Kızıldeniz kapandı kapanacak! Babülmendep’te Husi alarmı | Bölgedeki gerilimin şifreleri A Haber’de: "Çatışmalar çok daha uzun sürecek"

Kızıldeniz kapandı kapanacak! Babülmendep’te Husi alarmı | Bölgedeki gerilimin şifreleri A Haber’de: "Çatışmalar çok daha uzun sürecek"

Yemen'de Suudi Arabistan destekli meşru hükümet güçleri ile Husiler arasındaki şiddetli çatışmalar kritik Babülmendep Boğazı hattına taşınırken, katil İsrail ordusunun teyakkuza geçmesi ve küresel deniz ticaretinin kilitlenme riski bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Gazeteci Dr. Murat Özer, Yemen'de yaşanan gerilimin perde arkasına değinerek, “Çatışmalar çok daha uzun sürecek" dedi. Özer, Husilerin Babülmendep taktiğiyle boğazın kapanıp kapanmayacağı konusunu ve İran'ın Hürmüz Boğazı'na karşılık kurduğu tehlikeli oyunu canlı yayında ayrıntılarıyla deşifre etti.

Yemen'de 2014'ten bu yana süren Husi hakimiyeti, bölgedeki dengeleri bir kez daha sarstı. Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri Husilere karşı operasyonlarını sürdürürken, örgütün Babülmendep'e yakın bölgelerde ve deniz hattındaki hareketliliği dikkat çekti.

"BU BİR MEZHEP SAVAŞI DEĞİL"

Bölgede Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasında çatışmaların alevlenmesi, Husilerin Babülmendep'e yakın noktalarda ve denizde varlık göstermesi üzerine İsrail'in teyakkuza geçmesiyle kriz yeni bir boyuta evrilirken; Gazeteci Dr. Murat Özer, sahadaki tablonun yeni olmadığını belirterek, "2014 yılından beri Yemen'in başta Sana olmak üzere Saada'dan başlayarak Hudeyde'ye kadar olan kuzey kısmı zaten Husilerin kontrolü altındaydı. Bu durum 11 yıldır devam ediyor. Meşru hükümet askeri bir darbeyle Husiler tarafından devrildiği günden beri zaten olay buydu" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Yemen'in demografik yapısına ve sahadaki gerçekliğe dikkat çeken Gazeteci Dr. Murat Özer, "Ülkenin yüzde 65'ine yakını Sünnilerden oluşuyor. Husiler ise yüzde 35'lik Zeydi mezhebine mensup kitlenin içerisindeki sadece bir aşirettir. Diğer Zeydi aşiretlerinin tamamı Husileri desteklemedi, onlara çok büyük bir siyasi ve askeri baskı uygulandı. Bu bir mezhep savaşı değildir. Yemen'in meşru hükümeti en az yüzde 65'lik Sünni kesimden ve Zeydi mezhebine mensup olanların çok önemli bir kısmından müteşekkildir. Muha Limanı'nı koruyan ve Husilere karşı mücadele eden en önemli birliğin başındaki Tarık Salih de bir Zeydi'dir ve devrilen Abdullah Salih'in yeğenidir. Aşireti tamamıyla Zeydi olmasına rağmen şu anda bütünüyle Husilere karşı savaşıyor. Yani Husilere karşı hem Sünniler hem Zeydiler, kısacası Yemen halkı bir bütün olarak savaşıyor" sözleriyle aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

RİYAD'DAN BAE'YE NOTA: "ÜLKEDEN DERHAL ÇIKIN"

Çatışmaların seyrini değiştiren kırılma noktalarını aktaran Gazeteci Dr. Murat Özer, darbenin ardından Husilerin İran'la doğrudan ve organik bir ilişki kurarak yönetimi ele geçirdiğini, meşru hükümetin ise Birleşik Arap Emirlikleri'nin devreye girmesiyle Aden merkezli iki parçalı bir yapıya bölündüğünü hatırlatarak, "Mesele geçtiğimiz birkaç ay önce değişti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'ne net bir şekilde nota vererek 'Ülkeden derhal çıkıyorsunuz, Yemen'de tam anlamıyla bir birliktelik sağlayacağız ve güçlü bir ordunun kurulması lazım' dedi. Husilerin etkinlik alanının daraltılacağına ve büyük bir operasyonun başlayacağına dair hazırlıklar o tarihte başladı. Yemen hükümetinin operasyonu kuzeyde Saada ve Cevf bölgesinde başladığı için tüm güçler Suudi Arabistan sınırına doğru hareket halindeyken Husiler başka bir taktik geliştirdi. Güçlerini orada zayi etmek yerine Babülmendep'e yakın daha küçük bir liman kenti olan Muha'yı ele geçirip dünyadaki diğer devletlerin olaya müdahale etmesini ve dikkatlerin bu noktaya çekilmesini hedeflediler" şeklinde konuştu.

"İRAN HÜRMÜZ KARTINA KARŞILIK HUSİLERİ ATEŞE ATTI"

Küresel güçlerin Babülmendep Boğazı'nın açık kalması adına Husilere yönelik bir askeri müdahalede bulunma ihtimalini değerlendiren Gazeteci Dr. Murat Özer, "Müdahale ederler. Ancak bu zaten Husilerin kendi başına planladığı bir şey değil. Bu, İran'ın Hürmüz'deki blokaja ve Amerika'nın kendisine uyguladığı baskıya karşı 'Hürmüz'e karşılık Babülmendep kartını şimdi açıyorum' demek için Yemen'deki unsurlarını ateşe atmasından ibarettir" değerlendirmesinde bulundu.

Zukar Adası ve civarındaki adalara yönelik çıkarma girişimleri ile sahil hattının Husilerin eline geçmesinin boğazın kilitlendiği anlamına gelip gelmeyeceği yönündeki tartışmalara da değinen Gazeteci Dr. Murat Özer, "Şu anda bu anlama gelmez. Çünkü Yemen'in güney kıyılarının ve Aden'in tamamı hiçbir zaman Husilerin kontrolüne geçmedi. Bölgedeki en büyük liman kenti olan Hudeyde hala ellerinde duruyor. El-Muha ise Hudeyde'nin güneyinde daha küçük bir limandır" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

100 BİN ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNE YOL AÇAN TAİZ AMBARGOSU

Yemen'deki insani trajedinin boyutlarına ve stratejik Taiz kentine değinen Gazeteci Dr. Murat Özer, "Yemen'de açlık ve ilaç tedarik edilememesi sebebiyle yaklaşık 100 bin çocuğun öldüğü ifade ediliyor. Husiler 11 yıldır büyük şehirlerden biri olan Taiz'in etrafını karadan kuşatmış durumdaydı. Hudeyde Limanı da ellerinde olduğu için denizden de yardım sevkiyatı yapılamadı. Yaşadığımız bu büyük dramın gerçek sebebi, Husilerin Taiz şehrini abluka altında tutmasından kaynaklanıyordu" ifadelerini kullandı.

Husilerin askeri stratejisini ve gücünü özetleyen Gazeteci Dr. Murat Özer, "Husiler, Suudi Arabistan sınırındaki Saada gibi nüfusunun büyük çoğunluğu Zeydilerden oluşan asıl kalelerine dokunulamayacağını hesaplıyor. Hükümet güçleri sınır boyundan Sana'ya doğru ilerlerken onlar İran'ın yönlendirmesiyle bu fırsatı kullandı. İran açıkça 'Siz burada operasyon yaparsanız bu benim Amerika ile yürüttüğüm savaşta elimdeki kartı güçlendirir' dedi. Ancak Husilerin buna dayanabilecek bir gücü yok; Hudeyde'yi bile uzun süre kontrol altında tutamayacaklarını birkaç günlük harekatta gördük. Buna rağmen ellerinde uzun menzilli füzeler dahil yüklü miktarda silah var. Boğazı tıkamak için tüm gayretlerini göstereceklerdir ve ellerindeki silahlarla bunu yapabilirler" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"ÇATIŞMALAR ÇOK DAHA UZUN SÜRECEK"

İki tarafın askeri ve örgütsel yapısını kıyaslayan Gazeteci Dr. Murat Özer, meşru hükümet güçlerinin sayıca üstün olmasına rağmen geçmişten gelen Kuzey-Güney ayrılığı, kabile ihtilafları ve BAE destekli yapılar ile Marib'deki güçler arasındaki iç çekişmeler nedeniyle dağınık olduğunu belirterek, "Husiler ise daha küçük bir yapı olmakla birlikte tam anlamıyla bir tarikat örgütlenmesi gibi son derece örgütlü, hiyerarşik ve merkezi otoriteye sahip. Doğrudan İran ile organik bağ içindeler. Doğal olarak Zeydileri bütünüyle temsil etmiyorlar ancak askeri kabiliyetleri ve disiplinli yapıları nedeniyle bu çatışmalar kısa sürecek gibi görünmüyor; çok daha uzun sürecektir. 2015'ten bu yana çatışmalar yer yer şiddetlenmişti. Hatırlayın, Husiler Cidde'ye kadar füzelerini gönderebilecek durumdaydı ve önceki gün de Suudi Arabistan'ın Aramco tesislerini hedef aldılar" sözleriyle durumu aktardı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin