Katil İsrail’den Ege’de kirli tezgah! A Haber’de çarpıcı analiz: “Yunanistan üzerinden NATO’ya sızma planı”

Katil İsrail’den Ege’de kirli tezgah! A Haber’de çarpıcı analiz: “Yunanistan üzerinden NATO’ya sızma planı”

Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi ve bu süreçte İsrail’in Yunanistan’ı bir "aparat" olarak kullanarak NATO’ya sızma girişimleri A Haber ekranlarında mercek altına alındı. Siyaset bilimci Dr. Fatma Yeşilyurt ve emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ, İsrail’in Gazze’deki soykırım sonrası içine düştüğü izolasyondan kurtulmak için geliştirdiği savunma sanayisi stratejilerini ve Yunanistan ile kurulan ittifakın Türkiye üzerindeki olası etkilerini çarpıcı detaylarla analiz etti.

Ege'de tırmanan silahlanma yarışından NATO içindeki kritik diplomasi trafiğine kadar birçok başlığın ele alındığı A Haber'de yayınlanan Aklın Yolu programında siyaset bilimci Dr. Fatma Yeşilyurt ve emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ, İsrail-Yunanistan hattında giderek derinleşen savunma iş birliğinin perde arkasını ve İsrail'in Yunanistan üzerinden yürüttüğü öne sürülen "vekil aktör" stratejisini çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.

İSRAİL'İN NATO'YA SIZMA STRATEJİSİ VE YUNANİSTAN APARATI

Avrupa Birliği'nin güvenlik mimarisini NATO'ya devretme sürecini değerlendiren siyaset bilimci Dr. Fatma Yeşilyurt, İsrail'in bu süreçteki konumuna dikkat çekti.

Yeşilyurt, "Bir de İsrail perspektifinden bakalım olaya dilerseniz. Şimdi hep konuşuyoruz, Avrupa Birliği artık Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra güvenlik mimarisini NATO'ya devredemedi. Kiminle yola çıkacaktı? 'Daha güvenilir bir aktör' dedik. Türkiye ile birçok Avrupa ülkesinin savunma sanayisi anlamında iş birliğini konuştuk. Peki İsrail burada nerede? Dışlanan bir İsrail, dışlanan bir Yunanistan var karşımızda." ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Yunanistan'ın Avrupa nezdindeki tutumuna da değinen Yeşilyurt, İsrail'in NATO'ya yaklaşmak için Yunanistan'ı bir araç olarak kullandığını belirterek, "Yunanistan bunca zaman Avrupa'nın küçük, şımarık bir çocuğu gibi 'Borçlandım, hadi Avrupa Birliği kredi versin. Hadi hemen Türkiye'yi şikâyet edeyim.' diyen bir Yunanistan var. Peki NATO'ya nasıl sızacaktı İsrail? İşte Yunanistan aparatını kullanarak." dedi.

İsrail'in Finlandiya ve Yunanistan'a yönelik savunma satışları üzerinden NATO'ya entegre olmaya çalıştığını belirten Yeşilyurt, şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi Türkiye'de güvenlik mimarisini oluşturmaya çalışırken Avrupa Birliği üye ülkeleri artık Yunanistan aracılığıyla... Hatta sadece Yunanistan değil, bakın bundan önce Finlandiya'ya da aynı şekilde İsrail'in böyle bir satışı söz konusu oldu. Böylelikle güvenlik mimarisini yavaş yavaş NATO'ya entegre edip, 'Bakın, ben de varım. Benimle de anlaşabilirsin. Beni dışlamayın, Gazze'de yaptığım soykırımdan dolayı beni izole etmeyin.' mesajı veriyor. Zaten çok fazla dışlayan yok da hani, bir nebze de en azından izole edilmeye başlandı."

Projenin uzun vadeli etkilerine de değinen Yeşilyurt, "'Benim de güvenlik mimarim sizin Rusya-Ukrayna Savaşı'nızda işinize yarayabilir. Bakın, önce Finlandiya'ya verdim, şimdi Yunanistan'a veriyorum.' E, yarın öbür gün bunların kurulum aşaması, mühimmat, onarım, denetim; hepsinde İsrail'in söz konusu olacağı bir projeden bahsediyoruz. Bu durum yavaş yavaş Avrupa'ya ve NATO üyelerine, 'Benimle de çalışabilirsin. Beni izole etme, bak benim de savunma kapasitem var. Türkiye'yi dışla.' mesajını gösteriyor." ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ÇELİK KUBBE VE SAVUNMA SİSTEMLERİNDEKİ ÇİFTE STANDART

Yunanistan'a kurulması planlanan radar sistemlerinin Türkiye açısından bir güvenlik zafiyeti oluşturup oluşturmayacağı sorusu üzerine emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ, sistemin çalışma prensibine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başbuğ, "Olmaz. Niye? Bu bahsettiğimiz radar... Bak, şu katmanları sıralamışlar, güzel. Şu yerde bahsettiğim komuta kontrol aracı, radar, füzeler. Şimdi radar, dikkat edersen, havayı sürekli tarıyor. Herhangi bir uçak, İHA, SİHA, yaklaşan bir cisim veya füzeye karşı gökyüzünü tarıyor. Varsa bir tehdit, tespit edilen hedefin mesafesi ve süratine göre hemen komuta kontrol merkezindeki sistem hangi katmanın ateşleyeceğine karar veriyor." dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Sistemin teknik detaylarını paylaşan Başbuğ, "Birinci tespite takip gelişmiş radarlar. İsrail menşeli teknoloji... İşte konuştuğumuz katmanlar ve en az menzili 250 kilometre, Davut Sapanı'nın 2 bin kilometreye kadar da menzili olduğu söyleniyor. Şimdi Çelik Kubbe dediği sistem bu. Bunun sana herhangi bir etkisi olmaz." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ve Yunanistan arasındaki savunma anlaşmasına ilişkin çarpıcı bir bilgi de paylaşan Başbuğ, söz konusu bilginin teyide muhtaç olduğunu belirterek, "Teyide muhtaç bir bilgi ama kaynağım kuvvetli. İsrail ile Yunanistan arasındaki o savunma anlaşması var ya, İsrail Türkiye'yi dışta tutuyor. Yani 'Türkiye'den Yunanistan'a herhangi bir saldırı gelirse seninle o ittifak işlemeyecek.' diyor. Bak, çok ilginç. İşin oturduğunda bir savunma paktı var." ifadelerini kullandı.

Başbuğ, anlaşmanın karşılıklı savunma esasına dayandığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail ile arasındaki anlaşmada şöyle var: Diyor ki, 'Sana yapılan saldırı İsrail'e yapılmış saldırıdır. Ben sana desteği vereceğim, sen de bana aynı.' Evet. Parantez diyor; 'Türkiye tarafından Yunanistan'a bir saldırı yapılırsa İsrail buna karışmayacaktır.' Şimdi cürmünü, ederini zaten burada görüyorsun işin aslını."

Batı'nın S-400 konusundaki tavrını da eleştiren Başbuğ, "Rusya'da olduğu gibi S-400 konusu kıyameti koparmıştı. Bu sistem için de 'Hayır kardeşim, NATO sınırları içerisine giremez.' denilir mi? Bu açıdan baktığında tartışılması lazım ama tartışılmayacak. Niye? Çifte standart. Yunanistan'da vardı; Girit, Güney Kıbrıs dolandırıldı ve hâlen de var, çıt çıkmıyor. Türkiye olunca kıyamet koparılıyor." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

VEKİL AKTÖRLER VE GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ TEHLİKESİ

Yunanistan'ın hızla silahlanmasını sorgulayan Dr. Fatma Yeşilyurt, İsrail'in bölgede kullanabileceği aktörlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeşilyurt, "Aslında şu soruyu sormak gerekiyor: Ne oldu da Yunanistan sanki kendini bir sıcak çatışma cephesiymiş gibi bu kadar silahlanmaya başlıyor? İsrail, az önce Sayın Başbuğ'un da ifade ettiği gibi, artık kullanabileceği bir aparatı, bir vekil aktörü kalmadı. E, doğal olarak biz kaç zamandır Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan arasındaki bu üçlü ittifakı konuşuyoruz. Peki şunu da sormak gerek: Acaba Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne el altından bu silahlandırmalar gerçekleşecek mi?" uyarısında bulundu.

Bölgedeki yerleşime de dikkat çeken Yeşilyurt, "Yerleşmeye başladılar, 12 Gün Savaşları'ndan beri İsrailliler yerleşiyor. Ama bir yandan da ittifak kuruyorlar." dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

YUNAN HALKI İLE MİÇOTAKİS HÜKÛMETİ ARASINDAKİ KOPUKLUK

Yunanistan'daki toplumsal tepkiye değinen Coşkun Başbuğ, Yunan halkı ile hükümet arasındaki görüş ayrılığına dikkat çekti.

Başbuğ, "Yunan halkının burada bir silkelenip kendini sorguya çekmesi lazım. Yunanistan'ın yüzde 80'i İsrail'den nefret ediyor. Bak, öfke demiyorum, nefret! Gemi adaya yanaştı mı, turistik gemi, ada halkı limana geliyor; 'Geminin içerisinde İsrail'den Yahudi var mı? Var. İnemezsin.' diyor. 'Gazze'de yaptığın soykırım.' diyor. Bak, Yunan halkından bunları duymak geleceğe yönelik ümit verici cümleler." açıklamasında bulundu.

Miçotakis hükûmetinin İsrail karşısındaki tutumunu eleştiren Başbuğ, "Miçotakis'im, az önce Netanyahu karşısında dikkat ettiysen, Miço gibi duruyordu. Emir alan ve emri uygulamaya hazır bekleyen bir Miço onun karşısında, değil mi? Şimdi bak, iktidar ayrı bir teranede, halk ayrı bir boyutta. Yunan halkı diyor ki: 'Ya kardeşim, niye iş birliği yapıyorsun? Niye İsrail'i içimize sokuyorsun? Niye bu yerler satılıyor?' Büyük bir öfke var ve kin var. İktidar kapatmış, üç maymunu oynuyor, halktan kopuk." ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"HER ŞEYE AYKIRI BİR HAMLE"

NATO müttefikliği ve komşuluk hukukuna aykırı olduğunu düşündüğü adımları değerlendiren Coşkun Başbuğ, Yunanistan'ın silahlanmasına ilişkin sert ifadeler kullandı.

Başbuğ, "Her şeye aykırı! İnsanlığa aykırı, anlaşmaya aykırı, tüzüğe aykırı, komşuluğa aykırı... Bu benden koparılmış bir şekilde. Tarih aslına döner mi? Dönecek, eninde sonunda dönecek. Ama ben şu anı hasarsız yaşama adına diyorum ki: 'Dünkü çocuksun, kullanılıyorsun. Yaptığın iş böyle iş değil, anlaşmalar her şeye aykırı. Elimin tersiyle silkerim, hani hepsini yani dakikalar içerisinde alırım.'" dedi.

Türkiye'nin gücüne vurgu yapan Başbuğ, sözlerini şöyle tamamladı:

"Orduyu da göndermem, balıkçı barınakları yeter bana. Ege'de hep gezdik karış karış. Balıkçılarımızın söylediği o: 'Hocam, iyi de askerime iş düşürmem, biz hallederiz.' diyorlar. E, sen o üç kuruşluk aklınla gelmiş, buraları birilerinin kışkırtmasıyla hesapta silahlandırıyorsun ve oradan bir kaos, bir kriz yaratmaya çalışıyorsun. Kimin adına? İsrail adına."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin