Savaş Avrupa’ya mı sıçradı? 3. Dünya Savaşı için alarm zilleri: 2. cephe açıldı! Yeni hedef Litvanya

Savaş Avrupa’ya mı sıçradı? 3. Dünya Savaşı için alarm zilleri: 2. cephe açıldı! Yeni hedef Litvanya

Litvanya hava sahasında tespit edilen bir Rus dronu nedeniyle NATO jetlerinin acil kalkış yapması Avrupa'da tansiyonu zirveye tırmandırdı. İki Rus toprağı arasında kalan Litvanya semalarındaki hareketliliğin küresel bir savaşı tetikleme ihtimali A Haber ekranlarında masaya yatırılırken, Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer modern harpte dronların oluşturduğu büyük tehlikeyi, Avrupa'nın alçak irtifa hava savunmasındaki derin açığını ve Türkiye'nin geliştirdiği milli sistemlerin sahadaki benzersiz gücünü çarpıcı analizlerle gözler önüne serdi.

Rusya-Ukrayna savaşı sürerken Avrupa'nın kuzeyinde alarm zilleri yeniden çaldı. Litvanya hava sahasında tespit edilen Rusya'ya ait drone, NATO savaş uçaklarını harekete geçirirken, A Haber ekranlarında gelişmeyi değerlendiren Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, bölgedeki kritik riskleri ve Rusya'nın olası hamlelerini tek tek anlattı.

"MODERN HARBİN AĞIRLIK MERKEZİ AKILLI DRONLARDIR"

Litvanya üzerinde tespit edilen ve NATO uçaklarının havalanmasına neden olan dronun dünyayı ayağa kaldıracak büyük bir savaşı tetikleyip tetikleyemeyeceği sorusuna yanıt veren Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, söz konusu aracın asla küçük bir dron olarak görülemeyeceğini belirterek, "Modern harbin günümüzdeki savaş konsepti ve ağırlık merkezi artık dron savaşlarıdır. Yapay zekâ temelli, kendi kendine tespit yapan, karar veren, vuruş gerçekleştiren ve gerekirse hedefle buluşup kamikaze olarak kendisini imha edebilen akıllı dron sistemlerinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bu dronlar üzerinden aslında büyük bir tehlikenin sinyalleri veriliyor desek yanlış olmaz" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"40 BİN DOLARLIK DRON İÇİN YÜZ BİNLERCE DOLARLIK FÜZE ATILIYOR"

Türkiye'nin Akıncı gibi güçlü SİHA'ları olduğu hatırlatılarak, söz konusu aracın Moskova'dan Kaliningrad'daki Rus üssüne gitmek üzere havalanmış bir İHA olma ihtimali üzerine değerlendirmelerde bulunan Dr. Eray Güçlüer, bu tür uçuşlarda hava koridorlarının tahsis edilmesi ve önceden bildirim yapılması gerektiğini vurguladı. Güçlüer, "Eğer bildirim yapılmazsa hava sahasına giren ne olursa olsun düşmanca unsur olarak değerlendirilir. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken husus dronun Kaliningrad'a gidip gitmemesi meselesi değil. Dron neyle düşürülüyor? F-16 uçaklarıyla düşürülüyor. Dronun azami maliyeti muhtemelen 40 bin dolardır. Peki F-16'nın havalanıp bunu vurmak için attığı füze ve toplam masraf ne kadar? Birkaç yüz bin dolar. Rusya bu dronlar üzerinden başta en çok endişe duyan Letonya, Litvanya, Estonya ve Polonya olmak üzere bölgedeki sistemleri test ediyor. Bu tablo askeri açıdan bize açıkça gösteriyor ki bu hattın dronlara karşı alçak irtifa hava savunma sistemleri bulunmuyor" dedi.

"BU SİSTEMLERİ ÜRETEN TEK ÜLKE TÜRKİYE"

Bölgedeki hava savunma zafiyetine işaret eden Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin İHA ve SİHA gücünden çok daha fazlasına sahip olduğunu dile getirerek, "Türkiye'nin İHA ve SİHA'larından fazla alçak irtifa hava savunma sistemleri var. Tolga ve Gürz gibi çok farklı çap ve kategorideki bu sistemler Avrupa'da yok ve bu boşluğu Rusya görmüş durumda. İşin enteresan yanı, bu sistemler Rusya'da da yok. Rusya da kendi sahasına giren Ukrayna dronlarını çoğunlukla hava kuvvetleriyle ya da orta irtifa hava savunma füzeleriyle vurmak zorunda kalıyor. Yıllar öncesinden bugünkü harp ortamının ağırlık merkezinin dronlar olacağını öngörüp hem dron üreten hem de bunlara karşı alçak irtifa hava savunma sistemleri geliştiren tek ülke Türkiye oldu; bu vizyondan ötürü Türk devlet aklını tebrik etmek lazım" sözleriyle aktardı.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"POLONYA'DA BÜYÜK ENDİŞE: GÜRZ VE TOLGA'YA İNANILMAZ TALEP VAR"

Avrupa'da yapay zekâ temelli alçak irtifa güdümlü hava savunma sistemlerinin yok denecek kadar az olduğunu, mevcut sistemlerin ise İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma güdümsüz taret tarzı silahlardan ibaret kaldığını vurgulayan Dr. Eray Güçlüer, Polonya'nın Kielce kentinde 34'üncüsü düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'ndaki izlenimlerini paylaşarak, "Fuar kapsamında hem Polonyalılarla hem de Estonya, Letonya, Litvanya ve Almanya'dan gelen heyetlerle görüştük. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın her an bir Rusya-Avrupa savaşına dönme ihtimalinden son derece endişeliler ve bu alanda çok ciddi eksiklikleri var. Tam da bu açığın hissedildiği anda ASELSAN standında Gürz, MKE standında ise Tolga sergilendi. Bu tehditleri önleyebilecek yegane sistemler bunlardır. Dünyada Gürz'ün de Tolga'nın da eşi yok. Tolga'nın üzerinde 6 çeşit, Gürz'ün üzerinde ise 3 çeşit silah sistemi yer alıyor. Bu nedenle fuarda her iki milli sistemimize de inanılmaz bir talep vardı" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

UKRAYNA CEPHESİ KİLİTLENDİ: KALİNİNGRAD HATTI NEDEN HEDEFTE?

Ukrayna'ya Batı tarafından her türlü askeri ve mali destek sağlanırken, Rusya'nın doğrudan tehdit ettiği Letonya, Litvanya ve Polonya hattının bugüne kadar neden benzer bir tahkimattan mahrum bırakıldığına yönelik soruyu yanıtlayan Dr. Eray Güçlüer, Ukrayna'daki Dinyeper Nehri'nin doğusunda durumun kilitlendiğini aktardı. Güçlüer, "Ukrayna'da taraflar birbirine karşı taktik durum üstünlüğü sağlayacak manevralar yapamıyor, cephede durum statik. Rusya taarruzlarında sonuca ulaşamıyor, cepheyi yaramıyor ve derinliğe ilerleyemiyor. En stratejik mihver ise Belarus üzerinden Kaliningrad ile birleşecek en kısa yoldur. Amerikalı kaynaklar da Avrupa'nın hiç beklemediği bir yerden saldırı görebileceğini açıkladı. Bu hat artık Ukrayna kadar önem kazanmış vaziyette ve ciddi bir yığınaklanma var. Rusya Kaliningrad ile birleşirse Litvanya ve Estonya'nın altından Baltık Denizi'ne ikinci bir çıkış yakalar. Litvanya semalarında bu dronların görülmesi tesadüf değildir; Ruslar bu hattı zorlamanın hazırlığı içerisindedir" değerlendirmesinde bulundu.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"İKİNCİ AĞIRLIK MERKEZİ ARTIK LİTVANYA'DIR"

Modern harpte artık klasik mevzi savaşlarının geride kaldığını, muharebelerin mobil ve çok boyutlu yürütüldüğünü belirten Dr. Eray Güçlüer, Türk savunma sanayiinin geldiği noktaya değinerek, "ROKETSAN'ı canıgönülden tebrik ediyorum, İHA-230'dan sonra 500 kilometre menzile ulaşıldı ki bu inanılmaz bir başarıdır. Artık harekat alanları mobil unsurlarla icra ediliyor ve tek bir cephe muharebe alanı olmaktan çıktı. Savaş hem Rusya'nın hem Ukrayna'nın derinliklerinde yaşanıyor. Harp tarihi bize cephenin statikleşmesinin iki sonucu olduğunu öğretir: Birincisi cephe genişler ki bunun tek adresi kuzey hattıdır. İkincisi ise dronlardan taktik nükleer silahlara kadar asimetrik yöntemlere başvurulur. Kaliningrad'a giden çok kısa bir mesafe var. Bu yol açılırsa Rus ordusu Baltık Denizi'ne ulaşarak NATO unsurlarını iki yönlü kıskaç altına alır ve kuşatıcı manevra kabiliyeti kazanır. Almanya'nın bölgede kurduğu tugayı 1000 artı 4000 askerle takviye etme planı da tamamen Kaliningrad tehdidiyle ilgilidir. Cephe gerisine en kısa sürede ulaşılabilecek bu stratejik hat sebebiyle Ukrayna'dan sonraki ikinci ağırlık merkezi kesinlikle Litvanya olmuştur" ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin