Muharrem İnce’nin CHP hesabı deşifre oldu! A Haber’de dikkat çeken analiz: Partinin başına mı geçmek istiyor?
"Parti kurmak turşu kurmaya benzemez" sözleriyle Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e göndermede bulunan Muharrem İnce'nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile resepsiyonda verdiği görüntü siyasetin gündemine oturdu. Gazeteci Abdülkadir Selvi, dikkat çeken buluşmanın perde arkasını A Haber'de anlattı; İnce'nin CHP Genel Başkanlığı hesabı yaptığını belirterek, "Kılıçdaroğlu yaşlı, partiyi bana bıraksın" beklentisini taşıdığını öne sürdü.
CHP'de siyasi hesapların yeniden masaya yatırıldığı dönemde Muharrem İnce'nin Kemal Kılıçdaroğlu ile verdiği yan yana poz dikkat çekti. Resepsiyon sırasında Kılıçdaroğlu'nun bilgisi üzerine İnce'nin yanına çağrıldığı belirtilirken, İnce'nin görüntülerdeki gergin hali de tartışma konusu oldu. Konuyu A Haber'de değerlendiren Gazeteci Abdülkadir Selvi, Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer ve Gazeteci Dr. Murat Özer dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
MUHARREM İNCE İLE KILIÇDAROĞLU YAN YANA
Resepsiyonda Kılıçdaroğlu ile İnce'nin yan yana geldiği anlar ve İnce'nin yüzüne yansıyan gergin duruş ele alınırken, Gazeteci Abdülkadir Selvi, "Muharrem İnce, resepsiyondaki alanın uzak bir noktasındaymış. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilgisi olunca yakın korumasını gönderiyor ve Muharrem Bey'i yanına davet ediyor. Onunla birlikte olmak istiyor, bu Kemal Bey'in tercihi. Evet, biraz gergin ama daha önce CHP'den ayrılıp parti kurduğunu ve bu işlerin doğru olmadığını gördüğünü ifade etmişti" sözleriyle yaşananların arka planını aktardı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
GÖRÜNTÜLER İNCE CEPHESİNDE NASIL ALGILANDI?
Korumayla yapılan davetin Muharrem İnce cephesinde nasıl algılandığı konusu değerlendirilirken Gazeteci Abdülkadir Selvi, "Bence biraz daha 'değer verilmesi' olarak algıladı. Ancak gergin bir hali var ve bu yüzüne de yansıyor. Kemal Kılıçdaroğlu bu dönemde yanında kim varsa 'Bak bunlar benim yanımda, bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nde' diye gösterme ihtiyacı duyuyor" ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda oluşan havayı yorumlayan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, "Toplum da bunu bu şekilde algılamaya hazır bir pozisyona geldi. Kim olursa olsun Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşürse 'Acaba oraya mı katılacak?', yeni partiyle ya da Özgür Özel ile resepsiyon dahil bir araya gelirse şeklinde bir toplumsal hassasiyet oluştu" değerlendirmesinde bulundu.
BAŞKA HANGİ İSİMLER VARDI?
Kılıçdaroğlu'nun basına yaptığı açıklama sırasında yanında yer alan diğer isimleri de irdeleyen Gazeteci Abdülkadir Selvi, "İlhan Kesici var. Eski siyasetten gelme bir isim olan Namık Kemal Zeybek var, kendisi ilginç bir figür" dedi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
MANSUR YAVAŞ'IN TERCİHİ VE DENGE ARAYIŞI
Mansur Yavaş'ın CHP'nin kuruluş yıl dönümünde Anıtkabir'deki törene katılmayıp akşam saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabule gitmesi tartışılırken Gazeteci Dr. Murat Özer, "Mansur Yavaş, CHP'deki teamülleri göz önünde bulundurarak Anıtkabir'deki toplantıya gidebilirdi. Çünkü Anıtkabir sabah saat 09.00 civarındaydı, Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme ise akşam saatlerindeydi. Vakitleri tamamen farklıydı. İsterse sabah Anıtkabir'deki kuruluş yıl dönümüne katılır, ardından Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşebilirdi. Ancak bunu tercih etmedi, bu tamamen bir tercih meselesidir" sözleriyle durumu aktardı.
YAVAŞ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİĞİNE NEDEN KATILMADI?
Yavaş'ın seçmenden çekinip çekinmediğine ilişkin değerlendirmede bulunan Gazeteci Abdülkadir Selvi, "Şöyle bir denge hesabı var: CHP'nin yanında gözükürsem yeni partinin desteğini kaybederim diyor. Yeni partinin yanında gözükürse de CHP'nin desteğini hazır görüyor. Yeni Parti'yi küstürmemek için CHP'nin etkinliğine katılmıyor. Ancak bu sıradan bir toplantı değil; partinin kuruluş yıl dönümü ve Atatürk'ün huzuruna çıkılıyor. Mansur Yavaş'ın makam odasından baktığınızda Anıtkabir'i görüyorsunuz, 1 kilometre yürüse katılabilecekken gitmiyor; fakat binlerce kilometre öteden belediye başkanları gelip törene katılıyor" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı'ndaki kabul olmasaydı dahi bir gerekçe sunulup sunulmayacağına açıklık getiren Gazeteci Abdülkadir Selvi, "Zaten katılmayacağını açıklamıştı. Hatta CHP'ye muhalif olanlar bunu 'Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na ve CHP'ye ikinci ret' olarak verdiler. Birincisi Anıtkabir'e katılmaması, ikincisi ise partideki resepsiyona gitmemesiydi" dedi.




