünkü Sayın Erdoğan daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu sadece teorik bağlamda söylemiyor; pratikteki yansımasının nasıl olacağını da anlatıyor. BM Güvenlik Konseyi'ndeki reformla beraber 193 ülkenin bulunduğu Genel Kurul'un güçlenmesi gerektiğini, dikey bir hiyerarşi yerine yatay bir yönetişim anlayışının öne çıkmasını ve Afrika'dan hiçbir devletin BM çatısı altında kuvvetli bir söz hakkının bulunmadığı gerçeğini vurguladı. Gazze ve Filistin haktan, hukuktan yana tavrın merkezidir. Hangi gerçek lider Sayın Erdoğan'ın bu konuşmasının altına tereddüt etmeden imza atmaz? Bunlar tamamen reel rakamlardır" dedi.

"KATLİAMCILARA DAVET FİLİSTİN DEVLET BAŞKANINA VİZE ENGELİ"

Sahadaki katliamın boyutlarını hatırlatan Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Binlerce çocuk katledildi. Biz bu programı yaparken ya da Sayın Erdoğan'ın konuştuğu o 10 küsur dakikada kaç kişinin öldüğünü bile bilmiyoruz. Katliamın müsebbibi gelip BM Genel Kurul salonunda oturabiliyorken, katledilen Filistin'in seçilmiş devlet başkanı vize engeli gerekçesiyle üst üste ikinci yılda da o salona giremiyor. Çünkü akıllarındaki vize sadece bir kâğıt parçası değil; oraya gelip adaletsizliğe karşı tavır koyacak bir iradeyi engellemek istiyorlar. Yaser Arafat'ın 50 yıl önce BM kürsüsünden 'Elimdeki zeytin dalını düşürmeme müsaade etmeyin' deyişinin üzerinden yarım asır geçti; bugün ne zeytin ne hurma ne de çocuklar kaldı" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: AA)(Fotoğraf: AA)

BAŞKAN ERDOĞAN: "BU BİR VİCDAN MESELESİDİR"

Tarihi konuşmasında dünyaya insanlık ve adalet dersi veren Başkan Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası topluma, "Bugün kalbimle kelamım arasına perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doymayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde merhamet olan, vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz" sözleriyle hitap etmişti.

"GUTERRES GİDERKEN BU METNİ BM DUVARINA HEDİYE BIRAKMALI"

Başkan Erdoğan'ın vicdanlara seslenen ifadelerini yorumlamayı sürdüren Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Mahmut Bey'in belirttiği gibi bu çok güçlü bir manifesto. İki dönem üst üste BM Genel Sekreterliği yapan Guterres giderken Erdoğan'ın bu konuşmasının çıktısını alsın, altına imzasını atıp Birleşmiş Milletler'in duvarına hatıra ve hediye olarak bıraksın. Çünkü kendisi Refah Sınır Kapısı'na kadar gidip, 'Dışarıda dolu tırlar var, içeride aç çocuklar var ve benim bile gücüm bu tırları içeri sokmaya yetmiyor' demişti. Yetmeyen şey kendi şahsi gücü değil, Birleşmiş Milletler'in gücüdür" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"BM'NİN 1945 KODLARI SORGULANIYOR"

Birleşmiş Milletler'in kuruluş mantığının sorgulanması gerektiğinin altını çizen Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Bugün bir BM Genel Sekreteri 'istenmeyen adam' ilan edilebiliyor. Bu durum Birleşmiş Milletler'in çalışmadığı anlamına mı gelir, yoksa 1945'ten beri kodlarının zaten bu olduğu anlamına mı gelir? Belki de BM, diğer devletlerin olası itirazlarını bastırmak ve baskılamak adına kurulmuş bir modeldi. Eğer 81. Genel Kurul'a gelinmesine rağmen geride kalan toplantıların hemen hepsinde kuvvet kullanma yasağına niçin uyulmadığı konuşuluyorsa, artık BM'nin varlık sebebinin sorgulanmasının vakti çoktan gelmiştir" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin